TKP Soma İlçe yöneticimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda yurttaşımız, bu sabah NATO karşıtı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
Ankara'da gözaltına alınan parti üyelerimizin bugün 118’i serbest bırakılırken 13’ü hakkında tutuklama talep edilmişti. 13 yoldaşımızdan 10'u adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 3’ü tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Avukatlarımız süreci takip etmeye devam ediyor.
TKP Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan, serbest bırakılmasının ardından açıklama yaptı:
"Partimiz bu ülkede NATO'ya ses çıkarılamayacağını söyleyenlere kolektif, güçlü, akıllı, örgütlü bir cevap vermiştir!"
Pazar sabaha karşı NATO ile ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle Soma’daki evinden gözaltına alınan partili yoldaşımızı geri aldık.
Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı ülkemize ve onurumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz.
#NATO’yaHayır
Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi Antalya'da da NATO karşıtı sesin boğulmasına izin vermeyeceğiz. Ülkemizin üzerine yapıştırılmak istenen bu onursuzluğu asla kabul etmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz!
NATO, onursuzluk ve ölümdür! Yaşasın yaşam, bağımsızlık ve sosyalizm!
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde de benzer gözaltı işlemleri yapılmıştı.
Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır.
Emperyalizme ve sermaye iktidarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
TKP Soma İlçe yöneticimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda yurttaşımız, bu sabah NATO karşıtı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
14 Haziran'da Soma'da madenlerin devletleştirilmesi talebiyle, desteğiyle gerçekleştirdiğimiz yürüyüş; 9 Temmuz'da çok sayıda maden işçisini işten çıkarmayı planlayan Yeni Anadolu Madenciliği ve Soma'daki patronları korkutmuş olacak ki, pazar gününe keyfî gözaltılarla başladık.
Deniz Göktaş serbest bırakılmalıdır
AKP iktidarı NATO zirvesine günler kala adeta ülkede terör estiriyor. Geçtiğimiz haftalarda yüzlerce kişi NATO zirvesiyle bağlantıl�� olarak gözaltına alındı, ardından tutuklandı. Operasyonların yürütülme biçimi, hedef aldığı kişiler ve suçlamalar iktidarın asıl hedefinin NATO karşıtlığını kriminalize etmek olduğunu açık bir şekilde gösterdi. AKP iktidarı NATO’yu siyasal bir tartışmanın konusu olmaktan çıkarma, ülkeyi tehlikeli bir maceraya sokan yeni NATO planlarına dahil olurken herhangi bir siyasi ve toplumsal itirazla karşılaşmama derdinde.
Aynı dönemde komedyen Deniz Göktaş'ın hedef tahtasına oturtulması ve bugün gözaltına alınması, halkın vicdanına ve adalet duygusuna seslenen, düzenin ürettiği akıldışılıkları görünür kılan mizaha duyulan tahammülsüzlüğün ifadesidir. Bu hukuksuz uygulamaya derhal son verilmeli, Göktaş da NATO zirvesi kapsamında tutuklananlar da derhal serbest bırakılmalıdır.
NATO karşıtlığını kriminalize etmeye çalışan, düzenin akıldışılıklarını teşhir eden mizaha tahammül edemeyen AKP iktidarına karşı ifade özgürlüğü talebi ve otoriterlik eleştirisine sıkışmış bir karşı koyuş hiçbir olumlu sonuç yaratmamakta, yaratmadığı ölçüde AKP’nin vites yükseltmesine neden olmaktadır. AKP’nin özgürlükler alanına hunharca saldırıları ancak sermaye düzeni adına ülkeyi sürüklemekte olduğu uçuruma karşı örülecek siyasi bir duvarla püskürtülebilir.
Halkımızın vicdanını ve sağduyusunu, sermaye düzeninin akıldışılıklarına karşı öfkesini örgütlü bir siyasal mücadeleyle mutlaka buluşturacağız.
Komünist Bakış bu akşam canlı yayınla soLTV ekranlarında olacak.
📌AKP nereye gidiyor?
Saat 21.30'da başlayacak programı kaçırmamak için Youtubeda @soLTVkanal'a abone olabilir, bildirimleri açabilirsiniz.
NATO, onursuzluk ve ölümdür!
Yaşasın yaşam, bağımsızlık ve sosyalizm!
Savaşa, yıkıma ve emperyalist planlara karşı; Türkiye’nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını göstermek için buluşuyoruz.
27 Haziran Cumartesi 19.30’da Kadıköy Caferağa Spor Salonu’nda bir araya geliyoruz.
TKP’den sola önemli çağrı👇
💬“Çözüm, bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu derin sömürü, ağır yoksulluk ve adaletsizliğin kaynaklarını kuruturken bu eşitsizlik ve ayrımcılığı da birleştirici bir perspektifle ortadan kaldırmaktadır. Türkiye solu bu çok basit gerçeği unutmuş ve emekçi halkımızı bölen kimlikçi politikaların peşinden gitmiştir. “Alevi Cumhurbaşkanı seçilemez”, “anadili Kürtçe olan bir Cumhurbaşkanı adayını desteklemeyiz” gibi siyasal ve kamusal alanda hiçbir yeri olmaması gereken açıklamalara yol açan da solun kimlikçi siyasetin yarattığı sıkışmadan kurtulamamasıdır.”
https://t.co/YmvE9wwbf2
📌Ortaklaşa, bu kez 2 aylık çıkıyor; haziran-temmuz sayısında, NATO’nun Türkiye ve dünya halkları açısından taşıdığı tarihsel ve siyasal rolü tartışmaya açıyor.
Yeni sayımızda NATO’yu; Soğuk Savaş'tan bugüne emperyalist müdahalelerin aracı hâline gelen yapısı, Türkiye'nin bağımlılık ilişkilerindeki yeri ve ülkemize bıraktığı siyasal-toplumsal miras üzerinden ele alıyoruz.
🖇️7-8 Temmuz'da Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenecek NATO Zirvesi yaklaşırken NATO'culuğun tarihini ve yarattığı sonuçları mercek altına alıyoruz. #Ortaklaşa'ya;
🏙️ kent meydanlarında kurulan stantlardan,
🏠 @tkpninsesi semt evlerinden,
📚 @NHKMKitabevi şubelerinden, çeşitli kitabevleri ve satış noktalarından,
🗞️ @solhaberportali'nın abonelik sisteminden,
🖇️ @YazilamaYayin'ın internet sitesinden ulaşabilir ya da
💬 sayfamıza mesaj atabilirsiniz!
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişini selamlıyoruz!
Bundan 56 yıl önceydi, dönemin hükümeti işçi sınıfının 1960’ı yıllarda başlayan ayağa kalkışını bastırmak, örgütlü gücüne darbe indirmek için harekete geçti. Kısa süre önce kurulan DİSK’in kapanmasıyla aynı anlama gelecek bir yasayı meclisten geçirdiler. İşçi sınıfının buna tepkisi büyük oldu. Şalterler indi, işçiler kent merkezlerine aktı, kol kola girip, barikatları aşıp, yasayı çöpe attı.
Sermaye sınıfı 15-16 Haziran günleri yapamadığını on yıl sonra, 12 Eylül darbesiyle yaptı. ABD cuntacılar için “bizim çocuklar başardı” dedi. Koç, Evren’e yazdığı mektupta teşekkür etti, sakın ara vermeyin dedi. 12 Eylül anti-komünist bir darbeydi, NATO’cularla kol kola bize, yani işçi sınıfına karşı yapıldı.
Bugün işçi sınıfının örgütsüzlüğünün altında işte bu 12 Eylül rejimi var. Saldırdılar ve sınıfımızı gerilettiler.
Ama bu böyle sürmeyecek. İşçilerin memleket gündemine girmesi için mücadele ediyoruz. Yeniden ayağa kalkışımızı örgütleyeceğiz. 15-16 Haziran’da “biz buradayız” diyen işçi sınıfı Türkiye’nin gelecek güzel günleri için mutlaka öne çıkacak.
Ülkenin işçi sınıfına ihtiyacı var. İşçi sınıfının da patronlar tarafından sömürülmediği bir ülkeye.
Mutlaka kazanacağız.
TKP İşçi Temsilcileri Meclisi
Manisa'da emek ve sosyalizm mücadelesini büyütüyoruz.
Semt Evimiz TKP MK üyesi Savaş Sarı ve müzisyen dostlarımızın katılımıyla açıldı.
Semt evimiz Manisalı işçilerin, gençlerin, kadınların, emeklilerin ikinci evi olacak.
📌Adres: Mimarsinan Mah. 2502 Sok. No:28/1 Şehzadeler
Manisa'da emek ve sosyalizm mücadelesini büyütüyoruz.
Semt Evimiz TKP MK üyesi Savaş Sarı ve müzisyen dostlarımızın katılımıyla açıldı.
Semt evimiz Manisalı işçilerin, gençlerin, kadınların, emeklilerin ikinci evi olacak.
Adres: Mimarsinan Mah. 2502 Sok. No:28/1 Şehzadeler
Soma'da "Ülkemiz de halkımız da satılık değil: Madenler Devletleştirilsin!" diyerek yürüdük.
🚩Madenlerdeki yağmayı durdurmak, maden işçilerinin hakkını almasını sağlamak örgütlü mücadeleyle mümkün.
Patronların, sermayenin saldırısına yan yana yürümeye devam ederek karşı koyacağız!
14 Haziran Pazar yapacağımız yürüyüş için Eğitim-Sen’i ziyaret edip “Madenler Devletleştirilsin” yürüyüşümüze davet ettik. 🚩
Ülkemiz de halkımız da satılık değil!🚩
📍Cengiz Topel Meydanı
🗓 14 Haziran Pazar | 17.00
“Madenler Devletleştirilsin” bildirimizle alanlardayız. Bu pazar, “ülkemiz de halkımız da satılık değil” diyen herkesi yürüyüşümüze bekliyoruz.🚩
📍Cengiz Topel Meydanı
🗓 14 Haziran Pazar | 17.00
🚩Tüm halkımız davetlidir.