Altı üstü futbol…
Savaşa gidiyor gibi tanıtımlar, marşlar yapıp, tank tüfek gösterisine, hamaset dolu sloganlara dönüşürse iş, olacağı bu…
Bir an için düşün; başka ülkelerin vatandaşısın…
Sana durup dururken tank, tüfek, savaş araçları gösteren bir rakibin var…
Ne hissederdin?
Rakip miyiz, düşman mı?
Cepheye mi çıkıyoruz, sahaya mı?
Oysa tanıtımda göstermemiz gereken futboldu; emek, mücadele, dostluk, fair play, futbolun sınırları içindeki değerlerdi…
Gösterebildik mi?
Her futbolcuya villa, şu kadar pirim söylemleri…
Kazansak, dünyanın tapusu bizim olacak gibi havalar…
Kibir, ego…
Kazanmadan, kazanmış gibi davranmalar…
Turnuvanın en sempatik takımı biz olabilirdik…
İlla futbolun dışında sunum yapılacaksa denizimizi, tatil bölgelerimizi, tarihi eserlerimizi, yemeklerimizi, misafirperverliğimizi, sıcaklığımızı vs. gösterebilir, bunu fırsata çevirebilirdik…
Efendi olmak, mütevazı olmak, işini iyi yapmak, çalışmak gibisi yok…
Umarım başarırız🇹🇷🇹🇷
Dün @radyospor dinliyorum. Herkes "kesin yeneriz, averaj önemli,çok atmalıyız" diye konuşuyordu.
AVRUPA BİZİ KISKANIYOR diyen kitlenin gazıyla bu sonuç normal.
Neyse..
Ben hem yorumlara bakıp gaza gelmedim ve gerçekçi oynadım, iddaa cepte.
Türk Milli takımını seviyorum ama..
Bu twitteki temel yanlışlar, rezilliklerden rezillik seçin:
1. burası askeri bir havalanı idi ve lojistik olarak kullanılıyordu.
2. Ama şimdi şahsının havalanı oluyor, zaten VİP havalanı olacak.
3. Bunu saklamak için adına Ankara ismi verildi.
4. Trump'ın uçağı insin diye pist uzatıldı.
5. Uzatma gerekçesi ile Şeker fabrikasına çöktüler.
6. Böylece bir taşla 3-5 kuşu öldürdüler.
7. Devlet konuk evi filan yapıldı ve kaçak saray tarafına kapı yapıldı.
8. Ego burası için çok sayıda toplu taşıma hattını yok etti, yolunu değiştirdi.
9. Her protokol uçuşu ile Barıkent ve Eryaman halkı jet motoru sesi ile zıplayacak.
10. dahası var ama kimse konuşmuyor. Ankara siyasetinin konuşmaması AOÇ'Ye çökülürkenki sessizliği benziyor.
11. bu böyle devam eder ama insanların çok bilmiyor, bakanın sözlerinin aslında ne anlama geldiğini duyurmak lazım.
@haydarozkan06@eskn__ Hortumla şu tuttum, içti..
Üzerinde keneler vardı.
Biraz kene ilacı sıktım dikenlerinin arasına, bir kaç saat sonra tertemizdi.
Sonra, kayboldu, gitti..
Seviyorum ben kirpileri.
Geceleri hariç.
Köpeklerden biri tarlanın ortasında yakalarsa havlar, havlaar, havlar... 🙃
Tahmini söyleyim size; Şirketler varlık fonuna devredilecek. Hepsinin toplamı beyaz et sektörünün %80'i.
Sonra burada şirketler komaya sokulacak. Ve yok pahasına tekrar satılacaklar.
Bu bir servet transferine dönüşecek
Şu an yediğimiz tavuğu çok daha pahalıya yiyor olacağız.
Hadi bunu geçtim. Yatırımcı güveni dibi bulacak. Yeni yatırımcı gelmeyecek, mevcut yatırımcılar da yurtdışına kaçacaklar.
"Bir ülke ekonomisi nasıl yok edilir"i bir film gibi izletiyorlar bize
İstanbul’un son kalan bakir yerlerinden biri olan Riva çayırları. Yaban hayatı açısından önemini bilseniz değil inşaat yapmak yakınından dahi geçmeye tereddüt ederdiniz. Orada çektiğim bu gökkuzgun The Guardian’da haftanın seçkisinde yer aldı. Riva çayırlarının ise ömrü bitmek üzere.
Bunun sebepleri arasında villa sitelerinin inşaatı. Kahroluyoruz her geçen yıl
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
Kaydı izledim. Minibüs sürücüsünün ceza hukukunu ilgilendiren bir eylemi yok.
Diğer kişi yol kesmiş, tam duyamamakla birlikte tehdit var sanırım, ayıp etmiş hem mesleğine hem konumuna.
Minibüsçüde ceza hukukunu ilgilendirir bir eylem yokken, dostlara ayıp etmeyelim diye her iki tarafa da soruşturma başlatmak haksız olmuş.
Dosyada belki de “küfür, tehdit” iddiası vardır, ondan başlamıştır. Kamera kaydı olayı tüm yönleriyle ortaya koyuyor.
Meslek taassubu olmadan yalnızca adaleti öncelersek meslekleri koruruz.
Erdoğan’ın imajı ağır darbe aldı...
Evet şu anda pek kimse farkında değil ama yıllardır seçim kaybetmeyen, girdiği her seçimi kazanan muzaffer Erdoğan imajı CHP’ye karşı yürütülen bu mutlak butlan davası ile çok ama çok ağır bir darbe aldı...
Erdoğan’ın yıllar boyunca binbir emek ile yarattığı bu imaj Kılıçdaroğlu’nun yıllardır iktidar ile işbirliği içinde olduğunun, Erdoğan’ın kazandığı seçimlerin esasında bir danışıklı dövüş ya da tabiri caizse şikeli maç olduğunun anlaşılması ile bir anda yıkıldı...
Zaten bu güne kadar geniş muhalif kesimler düzenlenen bu seçimlerde hep bir şaibe olduğunu, sandıklarda oyun düzenlenip oyların çalındığına inanır ve bunu her fırsatta iddia ederlerdi.
Son yaşanan bu olaylar ise bize düzenlenen oyunun çok daha derin ve kompleks olduğunu, Kılıçdaroğlu’nun her seçimde kazanması mümkün olmayan adayları sahaya sürerek seçimleri adeta Recep Bey’e hediye ettiğini gösteriyor.
Bu danışıklı dövüşün anlaşılması, şikeli maçların ortaya çıkması ne yazık ki çok uzun sürdü.
Evet, çok uzun sürdü çünkü iyi insanların aklı havsalası bu kadar iğrenç bir danışıklı dövüşü algılayamadı.
https://t.co/Id0ecJS2in