ABD şimdi de NATO hedeflerini gerekçe göstererek, Türkiye’nin savunma sanayisine el koymaya çalışıyor. NATO, burada ASELSAN için gelen görücü rolü oynuyor. Kaan motorlarının verilmesi ise kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek demektir.
https://t.co/WkQHkVAHbc
23 yıllık çürümüş bir iktidar, ana muhalefet partisini ve onun Cumhurbaşkanı adayını veya muhtemel adaylarını, yargı yoluyla devre dışı yani seçim dışı bırakmaya çalışıyor. İktidarın yaptığı işi anlatan bir atasözü var: Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır!
https://t.co/MyEpK9YpRC
Bir genç Atatürk düşmanlarının ortak özelliklerini sıraladı:
• Türk düşmanı olmaları
• Yunan hayranı olmaları
• Ahlaksız olmaları
• Omurgasız olmaları
• Araplaşmış olmaları
• Din tüccarı olmaları
• Milliyetsiz olmaları
• Cemaatçi olmaları
Siyaset arenasında Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ve hararetli iç gündem başlıkları tartışılmaya devam ediyor.
Fakat Dijital dünyanın arka sokaklarında "CDBC 2030 (Merkez Bankası Dijital Parası)", "Son kullanma tarihli para" ve "Güzelce bir uyutulduk"
TCMB'nin yayımladığı İkinci Faz İlerleme Raporu'na göre, birinci fazda geliştirilen prototip sistem başarıyla olgunlaştırıldı.
İkinci faz kapsamında; programlanabilir ödemeler, çevrimdışı (internetsiz) ödeme senaryoları ve bankalar arası entegrasyonlar simüle edildi.
Dijital Türk lirası yeni bir para birimi değil, cebimizdeki nakit banknotun dijital bir yansıması olacak.
Özellikle akıllı kontratlarla paraya "son kullanma tarihi" konulabileceği, harcanmayan paranın silineceği ya da devletin istemediği harcamaların kısıtlanacağı korkusu ("Geliyor gelmekte olan" sloganlarıyla) yayılıyor.
Dijital diktatörlük ve "Yeni Dünya Düzeni" kapımızda mı?🌍👁️@aliosmanonder34
🚨 Her yere kurulan yüz tanıma sistemleri sadece görüntü almıyor; mimiklerimize ve beden bütünlüğümüze kadar bizi analiz ederek "Büyük Birader" gözetimi sağlıyor.
📡 Nesnelerin ve bedenlerin interneti ile birlikte gelen 5G, dijital diktatörlüğün ilk adımı; 6G ve 7G ise transhümanizmin yani robotların devridir.
🔥 Kış ortasında, hava 8-9 dereceyken Beykoz'da 90 futbol sahası büyüklüğündeki ormanın yanması, ormansızlaştırmanın sadece "küresel ısınma" ile açıklanamayacağını gösteriyor.
💼 Asıl hedef: Ormansız, hayvansız, mülksüz, nakitsiz ve ulus devlet kimliğinin şirketlere devredildiği bir "Tek Dünya Devleti" modelidir.
Unutmayın: "Eğer bir ürün bedavaysa, asıl ürün sizsiniz!"
#Gündem #YeniDünyaDüzeni #DijitalDiktatörlük #Transhümanizm #BüyükBirader
🔴 İşte Size HAARP.
Yağmur nasıl geri döndü diyorsanız izleyin.
Yapay depremler nasıl yapıyorlar izleyin.
Tohumlama ile yağmurları nasıl çalıyorlar izleyin...
Gerçeğin ta kesintisi..
🔴İmza bitti, biyometrik kölelik başladı!
🔴Türkiye'de 400 bin mahkum çiplerle takip edilecek.
🔴Dijital kimlik dedikleri cebimizdeki kart değil; deri altı çipi, yüz tanıma ve yapay zeka prangasıdır.
➡️Ali Osman Önder anlattı.
@aliosmanonder34
Celal Şengör'ün Kılıçdaroğlu hakkında
söylediği sözler yeniden gündem oldu:
“Bir keresinde Kılıçdaroğlu ile yemek
yedim. Çok üzüldüm.
‘Atatürk'ün partisinin başındaki kişi böyleyse vah halimize’ dedim!
Çünkü akıl yok, bilgi yok hiçbir şey yok.”
Zafer Partisi GİK Üyesi Prof. Dr. Emin Gürses, 2. çözüm sürecinin nasıl başladığını anlattı:
“ABD, Ülkü Ocakları’nı terör örgütü ilan edecek ve MHP buna bağlı olduğu için kapatma kararı alacaklar diye bir haber almıştım.
Bu haberi duyunca dedim ki mutlaka ABD Türkiye’den bir şey isteyecek. PKK ile görüşün diye bir şey isteyecekler dedim.
Bu PKK çıkışını da MHP’ye yaptırırlar dedim.
Bunu dedim diye kıyamet koptu, 5 gün sonra Bahçeli çıkıp dedi ki ‘Sayın Öcalan Buyrun.’”
Deniz Zeyrek'ten harika bir tespit
"Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'a 13 kez yenildi hepsini kabullendi, Özgür Özel'e tek 1 kere yenildi, bir türlü kabullenemedi...
Bunu bana bir vatandaş söyledi... Kılıçdaroğlu 2,5 milyon mühürsüz oy pusulasını bile kabullenmedi mi ?"
Bir Annenin Feryadına Ses Ver TÜRKİYE?
Ömrünü bu topraklara adamış acılı bir ananın feryadı.
Ne bir lüks ne de bir ihtişam istiyordu… Sadece bu ülkenin bir yaşlı biri olarak, çocuklarının ve torunlarının başını sokabileceği, toprağına dokunabileceği müstakil bir yuva hayal ediyordu.
Ancak gelinen noktada karşılaştığı acı gerçek, onu Üstad Necip Fazıl’ın o ölümsüz dizeleriyle haykırmaya mecbur bıraktı:
Gözü yaşlı annemiz, adaletin ve vicdanın terazisini sarsacak haykırışı...Evimi Yıktılar.
Evi yıkılan sadece o değil susan vicdanlar.
Bu devlet, kapısına gelen 10 milyon Suriyeliye baktı, kucak açtı. Sınırın ötesinde binlerce briket ev yapıp hediye etti.
Tarihte mübadele ile gelenlere köyler, topraklar verildi. Kimse açıkta bırakılmadı.
Ama sıra bu vatanın öz evladına gelince; arsa da imar da erişilmez bir lüks kılındı!
Devlet kendi insanını arsa ve konut rantının insafına terk etti."