Kürtler bir ulus değil, Etnonim değil, Terekeme gibi Etnografik bir boydur. 19. Yüzyılda Çarlık Rusyası'nın Doğu Anadolu'da kürdistan ve ermenistan kurma politikası gereği, Rusların Erzurum konsolosu Jaba tarafından bölgedeki dillerden (Türkçe, Farsça, Arapça ve Ermenice) seçilen kelimeler ile tarihte ilk olarak bir kürtçe sözlük oluşturdu ve daha sonra Rus kürdoloji enstitüsü Minorski ve diğer bir kaç kişi ile birlikte kürtlere etnik bir kimlik yaratarak isyanlara teşvik etti.
Bu yüzden 1806 yılından itibaren Cumhuriyet'e kadar 47 defa bazı kürt aşiretlerinin silahlandırılarak isyan ettirildiği görüyoruz (altta ekli isyanlar).
Ta ki Lenin sosyalist bir devrim ile gelene kadar...
Lenin ile Nerimanof, klasik bu Rus (Çarlık) politikasını terk edip, Van'a ve Trabzon'a kadar inmiş olup ve batıya ve güneye ilerleyen Rus ordusunu geri çekti, ki; bu hamlesi Kurtuluş Savaşı'nında önünü açtı.
Çarlık Rusyası'nın aksine kürt aşiretlerine silah, para ve siyasi desteği kesti, bu durum aşiretler arasında bölünmeye yol açıp bir kısmı Ankara hükümetini yani Atatürk'ü desteklediler. Atatürk'ün mektuplarına olumlu dönüş yaptılar. Örneğin Diyap Ağa,
______
Sakarya Meydan Muharebesi öncesi ise,
Lenin ile Nerimanof, Buhara Müslümanlarının topladığı altınlar karşılığında Trabzon ve İnebolu limanına 300 ton top tüfek ve cephane gönderdi. Rus generalleri de gönderdiler.
Kurtuluş Savaşı'ndan sonra da Türkiye'nin planlı kalkınması için yine Rus uzmanlar ve generaller gönderdiler.
Bu yardımlara duyulan şükran karşılığı olsa gerek, Taksim Anıtı'nda bazı Rus generaller ve uzmanların (Varaşilov, Firunze ) heykeli dikildi. Bence Ankara'da Lenin ile Nerimanof'un da heykeli dikilmeli.
Şimdi bunları bilmeden, geçmişte Rus (Çarlık Rusyası) bugün de Vatikan ile Washington'un kürdistan ve batı ermenistan politikasını bilmeden yapılacak her türlü yorum, işbirlikçi malum politikacılar ile etnik bölücülüğü okşar, onların değirmenine su taşır, dikkat edelim.
Saygılarımla arz ederim
Bahtiyar Aydın
Eski Çağ Tarihi Uzmanı
________________________
---------------------------
#ÇerçeveYasaİptalEdilsin
#kpss #ösym #sınav günü
Köy Evlerimize Dokunmayın
#YapıKayıtGelsin
#YuvamızıYıkma
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz:
- İki gündür bütün siyaset mühendislerinin düğmesine eşzamanlı basılmış.
- Cumhuriyet hedefe konulmuş!
- Teröristler affedilmiş!
- Memleket elden gidiyor!
- Vatandaş perişan ve korkuyor!
- Bunlar kampanya peşinde.
- Yerin dibine batsın sizin siyasetiniz de kampanyalarınız da yalanlarınız da.
Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
Ümit Özdağ’dan seçim analizi:
• Hem Demirtaş’ı çıkartacaklar, hem PKK’ya af çıkaracaklar, hem de anayasada istedikleri değişikliklerin bazılarını yapacaklar.
• AKP, MHP, DEM İttifakı seçimlere girecek. Bu ittifaktan en fazla DEM kârlı çıkacak, Güneydoğu’da, Doğu Anadolu’da, AKP’ye oy veren seçmen bundan sonra DEM’e yönelecek.
• Belki %15-16 alacak DEM, MHP %3’lere düşecek.
• CHP de DEM’den oy alamaz. Çünkü şöyle yansıtacaklar: “Bu seçim Erdoğan’ın gitme seçimi değil, Kürt kimliğinin anayasaya girmesi seçimi.”
(Cumhuriyet - Taylan Gülkanat)
💥 Mimar Selim Bey, Türkiye’yi "düşman hattı" olarak nitelendiren İsrail merkezli medya portalı Mako’yu takibe aldı.
Selim Yuhay’un, sosyal medya takibi, bugünlerde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
👀 Bir kesim bunu “haber takibi” olarak değerlendirirken, diğer kesim “duruş göstergesi” olarak yorumladı.
👇Sizce Selim Bey’in bu hamlesi nasıl okunmalı?
#evimşahane #magazin #selimbey #israil #yahudi #ünlüler
Tanıdığım en dürüst, Türkçü ve son derece mütevazı bir tarihçimizi kaybettik.
Geçen yıl bir toplantıda yan yana oturmuş ve toplantı boyunca elini tutmuştum.
Bir TV progrmında da Çin’in bilimde Amerika’yı geçtiğini benden öğrendiğini söylemişti.
Allah’a şükür ki onu tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu.
Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.
İstiklal Marşımız Arapça okunmuş!
Karamanoğlu Mehmet Bey'in "Bundan böyle divanda, dergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır" diye ortak devlet dilini tanımlayan bu tarihi fermanın yuvası Karaman'da , İstiklal Marşı'ın kabulü etkinliğinde İstiklal Marşımız Arapça okunmuş! Artık saçmalığın da bir sınırı olur! Hangi Arap ülkesi milli marşını her nedenle olursa olsun Türkçe okur ?
Nasuh Mahruki: (DEM Partili Gülistan Kılıç’ın ‘Yasal düzenleme yoksa, silah bırakmak da yok’ sözleri hakkında)
“Silahı elinde tutan terörist ama silahı bırakma şartını açıklamayı milletvekili yapıyor, ne anlamamız lazım şimdi bundan?
Teröristler ve milletvekilleri iç içe mi geçmiş?
Yasadışı değil mi bu? Dingo'nun ahırı mı burası?”
İsrail’in İran’a saldırmasının ardından Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel’in ABD Büyükelçisi Tom Barack’ın Ortadoğu hakkındaki açıklamasını değerlendirdiği yazısı yeniden gündeme geldi:
“Adam Ankara'da ABD Büyükelçisi, aynı zamanda Suriye'den de sorumlu.
• Gelir gelmez Türkiye Osmanlı sistemine geçmeli dedi!
Yetkililer ‘Kimsin sen ulan?’ demedi!
• İsrail bölgede ulus devlet istemiyor dedi!
Hiçbir yetkili ‘Senin kaşıntın ne ulan?’ demedi!
• Lozan Antlaşmasıyla ilgili ileri geri konuştu, haliyle aynı şeyleri düşünen bir kısım yetkilinin yürü git ulan demesi beklenemezdi!
• Döndü, şimdi de ‘Hazar Denizindeki fosil yakıt kaynaklarının Türkiye üzerinden Akdeniz'e ulaşmasını ulus devlet anlayışı önlüyor’ dedi!
Hiçbir yetkili ‘Senin kafan iyi mi ulan?’ demedi!
• Heybeliada Ruhban Okulunun 2026'da açılacağını ifade etti!
Hiçbir yetkili ‘Haddini bil ulan!’ diyemedi!
Siz gerçekten bağımsız ve güçlü bir devlete sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
Bak Çüküvantis kardeş. 25 yıldır Akp’ye muhalifim. Ancak böyle bir kareye izin vermemek için saniye düşünmez, canımı bile veririm! Hepimiz veririz. Dedene sor. Yine de kızamıyorum sana… Yazık sonuçta… Şu kareye Yunan askeri yerine Amerikan askeri koyacak kadar da eziksiniz. Sen ABD’den medet ummaya devam et. Biz çok şükür bize yeteriz. Evimizdeki meseleleri yine evimizde çözeriz. İnanmazsın… Babana sor.
🗣️Erzurumlu bir amca:
“Atatürk ordumuzun başında komutanlık yapmış. Ben 73 yaşına girmişim, o günden bu güne rahat yaşamışım.
Ben Atatürk’e rahmet edeceğim yerde neden hakaret edeyim kardeş? Edenin dininden şüphe ederim.”