"En feci şey insanın artık aldanmayacağı yere gelmesidir. İşte ilk ölümümüz, orada başlıyor" diyor şair...
Çünkü aldanmak; içinde çocuksu bir saflık taşır...
Memuriyetimin bir buçuğuncu yılında Kendimi taşranın ortasında ; çıkarcı , menfaatçi , adaletsiz , cahil insanların arasında kalmış varoşuşsal krizler geçiren ve hep gitmek isteyen Nuri bilge ceylan film karakteri hissediyorum bazen de Sebahattin Ali gibi
hayatımı cok konforlu yapan bi ozelligim: hicbir seyi kisisel algılamıyorum hatta direkt bana soylenen seyleri de kisisel algılamıyorum hic uzerime alınma huyum yok tc kimlik numaramla soylense bile
Şunu kafanıza yazın: Bu noktadan sonra Türkiye'de sol, sağ, dindar, dinsiz falan yok. Vatanını sevenler ve bu vatanı bölmek isteyenler var. Başka hiçbir taraf yok. O yüzden herkes gardını buna göre alsın artık.
İlber Ortaylı demiş ki; “Sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız,’İyi geceler’ diyemeyecekseniz,Ona masallar anlatamayacaksanız,
‘Dua’ okuyamayacaksanız,
Akşam yarım saat konuşamayacaksanız,
ÇOCUK DOĞURMAYIN.” Hakikaten de öyle Tüm bu yaşanılan şeyleri düşündüğümüzde hocamızın ne kadar da doğru söylediğini anlamış oluyoruz. Çocuk büyütmek başka onu yetiştirebilmek bambaşka…
Camus ve Dostoyevski kitaplarında daima şunu hatırlatır. Başarısızlık ve yoksulluk bir utanç kaynağı değildir. Utanç yazgıdan gelmez, el alem korkusundan gelir.
Asıl yoksulluk cebin boş olması değil, ruhun başkalarının yargısına tutsak düşmesidir.
rabbim bana heves ver. ibadet hevesi, ders calisma hevesi, ögrenme hevesi, anın tadını çıkarma hevesi, yeni kisiler tanima hevesi, her anlamda bana afiyetli heves ver.
Babası, Ibrahim'den razı değildi.
Eşi ve çocuğu, Nuh'dan razı değildi.
Amcası, Rasulullah'dan razı değildi.
Siz ne kadar Ahlaklı olursanız olun,
Sizden razı olmayacak insanlar hep var olacaktır...