İstanbul’da 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın katili 14 yaşındaki E.Ç.’ye 18 yıl 10 ay hapis cezası verildi.
E.Ç., yasa gereği 11 yıl 10 ay tutuklu kalacak.
Bu cezanın 4 yıl 10 ay 22 günü kapalıda, 7 yılını açık cezaevinde geçirecek.
E.Ç., 25 yaşında sokağa salınacak!
Bugün yayınlanan Resmi Gazete ile kamu malı olan köprü ve otoyolların işletmesi 30 yıllığına satışa çıkarıldı. Bu özelleştirme adeta para basan bu kamu işletmelerinin gelecekte elde edecekleri gelirlerin bugün peşin olarak, daha ucuza tahsil edilmesini sağlayacak. Satılan şey vatandaşların geleceği. Bu düzenlemenin geri çekilmesini talep ediyor, tüm vatandaşları buna karşı ses çıkartmaya davet ediyoruz. #KöprülereDokunma
SAHİL HAKKINIZ GASP EDİLİYOR.
TÜRKİYE’DEKİ SAHİL KUMLARI ÇALINIYOR.
ÖZEL İŞLETMELER SAHİLLERE ÇÖKÜYOR.
HİÇBİR YETKİLİ İSE BUNA DUR DEMİYOR.
SAHİL HAKKINIZIN GASP EDİLMESİNE SESSİZ KALMAYIN. BİR 10 SENE SONRA BU SENE GİRDİĞİNİZ SAHİLLERİ SE BULAMAYACAKSINIZ.
Sahil işgalleriyle ilgili; Çeşme belediyesi, İzmir Belediyesi, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı bir açıklama yapmadı.
Beni bu konuyla ilgili arayan tek yer İzmir Belediye başkanının basın danışmanı oldu.
Onun derdi de kendisini Çeşme Belediyesi basın danışmanı olarak karıştırılmasına üzülmesiydi. Terk derdi buydu.
Bunun dışında yapılan hiçbir şey olmadı. Her konuda birbiriyle kavga eden siyasiler konu sahiller olunca tek kelime etmiyorlar.
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
İspanya ve Türkiye'nin sahil bölgelerinde çektiğim görüntülere bakın:
• 1. görüntü Türkiye - İzmir 🇹🇷
• 2. görüntü İspanya - Mallorca 🇪🇸
İspanyol hükümeti ve belediyeleri, hiçbir sahil alanının işgaline İZİN VERMEMİŞ. VATANDAŞIN HAKKINI KORUMUŞ.
Türkiye'de ise milyonlarca insan dar halk plajlarına sıkıştırılmış.
İki görüntüyü de ben çektim. Herkesin gözü önünde bu milletin hakkına giriliyor.
🇪🇸 İspanya'da dünyanın en güzel sahillerine 0 TL vererek giriyorsunuz.
🇹🇷Türkiye'de ise kapatılan sahillerde ya otel müşterisi olmak zorundasınız ya da oralara çökenlere en az 3 bin TL ödemek zorundasınız.
Türkiye'de vatandaşlar ağır vergiler öderken sahil hakkı bir grup şahsın eline verilmiş.
Ne bakanlık ne de belediyeler adım atıyor. Hiçbir partiden kişi bununla ilgili adım atmıyor.
Bu hak sizin hakkınız bunu normalleştirmeyin en azından hangi partiye oy verdiyseniz onun yetkililerine hesap sorun. Bu iş böyle giderse hiçbir noktadan denize giremeyeceksiniz.
Bu belediyeler siyasiler birbirini yemekten başka işe yaramıyorlar. Bunlara hesap sorması gereken sizlersiniz. O deniz ve sahiller hepinizin.
@izmirbld@csbgovtr@cesmebld@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz
Türkiye'de vatandaşın SAHİL HAKKI GASP EDİLİYOR. Ve bu gasp gizlice yapılmıyor, herkesin gözü önünde gerçekleşiyor.
İlgili bakanlıklar, belediyeler bu gaspı izliyorlar.
4 tarafı denizlerle çevrili Türkiye'nin sahil bölgelerine kim olduğu belirsiz insanlar çöküyor.
Bu haber için İzmir'deki beach club dedikleri yerlere bizzat girdim ve sahile girmek için bu şahıslara 8 bin TL ödemek zorunda kaldım. Bunu vermezseniz içeriye alınmıyorsunuz.
SAHİLLER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKKIDIR.
Vatandaşın bu hakkını gasp edenler memlekette sahil alanı bırakmamışlar. Antalya, İzmir, Muğla...
Her şehrin en güzel sahillerine KM'lerce çökülmüş.
İspanya ise sahillerinin her noktasını 20 yıl boyunca korumuş ve İspanya'da da 'SAHİLLER HALKINDIR' kanunu var.
Aynı yasalar Türkiye'de de olsa, herkesin gözü önünde milletin hakkı GASP EDİLİYOR. Tüm bu sahil noktalarını tek tek inceledim.
Bu çalışmamın daha fazla insana ulaşması için beğenip paylaşabilirsiniz. Bu gaspların tüm belgelerini paylaşmaya devam edeceğim.
Yaptığım belgeselin 20 dakikalık halini Youtube'da paylaştım: https://t.co/yurMUQTbHB
Demek istediğim tam anlamıyla buydu.
İsrail’in ofansif ön almaları şimdiden başladı. Öyle ki, 15 yıl Suriye’nin tüm yükünü çeken, askeri, sivil, ekonomik bedel ödeyen ülkeyi Batı’ya tanıtma biçimleri bu.
Her kurum ve kuruluşumuz da mutlaka İsrail masası olmak zorundadır.
Memleketimden bir “ahlak” ve “babacanlık” hikayesi
Bugün kızım Bağdat Caddesi’den Göztepe’ye gitmek için uygulama üzerinden bir taksi çağırmış. Araç gelip bindiğinde taksici “Çekmeköy’e iş çıktı, keşke seni kabul etmeseydim” demiş. Kızım adamın tavrından rahatsız olup “isterseniz onu kabul edin ben inerim demiş”. Adam hemen kabul etmiş, kızımı indirmiş. Kızım inerken yolculuğu uygulama üzerinden de iptal etmesini hatırlatmış.
Buna rağmen taksici, aşağıda görüldüğü üzere, yapmadığı yolculuğun ücret talebini göndermiş ve hala iptal etmiyormuş.
Bu düzeltilir bir şekilde, fakat bu küçük hesap kafası ve ahlak anlayışı büyük sorun maalesef…
Kızım taksiden indiğinde orada bekleyen diğer taksiciler kızıma “ne oldu” diye sormuşlar, durumu anlayınca da “çocuğu nasıl arabadan indiriyorsun, hiç utanman yok mu” diye adamın üzerine gitmişler, adam kaçmış.
Kızım gene oradaki taksicilerin yönlendirmesi ile 153’ü aramış, şikayet etmiş, BiTaksi ile de görüşmüş.
Başka vesileler için yazmıştım, bu olay da benim gözümde bir kez daha teyit ediyor ki memlekette para kazanayım da ne olursa olsun mantığı artık her alanda hakim. Neyse ki hala vicdan sahibi, yol ortasında bir genç kızı indirebilecek kadar gözünü para hırsı bürümüş tiplere meydan okuyan insanlarımız var da memlekette bir şeylerin düzeleceğine dair umudumuzu yitirmiyoruz.
Umarım gereğini yaparsınız:
@bitaksi@iteo34@IBBcozummerkezi
Mersin Akdeniz’de PKK’nın 15 Ağustos 1984’te TSK’ya karşı ilk silahlı saldırısını gerçekleştirdiği Şemdinli ve Eruh baskınları kutlandı.
Kutlamalara çocukların da dahil edildiği görülüyor.
Görüntüleri DEM Parti Milletvekili Ali Bozan paylaştı.
Saldırılarda Jandarma Onbaşı Komando Er Süleyman Aydın ve Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş şehit düşmüştü.
Baskında, terörist grubun garnizonun içine sızmasında yol gösteren Seferi Yılmaz olmuştu.
Seferi Yılmaz, ilerleyen yıllarda Şemdinli Belediye Başkanı olmuş ve birinci çözüm sürecinde komisyonda dinlenmişti.
Değerli El Salvadorlular, bir terör örgütü liderinin talimatıyla hukuk okuduktan sonra işgal ettikleri barolardaki networkleriyle, ağır cezaların suçluları suç işlemekten caydırmayacağı yönünde propaganda yapacak bazı kıymetli bireylerden yoksunlarmış diye yorumladım.
İzmit Belediye başkanı göz altında.35 Belediye başkanı tutuklanmış.Bir anlamda muhalefetin kazandığı son yerel seçimler iptal edilmiş oldu.Ceza muhakemesindeki bir tedbir olan tutuklama siyasi bir enstrümana dönüştü.
Belediyeler sürekli olarak Mülkiye müfettişleri ve Sayıştay tarafından denetlenir.Usulsüzlükler rapora bağlanır,gerekirse ceza davası açılır.Kural olarak işleyiş böyledir.Şimdi bu sistemin dışına çıkılmış ve muhalefet partisinden seçilmiş belediyeler,sürekli operasyon ve tutuklamalarla adeta felç edilmiştir..
Yolsuzlukların soruşturma ve kovuşturması hukuk kuralları dışına çıkarak yapılarak, gerçeğe ve adalete ulaşılamaz.
Türkiye acilen ve amasız hukuka dönmelidir..
@alicanuludag oluşturduğu liste için👇🏼
Ardahan’a bir dosyam için 4-5 kez gitmiştim. Hayatımda gördüğüm en şehir olamamış, bakımsız, atıl kalmış ilimizdi diyebilirim. Bu fotoğraflarda böyle yemyeşil göründüğüne bakmayın. Kışın o insanın içine işleyen soğuğu, çamur içindeki sokakları ve gri rengiyle gerçekten yaşanması zor bir yerdi.
Vali bey o şartlar altında yapılabilecek en iyi işlerden birini yapmış. Şehre bir misyon kazandırmış. Üstelik bunu nispeten kolay ulaşılabilir bir spor dalı olan bisikletle, festival düzenleyerek yapmış.
Bu Vali hiçbir şey yapmasa, öylece gelip koltuğunda oturup gitse başına bir iş gelmeyecekti. Bir fark yaratmaya kalktı ve “tayt giyen vali mi olur” denilerek görevden aldırıldı.
Biz niye böyleyiz ya? Biz niye güzel olan her şeye düşmanız? Anadolu’nun en ücra köşesinde, buz gibi bir şehirde yaşayan insanların hayatına bir renk gelmişti. Biz niye her şeyi griye boyamayı kendimize görev ediniyoruz?
@ProfDemirtas Benzer süreci ben de yaşadım. 24 saatte doktora gittim. Önce IV sonra tablet olarak 2 hafta süreli kortizon tedavisi ile duyma geri geldi ama uğultu kaldı.
Bıçaklı saldırganı cep telefonu ile videoya çekmeye çalışırken bıçaklanarak öldürüldü.
Trafik kazası sonrasında çıkan kavgada gerçekleşen bıçaklı saldırıda 25 yaşındaki bir genç hayatını kaybetti, babası ve kardeşi ise ağır yaralandı.
Bıçaklı bir saldırgana karşı vatandaşın kendini koruyabileceği tek şey bir "cep telefonu" 🤦🏻
Maalesef mevcut sistemde vatandaş canını koruyamıyor; sadece ölümü sonrasında 'işler kolaylaşsın' diye katili aleyhine 'delil' toplayabiliyor.
Yasal ve bilinçli bireysel silahlanmaya karşı çıkan herkes her geçen gün, haklı ama 'ölü' olmaya biraz daha yaklaşıyor.
Neyse, siz yine de silah yerine mega'cinsel' değeri yüksek cep telefonları alın.
En azından katilinizin 4k videosunu çekersiniz.
Ben 16 dakikamı heba ettim ki sen harcama:
"Apolitiğim, ne sağdayım ne soldayım" diyor.
19 Mayıs ne AKP'nin ne CHP'nin bayramıdır. Bir devletin var olma iradesinin başlangıç tarihidir.
Bunu "politik" gören adam apolitik değildir. Pozisyonu nettir.
İstanbul’da metroda alkollü bir grup Galatasaray taraftarı, kendilerini uyaran yaşlı vatandaşı tekme tokat dövdü.
Yaşlı kadının oklava ile müdahale çabası sonuçsuz kaldı. https://t.co/Tp4WdGlXo4
Bir baba, kızının ölümüne neden olan kazaya dair süreci anlattı:
- 18 Mayıs’ta Pendik sahil yolunda Işıl Öykü Dinç, yaya geçidinden geçerken aşırı hızlı bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.
- Olay akşamı polis memurları şoförün kadın olduğunu, kazadan sonra durmayıp kaçtığını ve yolda fren izi dahi olmadığını belirttiler.
- Olay günü orada olanlar ve cenazeye katılan taziye sahipleri de şoförün kadın olduğunu söylemelerine rağmen, davada yargılanan bir erkek oldu.
- Yargılanan erkek şahıs tutuklandıktan sonra bir avukata vekalet verdi; bu avukatın devreye girmesiyle olay yerindeki 15 kameranın çalışmadığı bilgisi paylaşıldı.
- Dosya üç günde üç savcı değiştirdi ve sonrasında zanlı bir gün içinde hazırlanan iddianame ile serbest bırakıldı.
- Babanın iddialarına göre karşı taraf siyasi gücünü kullanarak dosyadan kurtulmaya çalışıyor ve sahte olay yeri tutanakları düzenleniyor.
- Avukatın para teklifini kabul etmedikleri için kızlarına "intihar meyilisi" ve "ünlü olma sevdalısı" gibi ağır iftiraların atıldığı bir dilekçenin dava dosyasına sunulduğunu ekledi.