Marmara Denizi Mnemiopbis leidyi Tehlikesinden Nasıl Kurtulur?
Biyolojik olarak en büyük umudumuz görüntüde gördüğünüz başka bir deniz taraklısı Beroe ovata'nın artması!
Çünkü Beroe ovata, M. leidyi başta olmak üzere hemen hemen bütün taraklıları yiyerek populasyonlarını kontrol ediyor. 1990 yıllarda hamsinin besinine ortak olarak avcılığın 350 bin tonlardan 90 bin tonlara düşmesine neden olan M. leidyi'yi yiyerek hamsinin tekrar artmasındaki en büyük pay onun.
B. ovata da aynen M. leidyi gibi Marmara ve Karadeniz için yabancı bir tür. Kuzey Atlantik kökenli bu tür de muhtemelen gemi balast suları ile 1990 yıllarda geldi denizlerimize. Ama bu geliş hayırlı oldu ve geldiği gibi M. leidyi artışını kontrol altına aldı.
Hali hazırda Marmara Denizi'nde çok yoğun M. leidyi artışı var. B. ovata popülasyon yoğunluğu düşük. Eğer B. ovata artarsa M. leidyi'yi azaltacak. Ancak o zamana kadar hamsi larvalarında büyüme yavaşlayacak.
Acilen balıkçılık yönetim otoritelerinin hamsi avcılığı yapan filoyu uyarması ve zarar azaltıcı önlemleri şimdiden geliştirirek ilan etmesi gerekiyor. Tabi balıkçıların da bu durumu dikkate alarak hem ekonomik hem avcılık planlarını ona göre yapması şart.
Marmara'da kirliliği azaltmadığımız sürece, iklim değişimine bağlı sıcaklık artışları devam ettiğine göre her gün yeni bir ekolojik sorunla karşılaşmak sürpriz olmayacak.
(Görüntü 4 Temmuz 2026, Tekirdağ)
Dünyanın en güzel pizzaları da Kızılcabölük’te. :)Dünyanın birçok yerinde pizza tatmış biri olarak şunu söyleyebilirim; kendi ürettiğimiz domateslerden hazırladığımız soslarla, odun ateşinde pişirdiğimiz pizzalar bugüne kadar gördüğüm en lezzetli pizzalar oldu.
Domatesin etkisi büyük. Lezzeti en fazla belirleyen ve değiştiren ürünlerin başında domates geliyor.
Yolunu değiştirip Kızılcabölük’teki çiftliğimizi ziyaret eden kıymetli misafirimizin görüşleri çok değerli. Görünmeyeni görenlerden. Ülkemizin her alanda potansiyeli çok büyük. Bunu en iyi dışarıda eğitim alanlar/bilinçli gözlem yapanlar görüyor.
Ben de bu işi en başından beri bir startup olarak gördüm. Melek yatırımcı ya da startup denince herkesin aklına dijital işler geliyor ama ben böyle düşünmedim. Severek yapabileceğimiz, potansiyeli olan bir iş düşündüm. FOMO’ya kapılarak değil; bilgiye, beceriye ve gerçek potansiyellerimize göre hareket etmemiz gerek. Ben tarım yaparım, başka bir girişimci başka bir şey üretir.
Hollandalılar 250 dekar seradan 100 milyon avro ciro çıkarabiliyorsa, biz neden Tavas Ovası’ndan 5 milyar avroluk tarım üretimi yapamayalım?
Bu konularda yazacak, konuşacak çok şey var ama şimdilik biz de henüz yolun başındayız. Fazla ukalalık etmeye de gerek yok.
Aklımızda çok daha güzel projeler var. Böyle geri dönüşler cesaretimizi ve tutkumuzu artırıyor. Biz çölleri orman yapmak için gayret etmeye devam edeceğiz. Umarım muvaffak oluruz. Sayılarımızın artması dileğiyle.
#SonDakika Özgür Özelden Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük rest:
“Çağrı yapıyorum, ikimiz yarışalım. 2 milyon üyemizle seçime girelim. %90’ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum!”
UMUT DEVAM EDİYOR!
On gündür süren ve bütün Marmara Denizi'ni kapsayan yaz örneklemesi tamamlandı.
Her istasyonda pinalarda ölüm oranı, yeni birey katılımı ve hastalık durumu incelendi, sayıldı, örnekleme yapıldı.
Su kalitesi kriterleri ölçüldü.
Deniz çayırı olan istasyonlarda çayır üzerindeki karasal baskıların değerlendirilmesi için ekolojik yöntemlere göre incelemeler yapıldı, çayır sınırını gösteren işaretler kontrol edildi ve örnekler alındı.
Mevcut tehditler değerlendirildi ve kapsamlı analizler için tüm çalışma sonuçları formlara işlenerek sualtı görüntü kayıtları oluşturuldu.
Sınırlı sayıda istasyon dışında pina ve deniz çayırlarında iyiye gidiş sürüyor. Kilitbahir (Çanakkale) dışında her yerde bolca bebek pina kayda geçti.
Birkaç yılda bir çiçek açan deniz çayırlarının çiçeklenme dönemine denk geldik hiç beklemediğimiz bir istasyonda.
Yüzeyde su sıcaklığı genelde 24 C, 8-18 m arasında geçiş tabakası var. Bu tabakada önce 22 dereceye sonra 18 dereceye düşüyor. 20 m'nin altı 16 C, çünkü burası Akadeniz kökenli sular. Ara tabakada görüş düşük, plankton yoğunluğu fazla ve ışık geçirgenliği düşük. Bu yüzden 20 m'nin altı alaca karanlık.
Batı ve güneybatı kıyılarında yoğunluğu düşük deniz karı görülse de genel anlamda Marmara'da şimdilik müsilaj oluşumu yok.
Şimdi verileri değerlendirme, rapor haline getirme ve makale yazma zamanı. Sonrasında bu sonuçları uygulama önerileri haline getirerek merkezi ve yerel yöneticilere ileteceğiz.
Ayrıntılı yazmamın nedeni, tüm istasyonlarda sıkılmadan bize eşlik ettiniz. Ne yaptığımızı bilmeniz gerekir diye düşündüm. Ayrıca ne yaptığımızı anlamak yerine eleştirmeye hevesli "dalarak bilim mi olur" diyenler de sadece dalmadığımızı bilsin istedim.
Çalışma Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü desteği ile yürütülen ÇAYIR-İZ ve PİNA-İZ Projeleri kapsamında gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında gittiğimiz her yerde bize TSSF'na bağlı dalış okulları büyük destek oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum.
Özellikle Çanakkale Balık Adamlar Dalış ve Eğitim Merkezi'nden Ercan Zeybek'e, Gemlik Azot Dalış Merkezi'nden Mesut Dağdagül'e, Gölcük Değirmendere Suatlı Topluluğu'ndan Murat Kulakaç'a, Karamürsel Su Sporları ve Dalış Spor Kulübü'nden Serdar Avcı'ya, Eskihisar Nefes Doğa Sporları'ndan Mustafa Atay'a çok teşekkür ediyorum.
MUTLUYUZ!
Çünkü Tekirdağ'dan başlayan Marmara Denizi turumuz devam ediyor. Çanakkale Boğazı hariç bütün istasyonlarda bebek pinalar çoğalıyor.
Çünkü hemen hemen bütün istasyonlarda deniz çayırları sağlıklı. Çayırların maksimum derinlikleri artıyor ve sınırların çoğu "ilerleyen" formda.
Çünkü hiç bir istasyonda "şimdilik" müsilaj yok.
Çünkü her yerde yavru balıklar var. Mevcut balık popülasyonlarında üreme devam ediyor.
Bu gönderide mutsuz hiç bir bilgiye yer vermeyeceğim. Bütün istasyonlar bittiğinde mutsuz olduklarımı, başka bir gönderi de riskleri ve beklentilerimi yazacağım.
Var ol Umut Pina!
Çok yaşa, hep yaşa!
Ömrün uzun olsun!
Kabuğuna müsilaj, kaçak ağ, çapa, deniz dolgusu değmesin!
Fotoğraf Mudanya'da @ugurkaradurmus hoca tarafından çekildi. Teşekkürler @KaradurmusUgur @azotdalismerkezi @eslemkurrt@alib10.5 @fealtunsoy@umutpina @pinaelcileri
Fatih Altaylı, Sencer Solakoğlu için ‘tüketimden gelen gücü’nü kullandı!
Altaylı kişisel blogunda, Sencer Solakoğlu‘na iktidar tarafından yapılan saldırıları yazdı. Kendi tavrını açıkladı:
“Sen CHP’ye mi katıldın. Al sana CHP, sen gölge bakan mı oldun, al sana bakanlık” dediler ve yaptılar.
Çünkü yapabiliyorlardı ve yapma yetkileri vardı.
Mesele bu kadar basit.
Peki ben ne yaptım?
Girdim internet sitesine her zaman yaptığım gibi, kıymamı, sucuğumu, sosisimi Feyz Çiftliği’nden ısmarladım.
Ne yapalım. Elimizden gelen bu.
Tüketimden gelen gücümü kullandım.”