@MBH_Medya Emeklerinize yüreğinize sağlık
Birlik ve beraberliğin kardeşliğin bu kadar güzel anlamlı olmasına sebep vesile olan emek sahibi herkesten Allah razı olsun @AliCoban52
MİLLÎ BEKÂ HAREKETİ 3. GELENEKSEL PİKNİK ŞÖLENİ COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Millî Bekâ Hareketi olarak düzenlediğimiz 3. Geleneksel Piknik Şöleni, Genel Başkanımız Sayın Ali Çoban'ın öncülüğünde büyük bir coşku ve kardeşlik ortamında gerçekleştirildi.
Çeşitli sivil toplum kuruluşları ile siyasi parti temsilcilerinin katıldığı programda birlik, beraberlik ve dava şuuru bir kez daha güçlendi.
Gençlik Kolları Başkanımız Sayın Burak Atasoy ve kıymetli Ufuk Hocamız, seslendirdikleri millî ve yöresel eserlerle programa renk kattı. Programda ayrıca ülkemizin ve İslam âleminin güncel meseleleri ele alınırken, Doğu Türkistan ve Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Programımıza verdikleri kıymetli desteklerden dolayı İstanbul Bağcılar Belediye Başkanı Sayın Yasin Yıldız'a teşekkür ediyor; katılım sağlayan tüm misafirlerimize, STK ve siyasi parti temsilcilerine, gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Davamız bir, hedefimiz bir, gönüllerimiz bir!
Millî Bekâ Hareketi olarak; milletimize, devletimize, bayrağımıza ve mukaddes değerlerimize sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Allah birliğimizi daim eylesin. Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe! 🇹🇷
Millî Bekâ Hareketi Genel Merkez Tanıtım Medya Başkanlığı
@AliCoban52@yasinyildizbb@Mustafa42621867@GulayocalanDeva
#MillîBekâHareketi
#DavamızBir
#BirlikVeKardeşlik 🇹🇷
Bir süredir milletimizden çokça şikâyet aldığımız yetkisiz çakar ve tepe lambası kullanımıyla ilgili cezaları artırıyoruz.
Ruhsatsız ateşli silahlar konusunda da kapsamlı bir düzenlemeyi hayata geçiriyoruz.
Her iki hususta da bundan sonra kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.
Kamu kurum ve kuruluşlarının inceleme ve denetleme faaliyetlerinin daha etkin ve düzenli bir şekilde yürütülmesi amacıyla bir adım daha atıyoruz.
Denetim konusunu düzenleyen bir genelgeyi inşallah bugün yürürlüğe koyuyoruz.
Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulumuz; teftiş, rehberlik ve denetim faaliyetlerini bundan sonra çok daha sıkı takip edecek.
Hatası, kusuru, ihmali, yanlışı olan kim varsa bunun gereğinin yapılmasını temin edecek.
Devlet kadroları içinde farklı vasıflarda çalışan herkesin görevi, halkımıza en iyi şekilde hizmettir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti 85 milyonun tamamının hizmetindedir, bütün vatandaşlarının emrindedir.
Çarşamba akşamı Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deyken Amerika’nın seçilmiş başkanı Sayın Trump’la yaptığımız telefon görüşmesinde hem kendisini tarihî seçim zaferinden dolayı tebrik ettik hem de Gazze ve Lübnan’daki katliama dikkat çektik.
Sayın Trump’tan ikinci başkanlık döneminde eski yönetimin hatalı politikalarını terk etmesini bekliyoruz.
Sayın Başkan’ın savaşları sonlandırma noktasında elini taşın altına koyacağına yürekten inanıyor, bunu da samimiyetle temenni ediyoruz.
Daha fazla kan akmaması; özellikle kadın ve çocukların hayatına mal olan, onların hayatını mahveden bu çatışma, savaş ve gerilimin sona ermesi için biz de elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye devam edeceğiz.
Budapeşte’de gerçekleştirilen Avrupa Siyasi Topluluğu 5’inci Zirvesi’nde, kıtanın yüzleştiği çok boyutlu güvenlik sınamalarını ele almak üzere bir araya geldik.
Avrupa Siyasi Topluluğunu kıtamıza yönelik ortak tehditleri samimiyetle ele aldığımız bir platform olarak görüyoruz.
Ukrayna’daki savaşın yol açtığı olumsuzluklar her geçen gün daha da derinleşiyor.
Diğer yandan, yol açtığı yıkım ve sivil zayiat bakımından Ukrayna’daki savaştan çok daha büyük bir insanlık trajedisi Orta Doğu’da yaşanıyor.
50 bine yaklaşan can kaybı dikkate alındığında ateşkesin ivedilikle sağlanması, kesintisiz ve yeterli miktarda insani yardımın bölgeye ulaşması için İsrail’e her boyutta baskı yapılması elzemdir.
Bir diğer önemli husus Filistin’in devlet olarak tanınmasıdır.
İrlanda, Norveç, İspanya ve Slovenya’nın bu yönde attıkları adımları takdirle karşılıyor, kendilerini ülkem ve milletim adına tebrik ediyorum.
Küresel adalete ve barışa katkı vermeleri için Filistin’i henüz tanımayan tüm ülkelere bunu yapmaları çağrısında bulunuyorum.
Terörizme karşı iş birliği ve dayanışma halinde, terör örgütleri arasında fark gözetmeksizin mücadele hepimizin sorumluluğudur.
Terör örgütü PKK ve FETÖ ile mücadelede Avrupalı ortaklarımızdan somut iş birliği görmek istiyoruz.
Avrupa’da nefret, İslam karşıtlığı ve ırkçılık, sosyal uyumu ve istikrarı zedeliyor.
Yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının yalnızca Müslümanları ve göçmenleri değil, toplumun tamamının huzur ve güvenliğini tehdit eden bir temel insan hakları sorunu olduğu artık kabullenilmelidir.
Türkiye gibi kıtanın refahı ve güvenliğine önemli katkılar sunan bir aday ülkenin katılım sürecinin yıllardır engellenmesinin makul bir izahı yoktur.
Mevcut jeopolitik konjonktürde üyelik perspektifimizin güçlendirilmesinin hem Avrupa’nın hem yakın coğrafyamızın yararına olacağı açıktır.
Türkiye olarak Avrupa Birliği’yle ilişkilerimizin sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi için diyalog ve iş birliğine hazırız.
Sırtından hançerlenmenin öfkesini sosyal medyadan sürekli birilerine hakaret ederek çıkarmaya çalışanlara sadece acıyarak bakıyoruz.
Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, eski Türkiye’nin unutulmaya yüz tutmuş kötü hatıraları olarak anılmaktan kurtulamayacaklar.
Türkiye’yi kalkındırma mücadelemizde 22 yıl boyunca pek çok engelle, çok çeşitli zorluklarla karşılaştık.
Biz köprü, yol, havalimanı, baraj, fabrika inşa ederken; sondajlarla petrol, doğal gaz ararken; yılların ihmallerini ortadan kaldırırken muhalefetin ve belli çevrelerin neler yaptığını hepimiz hatırlıyoruz.
Öyle trajikomik durumlarla karşılaştık ki…
“Millet yol mu yiyecek” diyen vizyonsuzları mı ararsınız, Gazi Mustafa Kemal’i bahane edip ülkemizin dünyada ilk 3’e girdiği İHA ve SİHA’larına saldıranları mı ararsınız, “iktidara geldiğimizde savunma sanayisi projelerine dokunacağız” diyenleri mi ararsınız?..
Velhasıl iktidara muhalefet etmeyi sermaye ve yatırım düşmanlığına dönüştüren zihniyetin her çeşidine şahit olduk.
21’inci yüzyıl Türkiye’sine asla yakışmayan bu arkaik zihniyetin, 13 seçim yenilgisi sonrasında, bizzat partileri tarafından Türk siyasetinden perte çıkarılmasını ülkemizin kalkınma yolculuğu adına, Türkiye’nin aydınlık geleceği adına fevkalade önemli buluyoruz.
Eskiden olduğu gibi ülkemizin siyasetini zehirlemeyi, milletimizi birbirine düşürmeyi başaramayacaklar.
85 milyonun arasına öfke ve nefret duvarları öremeyecekler.
Allah’ın izniyle biz de bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz.
Bizim tek bir derdimiz var, o da bu ülkeye aşkla hizmet etmek.
Bizim tek bir gayemiz var, o da insanımızın hayır duasını almak.
Bizim tek bir hedefimiz var, o da Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek.
Bunun dışında hiçbir derdimiz, hedefimiz, endişemiz yoktur.
Nazi ve katil İsrail Dışişleri Bakanı Katz bir cinayet şebekesinin üyesidir.
Katz, cinayet ve soykırımla övünen bir barbarlığın görevlisidir.
Katz ve benzeleri insanlığa karşı işledikleri suçlar sebebiyle, insanlık değerlerinin savunucusu Cumhurbaşkanımıza saldırmaktadır. Çünkü insanlık düşmanı bir cinayet ve soykırım şebekesinin tetikçisidir.
Gazze direnişi, insan onurunun doruk noktasıdır. Eninde sonunda insan onuru barbarlığı yenecektir.
Katz ve diğer caniler insanlık değerlerini savunan hukuk önünde mutlaka hesap vereceklerdir.
Ceza soruşturmalarında gizlilik kuralının gayesi hakikati örtmek değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyecek müdahalelerin önüne geçmektir.
Milletimizin gündemini meşgul eden, 85 milyonun yüreğini yakan son hadiselere bu zaviyeden bakılmasında yarar görüyoruz.
2024 Türkiye’sini 30-40 yıl öncesinin kalıplarına mahkûm etmek, ülkemize yapılacak çok büyük bir haksızlıktır.
Dünya değişirken; ekonomide, üretimde, teknolojide yeni güç merkezleri ortaya çıkarken biz de kendimizi buna adapte etmek mecburiyetindeyiz.
Türkiye’nin dış politikada kendine yeni rotalar keşfetmesi tenkit edilecek değil; takdir edilecek, övgüyle karşılanacak bir çabadır.
“Türkiye’nin Afrika’da, Latin Amerika’da, Asya’da ne işi var” demek, küresel siyaseti doğru bir şekilde okuyamamaktır.
Dış politikamızı, bölgesel ve küresel meselelerdeki tutumumuzu anlamamakta ısrar edenler, hatta anlayıp da inatla çarpıtanlar olduğunun farkındayız.
Biz bunlara asla ve asla kulak asmıyoruz.
Ülkemizin gerek Şanghay İşbirliği Teşkilatı gerek BRICS gerekse ASEAN’la diyalog zeminini genişletme iradesinin arkasında işte bu yaklaşım vardır.
Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinin ve en büyük 5 ekonomisinden 3’ünün bulunduğu Asya-Pasifik ve Hint Okyanusu coğrafyasıyla iş birliğimizi güçlendirmemizden daha doğal hiçbir şey olamaz.
Türkiye’nin ekseni de rotası da bellidir.
Üyesi olduğumuz, parçası, mensubu olduğumuz ittifaklar da bellidir.
Her zaman söylüyorum, Türkiye olarak yüzümüz elbette Batı’ya dönüktür ancak bu Doğu’ya sırtımızı döneceğimiz, Doğu’yu ihmal edeceğimiz, Doğu’yla ilişkilerimizi geliştirmeyeceğimiz anlamına kesinlikle gelmez.
Siyah beyaz bir dünyada, iki bloktan birinin tercih edilmek zorunda olduğu bir dünyada artık yaşamıyoruz.
Kazan-kazan temelinde, dengeli, karşılıklı saygıyı esas alan bir yaklaşımla iş birliğimizi tüm ülkelerle, tüm aktörlerle geliştirmeyi arzu ediyoruz.
İnşallah son 22 yıldır olduğu gibi korkularla değil, öz güven içinde hareket etmeyi sürdüreceğiz.