Ne dinliyorsun evlat?
Bu dünyanın acı gerçeği şudur:
Para konuştuğunda, gerçek susar.
-Güç konuştuğunda ise, para bile üç adım geri atar.
-Kuralları koyanlar, genellikle onları ilk bozanlardır.
-Kurallar, zayıflar için zincir, güçlüler için araçtır.
Müthiş haklı bir isyan. Üstelik bu isyanın hanımefendi hariç herkese faydası var. O kaybedeceğini kaybetmiş zaten. Fakat Türkiye'de haklı ve kamuya yararlı davaların sahipleneni az olur. Çünkü bizde demokrasi; örgütlü haksız azınlıkların, örgütsüz haklı çoğunluklara tahakkümüdür.
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
HEDİYE PROGRAMI
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
🌟🌟35 HEDİYE PAKETİ DAĞITIYORUZ🌟🌟
X HEDİYELERİ
1 KİŞİYE 🎁
5 × 25 ml Deluxe Esans
5 × Lüks Parfüm Şişesi
2 KİŞİYE🎁🎁
5 × 50 ml Top Esans
10 × Parfüm Şişesi
3 KİŞİYE🎁🎁🎁
1 × 25 ml Deluxe Esans
1 × 25 ml Top Esans
5 × Oda Kokusu
2 × Lüks Şişe
5 × Oda Kokusu Şişesi
10 KİŞİYE
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
• 1 × torino21 25 ml
• 1 × Şişe
EĞLENCEYE KATILMAK İÇİN
John Lucas Fragrances X hesabını takip et.
Bu postu beğen.
3 arkadaşını etiketle.
RT de isterdik ama vukuatlı nüfus örneği de istemeyelim dedik. Ama RT yaparsanız seviniriz. ☺️
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
INSTAGRAM HEDİYELERİ
1 KİŞİYE 🎁
5 × 25 ml Deluxe Esans
5 × Lüks Parfüm Şişesi
2 KİŞİYE 🎁🎁
5 × 50 ml Top Esans
10 × Parfüm Şişesi
3 KİŞİYE 🎁🎁🎁
1 × 25 ml Deluxe Esans
1 × 25 ml Top Esans
5 × Oda Kokusu
2 × Lüks Şişe
5 × Oda Kokusu Şişesi
10 KİŞİYE
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
• 1 × torino21 25 ml
• 1 × Şişe
John Lucas Fragrances Instagram hesabını takip et.
Bu postu beğen.
3 arkadaşını etiketle.
Hikayende bizi etiketleyerek paylaş.
🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁🎁
YOUTUBE HEDİYELERİ
3 KİŞİYE 🎁🎁🎁
5 × 25 ml Deluxe Esans
5 × Lüks Parfüm Şişesi
Abone ol.
Kanalda yer alan 3 videoya like at.
Yoruma #johnlucas1yaşında hashtag’i ile en yaratıcı yorumu yap.
En çok like alan 3 yorum kazanır.
🎉🎉 🎂🎉🎉
**Sonuçlar yarın 11 Mayıs Pazar saat 21.00 de açıklanacaktır.**
🎁 HEDİYE YAĞMURU BAŞLASI 🎁
🌟 HERKESE BOL ŞANS 🌟
Son not; her ayrı platformdan katılıp şansınızı 3'e katlayabilirsiniz! 😊
Aklınızı kullanmak zorundasınız.
O yüzden mizah, espiri, ironi, en büyük silahınız. İtarazlarınızı, şiirlerle, şarkılarla dile getirebilirsiniz. Kitleler, hiçbir zaman (sokak hareketleri) bir iktidarın değişmesini sağlamaz.
Dücane Cündioğlu, (Ben hep ezilmeye mecbur muyum?)
Bak güzel kardeşim, beni düşmanın belleme, ya da belle ama önce dinle.
Ben senin inandıklarına ve düşündüklerine birebir uyan bir insan olamam, istesen de olamam.
Yaşanan her olaya senin istediğin şekilde tepki veremem, ak desek suç kara desek suç ve üstüne üstlük hakaret. Herkesin psikolojisi bu savaşı yürütecek kadar güçlü olamaz, ya da bunu tercih etmez. Belki de senin hiç umrunda olmayan hukuksuzluklarda bu mücadeleyi verdiğimde tek başımaydım, yalnız ve ötekileştirilmiştim. Sen bunu bilmiyorsun bile.
Bugün senin istediklerini yazmıyorum diye bana saldırıyorsun, çünkü asıl öfke beslediklerine saldırmaya yüreğin yetmiyor. Unuttuğun şey şu, bu da haksızlık, bu da adaletsizlik. Kimse sizin kum torbanız değil. Bu girizgahtan sonra dinlemek istiyorsan şimdi sana fikirlerimi açıklıyorum, hatta sana açıklamıyorum sadece yazmak istiyorum. 28 Şubat sürecinde küçük bir çocukken ilk defa haksızlık gördüm ailemde, o gün bu işlerin failleri “hukuk” “bağımsız yargı” diyordu yapılana, sonra yıl 2007 oldu ve bu kez bir partiye yapılan hukuksuzluğu gördüm ve 18 yaşında bir genç olarak bu hukuksuzluğa karşı çıkarak ilk oyumu o partiye verdim. Aradan çok geçmeden balyoz ergenekon meseleleri başladı, üniversitedeydim. “Bir dakika ya, burda bir hukuksuzluk var” dedim bir üniversite öğrencisi olarak. Oysa tüm bunlar da hukuka dayandırılıyordu. Kamuya alımlarda bir cemaatin mensuplarının her yeri işgal etmesine de karşı çıktım, sonra yönetime el koymaya kalkan darbecilere de, sonra toptancı biçimde bankanın önünden geçenin, hakkında beraat kararı verilenin işine dönememesine de karşı çıktım. Benim ömrüm haksız olduğunu düşündüklerime karşı çıkmakla geçti kendimce. Kendimce diyorum, sen eminim ki çok daha fazlasını yapmışsındır, en adil sensindir. Her neyse mülakatla işe alımlara da karşı çıktım, kamudan ihale ile zenginleşmeye de, yandaşlıkla kamu hakkını hiç etmeye de. Bugün gelinen noktada da şuna karşı çıkıyorum; Ekrem o bu vs önemli değil, Yargı, iktidar muhalefet isimlere bakmadan herkese eşit davranıyor diyebiliyorsak ne âlâ, bunu diyemiyorsak problem var. Bu problem ekonomik, sosyal kültürel her alanda bizi yoruyor, geriye götürüyor götürecek. Bir vatandaş ve bu ülkede hukuk eğitimi almış biri olarak bunu istemiyorum. Bu benim hakkım değil mi? Bana öğretilen şu; tutuklanma istisnaidir, tutuklama bir tedbirdir, tutuksuz yargılama esastır, tutuklama bir cezalandırma aracı olmamalıdır. Benim bildiğim doğrular bunlar, hiç benden olmasa da, hiç aynı fikirleri taşımasam da herkes için bu doğrularımı talep edeceğim. Bana düşman olan senin için de. Şimdi bu yazdıklarım da seni tatmin etmeyecek, amma uzatmışsın diyeceksin ama kısaca anlatılan şeyler genelde slogandır, fikir biraz daha detaylıdır. Ayının kırk türküsü vardır kırkı da ahlat üstüne, benim adaletten başka bir türküm yok, olamaz. Senin için de, benim için de adalet diyorum. Görmüyor musun? Gün geliyor herkese lazım oluyor, görmüyor musun? Ekmek su gibi muhtacız adalete, daha iyisine daha güzeline…