Unutma: Türk olmak, yalnızca bir soy değil, bir şuurlu duruş, bir medeniyet iddiasıdır.
Bilim yolunda, ilmin ışığında yolunu yürü.
Köklerin derin, yolun açık olsun.
Ey Türk evladı,
Sen, Orhun’da taşlara “devletim ebedî olsun” diye kazıyan Bilge Kağan’ın torunusun. Ataların, bozkırda gök kubbenin altında töreyle hükmederken, Çin saraylarını diplomasiyle dize getiren, Roma’ya diz çöktüren yiğitlerdi.
+++
Felsefe biraz da yolda olmaktır. Bu yolculukta birlikte yürümekten onur duyduğum başta Prof. Dr. Mevlüt Uyanık hocam olmak üzere; Bayram Tamtürk, Mustafa Özcanbaz ve Ayten Yılmaz hocalarıma gönülden teşekkür ederim.
DANİŞMENT, çok yakında raflarda…
sorgulamaya davet ediyor.
Geçmişten bugüne uzanan bir yolculukta; bazen bir ihtiyarın sözünde, bazen bir taşın sessizliğinde, bazen bir insanın hayatında karşımıza çıkan soruların peşine düşüyor.
Bu kitapta farklı hikâyeler ve düşünceler etrafında buluşan ortak bir arayış var.
sorgulamaya davet ediyor.
Geçmişten bugüne uzanan bir yolculukta; bazen bir ihtiyarın sözünde, bazen bir taşın sessizliğinde, bazen bir insanın hayatında karşımıza çıkan soruların peşine düşüyor.
Bu kitapta farklı hikâyeler ve düşünceler etrafında buluşan ortak bir arayış var.
DANİŞMENT – KUT’LU HİKÂYELERLE FELSEFE YAPMAK
Bir hikâye anlatılır…
Sonra o hikâyenin içinden bir soru çıkar. Soru, insanı düşünmeye; düşünce ise kendi köklerine götürür.
DANİŞMENT, hikâyeler üzerinden insanı, hakikati, Anadolu’yu, hafızayı, kültürü ve düşünceyi yeniden
DANİŞMENT – KUT’LU HİKÂYELERLE FELSEFE YAPMAK
Bir hikâye anlatılır…
Sonra o hikâyenin içinden bir soru çıkar. Soru, insanı düşünmeye; düşünce ise kendi köklerine götürür.
DANİŞMENT, hikâyeler üzerinden insanı, hakikati, Anadolu’yu, hafızayı, kültürü ve düşünceyi yeniden
TÜRKLERİN TOPLUMSALLAŞMA VE KAMUSALLAŞMA SÜREÇLERİ..
Türk Aklının Safevî Devleti üzerinden Şiî Müslümanlık tasavvurunun, Yavuz Sultan Selim ve Osmanlı Devleti ile Sultan Baybars ve Memlûk devletinde de Sünnî Müslümanlık tasavvurunun İslam dünyasında etkisi üzerine
ilk hafta ek okuma metni: HİKMET, FELSEFE VE METAFİZİK İLİŞKİSİ -İLAHİYAT FAKÜLTELERİNDE İSLAM FELSEFESİ ÖĞRETİMİNE DAİR BİR YAKLAŞIM-
https://t.co/7tDgUoK6hj
Puslu Kıtalar Atlası — İhsan Oktay Anar
“Gerçek dediğimiz şey, gerçekten yaşadığımız şey midir?”
Bazı romanlar okunmaz, içine girilir. Puslu Kıtalar Atlası tam olarak böyle bir kitap.
İhsan Oktay Anar, 17. yüzyıl İstanbul’unun sokaklarında dolaşan birbirinden tuhaf ve unutulmaz karakterlerin hikâyeleri üzerinden gerçeklik ile hayal arasındaki sınırı ortadan kaldırıyor. Uzun İhsan Efendi’nin düşleri, Bünyamin’in yolculuğu ve esrarengiz olaylar iç içe geçerken okur sürekli şu soruyla baş başa kalıyor: Gördüğümüz dünya gerçekten var mı, yoksa yalnızca zihnimizin kurduğu bir düş mü?
Kitabın en güçlü taraflarından biri, tarihî atmosferi fantastik ve felsefi bir anlatımla birleştirmesi. Anar’ın dili hem eski İstanbul’un ruhunu taşıyor hem de yer yer mizahi, ironik ve masalsı bir hâle bürünüyor.
Roman boyunca kader, özgür irade, bilgi, ölüm ve insanın dünyayı anlama çabası sorgulanıyor. Fakat bütün bu felsefi meseleler, hikâyenin önüne geçmeden anlatılıyor.
Belki de kitabın asıl güzelliği şu:
İnsan dünyayı anlamaya çalışırken, bir yandan da kendi kurduğu dünyanın içinde kayboluyor.
Puslu Kıtalar Atlası, bu yüzden yalnızca tarihî ya da fantastik bir roman değil; gerçekliğin ne olduğunu sorgulatan, hayal ile hakikat arasında dolaşan benzersiz bir edebiyat deneyimi.
Peki sizce yaşadığımız dünya mı gerçek, yoksa gerçek sandığımız şey yalnızca gördüğümüz bir düş mü?
📖 Çelebi Dergisi’nin 20. sayısında, Türk-İslâm medeniyetinin kültürel hafızasını şekillendiren kurucu metinlere odaklanıyoruz.
📚 Detaylı bilgi ve satın almak için:
https://t.co/VP2kAShyxB
Kırgızistan’ın uçsuz bucaksız yeşil yaylalarında özgürce dolaşan atlar, göğe uzanan dağlarla eşsiz bir manzara oluşturuyor. Doğanın ve göçebe kültürünün izleri aynı coğrafyada buluşuyor.
@Nursenakk_ Bu sözler laikliktir. Bizim ülkemizde bilhassa son 40 yıldır yaşanan siyasi olaylar laikliğin yanlış algılanmasına sebep oldu. Maalesef bu algıya Atatürkçü, muhafazakâr, herkes kapıldı. Oysa laiklik, tam olarak Atatürk'ün belirttiği gibi; her fikre, her inanışa özgürlük demektir.
Kültür, yalnızca geçmişten kalan bir miras değil; bir milletin kolektif hafızasıdır. Töre, dil, destan, inanç, devlet ve sanat… Hepsi Türk milletinin yüzyıllar boyunca taşıdığı hafızanın parçalarıdır. Kültürünü unutan millet, zamanla kendisini de unutur.
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.