Türkiye’de küçük bir kesimin elinde ciddi miktarda finansal servet var. Bu kesim faizden devlet garantisiyle büyük paralar kazanıyor. Üç yıldır ortalama yüzde 20’nin üzerinde dolar getirisi elde ettiler.
Bu dünyanın hiçbir yerinde kolay kolay kazanılabilecek, risk almadan elde edilebilecek bir gelir değil. Türkiye bu geliri çok dar bir kesime aktarıyor. Milli gelirimiz sabit olduğuna göre milli gelir içerisinden servet sahibi insanlara çok büyük bir pay verirseniz geri kalanlara küçük bir pay kalır. Peki bunun bedelini ödeyenler kim?
Beyaz yakalılar, mavi yakalılar. Yani yaşamlarını sürdürebilmek için çalışması gereken insanlar. O grubun gelirini kısarak servet sahibi çok dar bir kesime gelir aktarıyor bu sistem.
1. Akademisyenlerin dersi yarım gündür.
2. Maaşları ort. 200-300 arasıdır.
3. Yaz tatilleri 5 aydır.
4. Odalarında da çekyat ve göz bandı bulunur.
5. Kapılarında da neon ışıklı unvanları bulunur.
Hafta 1 gün ders, 150 bin maaş ve 4 ay tatile akademisyenlik mi yapılır!
Sınıf öğretmenlerine, Anasınıfı öğretmenlerine ve Özel Eğitim öğretmenlerine 5 yılda 1 yıl yıpranma payı verilmelidir.
Ne demek istediğimi çocuğu olanlar çok iyi bilir.
İşler günden güne zorlaşıyor. Yoğun bir yayın baskısı var ama Tr dizin ve üstü dergiler %90'ları aşan ret oranına sahip. Gece yarılarında yayına açılan dergiler bir iki saate makale kabulüne kapanıyor.
Önder özen, Beşiktaşlılara Beşiktaşlılığı, Beşiktaş değerlerini ve Beşiktaş geleneklerini anlatıyor ama bu eşekler anlamaz. Biz neredeysek Önder Özen de orada. Kâfi.
ÖÖ ve italiano sabah akşam ön alan baskısı fizik kalite tempo vurgusu yaparken pellegrini yazan muhabirin bu meslekten ekmek yiyememesi lazım. yok eğer hoca bu tanımlarına rağmen pellegrini istiyorsa o da hiç zaman kaybettirmeden yol alabilir.
Bakın bir daha bunu Beşiktaş teknik direktörlüğüyle adını geçiren olursa bozuşuruz.
Kibir ile cehaletin doğru orantılı olmasının en güzel örneğidir kendisi.
Paylaşmayacaktım ama bunun futbol cehaletini bir kez daha görün, görün ki bir daha td olarak aklınızın ucundan geçirmeyin.
onun da sebebi sensin. sezonu salıp kupa da kupa dedin. oradan da elenince 40.000 kişiden 1 bireysel tepki geldi. fulya'da taraftarın nefesini ensende hissederek büyümüş adamsın yanından dahi geçmeyen şişenin hiçbir şey olmadığını en iyi sen biliyorsun da mağduriyet lazım işte.
Ayrıldıktan sonra bir tane veda paylaşımı yok dünya kupası yayınında kendini yüceltmek için soyunma odasının özelini anlatıyor. Son 3 yılda Beşiktaş’ın başına gelen en güzel şey bundan kurtulmak oldu.
Kontra atak / Önde baskı / Hücum Pres, bir takımın geniş kadrosunun sahip olduğu bir YATKINLIKTIR, ana plan değil. Oyun içinde ikisine de ihtiyacın olacak. Tamamen set oyununa adanmak da yanlış. Avrupa'da neyin setini oynayacaksın paramparça ederler, İsviçre'nin Lugano takımı bile yetiyor. Yurtiçinde kazanmanın formülüyle Avrupa'daki formül aynı olamaz. Bunun denge noktasını maaş verdiğiniz adamlardan talep edeceksiniz. Bunu skor arayan 433 ve skor koruyan 4231 geçişi ile sağlayabilirsiniz. Gördüğüm kadarıyla en maliyet efektif yol bu olarak görünüyor.
Okudum, güzel çıkarımlar. Ben de naçizane Ndidi’nin orta sahadan geriye devrilen 3. stoper oluşuyla ilgili fikrimi söyleyeyim. Bir takım bunu pas menzili olmayan ve soğukkanlı değil panik oynayan birine yaptırıyorsa asla kaydadeğer bir set oyunu olamaz. Kaliteden feragat etmek pahasına bile olsa bu işi yapan adam pas menzilli ve sakin olmalı. Bunu Ndidi’ye yaptıran bir takımın baskın oyunu aksar. Ndidi kümede kalmaya çalışan bir takım için o işi harika yapar ama liginin en büyük bütçelerinden birine sahip bir takım için olmaz. İstediği kadar kariyerli/şöhretli/pahalı olsun, olmaz, doku uyuşmaz. Musrati bunu yapabilir ama stepnesinde de aynı yetenek setine dahip 1-2 barem daha kalitesiz biri olmalı çünkü adamın küçük sakatlıkları bitmiyor, hiçbir zaman %100 değil.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Türkiye’de Yükseköğretim: Dünü, Bugünü ve Geleceği Raporu Yayımlandı!
Türk yükseköğretim sisteminin son 40 yılı, ulusal ve uluslararası verilere dayandırılarak analiz edildi.
Rapora https://t.co/uVkxTfoohq üzerinden ulaşabilirsiniz.
Konudan bağımsız ‘11 yaşında bu kulübün kapısından içeri giren, Beşiktaş ile oyunculuk döneminde 3 şampiyonluk yaşayan’ girizgâhını bir isme daha yapabiliriz ama kendisine yüzyüze açıklama dahi yapılmadı. Beşiktaş değerlerinin içini boşaltanları Beşiktaşlılık üzerinden savunmayın
yapmasa daha mı iyiydi derseniz e tabii ama içeride biriken huzursuzluk plansızlık ve herkesi değersiz hissettiren yapı günün sonunda böyle reaksiyonlar doğurur.. etki tepki düğnyanın en basit en anlaşılır fizik yasası.
sergen maçlar devam ederken graf'ın getirdiiği adamlar da yapacağı iş de bu kdr minvalinde konuşunca sorun yok graf paylaşım yapınca kovun gitsin. belki de ilk kez bir teknik direktörün ardından kulüp profesyonelleri ve oyuncular kamuoyu önünde imalı pozisyon aldı. gören görüyor.