Sayın Özgür Özel'e tekrar, güçlü bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Sayın Özgür Özel, Atatürk çizgisinden ne yazık ki kopmuş durumdasınız.
Sayın Özel, hem Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan'ın isteklerini kabul edeceksiniz, hem Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i kuracaksınız.
Hem Zafer Partisi'yle hem de DEM'le birlikte olamazsınız. Bir tercih yapmak zorundasınız Özgür Bey!
Ya Atatürk'ü ve Zafer Partisi'ni tercih edeceksiniz ya da Öcalan'ı ve DEM'i tercih edeceksiniz.
Başka çareniz yok!
Yayıncı Erlik, “Şu senaryo yıllardır 1000 kez yaşandı, 1000 kez kıl kıpırdamadı” notuyla bir örnek paylaştı:
• Bir gün trafikte bir park kavgası yaşadınız.
• Sövüşmeler falan derken karşı taraf telefonu çıkardı, “Kürt olduğum için” diye başladı video çekti.
• O birkaç saniye senin kaderini belirledi bile.
• Hemen Yeni Türkiye'nin pratik toplum sözleşmesi devreye girer; bahsigeçen ekosistem videoyu dolaşıma sokar, yüzbinlerce kişi anana avradına söverek adres sormaya başlar, Kürdofaşist çark işlemeye başlar.
• Arabaya geri dönüyorsun. Anaa bi bakıyorsun ki koca mecliste vekiller “bu ülkede Kürde park vermiyorlar!” diye nutuk atıyorlar, videodaki sıfatın A4 kağıdına basılmış kürsüden sallanıyor.
• Kıpkırmızı oluyorsun panikten.
• YouTube bildirimi! Çok sevdiğin gazeteci günlük programında yine - ama konu sensin! Sıfatın ekranda, sana kayıyor.
• Bildirimler akıyor, Suavi Twitter'da paylaşmış bile şopla vampir dişleri falan eklemişler sana.
• Yorumlarda Zeynepler, Mustafalar “Ben de Türk'üm ama bu şerefsiz gibi değilim” yazıyorlar.
• Aha Bakan açıklama yapıyor, “ülkemiz bölünemez” diyor. İdrak bile edemiyorsun olanları, elin ayağın titriyor.
• Anan baban ailen yazıyor arıyor o ara, çoktan dadanmaya başlamışlar bile, sosyal medyada her şeyleri paylaşılmış.
• Medyascope'da Ruşen Çakır ve Cengiz Çandar yayında; “Verilmeyen park yeri Kürt’ün anayasada verilmeyen hakkının sembolüdür” diyor.
• Serbestiyet’ten Yıldıray Oğur; kart kurttan park purka... yazısı çıkmış.
• Kafayı yemek üzeresin, cama bir tıklama kafayı kaldırdın Emniyet müdürü.
• E sen çağırmadın polisi, çağırsan bu hızla ne zaman gelmiş? “Oğlum naptın lan!?” diyor panikle. Artık ağlamak üzeresin “abi naptım ya?” diyorsun.
• Meğer bakanından, Beştepe’sine herkes arıyor müdürü fırça kayıyor.
• Ülke bölündü bölünecek! Hemen geç şuraya, kamera açılıyor; anlat faşist olmadığını hızlı hızlı. Müdürü de işinden edeceksin.
• Kafan dağılmış ama devlet adamı edasıyla konuşmaya çalışıyorsun; “Kürt Türk kardeştir, bu park bizi bölemez, egzozlar susmaz, farlar söndürülemez!” hemen hemen yayına verin, iş MGK'ya çıkmasa bari.
• Yemin billah ediyorsun abi bir daha mı bir daha, yaya gezerim de araba kullanmam diye.
• Denetimli serbestlikle gidiyorsun, birkaç sene daha sessizlikten sonra ailene taciz duruyor tek tük tehdit edenler oluyor o kadar.
• Ara sıra Meclis’te vekiller biz biliriz zihniyetinizi unutmadık diye adını geçiriyor ama olsundu.
⚠️ Yeni ittifak için ilk toplantı başladı!
Ümit Özdağ, Hüseyin Baş, Remzi Çayır, Yusuf Halaçoğlu ve Vecdet Öz bir araya geldi.
Liderler toplantı öncesi açıklama yaptı.
🗣️ Ümit Özdağ: “5 siyasi parti genel başkanı olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu değerlendireceğiz. Mutabakat noktalarını tespit edeceğiz. Umarım bütün hususlarda mutabık kalırız.
Mutabık kaldıktan sonra ne yapacağımızı konuşacağız. Bir toplantıda konuşulacak konular değil. Bu bir başlangıç.
Önümüzdeki süreçte bu masaya başka siyasiler de dahil olabilir. Siyasette birliğe ihtiyaç var.”
🗣️ Remzi Çayır: “‘Çerçeve Yasa’nın’ ABD’nin iktidara üflediği bir proje olduğunu düşünüyoruz. Bu projenin geleceği yok, sahici değil. Teröristleri affa yönelik bir yol.
Toplantıda Türk milliyetçilerinin birlikte nasıl hareket edeceğini konuşacağız. Bir ittifak durumu var.”
🗣️ Hüseyin Baş: “İstişare davetiyle buraya geldik. Her kesimin farklı anlamlar yüklediğini gördük. Genç bir siyasetçi olarak 4 tecrübeli genel başkanla istişare etmek benim için önemli.
Sadece Çerçeve Yasa’yı konuşacağız demek doğru değil. Türkiye’nin ekonomi başta olmak üzere büyük başka problemleri var. Bu problemleri konuşacağız.”