Tutuklu İbb imar müdürü Ramazan Gülten (kaçak yapıları yıktırırken dayak yemişti hatırlarsanız)
Hiç gelirleri yokmuş.
Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Kitabın adı Müjde Kuşu. Kitap 113 TL.
Kılıçdaroğlu'nun dünkü yayınında ayrıntıları sıyırırsak, ana tema şuydu: Ben mükemmelim, kusursuzum, bende hata veya leke olmaz, geçmişte başarısızlık gibi gözüken şeyler bile aslında başarısızlık değildi.
Kerameti kendinden menkul, hangi somut veriye dayandığı bilinmeyen bir mükemmellik iddiası var. Öyle ki siyaseten kendi kalesine attığı golleri bile fark edemiyor. Demirtaş'ı hapse götüren sürece destek verdiği için pişman olmadığını söyleyerek kendisini siyaseten baltaladı. Ama söylemek zorundaydı. Çünkü KK bir süper kahramandır ve hiç hata yapmaz, başarısız olmaz.
Üstlendiği "başarıların" kendi başarıları olmamasıyla da bir derdi yok. 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP'yi iktidardan düşürdük dedi. Yahu açın bakın oranlara. CHP'nin oyu 2011 seçimlerine göre %1 DÜŞMÜŞ. 2015'teki olay tamamen Demirtaş'ın sayesinde oldu. HDP'nin 7.5 puan artışla 80 milletvekili almış olması değiştirdi durumu. KK'nın hapiste olmasından dolayı hiçbir suçluluk hissetmediği Demirtaş'ın başarısıydı bu.
O suçluluk hissetmiyor ama Demirtaş senelerce hapis yattıktan sonra bile KK'nın Cumhurbaşkanlığı adaylığına açıktan destek veriyor. Bu adam hep beni destekledi, o ise benim açtığım yolda çoluğunu çocuğunu göremeden ömrünü tüketti demiyor. Çünkü KK hata yapmaz. Vardır kesin bir bildiği.
Fatoş Pınar Ertürk'ün çıplak arama iddialarını dinlerken gülümsüyor. Çünkü "Bunların benle ne alakası var?" diyor içinden. O hiçbir olumsuzluğa giden yolun taşlarını döşemiş olamaz. O istemeden bile olsa hiçbir acıya milyonda bir bile olsa sebep olmuş olamaz.
O normal bir insan değildir. O memleketi kurtarmak için gönderilmiş bir mehdidir. O lider olmak, başkan seçilmek istemez. Onun biz fani insanlar gibi böyle dünyevi dertleri yoktur. O kendisine bahşedilmiş ilahi bir görev sebebiyle bunları yapmak zorunda kalır. Dünkü yayından anlıyoruz ki bir sonraki kurultayda yine genel başkan adayı olmak "zorunda kalacak". Dünyaya büyük bir görevle gönderilmiş kutsal insanların yalnızlığı...
Bu psikolojiye sahip birinin tabanın sesini dinlemesini beklemek son derece yersiz. Bu tarz insanları ikna edemezsiniz, onlarla müzakere edemezsiniz. Bir köşeye oturtup, sessize alıp, üzerlerine kapıyı kilitleyebilirsiniz sadece.
Kamu hukukunda kayyum ataması tek taraflı bir tasarruftur; mahkeme kimseye "Seni yazalım mı?" diye sormaz. Kılıçdaroğlu'nun "Beni yazarlarsa kabul etmem" sözü, alt mahkeme aşamasında yargısal sürece müdahale edildiğinin ve arkada yürütülen hukuk dışı pazarlıkların bizzat İFŞASIDIR! @herkesicinCHP@degisimmCHP #KemalKılıçdaroğlu
İyisi mi Erdoğan dostum Trump'ı bi arasın, rica etsin:
"Başkanım son maçımız malum sizinle. Sizin takım zaten gruptan birinci çıkıyor, bizimkiler bir gol atsın nolcak? Turnuvadan bir gol bile atamadan elendi demesinler. Meşruiyet..."
AKP devletin kasasını nasıl hortumluyor?
5 yandaş şirkete ait termik santrallere, üretmedikleri elektrik için astronomik tutarda teşvik ödendiğini tespit ettik.
2018-2025 yılları arasında;
Ödenen teşvik tutarı 559 Milyon Dolar!
AKP marifetiyle⬇️
Kapasite mekanizması adı altında verilen bu teşvik, Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin;
Santrallere ait elektrik kapasitelerini güya emre amade olarak hazırda tutmaları için veriliyor.
Yani üretilmemiş elektrik için AKP’nin yandaş şirketlere ödeme garantisi
verdiği bir teşvik!
Bugüne kadar ödenen teşvik tutarlarının
dolar karşılığı (2018-2025 arasında);
🔴 IC İçtaş-Limak’a ait Yeniköy-Kemerköy termik santrallerine: 192 Milyon Dolar
🔴Kolin Holding’e ait Soma Kolin termik santraline: 125 Milyon Dolar
🔴Konya Şeker A.Ş.’ye ait Soma B termik santraline: 100 Milyon Dolar
🔴Aydem Holding’e ait Yatağan termik santraline: 82 Milyon Dolar
🔴Kazancı Holding’e ait Bolu Goynük termik santraline: 60 Milyon Dolar
Yani 5 yandaş şirkete ödenen toplam teşvik tutarı: 559 Milyon Dolar❗️
Güncel kurla 26 Milyar Lira!
Bunun adı soygundur!
Kaynak: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Resmi İnternet Sitesi
dünyadaki sağcı liderlerin kapalı kapılar ardında trump’a mesih kral gibi davrandığı ortada, ama işte özelde başka, halkın karşısında başka olunca adam da uyuz oluyor size demek ki
Kemal Kılıçdaroğlu'nun itiraflar var diyerek savcısı olduğu İBB davasında ilk duruşmada toplamda 106 tutuklu sanık vardı. Bugün ise 59 tutuklu sanık kaldı, bunlardan 11'i hiç savunma yapmadı.
Yani orada insanlar aylarca tutuklu yargılandı. İşkencelere maruz kaldı. İBB davası tel tel döküldü. Somut delil ortaya koyulamadı. TRT'den yayınlayacaz diyenler davanın içinin boş olduğunu görünce TRT'nin T'sini ağzına alamadı.
Bugün utanmadan sen bu davanın savcılığına soyunuyorsun, peşin hüküm veriyorsun.
İBB davası çöktü, çöktü!
Not: İBB’nin Sefaköy-Beylikdüzü Metro Hattı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmadığı için proje bir türlü başlatılamıyor.
İBB'nin 300 yeni metrobüs alımı da Cumhurbaşkanlığı onayını bekliyor.
Rezaletin çok nedeni var ama en başta gelenlerden biri bu: Sorumluluk yok. Özeleştiri yok. Hesap verme kültürü yok. Sürekli kendini övme, sürekli başkalarını suçlama var. Federasyon başkanı iğrenç adam da öyle, teknik direktörü de, kaptanı da...
2019'da tüm yandaş, akp uşağı kanalların programlarına çıktı Ekrem başkan. Karşısındakiler düşmanca davrandı, soru sorar gibi değil sorgular gibi program yaptılar. Hepsini rezil edip başkanlığı da o programlar sayesinde kazandı. Alnı ak olanın veremeyecek cevabı yok.
Türkiye'de büyük goygoy yapılarak parlatılan her "yerli ve milli" konunun, Kapıkule'nin bir metre ötesinde kaderi budur. A milli Futbol Takımı, AKP rejiminin aynasıdır. Propaganda ile büyütülen dev bir balon.
Bu kifayetsiz muhterisle ilgili en büyük yanılgımız “kötü bir siyasetçi ama iyi bir insan” kabulüydü.
Doğrusu şuymuş, “kötü bir siyasetçi, iğrenç bir insan”
Hamaset var. Siyaset var .Show var.
Futbol yok. Mücadele yok. Temsiliyet yok.
Siyasi görüşlerini, dini inançlarını ve yaşam tarzlarını bütün toplumun gözünün içine sokan, kendi gibi olmayanları dışarıda bırakan, AKP ve MHP’nin propaganda aracına dönüştürdüğü milli takım çıktığı ikinci maçtan da eli boş döndü. Sıfır gol, sıfır puan.