Yunanistan hükümeti, Batı Trakya'daki Türklerin “Türk'üm” demesini yasaklıyor, Türk okullarını kapatıyor;
Biz ise Türkiye'de Ruhban okulunun açılmasını konuşuyoruz... Rum, Ermeni ve diğer yabancı okulların ZATEN AÇIK olduğunu da hatırlatırız.
Türkiye'nin bu tek taraflı/platonik sevdası nereye kadar sürecek?
“Göbeklitepe’nin 4. katman kazılarında Göbeklitepe’nin Türk olduğu ortaya çıktı.”
👉 Tarihçi Ramazan Sevinç’in Göbeklitepe tezi yeniden gündem oldu:
“Hakkari’de 2 tane taş yazıt bulundu. Eski Arkaik Dönem’e ait.
Türkçe runik harfleriyle yazılmış.
Biz dedik ki Türkler 4500 sene önce burada yaşıyordu.
Yazıtın yaşı 4500.
4500 sene önce Hakkari, şimdi Hakkari denilen yerde Türkler yaşıyordu. Al sana kanıt dedik.
7 sene uğraştık.
Akademi dünyası 7. yılın sonunda kabul etti. O süreye kadar ‘Hayır, öyle bir şey yok, kanıt yok’ dediler.
E kanıt var. E kanıtı kabul etmiyorsun.
Çünkü senin ağababan, küresel akademi dünyası kabul etmemenizi söylüyor.
Aynı Göbeklitepe’de olduğu gibi. Türk olduğu, dördüncü katmanda ortaya çıktı.
Bir de 17 bin yıla uzandığı ortaya çıkınca bütün siyasal tarih, bütün dinler tarihi çöp oldu.
Ve bütün fonlar kesildi. Yani o kazıları fonlayan uluslararası yapılar fonları kesti.”
"Savaşçı" kimdir?
İşte, tam olarak budur.
Teşekkürler @EthemBuyukisik Paşam.
Adaletsizliğe teslim olmama iradesini yeniden hatırlattığınız için.
Dorukhan'ın ruhu şâd olsun.💐🇹🇷
İşte size harika bir haber.
Nihayet oldu.
Evladımız Dorukhan Büyükışık cinayetinde 8 yıl sonra 9 ilde operasyon düzenlendi. 26 kişi gözaltında.
Emekli Tümgeneral Ethem Büyük��şık’ın @EthemBuyukisik tek başına verdiği bu büyük savaş Türkiye için çok ama çok büyük olay.
Büyük çete çökertilecek diye umuyorum.
Olayla ilgili yaptığımız program:
https://t.co/4G3GtduLVx
Otağ… Kimi yerde bozüy, kimi yerde aküy; ama her yerde aynı ruhu taşıyan kadim bir yaşam alanı. Doğal malzemesi, işçiliği ve kendine özgü yapısıyla geçmişten bugüne uzanan bir miras.
Ulupamir’de Bir Kış, bugün saat 21.00’de TRT AVAZ’da.
İki polisi şehit etmiş, elinde hala silah var, hala yat yere? Polislerimize atardım bu suçu önceden ama suç herkesin. Polisler vurduğu zaman, neden vurdu diye yargiliyorsunuz. Vurmadigindan dolayı şehit verdiğimiz zaman, yada başka insanlar mağdur düştükleri zamanda, neden vurmadı diyorsunuz. Savcı ve Hakimler cinayet ile yargılıyor polisleri BARİZ HAKLI durumlardan bahsediyorum. Karar verin lutfen. Nasıl müdahele vermeli polisler? Ben yıllardır yardım etmeye çalışıyorum ama “Amerika’da çalışmış adamı dinlemeyiz” diyen bir tayfa var. Beni yada başkasını, farketmez. Doğru olanı yapın
Ben bu konuda çizgi mi hiç değiştirmedim ve değiştirmem.
ZANLIYA MERHAMET, MAGDURIYETE DAVETTİR!
Hepimizin başı sagolsun!
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Tirebolu mitinginde konuşan Esma Teyzeyi hepiniz hala hatırlıyorsunuz değil mi? Çatal Ağaç köyünde yaşayan "bizim sularımız dünyanın en güzel sularıydı ama zehirlediler, içen ölüyor" demişti.
Bugün Alagöz Madenin Çatal Ağaç köyündeki dereye atık havuzunu ne güzel boşaltığıno görüyoruz. Yetkililer tespit için yarım saat içinde gelmiş,muhtemelen ceza yazılır. Yazılan cezalar onlara ödül gibi geliyor, ödeyip aynı şeyi yapmaya devam ediyorlar.
Esma Teyze "gelip ceza yazıp gitmesinler, buna son versinler. Ben haklı olmak istemiyorum, ben mutlu olmak istiyorum" diye haykırmıştı. Belli ki kimse duymamış...
Mehmet Demirkol’un 2019 yılında eğitim sistemi üzerine yaptığı konuşma yeniden gündem oldu:
“4.2 matematik sorusu bilinmiş ortalama. Rezil bir eğitim sistemimiz var. Zaten kötü olsun diye uğraşılıyor neredeyse.
Eğitim sisteminin en önemli tarafı şudur; ülkenin bütün çocuklarının liseye kadar aynı okula gitmesi gerekir.
Zengin başka okula gidiyor, orta sınıf başka okula, apartman görevlisinin çocuğu başka okula…
Eğitim birliği olmadan ulus olamazsın.
Çocukları ekonomik durumlarına göre ayırırsan ulus olmaz buradan.
Bugün yetkim olsun bütün özel okulları kapatırım.”
Kulaklarıma inanamadım. "Yünleri yakıyoruz" dedi. Biz de geri dönüştürülmüş plastik jean giyelim. Tarım ve hayvancılık politikaları bu kadar kötü yönetmeyi istesen başaramazsın.
50 yıl sonrasının 'Artin' Cemal'lerini, Nemrut Mustafa'larını yazarken, Akbelen'de şu insanların hayatına kâbus gibi çökenleri, onlara yol verenleri sayfanın en başına yazacağız.
"Vatana ihanet nedir?" diye sorana Akbelen'i gösterin!