"Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."
Srebrenitsa katliamının üzerinden 31 yıl geçti.
#Srebrenitsa#Srebrenica
https://t.co/Y2JjbTnD1l
Srebrenitsa katliamını unutma, unutturma!
11 Temmuz 1995’te binlerce masum sivil, Avrupa’nın ortasında, dünyanın gözü önünde katledildi.
31 yıl geçti ama acısı hiç dinmedi.
BM Gözetiminde Gerçekleşen Srebrenitsa Soykırımının 31. Yılı
Srebrenitsa’da BM gözetimindeyken hunharca katledilen 8 bin 372 Müslüman Boşnak kardeşimizi rahmetle anıyoruz.
Bu soykırımı gerçekleştirenleri ve ortak olanları unutmadık! Unutmayacağız!
#Srebrenitsa
📢Ramazan Ümmet Olma Zamanı
🖋️"İslâm tevhit dinidir. Bunun siyasi yansıması devlette birliktir. ... unutulmamalıdır ki; parçalanmışlık değil tek bir ümmet olmak, tek bir halifenin sancağı etrafında bir olmak; bizi şerefli ve izzetli kılacaktır. Yeniden dünya siyasetine yön veren güçlü bir ümmet yapacaktır."
#ÜmmetOlmaZamanı
#Cumartesi
https://t.co/4OjwNtQGq7
Tam bir asırdır tabiri caiz ise kıblemizi Batı'ya döndürdüler. Çağdaşlık adı altında bugün yeryüzünü ifsat eden tüm fikirler oradan çıktığı halde yaptılar bunu.
Soğuk Savaş döneminden sonra Amerika bu dünyanın elebaşı konumuna yükseldi ve tüm dünyayı yaşanmaz bir yer haline getirdi.
Hollywood da suçun, cinayetin, uyuşturucunun, çeteleşmenin, tecavüzün konu edilmesi asla tesadüf değildi.
Kapitalizmin verdiği özgürlükler, insandaki ruhi kıymeti yok sayan yaşam tarzı ile o kadar azgınlaştılar ki insan olduklarını unuttular.
Bugün patlayan #epistein dosyaları ne ilk ne de son olacaktır ve buzdağının sadece küçük bir kısmıdır.
Daha geçen ay İtalyanların Bosna Savaşı'nda para karşılığı insan avına çıktığına dair belgeler yayınlanmadı mı?
1980'lere kadar İsviçre'de yetim kalan kız çocuklarını açık artırmayla bu medeniler(!) satmadı mı?
Florida da timsah yakalamak için Afrika'dan getirdikleri bebekleri kullanmadılar mı?
Çağdaş Batı uygarlığı işte budur. En elitlerinin dahi küçücük çocuklara karşı ne kadar iğrenç şeyler yaptıklarını bir kez daha ifşa olmuştur.
O halde bu çürümüş kapitalist sistemden yüz çevirmek gerekmez mi?
Bu kokuşmuş seküler ve Batı menşeli tüm fikirleri bir daha almamak üzere iade etmek gerekmez mi?
Halkı Müslüman ülke yöneticilerinin her türlü çirkinliğe bulaşmış katil, cani ve sapık bu yöneticiler ile olan dostluklarını gözden geçirmeleri gerekmez mi?
#Epstine belgelerinin ortaya koyduğu ifrazaatlar buzdağının sadece görünen yüzü.
Belli ki bir iç hesaplaşma var. Belgeler kontrollü ve sınırlı şekilde sızdırılıyor. Bu vahşetin gerçek boyutları, Amerikan imparatorluğu düştüğünde, kara kutusu ortaya saçıldığında görülecek.
Bu, insanı insanın kurdu olarak gören Batı düşüncesinin ürünü.
İnsanî, ahlâkî, ruhî değerleri yok ettikten sonra insanı ekonomik bir organizmaya dönüştüren "modern" Batı'nın ifrazaatı.
Bu, sadece bir adada sadece bir kıtada değil, alem çapında soft şekilleriyle işlenmeye devam eden bir vahşet.
Bu sebeple asıl dehşete düşüren böyle bir vahşetin iki yüzyıldır coğrafyamızda makyajlanabilmiş olmasıdır. İnsan hakları, kadın hakları, çocuk hakları vb. göz kamaştırıcı argümanlarla pazarlanabilmiş olmasıdır.
Maddi gücün, teknolojik gelişmişliğin, ışıltılı gökdelenlerin arkasına saklayarak Batı canavarının -eğitim, kültür ve siyaset kurumlarıyla- halklarımıza kurtarıcı olarak hala sunuluyor olmasıdır.
Çocuklara tecavüz eden, etlerini çiğ çiğ yiyen bu barbarların ajandalarında, kanlı ellerini sıkmak için randevu sırasını bekleyen liderlerin olmasıdır.
Daha dehşet verici olan ümmetin en hayati meselelerinin bu barbarların adasında, saraylarında, onların yörüngesinde çözülüyor olmasıdır.
Papa'nın ziyaretine en güzel cevap!
Rabbim senden razı olsun Halil İbrahim Kutluay Hocam...
“Buradan Papa’ya mesaj veriyoruz. Bir gün Roma fethedilecek inşallah”
Müslüman Suriye halkı, işgalci Yahudi varlığı ile cihat etmeye, Allah’ın izniyle onun kökünü kazımaya; Gazze ve Filistiniyle birlikte Bilâdüşşâm’ı tümüyle özgürleştirmeye ve İslami devrimi tamamlamaya hazır. Peki ya Suriye’nin yöneticileri?
Haçlı Vatikan Papa'sı 14. Leo ve Rum Patriği Bartholomeos’un İznik’te birlikte ayin yapmaları ile Papa’nın diğer ziyaretlerinde öne çıkan iki siyasi yön vardır.
Birincisi; Bütün Hristiyan din adamlarının katıldığı ve Hristiyanlığın esaslarının belirlendiği 1. İznik Konsili’nde olduğu gibi Hristiyan dünyasını birleştirmek ve Rum Patrikhanesine Ekümeniklik sıfatını yeniden kazandırmak.
Rum Patrikhanesi Ekümenik sıfatını yeniden kazanırsa Rus ve diğer Ortodoks kilise ve halklar üzerinde önemli bir etkiye kavuşacaktır.
Bu bir Amerikan projesidir, Türkiye’de bu projede Amerika ile birlikte hareket etmektedir.
Amaç, Rum Patrikliği üzerinden Rus ve diğer Ortodoks halkları ve kiliseleri birleştirerek kontrol altına almak, özelliklede Rusya’yı kuşatma ve çevreleme siyasetine Ortodoksluk konusunu da dahil etmek.
Yani ABD, Papa’yı ve Rum Patrikliğini Rusya ile mücadelesinde yeni bir araç olarak devreye sokmuştur.
İkincisi; Bir Vatikan projesi olan dinler arası diyalog konusuna hız kazandırmak ve daha ileri adımların atılmasını sağlamak, bu çerçevede medeniyetler ittifakı projesini güçlendirmek.
Amaç, Müslüman dünyada Batıya karşı var olan düşmanlığı ve tehdidi bertaraf etmek, Batının düşünce, değer ve inançlarını Müslüman halklara sevimli göstermeye çalışmak, İslam’ı güncelleyerek Batının memnun ve razı olacağı bir şekilde reforme etmek böylece İslam’ı tahrif ederek Müslümanları gerçek İslam’dan uzaklaştırmak.
Bu çerçevede Papa’nın ziyareti, ABD’nin Vatikan ve Rum Patrikhanesi üzerinden Müslüman ve Ortodoks halkları sömürgeleştirme projesinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.