"Devrimci Yol saflarından beni ancak ve ancak ölüm ayırabilirdi. Ki bu da geride mücadelemizi kurtuluşa kadar sürdürecek yoldaşlar olduğu müddetçe, şerefli bir nöbet teslimi olarak, beni hiçbir şekilde korkutacak bir olay değildir."
Mustafa Özenç yaşıyor!
#Açıklama | Bugün “kral çıplak” demek olmazsa olmaz önemdedir
🚩 Sürecin başından beri atılan hemen her adıma, gündeme getirilen zorlama adlandırmalara ve beklentilere dair yaptığımız açıklamalarda da belirttiğimiz gibi ortada barış da çözüm de demokratikleşme de yok; birikimi de kazanımları da tutarlılığı da tasfiye etme süreci yaşanıyor.
🚩 Bahçeli de Erdoğan da Öcalan da Kandil de rolünü oynadı ve elbirliğiyle süreç bu noktaya getirildi. Sürecin başında olduğu gibi bu aşamada da “eleştireceksek biz eleştiririz, size ne oluyor” tutumu ile karşı karşıyayız.
🚩 "Bize ne oluyor" diye sormak anlamsızdır. Bu sorun ve süreç etrafında atılan her adım ve bunlar hakkında bir yaklaşım ve tartışma geliştirmek siyasetin ABC'sine dair bir konudur. Bu ülkede her konu olduğu gibi Kürt sorununun nasıl çözüleceği de nasıl çözülmeyeceği de mevcut sermaye iktidarını hangi adımın zayıflatacağı ve güçlendireceği de bizi doğrudan ilgilendiriyor.
🚩 Sürecin başından beri mevcut devlet yapısıyla entegrasyondan, o devlete güç katmaktan ve bölgede daha büyük bir güç haline getirilmesi amacından söz edilirken ve bu hedef, solun devrimci tarihinin birikimiyle meşrulaştırılırken, “yaşananlar bizi ilgilendirmez” diyebilmemiz imkansızdır.
🚩 Kaldı ki aslında “tamamen nötr kalın” da denilmiyor; “ne yaparsak yapalım destek olun, alkışlayın, arkamızda durun” deniliyor. “Bir irade, siyasal özne değil aparat olun” deniliyor. “Onlarca yıllık kavram setinizi, anlam setinizi, ezilenler ve sol adına üretilmiş doğruları, doğruluğu kanıtlanmış önermeleri unutun” deniliyor.
🚩 İşin daha vahim tarafı şu ki başından beri, “bu bizim çözüm anlayışımız değil, bu sınıf uzlaşmacı bir duruşun kendini tasfiye etmesidir” demesi gereken devrimci, sol yapılardan da büyük oranda net bir tutum gelmiyor.
🚩 “SDG ve özerk yönetimi ben kurdum ben feshederim; Irak Kürdistanı'ndaki kamp alanları da mağara sığınakları da silah da benim; boşaltırım da teslim de ederim” denilebilir. Ancak tüm bu yaşananların bir adı, tarihsel bir anlamı ve tüm ezilenleri ilgilendirecek sonuçları vardır. Ve gerçekte bunları tartışmak değil tartışmamak sorunlu bir duruştur.
https://t.co/K0JA54Cc4C
Kenan Evren görse madalya verir, bir tane bile sakıncalı törörö kitap yok. İlkokulda hocanın zorla yanıma oturttuğı sıkıcı çocuk gibi hissettiriyor kitaplık...
Ben Atatürk düşmanı bir sosyalist değilim fakat Kemalist de değilim. Marx olan biten rezilliğin ekonomi politikle akademik açıklamasını yapmıştır. Lenin de öncü parti ve teoriye eklentisiyle ilkel bir tarım toplumunu 30 senede nükleer silah üretecek bir konuma getirmiştir. Bunu emperyalist güçlerle mücadele ederken ve İkinci Dünya Savaşı ile birlikte Nazileri rezil ederek yapmıştır. Türkiye'nin 1950'den sonra konumu bellidir.