Hacı Bektaş Veli’nin yüzyıllar öncesinden bizlere bıraktığı en büyük miras; ayrıştırmak değil birleştirmek, ötekileştirmek değil kucaklamak, kin değil sevgiyi büyütmektir.
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım” anlayışı bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörü, kardeşlik, adalet ve insanı merkeze alan felsefesiyle; farklılıklarımızı zenginlik bilerek, aynı sofrada, aynı gönülde buluşacağımız aydınlık yarınları hep birlikte kuracağız.
Hacı Bektaş Veli’yi sevgi, saygı ve rahmetle anıyor; Hacıbektaş’tan yükselen barış ve kardeşlik çağrısını yüreğimizde taşıyoruz.
Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir.
Çöpten kâğıt toplayan insanların da, mesai saati gözetmeksizin tarlada alın teriyle geçimini sağlayan insanların da sorunlarını çözmek için yola çıktım.
Benim siyaset anlayışım budur.
Büyük bir diplomasi zaferiyle bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tescilini sağlayan Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıl dönümünü kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan heyetimizin başkanı İsmet İnönü olmak üzere, tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Lozan, milletimizin bağımsızlık iradesinin, egemenlik hakkının ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en güçlü hukuki temelidir. Bu tarihi kazanımı, dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Bir kez daha ifade ediyorum: Parlamento açıldığında sunacağımız ilk kanun tekliflerinden biri, Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı 24 Temmuz’un “Lozan Barış Günü” olarak resmî bayram ilan edilmesi olacaktır. Çünkü Lozan, milletimizin tapu senedidir; bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin teminatıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi;
Bir asır önce, Savaş meydanlarında emperyalizmin boyunduruğunu kıranların,
Bugün, Saray otokratlarıyla “müzakere edilmez, mücadele edilir” diyenlerin partisidir.
Cumhuriyet Halk Partisi;
Atatürk’ün emaneti Partimizi bagaj olarak gören ve iktidar olmak için kurtulmak gerektiğini düşünen AKP mukallitlerinin değil,
Arınmak yerine Partimizi kendilerine siper etmeye cüret edenlerin değil,
Gerektiğinde göğsünü partisine siper edenlerin partisidir.
Saray’la “arka kapı” diplomasisi yürüttüklerini söyleyip aldıkları garantilere güvenenlerin,
“Karar çıkarsa bileklerimi keserim” diyecek kadar Saray’a ve ortaklarına bel bağlayanların,
Erdoğan’ın ayağına kırmızı halı serip CHP Genel Merkezi’nin gönderine forsunu çekenlerin,
CHP Milletvekillerinden AKP Genel Başkanını Meclis’te ayakta karşılamalarını isteyenlerin,
Saray’ın ortağının karşısında iki büklüm ceket ilikleyenlerin CHP milletvekillerine vereceği şeref dersi olamaz.
Bizler Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin üstüne titreyen, bu çatı altında ülkemiz için mücadele vermekten şeref duyanlarız.
Cumhuriyet Halk Partisi ne zaman dara düşse, Cumhuriyetin değerlerini içine hiçbir zaman sindiremeyenlerin, bu değerlere saldırmak için fırsat bulduğunun farkında olanlarız.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletimizin benimsediği Cumhuriyet değerlerinin, yaşam tarzlarının sigortası olduğunu bilenleriz.
Ergen tavırlarla, "ben yoksam partide olmasın" diyerek, partimizin üzerinde ter ter tepinmeye kalkanlar, ayrılırken partiyi de bitirmeye çalışanlar, sadece CHP'ye değil milletimize de kötülük yapmaktadır.
Bölgemizde kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemde, ülkenin sigortası olan partinin gücünü tırpanlamak, iyi niyetli olamaz.
Gün;
Küçük hesapların girdabında kaybolmanın, sığ limanlarda şahsi hırsların peşine düşmenin günü değildir.
Gün;
Bir asırlık tecrübeyle geleceği görme, devlet ciddiyeti ve sarsılmaz bir millet sevdasıyla tek yürek, tek bilek olma günüdür.
Cumhuriyet Halk Partimizin çatısı altında fazilet ve adalet mücadelesini, omuz omuza, eksilmeden, eğilmeden sürdürmeye kararlıyız.
Öyle bir dünyadayız ki
Edepsiz edepliyi bastırır
Haksız haklıyı astırır
Kurultaya şaibe bulaştıranlar kurultay için çağrı yapar…
Arınıp gelenlerle tertemiz bir kurultay yapacağız…
Türk edebiyatının ve şiirimizin önemli isimlerinden, “Zulme direnmektir hayat.” diyen; yaşamıyla da kalemiyle de zulmün karşısında, umudun yanında duran Ahmet Telli’nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Kalemiyle kuşaklara umut, vicdan ve direnme duygusu aşılayan; dizeleriyle hafızalarımızda iz bırakan değerli bir edebiyatçıyı kaybettik.
Ahmet Telli’ye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve edebiyat camiasına başsağlığı diliyorum.
Türk tiyatrosunun ve sanat dünyamızın değerli isimlerinden Zihni Göktay'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Sanata adanmış ömrü, sahneye kattığı eşsiz emek ve geride bıraktığı unutulmaz eserlerle daima saygı ve minnetle anılacaktır.
Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, sanat camiasına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Madımak, yalnızca Sivas’ta yitirdiğimiz canların değil; bu ülkenin vicdanında açılan derin bir yaranın adıdır.
2 Temmuz 1993’te aramızdan koparılan aydınlarımızı, sanatçılarımızı ve yurttaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Bu acı bize; eşit yurttaşlığın, laikliğin, birlikte yaşama iradesinin ve toplumsal barışın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Onların anısı, daha demokratik ve daha adil bir Türkiye mücadelesinde yaşamaya devam edecek.
#UnutMADIMAKlımda
RAHMETLİ KADİR İNANIR'A MI SORDUNUZ KILIÇDAROĞLU'NUN ÇELENGİNİN YERİNİ?
Terbiyesizlikleri ile...
Toplumsal değerleri tanımamaları ile...
Faşist tutumları ile...
İnsanı taraf olmaya zorluyorlar.
Artık her şeyi siyasetin aracı yaptılar.
Biri yumruk sıkıyor, diğeri seri katil gibi bakıyor.
Ama...
Müteahhit yatında puro tüttürüyorlar.
Biri yetimin parası ile araba döşetiyor..
Diğerleri çok lüks bir başka panelvanda devrim Türküleri söylüyor.
Yeter yahu!
Sabır taşı olsa çatlar.
Sade seçmen mi söyledi size delegeye para dağıtın diye.
" Millet aç aç" demekten başka sözünüz yok.
Doğru.
Ama açı tok yapacak doyuracak çareniz yok.
Yani...
Değişim adına tek kelimeniz yok.
Belli ki amacınız değişim değil yer değiştirmekmiş.
Bir sürü de Özgür Özel'in deyimiyle trol denilen paralı "piç"le herkese ağza alınmayacak hakaretler ettiriyorsunuz.
@iyiparti'nin bayrak mitingini okuyamıyorsunuz değil mi?
Kimse bulunmaz hint kumaşı değil.
Ayrıca bölücüsünüz.
DEM'den fazla etnik siyaset yapıyorsunuz.
DEM milltevekili ile işbirliği yapıp...
Lâikliğin kale komutanları Alevileri birbirine düşürdünüz.
@herkesicinCHP 'yi bölmeyi ise çoktan planlamışsınız.
Tamamı Özgür Özel'i destekleyen yetmez ama evetçiler ve Liboşlar bu kör döğüşünün oy artırdığını söylüyorlar.
Ama hayatın gerçekleri öyle demiyor...
Türkiye'nin en saygın araştırma şirketlerinden BETİMAR sonucu açıkladı: CHP %22
Çok üzgünüm ama gerçek de bu..
Suçunuz da bu!
Gelelim isyanımın nedenine...
Bizim geleneklerimize göre doğum, düğün ve ölüme farklı bir yaklaşım ve saygı vardır.
İstismar edilmez.
Siz de o da yok.
Mezarlıkta kadeh tokuşturmak milleti tanımamaktır,
İstismar etmediğiniz cenaze bir töreni kalmıştı...
Şimdi sıra ona da gelmiş belli ki.
Rahmetli Kadir İnanır'a mı sordunuz Kemal Kılıçdaoğlu'nun çiçeğinin salona alınıp alınmamasını.
Siz makul çoğunluğu enayi mi zannediyorsunuz?
Bu millet değerleri olmayana devleti teslim etmez.
Karne heyecanı yaşayan tüm evlatlarımızı yürekten kutluyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aklı, bilimi ve eğitimi merkeze alan Cumhuriyet idealini yaşatacak olanlar; bugün sıralarında emek veren, öğrenen, düşünen ve hayal kuran çocuklarımızdır.
Onları büyük bir özveriyle yetiştiren öğretmenlerimize, emek veren ailelerimize teşekkür ediyorum.
Her çocuğun eşit, nitelikli ve çağdaş eğitim hakkına kavuştuğu; hiçbir evladımızın yoksulluk nedeniyle geride kalmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.
Tüm öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum.
Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.