Anadolu’yu Türk milletine ebedî vatan kılan Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünde, Sultan Alparslan ve tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷
Türk milletinin zaferiyle sonuçlanan 22 gün 22 gece süren SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
40 yılı aşkındır abim, e. Ağır Ceza Reisi Kerim Yılmaz abimin değerli anneleri ruhunu Rabbine teslim etti.
Merhumeye Allah’tan rahmet,abime ve evlatlarına sabr-ı cemil dilerim. Mekânı cennet olsun inşallah. @KERIMYILMAZ0646
Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatıyla ilgili yürütülen soruşturmada, bugüne kadar pek çok teorinin konuşulduğu süreçte Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar geldi. Soruşturmanın odak noktası, helikopterin düştüğü esnada yakın çevresinde bulunan bir F-4 uçağının yarattığı hava akımına çevrilmiş durumda.
Ortaya çıkan yeni detaylar ise oldukça sarsıcı
📌 F-4 Uçağı Şüphesi Helikopterin, üzerinden geçen savaş uçağının etkisiyle kaza yapmış olabileceği değerlendiriliyor.
📌 FETÖ Bağlantısı Uçağı kullanan pilotun eşine ait parmak izinin Adil Öksüz’ün evinde bulunması ve pilotun "mahrem imamlar" ile irtibatının saptanması, olayın "kaza" boyutunun ötesinde bir sabotaj ihtimalini güçlendiriyor.
📌 İtiraf Gibi Mesaj Bylock kayıtlarında bir FETÖ il imamının "Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik" ifadesini kullanmış olması, soruşturmanın seyrini değiştiren en somut bulgulardan biri olarak öne çıkıyor.
Operasyonlar kapsamında şu ana kadar 19 kişi tutuklandı.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybetmesine neden olan hadisenin tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, büyük bir titizlik ve kapsamlılık içerisinde sürdürülmektedir.
Soruşturma kapsamında, mevcut deliller yeniden ve ayrıntılı şekilde değerlendirilmekte; olayın tüm yönleri, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı tüm unsurlar dâhil olmak üzere, hiçbir ihtimal göz ardı edilmeksizin incelenmektedir.
Soruşturmanın sonucunda, hadisede sorumluluğu bulunan herkes, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde bağımsız yargı önünde mutlaka hesap verecektir.
Vatandaşlarımızın deprem döneminde hayırseverlik ve dayanışma duygusuyla emanet ettiği bağışların, amacı dışında kullanılması hukuk düzenimiz bakımından suçtur.
Milletimizin emanetine ihanet eden, kamu vicdanını zedeleyen ve hukuku ihlal eden herkes; makamı, mevkii veya sıfatı ne olursa olsun yargı önünde hesap verecektir.
Devletimiz, tüm kurumlarıyla vatandaşlarımızın emanetini korumaya ve adaletin eksiksiz tecellisi için kararlılıkla görevini yerine getirmeye devam edecektir.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Güzel dostum,namuslu bir vatan evladı,
Prof. Dr. Hilmi Demir’in vefat ettiğini teesürle öğrendim.
Türkiye çok kıymetli bir münevverini kaybetti.
boşluğu dolduramaz.
Ailesinin ,sevenlerinin ve hepimizin başı sağolsun.
Nur içinde yat.
15 Temmuz FETÖ hain darbe girişimini 10.yılında unutmadık .
100.yılında da unutmayacağız .
Şehitlerimize Allahtan rahmet gazilerimize uzun ömürler dilerim.
15 Temmuz'da başından vurulan Gazi, Eski Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan: FETÖ beni infaz listesinin başına yazmıştı
15 Temmuz 2016'da, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu darbeci askerler tarafından başından vurularak infaz edilmek istenen dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı 1. Sınıf Emniyet Müdürü Turgut Aslan, "Hazırladığım 60 sayfalık raporun sonuna FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunu belirttim. Daha sonra tutuklamalar başlayınca Fethullah Gülen beni infaz listesinin başına yazmıştı" dedi.
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında gelmektedir.
Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.
12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir.
Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş; Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.
Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış; 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletimizin adalet beklentisine yanıt vermek bizim için en büyük sorumluluktur. Aradan kaç yıl geçerse geçsin; hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir.
Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
🔴Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ elebaşının ölümüne rağmen örgütün tehdit olmaya devam ettiğini söyledi.
📌Bakan Gürlek, SABAH Gazetesi'ne verdiği özel röportajda, terörle mücadeledeki son rakamları ve örgütün güncel yapılanmasına yönelik devam eden operasyonları tüm detaylarıyla anlattı.
“…FETÖ çetesi, emperyalizmin (özellikle ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin) bir aparatı olarak Türkiye içi ve dışı risk ve tehdit olma özelliğini sürdürüyor. Başka bir deyişle açık örgütlenme kapasitesi zayıflamış olsa da hücresel ve dış bağlantılı faaliyetin oluşturduğu risk sürmektedir. Bu tehdit ve risk, Türkiye içinde ciddi seviyede azaltıldı ama bitmedi. Dışarıda önemli mesafeler katedildi.
FETÖ’cülüğe öykünen benzer örgütler için de geçerlidir çünkü bu tip örgütler, hem kendileri (şimdilik düşük seviyeli de olsa) risk ve tehdit unsurudur hem de FETÖ’cülerin içlerine girip barındıkları örgütler olarak tehlike oluşturur. Bunlarla mücadelenin de hukuk içinde özel ve rutin dışı yöntemlerle ve kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği ve sürdürüleceği de açıktır.
Gerek FETÖ’ye gerekse ona öykünen veya benzeri arayışta olan çete örgütlere karşı etkili hukuk politikaları geliştirmek ve uygulamak, devletin sürekli faaliyetleri arasındadır ve böyle olmaya devam edeceği de anlaşılmaktadır”
@mehmetucum
Dikkat
TEHLİKE HÂLÂ DEVAM EDİYOR
VE HAREKET HÂLİNDELER.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ KENDİLERİNİN TEKRAR DEVLETİ ELE GEÇİRMEK İÇİN FIRSATA ÇEVİRMEK PEŞİNDELER; HER GÜN KONUŞANLAR VE ONLARLA ITTIFAK EDEN UNSURLARLA.
Dolayısıyla “Ders almazsak, tekrarlanır!” bilinci içinde ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Üstelik birleşik işgal kuvvetleri, buz dağının görünmeyen kısmı FETÖ gibi su yüzeyine çıkaracağı yeni “görünen buz” üzerinde aktif iken, çok ama çok dikkatli olmamız gerekiyor.
Ayrıca dikkat! FETÖ buzu parçalanmış olsa bile hâlâ su yüzeyinde “yüzere-gezer buz parçaları” aktif!
ASIL HEDEF NEYDİ?
PEKİ, BU ALT KISIMDAKİ ANA HEDEF NEYDİ?
TÜRKİYE’Yİ EZOTERİK DEVLETE DÖNÜŞTÜRME PLANI
İsrail ve İran “tarz”ında üçüncü bir ülke olarak Türkiye’yi “Ezoterik/Mitolojik devlet”e dönüştürmek var.
Bu ne demek?
Bu şu demek: Devlet aklını sapkın bir meşrebe teslim ederek; toplumu “metafizik/ezoterik/mitolojik” bir halka dönüştürmek hedeflendi.
Yani devleti ilkeleri, kuralları, sistemi olan bir mekanizmadan çıkararak “Mahrem imamlar ordusu”na dayalı bir “hayalet yönetim”e evriltmek planlandı.
Böylelikle emperyalist güçler yani birleşik işgal kuvvetleri istedikleri operasyonu bu topraklarda yapabilecek ve adeta “Faili meçhuller ülkesi”ne dönüştürecekti.