Herhangi bir erkek grubunda anket yapıldığını düşünmüyorum. Yapılıyorsa ağda da yaparlar, gay partisinde kestaneyi de çizdirirler, maniküre de giderler.
Hakanımın kolpalar yarsa da bu Rios Orkun'dan üç beş gömlek üstün ortasaha. Aynı görevimi yapıyor hayır ama safkan ortasaha. Isıran, dribling atan tam teçhizat Jon Snow gibi bir lavuk. Çok isterim.
- Annenin gönderdiği bu kurabiyeleri sevmedim.
+ Bu en iyisidir.
- O zaman neden yemedin? Beğenseydin yerdin. Geçenki limonlular çok güzeldi bak.
+ Yokluğuna alışmak istemediğimden yemedim.
- Abart... :)
Gündem falan olmadı amk istifa eden kim hani göster. Bu ülkede işçi mi yok? Ayrıca lokavttan, kötü maddi şartlardan ve emeğe yabancılaşmaktan isyan/istifa etmeyen işçinin çekiver kuyruğunu gitsin.
Z ile iyiyken her şey yolunda, kendimi dünyanın en güçlü adamı sanıyorum. Öyle de oluyorum hatta. Z ile kötüyken baharın ilk ayları sabaha karşı üstüne çiğ yağmış taze çimenlere bile düşmanca bakıyorum. Beni çok etkiliyor, her iki uç anlamında.
Benim canım hiç sıkılmaz en kötü anımda bile acaba Battal Gazi (Cüneyt Arkın) tek başına Aşil, Aragorn ve Jon Snow üçlüsünü alabilir miydi diye düşünürüm ve her seferinde de alır, sahneyi de kafada yaşarım.
Romanda episkopal kilisesini inceliyorum. Düğün adetleri, günlük ritüeller, mezhep farklılıkları, diğer Anglikan kiliselerden ayıran özellikleri vs. Çok bilgili dostlar takip ediyorum, konuya hâkim olan varsa tavsiye alırım. Kaynak tavsiyesi de ilaç olur.
Samsunluların vardır böyle hobileri.
Samsun demişken, gerçi hep Samsun demek istiyorum da, bir insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biri Samsunlu olması olabilir. Kemâl Paşam bile geldiğinde "Şifaya boğuldum..." diyor.
Samsun’da bir otelde uzun yıllardır çalışan bir personel, görev yaptığı süre boyunca fotoğraf çektirdiği ünlü isimlerle olan karelerini sosyal medyada paylaştı.
Yan masada genç kız arkadaşlar var sohbetin bir yerinde "İsmet İnönü o konuda çok iyi bak, Demokrat Parti zamanında Nato'ya girdik biz." dedi. Niçin dedi ne oldu anlamadım ama yaşlar küçük, sohbet anlamsız tatlılıkta. Bazen sadece konuşmak için konuşmak da iyileştirir :)
Araplar bir şeyin iyisinden bahsederken "bak bu İstanbulî" derler. İstanbul her ne kadar Türkler devrinde Türk sanılanlar tarafından ırzına geçildiyse de dünyanın merkezi, her şeyin en idealinin olduğu yerdir.
Sivas’ta bir çoban, yaralı ve bitkin halde gördüğü kurdun yanından geçen koyunlara dahi aldırış etmeden ölümü beklediğine fark edince duruma bir türlü anlam veremedi.
Allah kahretsin ve de gün yüzü göstermesin bu yaştaki adamı o şartlarda çalışmak zorunda bırakanlara. Sizi öyle böyle yok etmeyeceğiz oğlum sizin allahinizi da hafızalardan sileceğiz sizin o kodamanın dostu garibanın düşmanı allahinizin ve inandığınız her şeyin ırzına geçeceğiz
Ağrı Patnoslu 55-60 yaşlarındaki inşaat işçisi Nevzat Pehlivan, İstanbul Maltepe’de çalıştığı inşaatın 3. katından düşerek yaşamını yitirdi.
(İSİG Meclisi)
Romanı en son bıraktığımda 44 sayfa yazmıştım. Son bir haftadır ona eğildim, şuan 140 sayfa oldu. O kadar notum var ki daha romanın başındayım, bakalım nasıl yol alacağız. Gece araba sürmeye benziyor yazmak, etraf karanlık ve sadece farların gösterdiği yere kadar gidiyorsun ama++