🇹🇷 Değerli Müşterilerimiz ve İş Ortaklarımız,
Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 28 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında kapalı olacağız.
Anlayışınız için teşekkür eder, Cumhuriyet Bayramı’nızı kutlarız 🇹🇷
#Deksan#DeksanHidrolik#DeksanHidrolikSistemleri#Hidrolik#Hydraulic
5 Haziran 2025 tarihinde ise cihazı bir teknik servise gönderdik teknik servisin işlem öncesinde çekmiş olduğu fotoğrafların oluşturulma tarihi 11 Haziran 2025 olarak gözüküyor arada altı günlük bir boşluk var bahsi geçen fotoğrafı ekliyorum
4 Haziran 2025 tarihinde ise aşağıda görmüş olduğunuz videoyu çektik videonun son saniyelerinde daha sonra ekranda kırığı göreceğimiz alan gözüküyor ve bir hasar bu videoda gözükmüyor
İmam hatiplerle ilgili şaka yaptı diye şarkıcı tutukladılar. Kadir gecesi rakı paylaştı diye bir genci işten attırdılar. Kıyafetlerini beğenmedikleri liseli çocukları mezuniyet törenlerine sokmadılar. Ve nihayet; şeriat rejimi yerine laik hukuk devletini savunmak suç oldu
Diamond Tema, şeriatın 9 yaşında kızla evlenmeyi uygun gördüğünü açıklıyor
Ali Erbaş'da 9 yaşındaki kızla evlenilebilir diyor
İkisi de aynı şeyi söylüyorlar fakat dinciler birinin söylediğini hakaret olarak görürken,
diğerinin söylediğini fetva olarak kabul ediyor
İstiyorlar ki kadınlar susup otursun,tacize maruz kalınca , şiddet görünce ve hatta evladını kaybedince susup otursun.”Susmayı kabullenmeyi “güzel ahlak olarak sunup hakkı söyleyenleri bastırmaya çalışıyorlar. Asıl hakkı söylemek,haksızlığa uğrayanın yanında olmak ; güzel ahlaktır. @feyzaltun
Az önce fantezi iç giyim markama bir kadın 14 yasındaki cocugunun fotoğrafını atıp iç çamaşırı aradığını söyledi kendisine ürünlerin mayo tarzı olmadığını söylediğimde yaramazlık için istediğini söyledi agzını aradım (açık açık yaramazlığın sex mi olduğunu sordum)++
🖋️ Bu utanç tüm Türkiye’nin!
➖ Hakkari’de 11 yaşındaki kız çocuğu 3 kişinin tecavüzüne uğruyor!
➖ Zanlılar hemen tutuklanıyor. Çocuk tedavi altına alınıyor. Çıkarıldıkları mahkemede 8 ay sonra zanlılar serbest kalıyor. Zanlıların avukatı AK Parti il başkanı çıkıyor.
➖ Kız çocuğu intihar ediyor.
➖ Türkiye bu skandalı konuşacak. Gazeteci @timursoykan tek tek anlattı.
Bir kız çocuğunun hayatının babası tarafından nasıl karartılmaya çalışıldığını onun sözlerinden dinleyelim: #BedriBaşaranTutuklansın
"Ben Sevgi, 23 yaşındayım. Şanlıurfa Viranşehirliyim. Kadın sığınma evinde kaldığım için telefon kullanmam yasak. Şu an online dersim olduğu için kullanabiliyorum telefonu. Babamla yıllardır görüşmüyoruz. Annemde kronik böbrek yetmezliği vardı. Babam anneme sen artık benim ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun deyip üstüne kuma getirdi. Kendisi zaten sürekli bize ve hastalığına rağmen anneme şiddet uygulayan biriydi.
Benim annem tek kızmış, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, zaten eğitim de görmemiş hiç. Korktuğu için sürekli susmuş, zaten kendisini koruyacak, savunacak kimsesi de yokmuş. Babam evlendikten sonra bize uyguladığı şiddet daha da arttı. Biz 11 kardeşiz, 8 Kız, 3 erkek şeklinde. Ben küçükken babam ablama şiddet uyguladı, üvey anneme hizmet etmedi diye kafasını kırdı, hastaneye götürdük, 8 tane dikiş atıldı kafasına. Hastanede ablamın darp raporu alınması engellendi, merdivenlerden düştü denildi, ablam da zaten korktuğu için konuşamadı. Babam sürekli bizi eve kitlerdi. Giyimimize karışır, bizi zorla örter, kapatır, okula göndermezdi. Maddi manevi bize asla katkısı olmadı, bizimle sürekli abimiz ilgilenirdi. Kendimiz 5 Kız ve bu abimiz yazları Karadeniz’e fındık toplamaya, Malatya”ya kayısıya gider, sezonluk işlerle kendi geçimimizi sürekli kendimiz sağlardık.
Ben üniversite sınavına gireceğim yıl babam beni zorla amcamın tarlasına çalışmaya gönderdi. Ben de vitiligo var, cilt hastalığı. Güneşte bu yüzden fazla kalmamam gerek. Babam bunu bile bile yaptı. Tüm gün tarlada çalışmak zorunda kaldım, cildim mahvoldu. Akşam eve döndüğümde ise babamın diğer karısı ve kızlarıyla piknikten döndüğünü gördüm. Buna dayanamadım… Annemde kronik böbrek yetmezliğinin yanısıra tansiyon, şeker, kemik erimesi gibi bir takım hastalıkları daha vardı, onun ilaç sepetini alıp intihara teşebbüs ettim. Ben kusmaya başladığımda bile gelip bir güzel beni dövdü, abimin beni hastaneye götürmesine engel oldu, bırakın ölsün dedi. Sonra araya halamlar girince beni yine özellikle örtüp hastaneye götürdüler.
Bu olaylardan sonra üniversite sınavım pek iyi geçmedi, o yaz yine fındığa gittik Karadeniz’e çalışmaya, ordan kazandığım parayla dershaneye gitmek istedim, babam karşı çıktı. Bu arada bu olay ve 2018 yılında gerçekleşti. Babamı dinlemeyip kaydımı yaptım, kaçak göçek gitmeye çalıştım sürekli. Birgün sabah bana “ben sana okula gitmeyeceksin demedim mi” dedi bir güzel yine dövdü beni. Sonra işe gitti, daha doğrusu gittiğini zannettim kalkıp yine gitmek istedim. Peşimden arabayla geldi, çağırdı bin dedi. Beni yine dövüp eve kitleyecekti. Kaçmaya çalıştım, kasten peşinden gelip bana çarptı. Fotoda gözüktüğü gibi kafama dikişler atıldı, kaşım gözüm morardı, hastaneye gittik darp raporu alınmam engellendi, bunu engelleyen AKP'li amcamdı...
Beni annemi öldürmekle tehdit etti, şikayetçi olamadım ki kendisinin silahı var, sürekli onu beline takıp bizim eve gelip tehdit ederdi. Korktuğum için şikayetçi olmadım ve bir dosya daha kapanmış oldu. 3 bin TL'lik ceza aldığını bir hafta içinde öğrendim. Bu olaylardan sonra sosyal hizmetler beni denetlemeye karar verdiler. Babam sırf bundan dolayı korkudan beni üniversiteye göndermek zorunda kaldı. Bu arada babamın bana çarptığı aracı annemin yüksek oranda engelli raporu vardı hastalıklarından dolayı, o belgeyle indirimli şekilde alınmış bir araç. Bunun için zamanında annemi dövüp zorla imza attırmaya götürdü. Anneme sürekli hemşireleri burana şurana ne oldu teyze? Neden mor? Diye sorduğunda annem taşa duvara çarptı demek zorundaydı.
Annemi pandemide kaybettik... Ve aracın tapusunu alabilmek için babam bizden zorla imza almaya çalıştı anneme yaptığı gibi. Ben dayanamadım konuştum, beni darp etti o gün, boğmaya çalıştı. Kadese bastım, polisi aradım zorla. Sonrası malum, aylardır kadın sığınmada kalıyoruz. Urfa’da can güvenliği riskimiz olduğu için nakil yoluyla farklı bir şehre geldik. Burda düzen kurmaya başladık, ablalarımla çalışmaya başladık 5 kız. Birgün iş çıkışı babamızı gördük, meğer bizi arıyormuş. Kendisi zaten aşiret mensubu, elinde silahı peşimizi bırakmıyor. Şu an bizim aşirette namusunu kirletmiş, kaçmış o**rspu kadın rölündeyiz ve bizi öldürmeden peşimizi bırakmayacak. Benim tek amacım annemin sesi olmak, o caniye yıllardır anneme, ablamlarıma ve bana yaşattıklarının cezasını çektirmek ve hala korkan, susan binlerce kadına ses olmak, ilham olmak…"
Allah size hiç mi vicdan vermemiş? Aldığı talimat doğrultusunda görevlerini yapan ve son derece nezaketle yaklaşan Anadolu çocuğu 2 polis memuruna, iktidar gücünden dolayı şımaran bir kadın milletvekili 2 yıl önce ‘Ağzından salyalar akıyor’ şeklinde başlayıp devam eden ağır hakaretlerde bulunmuştu. Bu kahraman polis memuru kardeşlerimiz 2 yıldır açığa alınmış bir şekilde bekletiliyorlardı.
Bugün öğrendik ki meslekten ihraç edilmişler. Peki, ben soruyorum? O küfürbaz vekil hanımefendi hak baki olmadan o polis memuru kardeşlerimizle, aileleriyle nasıl helalleşecek? Allahü Teâla kul hakkıyla gelmeyin buyurmuş. Sizin Allah’a inancınız mı kalmadı? Yoksa Allah korkunuz mu kalmadı?
Çocukları korumak, sokaklarda, piknikte, okul yolunda, gece eve girişte huzurlu olmak benim tercihim… Bu ırkçılıksa ırkçıyım arkadaş. Bununla kültürel doku uyuşmazlığım var. Bu ne ya? Ne yapacağız biz böyle? Mecbur muyuz?