Alışmış bizim millet hakkını savunamayana bağırmaya, karşısında konuşabilene de “saygısız” damgası yapıştırıyor. Pardon ya ezik egonuzu tatmin edemedim!
dünyadaki en güzel hislerden biri fark edilmektir. bu aralar suskunsun, bu yüzüğü ilk defa takıyorsun, bugün her zamankinden fazla sigara içtin, fazla ışık seni rahatsız eder, bu kahve sana acı, gözlerini kaçırdıysan bu konu seni üzüyordur. ben buradayım demek zorunda olmamak..
bahar senliklerine önem verilmedigi eglenmenin lüks sayıldıgı bir dönemde üniversite okumak icime oturuyo nolurdu yani her yıl sanatcılar üniversite üniversite gezseydi hepimiz eglenseydik gencligimizi yasayabilseydik nolurdu
kendini yetiştirme sancısı. yirmilerinin başıyla sonu aynı olmasın diye çırpınış. kendini kendine karşı kanıtlama sorumluluğu. ait olmadığın yerden kurtulma çabası. bitmeyen bir büyüme ağrısı.
sonsuza kadar bu bilinç benim mi olacak yani sonsuza kadar ben ben mi olacağım benden baska kimse ben olamayacak ve benden baska kimse hayatı benim gibi göremeyecek mi ve sonsuza kadar kendim mi olacağım tüm evrenlerde ve tüm yaşamlarda ben ben miyim yani
hayattaki en büyük hedeflerimden biri bütün güzel anlarımı arşivlemek.. bazen kalemimle yazarak, bazen kameramla fotoğraflayarak ömrümdeki her güzel anı kayıt altına almak ve dönüp baktığımda şükredilesi ne çok anı biriktirdiğimin farkındalığını yaşamak istiyorum.
ne ders çalışabiliyorum ne dizi film izleyebiliyorum ne de kitap okuyabiliyorum hiçbir şey yapmadan günlerin bitiyo odak sürem hiçbirini yapmaya izin vermiyo aklımı çıldırıcam