Ömür Tükettik, Hak İstiyoruz!
@B_Palandoken@TurkiyeIsKurumu@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
Üretimin içinde yer aldık, sorumluluk üstlendik, iş kazası ve meslek hastalığı riskiyle karşı karşıya kaldık, ülke ekonomisine katkı sunduk. Bu nedenle staj ve çıraklığı birkaç haftalık yaz etkinliği veya meslek tanıtımı gibi değerlendirmek, yıllarca üretimde geçen fiili hayatı küçümsemektir. Sayın Başkan'ın bahsettiği "yarın hangi üniversiteyi bitirirse bitirsin el becerisi olsun" denebilecek bir alan değildir staj ve çıraklık; gencecik yaşta sanayinin dişlileri arasında ömür tüketmektir. Bir gün bile o atölye ortamında bulunmak, o tehlikeleri üzerinde taşımak demektir. Mesleki eğitim; işyerine misafir olarak gitmek, meslekleri uzaktan tanımak değil, üretimin tam kalbinde çalışarak öğrenmektir.
Sosyal Güvencedeki Büyük Çelişki
Öğrenci olup sosyal güvencesi tam olanlar varken yaşanan bu adaletsizliği anlamak mümkün değildir. Yurt dışında çıraklık ve staj yapanların fiili çalışmaları Türkiye'de uzun vadeli sigorta kolları için başlangıç sayılırken; kendi yurdunda, kendi sanayisinde gece gündüz çalışan mağdurların kapsam dışı bırakılması büyük bir çelişkidir. Kendi evladına kapattığı kapıyı yurt dışında aynı işi yapana açan bu tablonun düzeltilmesi ve ilk işe giriş tarihinin yasal başlangıç sayılması, Anayasa’nın eşitlik ilkesinin gereğidir.
Staj ve çıraklığın ciddi bir mesai olduğu uluslararası standartlarla da ortaya konulmuştur. ILO'nun Kaliteli Çıraklık Tavsiye Kararı; çırakların sosyal güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile temel haklarını düzenlemektedir. Benzer şekilde, VET4JOB-II programında çıraklar haftada bir-iki gün teorik eğitim alırken, kalan dört-beş günü doğrudan işyerlerinde geçirmektedir. Çırakların zamanının yaklaşık yüzde 80'i fiili çalışma ortamındadır. İşyerinde geçirilen zaman emektir; emek hiçbir gerekçeyle görmezden gelinemez.
Hak Arıyoruz: TESK’e ve Sayın Palandöken’e Çağrımızdır
Gerçek Ahilik kültürü, stajyerine çekiç tutmayı öğretmekten ibaret değil; onun hakkını, hukukunu ve geleceğini korumaktır. Çırağını korumayan, emeğinin üzerini eğitim etiketiyle kapatan bir sistem Ahilikten söz edemez. Sayın Palandöken, Çıraklık ve Staj sigortası mağdurları olarak sizlerden şu adımların atılmasını bekliyoruz:
1. TESK İçindeki Sorumluluğunuz:
Ahi Evran teşkilatının günümüzdeki en büyük temsilcisi olarak, bu haklı davayı kurumunuzun öncelikli gündemine taşımanızı önemsiyoruz. Gerçek stajyer çırakların mağduriyetini bitirmek için esnaf odalarımızı ve federasyonlarımızı harekete geçirmenizi; ustaların, geçmişte beraber ter döktüğü stajyer çıraklarına sahip çıkma iradesini tesis etmenizi bekliyoruz. TESK’in kurumsal ağırlığıyla, fiili çalışmanın hak tesliminde öncü ses olmanız en büyük dayanak olacaktır.
2. Hükümet Nezdindeki Diplomasiniz:
Bu adaletsizliğin çözümü için Sayın Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız nezdinde konuyu istişare etmenizi, ilgili bakanlarla çözüm sürecine öncülük etmenizi temenni ediyoruz.
3. SGK Yönetim Kurulu Üyesi Olarak İdari Sorumluluğunuz:
SGK Yönetim Kurulu Üyesi olarak, esnaf ve sanatkâr kitlesinin 40 kapanmayan yarasını kurumun en üst kademesinde gündeme taşımanızı bekliyoruz. Yasal süreçlerin hızlandırılması adına başlatacağınız çalışmaların, çözüme giden yolda en önemli irade olacağına inanıyoruz.
Federasyon olarak sözümüz açıktır: Çocuklarımızın güvenle işletmelere gitmesini istiyorsak, öncelikle sanayinin tozunu yutmuş insanların geçmişin mağduriyetini gidermeliyiz. Bu hakikat ne güzel sözlerle örtülür ne de eğitim etiketiyle eksiltilir.
Eğitim Etiketi İle
#StajyerçırağınEmeğiSömürüldü
Eğitim Etiketi İle; @B_Palandoken@TurkiyeIsKurumu@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
Çırak Ve Stajyerin Emeği Sömurüldü!
Çırak ve Stajyerin Atölyede
1 Günü, Bir İşçi ile Aynıdır!
TESK Genel Başkanı Sayın Bendevi Palandöken’in çıraklığı “çocuk işçiliği değildir, mesleki eğitimdir” şeklinde tanımlamasını ve işletmeleri gençlerimiz için bir okul, sokakların risklerinden korunacakları bir liman olarak görmesini dikkat ile takip ettik. Sayın Başkan’ın mesleki eğitimin genci kötü alışkanlıklardan koruduğu ve Ahilik kültürüyle beşeri münasebetlerini geliştirdiği yönündeki tespitleri, bizim de savunduğumuz mesleki eğitimin önemiyle birebir örtüşmektedir.
Ancak Sn. Palandöken’in çıraklık ile çocuk işçiliğini teoride birbirinden ayırma çabası, sahadaki sert gerçeklere çarparak çökmektedir. Sayın Başkan, UNICEF verilerine atıfta bulunarak dünyadaki 138 milyon çocuk işçisinden bahsediyor ve Türkiye’deki sistemi bundan ayırmaya çalışıyor. Oysa kağıt üzerindeki süslü tanımlar ne derse desin; işyerinin içindeki fiili düzen, staj ve çıraklık ile çocuk işçiliği arasındaki çizgiyi ne yazık ki ortadan kaldırmaktadır. Sn. Başkan, yaz tatilinde el becerisi kazanmak için resim atölyesine veya bir işletmeye gidilmesi durumunu anlatırken açıkça, "Yani bu çıraklık değil... Bunu çıraklıkla ayırt etmek lazım" demektedir. Biz de tam olarak bunu söylüyoruz: Yazlık hobi faaliyetleri ile sanayinin çarklarında geçen ömrü birbirinden ayırt etmelisiniz!
Biz de tam bu noktada soruyoruz: Eğer bir çırak veya stajyer 13-14 yaşında, yetişkin bir işçiyle aynı fabrikada, aynı ağır üretim şartlarında ter döküyor, aynı mesai saatlerine uyuyor ve aynı ölümcül (iş kazası ve meslek hastalığı) risklerle burun buruna çalışıyorsa, çocuk işçiliğinden farkı tam olarak nerede kalmaktadır?
Sayın Başkan, çocukların işyerlerinde "giriş-çıkış saatleri belli olacak şekilde" bulunmalarını bir avantaj gibi anlatırken, aslında staj ve çıraklığın tam zamanlı bir mesai disiplini olduğunu kendi diliyle kabul etmektedir. Üstelik meslekleri sıralarken bir resim atölyesindeki tatil faaliyetleri ile yüksek voltajlı elektrik, elektronik, döküm, torna veya ağır sanayi atölyelerindeki ölümcül riskleri aynı kefeye koymak sahadaki gerçeği tamamen gizlemektir.
Fabrikadaki pres makinesi, sac bükme ünitesi veya yüksek voltaj hattı, kurbanını seçerken onun yakasındaki "öğrenci" ya da "işçi" etiketine bakmıyor. Çocuk işçiliğiyle mücadele bizim kırmızı çizgimizdir; ancak stajyer ve çırakların verdiği fiili emeği sadece bir "eğitim" kisvesi altında sıkıştırıp güvencesiz bırakmak, o çocukları fiilen korumasız birer çocuk işçiye dönüştürmektir. Elektrik akımına kapılan Mahir'i, sac bükme makinesinde hayatını kaybeden Arda'yı ve nice canlarımızı hafızamızda, kalbimizde taşıyoruz. Uzvunu kaybeden, sakat kalan, hep bu adaletsiz sistemin bedelini ödeyen gariban çocuklarını ve hak kaybını unutmuyoruz. Yaşanan bu felaketler, Staj ve Çıraklığın basit bir yaz kursu veya tatil aktivitesi değil, ağır ve tehlikeli bir fiili çalışma olduğunu tokat gibi yüzümüze vurmaktadır.
Sokakların tehlikelerinden koruduğumuz gençlerimizi, sanayinin çarkları arasında güvencesiz ve belirsiz bir geleceğe terk edemeyiz. Emanet aldığı genci sokaktan korurken, onun alın terini ve geleceğini güvence altına almamak, Ahilik kültürüyle bağdaşmaz.
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu🇹🇷
Eğitim Etiketi İle
#StajyerçırağınEmeğiSömürüldü
2) BİR NESİLE KESİLEN CEZA⚖️
@myksosyalmedya@B_Palandoken@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@EUDelegationTur@deikiletisim@Akparti@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
GURBETÇİYE TANINAN HAKKIN ÖZ EVLATTAN ESİRGENMESİ
Mevcut sistemdeki en büyük adaletsizliklerden biri de şudur: Yurt dışındaki gurbetçimizin yurt dışı staj ve çıraklığı ülkemizde sigorta başlangıcı sayılırken ve yurt dışında faaliyette bulunulan süreler ülkemizde sigorta başlangıcı sayılabiliyorken; kendi ülkesinin fabrikalarında, atölyelerinde ter döken, bilfiil üreten çocuklara bu imkan tanınmamaktadır. Ülke sınırları dışında geçen süreler dahi geçerli bir başlangıç sayılırken, kendi ülke ekonomisinin çarklarını döndüren bizlerin yok sayılması vicdanları yaralayan bir çelişkidir.
AHİLİK KÜLTÜRÜNÜN ZEDELENDİĞİ VE EĞİTİMİN CEZALANDIRILDIĞI ÇARPIK SİSTEM
Aynı tezgahın başında omuz omuza ter döktüğümüz, ancak mesleki eğitime gitmeyen akranlarımızın ilk sigorta girişleri uzun vadeli olarak kabul edildi. Bizlerin sadece haftada bir gün mesleki eğitime devam ettiğimiz için mağdur edilmesi, adeta eğitimin ve okumanın cezalandırılmasıdır. Bu çarpık anlayış; asırlık Ahilik geleneğimizin temel direği olan usta-çırak-stajer ilişkisini bitme noktasına getiren, gençleri meslek okullarından uzaklaştıran ve sanayimizin kalifiye aranan eleman ihtiyacını baltalayan bir tehdit haline gelmiştir.
KISA KOL SİGORTA, BİR NESİLE KESİLEN CEZADIR!
Bugün gelinen noktada, 3308 sayılı Kanun'un çıraklara ve stajyerlere uzun vadeli sigorta hakkı tanımaması artık bir ihmal olmaktan çıkmış, adeta bir neslin geleceğine kesilen bir cezaya dönüşmüştür. Bu ceza, üreten gençliği sistem dışına itmekte, özlük hakkını gasp etmekte ve sosyal güvenlik şemsiyesini bilinçli olarak daraltmaktadır. Kısa vadeli sigorta kapsamında bırakılmak, gençlerin yalnızca iş kazası ve meslek hastalığına karşı korunması anlamına gelirken, uzun vadede hiçbir hak tanımamak, bu ülkenin sanayisinde ter döken emekçileri gelecek güvencesizliğine mahkûm etmektir.
STRATEJİK SOSYAL POLİTİKA HAMLESİ VE FEDERASYON OLARAK DURUŞUMUZ
Bugün 81 il temsilciliklerimizle, derneklerimizle, saha çalışmalarımızla sendikalarla olan dayanışmamızla, meclisteki temaslarımızla ve sosyal medyadaki gücümüzle; organize ve kararlı bir bütünüz. Yaşadığımız bu sorunun çözümü, bir adalet, bir vefa, bir gelecek meselesidir.
Devletimizin nitelikli üretim hedefleri için atılması gereken stratejik bir sosyal politika hamlesidir.
BEKLENTİMİZ
Federasyon olarak beklentimiz gayet nettir: Çıraklık ve staj dönemlerindeki ilk sigorta giriş tarihlerimizin, uzun vadeli sigorta kolları açısından da doğrudan başlangıç tarihi olarak kabul edilmesidir. Bu adımın atılması Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereğidir. Yasa yapıcıları ve karar mercilerini, ülkemizin üretim gücüne ve ustalarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.
ÇÖZÜM ÇAĞRISI VE BEKLENTİLERİMİZ
Federasyonu olarak, 40 yıllık aşkın bu hak kaybının artık son bulması için kararlılıkla mücadele ediyoruz. Bu doğrultuda, ilgili bakanlıklarımızdan randevu başvurularımızı yaptık ve sonuçlanmasını bekliyoruz. Bizler, çözüm sürecine aktif katkı sunmaya ve masada ortak akılla hareket etmeye hazırız. Sorunu bizzati yaşayanlar olarak, yasa yapıcılarla doğrudan görüşerek kalıcı ve adil bir düzenlemenin yol haritasını birlikte katkı sunmak istiyoruz. Artık çözüm vaktidir. 40 yıllık mağduriyetin giderilmesi için atılacak her adım, sadece bizleri değil; bu ülkenin nitelikli üretim hedeflerini ve geleceğin ustalarını da kurtaracaktır.
Aldatan Bizden Değildir
Kısa Kol Sigortaya
#StajyerçırağıMahkumEttiniz
Değerli Vekilimiz Sn. Ömer Fethi Gürer
@herkesicinCHP@fethigurer
Staj ve çıraklık sigortası mağduriyetini her fırsatta TBMM gündemine taşıyan, mücadelemize verdiği kıymetli desteği aralıksız sürdüren, Sayın Ömer Fethi Gürer'e gönülden teşekkür ediyoruz.
Bursa'da gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına yaptığı çağrı, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Emek veren, alın teri döken stajyer ve çırakların haklı mücadelesine verdiğiniz destek bizler için çok değerlidir.
Adalet yerini bulana, staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti giderilene kadar hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Destekleriniz için teşekkür ederiz.
Aldatan Bizden Değildir
Kısa Kol Sigortaya
#StajyerçırağıMahkumEttiniz
1) Aldatan Bizden Değildir! ⚖️
@myksosyalmedya@B_Palandoken@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
BİR NESLİN EMEĞİ GÖRMEZDEN GELİNDİ!
40 Yıldır Adalet VeÇözüm Bekliyoruz!
Bağlı bulunduğumuz Türk gelenek, örf ve adetlerimiz; asırlardır bu topraklarda yeşeren ahilik geleneğinin temel direkleri olan doğruluğu, dürüstlüğü ve güvenilirliği şiar edinmemizi; hakikati ve adaleti terazimizden hiçbir zaman eksik etmememizi bizlere öğütlemiştir.
İşte bu köklü anlayıştan hareketle Federasyonumuz, hak arama mücadelesinde dürüstlüğü ve şeffaflığı temel ilke edinmiştir. Ancak, çıraklık ve staj dönemlerimizde bizlere "Sigortanız başladı, geleceğiniz güvence altında" diyerek güven veren; fakat gerçekte yalnızca kısa vadeli sigorta kapsamında bırakan öğretmenlerimiz, okul idarecilerimiz, Milli Eğitim ve Çalışma Bakanlığı yetkililerimiz, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlar, verdikleri sözün arkasında durmamış, bizleri bilinçli veya bilinçsizce yanıltmışlardır.
Bugün bu tabloyu ortaya koyarken amacımız kimseyi suçlamak değil, yaşanan hak kaybının tescilini sağlamak ve benzer mağduriyetlerin gelecekte tekrarlanmaması için gereken adımların atılmasını sağlamaktır.
Aldatan anlayışa karşı, doğruyu ve adaleti tesis etmek için buradayız.
80'li yılların çıraklık ve staj döneminden bahsediyoruz. Yeterli imkanların olmadığı, E-devlet sisteminin bulunmadığı, dijital ortamın ve bilgiye erişimin kısıtlı olduğu bir dönemde aslında sizden tek isteğimiz vardı: Eksik olan bilgiyi tamamlamanız. Verilen sigorta kartlarına ve yapılan çıraklık ve staj sözleşmelerine, "Bu belge yalnızca kısa vadeli sigorta kolları kapsamına aittir, uzun vadeli sigorta kolları haklarına tabi değildir" gibi açık ve anlaşılır bir ibarenin konulmasıydı. Böylece bizler, başlangıçtan itibaren hangi haklara sahip olduğumuzu bilerek hareket edebilirdik. Bu basit ama hayati bilgi bizden esirgenmiş, yıllar sonra gerçeği öğrendiğimizde ise iş işten geçmişti.
GÖRÜNMEZ KILINAN EMEĞİMİZ VE ÜRETİMDEKİ YERİMİZ
Bizler, çıraklık ve staj dönemlerimizde atölyelerde, işletmelerde, fabrikalarda ve sanayinin merkezinde sadece teorik bir eğitim almadık; doğrudan üretim zincirinin dişlilerinden biri olduk. Tam zamanlı personellerle aynı mesai saatlerini paylaştık, aynı yoğunlukta ter döktük ve amirlerimize bağlı olarak bilfiil üretim sürecinde yer aldık. Ancak o günlerdeki fiili varlığımız hukuki statümüze yansıtılmadı. 3308 sayılı Kanun kapsamında sadece kısa vadeli sigorta kollarına dahil edildik ve ne yazık ki uzun vadeli sigorta kolları açısından başlangıcımız sayılmadı.
14-16 YAŞLARINDA OMUZLANAN AĞIR YÜKLER
Haftanın bir günü okul, beş günü işyerinde fiilen çalışarak geçen kayıp yıllar ve emek!
Bizler sanayinin tozunu yutmaya, o ağır üretim koşullarıyla ve mesleki risklerle yüzleşmeye henüz 14-16 yaşlarındayken başladık. O gencecik omuzlarımıza yüklenen sorumluluklar, birçoğumuzun hayatında bugün bile taşıdığı fiziksel ve ruhsal derin izler bıraktı. Bizler o yaşlarda sadece meslek öğrenmedik; memleketin üretim gücüne can suyu verdik. Bu uğurda meslek lisesi, memleket meselesi, vatan meselesi dediğimiz yerde birçok arkadaşımız, meslektaşımız sakat kaldı, hayatını kaybetti. Bunun örnekleri hala günümüzde de yaşanmaktadır. Alınan riskin, verilen çabanın sadece "öğrenci" tanımıyla geçiştirilemeyeceği, yaşanan iş kazalarında ve kaybedilen canlarda açıkça bellidir.
Aldatan Bizden Değildir
Kısa Kol Sigortaya
#StajyerçırağıMahkumEttiniz
Sınıfta Kalan, ADALET! ⚖️
@TurkiyeIsKurumu@B_Palandoken@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
Sanayinin Geleceği Çıraklık ve Staj Adaletinde!
Yapay Zekâ El Emeği Karşısında Sınıfta Kalıyor; Peki Ya Adalet?
Ulusal basında, "Yapay zekâ veri topluyor, çizim yapıyor, denklem çözüyor, hastalıklara teşhis koyuyor ama geleneksel el ustalıklarında sınıfta kalıyor" denilerek insan emeğine övgüler diziliyor. Terzilik, elektrikçilik, kaynakçılık ve koltuk döşemeciliğinde geleceğin insanın maharetli ellerinde saklı olduğu; insan elinin hassasiyet, esneklik ve anlık problem çözme yeteneğinin geleceğin en büyük gücü olacağı vurgulanıyor. Yapay zekâ el emeği karşısında sınıfta kalıyor; ancak asıl yakıcı gerçek, o maharetli elleri çocuk yaşta güvencesiz bırakan sistemin adalet karşısında da sınıfta kalmasıdır!
İşletmelerin Ortak Feryadı: Sorun Teknoloji Değil, Çırak ve Stajyer Yok!
Ekranda mesleklerine yıllarını vermiş uzmanlar net konuşuyor: Rafet Hınç ince işçiliğin insana ait olduğunu; Elektrikçi Mehmet Güçlü yapay zekânın duvardan kablo çekemeyeceğini, tavan arasında arıza bulamaz oluşunu anlatıyor. Terzi Filiz İzgel kumaşın dilinden bahsederek makası ancak ustanın vurabileceğini; Koltuk Döşemecisi Yahya Engil mobilyaya ruh katan el yordamını, Kaynakçı Murat Yaman ise sahadaki değişken şartlarda robotların ustanın yerini tutamayacağını haykırıyor. Bu övgülerin ardından gelen acı tespit, sanayiyi bitiren sistem itirafıdır: "Sektörün en büyük sıkıntısı teknoloji değil, arkalarından gelecek yeni ustaların yetişmemesi, eleman eksikliği ve çırak ve stajyer bulmadaki büyük zorluktur."
Çırak ve Stajyer Yok Çünkü Alın Teri Daha İlk Günden Yok Sayılıyor
İşte bu feryada ezber bozan cevabımız: Sanayide yeni çıraklar ve stajyerler bulamıyorsunuz; çünkü o çocukların mesleğe ilk adımda döktüğü alın terini yok sayıyorsunuz! "Gelecek tezgah başındaki ustaların" diyenler, o yıldızların erken yaşta başlayan gelecek haklarını güvencesizliğe mahkûm ediyor. 1986 Mesleki Eğitim Kanunu, çırak ve stajyerleri yalnızca kısa vadeli sigorta kapsamına alarak uzun vadeli haklardan yoksun bırakmıştır. Ağır sanayide dökülen terin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmadığı bu düzende, hangi anne baba evladını sanayiye gönderir, hangi genç geleceğini tezgâha emanet eder?
Gençler Dijitale Yöneliyor, Ustalar Yurtdışına Gidiyor
Bugün yeni nesil, gelecek kaygısıyla sanayinin yükünü taşımak yerine dijital kanallardan kolay kazanç peşinde koşuyor; altın bilezikli en yetenekli evlatlarımız ise ülkesinde gelecek göremeyerek daha iyi sosyal olanaklar ve kazanç sunan yurtdışı seçeneklerine yönelerek Beyin Göçü ne neden oluyorsa, bunun tek sorumlusu çıraklık ve stajdaki fiili emeği görmezden gelen bu düzendir. Kendi ustalarımızı kendi ellerimizle kaybediyor, başka ülkelerin sanayisine kaptırıyoruz.
Odaların Feryadı Yetmez, Anayasal Eşitlik İçin Yasa Değişmeli
Sanayi Odaları, Ticaret Odaları ve Esnaf Odaları bu acı gerçeği biliyor, eleman krizine karşı panikle çağrılar yapıyor. Ancak odaların feryatları, yasa değişmeden karşılık bulamaz. Çırak ve stajyerlerin ilk işe giriş tarihinin uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereğidir. Geleceğin parlayan yıldızlarının tezgah başında yetişmesini istiyorsanız; o tezgahın tozunu yutan bu ülkenin öz evlatlarının çocuk yaşta elinden alınan haklarını eksiksiz tanımak ve bir an evvel bu memleket meselesini 40 yıllık çözümsüzlük içinden kurtarmanız gereklidir.
Geciken her bir gün, sanayimizden bir genç, geleceğimizden bir usta, ekonomimizden milyarlarca kayıp demektir‼️
Sınıfta Kalan Adalet
#StajyerçırağınYıllarıçalındı
İŞKUR VARSA, İŞ DE VARDIR!
@TurkiyeIsKurumu@B_Palandoken@Tisk_kurumsal@iloankara@MUSIAD@sgksosyalmedya@IKGPRO@EUDelegationTur@IMEP_VET4JOB@deikiletisim@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@ATOkurumsal@itokurumsal@ASOKurumsal@iztokurumsal@ticaret@TCSanayi@adalet_bakanlik@TCKulturTurizm
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı desteği ve İŞKUR koordinasyonunda yürütülen dijital "Staj Platformu", Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak yıllardır savunduğumuz tarihi gerçekleri en üst düzeyde teyit etmektedir. Kamu ve özel sektör fırsatlarına tek noktadan erişim sağlayan bu şeffaf sistemi olumlu buluyor, teknolojik altyapı adımlarını takdirle karşılıyoruz.
İŞKUR'un Varlığı, Fiili İstihdamın En Büyük Kanıtıdır
Staj ve çıraklık olanaklarının doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR üzerinden yürütülmesi, sürecin salt teorik bir eğitim değil, kamu ve özel sektörü kapsayan fiili bir istihdam olduğunu devlet kurumlarıyla kanıtlamaktadır. İŞKUR’un kuruluş amacı istihdamı korumak ve iş gücü piyasasını düzenlemektir.
Dünün Sistemsel Eksikliği
Bugünkü şeffaflık, geçmişteki iletişim eksikliklerini ve sistemsel çarpıklıkları gözler önüne sermektedir. 80-90’lı yıllarda dijital altyapı yokken, çocuk yaştaki stajyer ve çıraklara SSK kartları verilmiş, sigorta numaraları tahsis edilmiştir. Ancak ne kartlarda ne sözleşmelerde bu girişlerin "yalnızca kısa vadeli sigorta kollarını kapsadığı" belirtilmemiştir. O dönemde resmî kartlara güvenerek ilk işe giriş tarihini yasal güvence başlangıcı saymak en doğal haktır. Eksik bilgilendirmenin faturası bugünün emektarlarına kesilemez.
Ahilik Ahlakı ve Uluslararası Standartlar
Ahilik geleneği, emeği ve meslek ahlakını temel alır; usta-çırak zincirinin ayrılmaz parçalarıdır. Geçmiş emeklerin görmezden gelinmesi bu ahlakla bağdaşmaz. Aynı işi yapan akranlar arasında sosyal güvenlikte ayrım yapılması "eşit işe eşit hak" ilkesine ve Anayasa’nın eşitlik maddesine aykırıdır. ILO’nun 208 sayılı Tavsiye Kararı ve Avrupa’daki dual sistem, stajyer/çırakların ilk günden uzun vadeli sigorta kapsamına alınmasını öngörmektedir. İŞKUR’un "Kariyer Başlangıcı" vizyonu bu standartlarla örtüşmektedir.
Gazi Meclis’e ve Paydaşlara Çağrı
Devletimiz bugün staj ve çıraklığı "güvenilir kariyer başlangıcı" olarak kabul ediyorsa, geçmişin sistemsel mağduriyeti yasal zeminde giderilmelidir. Bu amaçla 3308 sayılı Kanun’un revize edilerek staj/çıraklık dönemindeki ilk işe giriş tarihinin uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması için hazırlanan kanun teklifinin yasallaşması gerekmektedir. Tüm siyasi partileri, sendikaları, uluslararası kurumları ve paydaşları kararlılıkla göreve davet ediyoruz.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak, adil ve ayrımsız bir sosyal güvenlik sistemi kurulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu🇹🇷
İŞKUR Korumalı Mağduriyet
#StajyerçırağaTamSigortaYok
Sayın Bakanımız Vedat Işıkhan ve TÜROB Başkanı Sayın Müberra Eresin görüsmesi üzerine;
@csgbakanligi@isikhanvedat@Turob@muberra_eresin
Turizm sektörünün istihdam yapısı ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesine yönelik açıklamalarını memnuniyetle karşılıyoruz.
Turizm sektörü büyürken, oteller yeni sezona hazırlanırken en büyük ihtiyaçlardan biri yetişmiş insan gücüdür.
Bu insan kaynağının temelinde ise yıllardır otellerde, tatil köylerinde ve turizm işletmelerinde fiilen çalışan stajyer ve çıraklar bulunmaktadır.
Ve unutulmamalıdır ki; fiilen çalışan herkes için tam sigorta sosyal devletin ve çalışma hayatının vazgeçilmez gereğidir. Emeğin olduğu yerde sosyal güvence eksik bırakılamaz.
Bugün turizm sektörüne nitelikli personel kazandıran stajyer ve çırakların geçmişteki emeklerinin sosyal güvenlik açısından yok sayılması büyük bir çelişkidir.
Turizm sektörünün geleceği için gençlerin mesleki eğitime yönlendirilmesi isteniyorsa, geçmişin mağduriyetleri giderilmeli, staj ve çıraklık dönemindeki ilk sigorta girişleri hak ettiği değeri görmelidir.
Çünkü turizmin büyümesi de, üretimin devamı da, nitelikli iş gücünün yetişmesi de stajyer ve çırakların emeğiyle mümkündür.
İŞKUR Korumalı Mağduriyet
#StajyerçırağaTamSigortaYok
Hepimiz müslümanız aynı ülkede askerlik yapmış vergi ödemiş aynı kuruma primi yatırılmış biri 43 yaşında emekli oluyor diğeri 60 böyle bir haksızlık ülke tarihinde yok iş barışı için refah huzur için KADEMELİ EMEKLİLİK diyoruz
@Hayati_Yazici@Akparti#KademeyeHayatiAdım
Sayın @Mustafa_Destici, çocuk yaşta dökülen alın terimizin hakkını savunmak için 12 Temmuz'da Bursa'da meydanlardayız. Sizleri de bu haklı adalet mücadelemizde yanımızda görmekten onur duyarız......⚖️🇹🇷💪
@bbpgenelmerkez#StajyerÇırakMeydandaOlacak
Değerli Sosyal Güvenlik Uzmanı ve Başmüfettiş Sayın İsa Karakaş'a
@isakarakas
Staj ve çıraklık dönemindeki emeklerinin yok sayılmasına karşı çıkan, yıllardır süregelen hak kayıplarının ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması için mücadele eden tüm mağdurların sesi olduğunuz için teşekkür ederiz.
Teorik eğitimle sınırlı kalmayıp; fabrikalardan ofislere, atölyeler'den bir çok hizmet sektörüne kadar, ekonominin her alanında fiilen çalışarak değer üreten, ancak emeği yasal olarak tam karşılığını bulamayan geçmiş, günümüzün tüm stajyer ve çıraklarının uğradığı eşitsizliğe çok net bir şekilde dikkat çektiniz.
Kritik bir dönemden geçtiğimiz bu süreçte, Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidar ortağı olarak üstleneceği tarihi rolü, geçmişteki kanun tekliflerini ve çözüm yolundaki yapıcı adımlarını hatırlatmanız, hak arama bilincimize ve mücadelemize büyük bir güç katmaktadır.
Adalet ve eşitlik temelinde bu haklı davanın çözüme kavuşması adına yaptığınız bu kıymetli, bilinçlendirici ve yol gösterici açıklamalar için yürekten teşekkür ediyor, desteklerinizin devamını bekliyoruz.
12 Temmuz Bursada
#StajyerÇırakMeydandaOlacak