"Sanayi bitiyor;
enflasyon programı uğruna sanayici batıyor."
Doğru
Ama neden?
1-Mesela enflasyonda kamu israfından dolayı istenen düşüş gerçekleşmiyor
2-Faiz yüksekliği de doğru: Çünkü siyasi operasyonlar Enflasyon-Kredi makasını açtı. Ve reel faiz yükseldi.
Bu iki neden ise ekonomi programından kaynaklanmıyor. Tamamen siyasi tercih.
Yani sorumlu olan İKTİDAR... Ama bunlara ses çıkartan yok. NEDEN?
https://t.co/vxFyVz4Nl0
Bu zehirlenme vakası; ulusal ve global İyi Tarım Uygulamaları sertifikalarına sahip, ihracat yapan, ürünlerinde “sıfır kalıntı” bulunduğunu söyleyen kurumsal bir üreticide yaşanıyor. Öncelikle olayın nasıl meydana geldiği tüm şeffaflığıyla açıklanmalı. Tüm emekçilere de acil şifalar.
Tarımsal üretimde kullanılan pestisit, fungusit ve herbisit gibi zirai zehirlerin etkisini çoğunlukla soframıza ulaşan gıda ve kendi sağlığımız üzerinden tartışıyoruz. Bu nedenle “sıfır kalıntı”, “pestisit analizli ürün” gibi ifadeler tüketici tercihlerinde giderek daha belirleyici hale geliyor.
Oysa zirai zehirlerin sağlık üzerindeki etkisi sofraya gelmeden çok önce başlıyor.
İlk ve en doğrudan etki, bu maddelerle çalışan tarım işçilerinin sağlığı üzerinde. Ardından toprağın, suyun ve bütün ekosistemin sağlığı geliyor: toprak ve su kirliliği, faydalı böceklerin ve diğer canlıların kaybı, biyolojik çeşitliliğin azalması… Son halkada ise halk sağlığı var. Yani mesele yalnızca meyve ve sebzede ölçülen pestisit kalıntısından ibaret değil; gıdayı üreten sistemin kendisi bir sağlık meselesi.
Şimdi bir de şunu düşünelim:
Türkiye’de tarımsal üretimin çok küçük bir bölümü gerçekten zehirsiz ve ekolojik yöntemlerle yapılıyor. Belki yüzde biri. Pazardan, halden ya da marketten aldığımız ürünlerin büyük bölümü ise bu hâkim üretim sisteminin içinden geliyor.
Üstelik söz konusu vakadaki üretici sertifikalara, kurumsal standartlara, ihracat prosedürlerine ve belirli denetim mekanizmalarına sahip olduğunu iddia eden bir işletme.
Bunların dahi olmadığı üretim zincirinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, karşı karşıya olduğumuz sağlık krizinin boyutunu ciddiye almak zorundayız.
Konvansiyonel tarımın içinde yalnızca “kalıntısız” ürün arayarak sağlığımızı korumamız çok kolay değil.
İşçiyi zehirlemeyen, toprağı ve suyu zehirlemeyen, soframızı zehirlemeyen bir üretim sistemine ihtiyacımız var.
Yani mesele yalnızca daha güvenli gıda seçmek değil, zehirsiz ve ekolojik tarıma geçmek.
Süleymancılar soruşturması | Hilmi Tuna Kuriş yakalandı, 58 bin euro bulundu: Eski İçişleri Bakanı Şahin'e tahsisli araç trafikten men edildi!
https://t.co/ZPwOfFBcZ1
Mazota gelen 3 TL zamla mazot İstanbul’da 83 TL Anadolu’da 85 TL oldu
Süleyman Soylu “Gabar Dağı’nda çıkan petrol öyle kaliteli ki çıktığı gibi traktöre koy çalıştır” Gabar dağında petrol çıkıyor. Şimdi Amerika çıldırmaz mı, Avrupa çıldırmaz mı” 28 Ocak 2023
🔺Özelleştirme ardından gelen göçük: Ankara'da maden göçüğünde 1 işçi öldü, 4'ü ağır yaralı
🗣️Bağımsız Maden-İş: Yeraltında katledilmek kader değil, bize biçilen bu hayatı kabul etmiyoruz
🔺Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında meydana gelen maden kazasında 1 işçi yaşamını yitirdi, 19 işçi yaralandı. Tavan çökmesinin ardından oluşan basıncın işçileri savurması sonucu meydana geldiği belirtilen kazada yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu açıklandı. Kazayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılırken, Çayırhan madeninin özelleştirilmesinin ardından yaşanan ikinci büyük kaza olması dikkat çekti.
🔺Bağımsız Maden-İş tarafından yapılan açıklamada, "Holdinglere peşkeş çekilen, özelleştirilen madenlerde her geçen güç madenciler iş cinayetlerinde katlediliyor, kaybımızın arkasından "kader" deniliyor. Yeraltında katledilmek kader değil. Bize biçilen bu hayatı kabul etmiyoruz. Holding patronları, CEO'ları kadar biz de yaşamak istiyoruz" ifadeleri kullanıldı.
https://t.co/C1syQ9nRf2
Gündüz adliyede ifade verdi, akşam Harbiye sahnesine çıktı...
"Ha Leylim" şarkısı nedeniyle hakkında adli kontrol kararı verilen Mabel Matiz, yaşadığı süreci Harbiye konserinde anlattı:
"Çok zor bir gün geçirdim, adliye koridorlarından Harbiye sahnesine çıktım. Kendimi durdurmak istemiyorum, bütün kırılganlığımı size açmak istiyorum"
Bu halk çıplaktır! Bu halkı yurttaşlıktan atmak istiyorlar!
2019’da Elazığ Maden’de Camiikebir Mahallesi boşaltılırken insanlar evlerini, dükkânlarını bırakmaya zorlandı. Maden halkı nereye gideceğini sorarken Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Eti Gümüş A.Ş. Elazığ Şubesi üretime devam ediyordu.
Maden halkı anlatıyor:
“Cebimde yüz lira parayla, iki yüz lira parayla ben nereye gideceğim. Adam şimdi, fabrika sahibi, arkasını hükümete dayamış. Üretime devam ediyor.”
“Mağduriyetimizi Sabahattin Yıldız gidersin.
O gün Maden halkına yapılanı unutmadık. Bugün aynı yerde çalışan madenciler gasp edilen haklarımız için Ankara’da direniyoruz.
Sesimize ses olun!
#MadenciMutlakaKazanacak
Ticaret Bakanı,
"Deprem bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturdu Bu 105 milyar dolarlık yük olmasaydı hükümetimiz emekliye, esnafa, çiftçiye, işçiye, memura, gençlere ve kadınlara daha büyük imkanlar verebilirdi" demiş.
Külliyen Yalan...
Deprem öncesi devlet harcamalarının milli gelire oranı tarihimizin en düşük seviyelerine gerilemişti.
Deprem olmadan emeklinin, memurun ümüğünü sıkmaya başlamıştınız.
1999 depremlerinde beğenmediğiniz Ecevit milli gelire oranla ne kadar kaynak ayırdıysa, siz de anca o kadar ayırdınız.
işçi olduğunu unutturmak için plaza katına spor salonu açıp cuma pizzasıyla uyuttukları adam 2 hafta izin alabilmek için kendini arabanın önüne atıyor.
neoliberal illüzyonun çöküş özeti tam olarak bu video.
Kadıköy’de beyaz yaka çalışan bir kişi, iş yerinden iki haftalık izin alabilmek için kendisini görüntüleyen vatandaşa, “Beni döversen sana 100 bin TL veririm.” dedi; teklifi reddedilince kendisini bir aracın önüne atarak yaralandı.
Alparslan Kuytul'un avukatlığını yapan Bilal İpek ve kendisine hukuki yardım sağlayan avukat Alişan İnci gözaltına alındı
Kuytul, avukatsız ifade vermeye karar verdiğini açıkladı
https://t.co/dMsoOVpMDB