Bugün 4 Ekim #HayvanlarıKorumaGünü.
İklim krizi, habitat kaybı, avcılık, madencilik ve yapılaşma gibi insan kaynaklı baskılar nedeniyle birçok türün yaşam alanı her geçen gün daralıyor. Ormanlar, sulak alanlar ve diğer doğal yaşam alanları yok edilirken, yaban hayatı da giderek daha büyük bir baskıyla karşı karşıya kalıyor.
⚠️ Hayvanlara yönelik baskı bunlarla da sınırlı değil. Son yıllarda, hem yaban hayatına hem de aynı alanı, yaşamı paylaştığımız türlere yönelik şiddetin arttığına da tanık oluyoruz. Bir canlının şiddete maruz bırakılması, bunun eğlence ya da etkileşim amacıyla kullanılması asla kabul edilemez. Bu vakaların tekrarlanmaması için güçlü ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerekiyor.
🌍 Dünya yalnızca insanlara ait değil. Ortak evimizi paylaştığımız her canlının burada bir yeri, bir hakkı var. Her tür, doğanın dengesinin vazgeçilmez bir parçası.
🦌🐢🐕🐈 4 Ekim’de tüm canlıların yaşam hakkını savunuyor; insanlarla, yaban hayatıyla ve sokak hayvanlarıyla bir arada yaşamanın #BirlikteMümkün olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.
🌍🐾 Her zaman dediğimiz gibi: Aslolan hayattır.
#KorumazsakKaybederiz
Suçu olanla olmayanı ayırmadan, bütün hayvanları toplayıp kafeslere kapatanlara; hiçbir insana zarar vermemiş, tek suçu bu dünyaya gelmek olan masum canları da ölüme gönderenlere…
Belki hepsini kurtarmaya gücümüz yetmedi. Belki o kafeslerin kapılarını açamadık. Ama gördük, unutmadık ve olanları hiçbir zaman normal kabul etmedik.
Bir gün bu dünyadan göçüp gittiğimde, geride tek bir sözüm kalsın:
O kafeslerde korkuyla bekleyen, neden cezalandırıldığını bile bilmeden ölüme gönderilen her masum can için ahım üzerinizde olsun.
Ben giderim.
Ama o ah burada kalır.
Ve dilerim, ömrünüz boyunca yaptıklarınızı size unutturmayacak kadar ağır gelir.
Ali Koç biraz önce beni aradı. Parasından aldığı cesaretle olsa gerek bana had bildirmeye kalktı. Tabi ki ağzının payını da aldı.
Bak Ali Koç❗️Ben fabrikatör Vehbi Koç’un torunu değilim, orman köylüsü gariban Mehmet Özcan’ın torunuyum. Dedemin-Babamın paraları sayesinde bulunduğum noktalara gelmedim. Cumhuriyet’in faziletleri sayesinde iyi bir eğitim aldım ve halkın sevgisi ve desteği ile 6 sefer seçildim.
“Yalı çocuğu” şımarıklığıyla seçilmiş insanlara telefon edip hakaret etmeye bir daha kalkışma❗️Zira, para her yerde geçmez, her kuşun eti de yenmez.
Doğru ben Fenerbahçeli değilim. Beni Sayın Aziz Yıldırım’a sorabilirsin. Fenerbahçe kulübüne 3 Temmuz Fetö kumpası kurulurken, çok büyük, paralı-pullu, anlı-şanlı Fenerbahçeliler kafasını kuma gömdüğü sırada, TBMM kürsüsünden bu kumpası ifşa eden tek Milletvekiliyim.
Gel, yol yakınken bu telefon konuşmasını hiç olmamış sayalım. Şahsındam değil ama “Talisca, Boluspor gibi bir kulüpte oynayacak oyuncu mu?” Şeklinde çirkin bir tabirle aşağılayama çalıştığın Boluspor kulübünden özür dile ve mevzuyu kapatalım.
demli ermeni vekil Talat Paşa'ya katil dedikten sonra ermeni katliamı vardır diye devam ediyor.
Sen Talat paşanın b*kunu ye.!!
Mİlli değerlerimize söven bu bölücüyü halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten meclisten uzaklaştırın..
♦️ Ferdi Zeyrek'in kızından yürek burkan paylaşım:
🗣️ "Çalışkandı… Sabah saat sekizde işe gider, gece ikide dönerdi."
🗣️ "Sana layık bir evlat olabilmek için her gün daha çok çabalayacağım. İstediğin gibi… Haftaya o sınava girip mimar olacağım."
Özgür Özel’e zaman zaman eleştirilerim oldu; siyaseten hepimizin olabilir.
Ama Ferdi Zeyrek’e veda sürecinde, siyasetin soğukluğunun dışında insani yönünü tanıdım, gördüm.
Uzun yıllardır Türk siyasetinde şahit olmadığımız, kalpten gelen görüntülerdi.
Hastane önünden ayrılmadı, Zeyrek’in ailesini yalnız bırakmadı, tabutunu omuzladı, toprağa koydu, gözyaşı döktü…
O konuşurken, sanki Ferdi Zeyrek’ten izler, sesler geliyordu.
Böyle bir kardeş herkese nasip olmaz…
Bağcılarda kanala atılan köpekleri hatırlarsınız, 25 Nisan’daki kurtarma çalışmasından sonra bir aydır halen kanalda kalan son köpeciği de dün çıkardık:)
Bu oraya üçüncü gidişimizdi, önceki kapan çalındığı için yenisini yaptık ve o pisliğin açlığın içinde tek başına kalan bu canı bu kez ne pahasına olursa olsun çıkarmaya kararlıydık.
Yaklaşık 6-7 km uzunluğundaki kanalın içerisinde tüm kanalı birkaç kez adım adım yürüyerek, sonunda sayısız menfezlerden birinde gördük onu, menfez yerden hayli yüksekti, kapanı menfezin ağzına kurabilmek için yükseltme çalışması yaptık;
En zor kısmı, sabırla menfezden çıkıp kapana girmesini beklemekti, yirmi saati aşkın beklememize rağmen gelmedi, bu kez menfeze girmeye karar verdik, menfezde uzunca yol aldıktan sonra karşılaştık kendisiyle,
İnsanoğlundan ne kadar çektiyse çok ürkekti, güvenini kazanmak zor oldu ama oldu, menfezden çıkıp girdi kapana, etraftan yardıma gelen iyi kalpli insanlarla yukarı çıkarabildik😊
Bir ayı aşkın zamandır atık suyun içinde, aç ve yağmur altında kaldı bu yavrucağız; çevre esnaf arada yiyecek bırakmış sağolsun, ama çok zayıflamıştı
Hemen veteriner hekim Ferhat beye götürdük, ilk bakımı ve banyosunu gönüllü olarak yaptı 🙏🏻
Rabia hanımın iletişimi sayesinde Abdülkerim Kutlu bey yaşam alanına kabul etti, oraya götürüp teslim ettik; kötü günleri geride kaldı artık 🙏🏻
Tüm süreçte bize destek olan gönüllü beslemeciler ilknur ve babası , Nevin hanım, Ümit ve Ruşen beylere çok teşekkür ederiz.
Terk etmişler hem de hiç olmayacak bile bölgeye Tüyü olmasa resmen kemikten ibaret Acilen korumaya alacak biri lazım şu an başında biri bekliyor Lütfen biri geçici de olsa evini odasını açsın #gaziantep
İnstagram @gaziantep_animals
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Düzce’de bir ablamız köprüden düşmek üzere olan yavru kediyi kurtarmak için kendini tehlikeye attı.
İkili, Düzce itfaiyesi tarafından güvenli bir şekilde kurtarıldı
Kurtarma ekipleri bir binanın enkazının altında bir grup köpek yavrularını buldu. Daha yakından incelendiğinde, köpek yavrularının yeni doğmuş yavru kedileri ve anne kediyi koruduğu görüldü.
https://t.co/hnFO93hS42