Hayatın geçici olması, onu anlamsız yapmıyor.
Belki tam tersine, değerli yapan şey de bu kırılganlığı.
Bir gün biteceğini bilmeseydik:
sarılmalar bu kadar kıymetli olmazdı,
bayramların duygusu olmazdı,
özlem diye bir şey oluşmazdı,
zamanın değeri hissedilmezdi.
Belki insanın huzuru, hayatı tamamen kontrol ettiğinde değil; kontrol edemediği bir evrende anlamlı yaşamayı öğrendiğinde başlıyor.
🔴#SONDAKİKA | İspanya hükümeti, İsrail'in İspanya’ya yönelik tehditlerine sert karşılık verdi:
• Sizi karalamıyoruz, sizi tanımlıyoruz: Siz, soykırımcı ve suçlu bir rejimsiniz.
• Hepiniz Uluslararası Ceza Mahkemesinin önüne teker teker çıkacaksınız.
Bugün karşılaşılan manzara şunu gösterdi ki 250 yıllık geçmişi olan Amerika Devleti 2500 Yıllık İran Medeniyeti karşısında çırak çıktı. Hala bir devlet aklı tesis edememiş elindeki tek güç ileri derece teknolojik imkan.
Yüzlerce yıllık tarih bize Amerika'nın öğrenmeyi ısrarla reddettiği şeyi öğretti: İmparatorluklar düşman eksikliğinden çökmez; savaş makinelerinin doymak bilmez açlığı altında çökerler.
7 Ekim’in yıl dönümünde herkes onu aradı, sesini duymak istedi ama o sessizliğe yelken açmıştı…
Ebu Ubeyde yoktu ama yaptığı son konuşmada hepimizi hasım olarak ilan etmişti:
"Sizler Allah'ın huzurunda bizim HASIMLARIMIZSINIZ!"
Suriyeliler baktığında “tek laik Arap rejimi” değil berbat bi aile saltanatı, Muhaberat korku rejimi, katliamlar, işkenceler görüyor.
O yüzden yıkılırken kimse kılını kıpırdatmadı.
Ama Türk solcusunun bunlar umurunda değil.
O Esma Esad’ın başının açık olmasından başka bi şey görmüyor.
Tıpkı yıllardır Türkiye’ye bakarken görmedikleri gibi…