"BABA demeyi özledim anne. Cennette kavuşur muyuz babama?"
İşkence ile öldürülen Gökhan Açıkkollu'dan, kızı Zeynep Munise'ye kalan tek canlı hatıra...
Yıl 2015
#GünlerdenGökhanAçıkkollu
Kanserin parmaklıkları yoktur.
Böbrek yetmezliği hüküm tanımaz.
Tekerlekli sandalye demir kapıları aşamaz.
Ağır hastalık, infaz yöntemi olamaz.
Ceza, özgürlüğün kısıtlanmasıdır.
Tedavisiz bırakılmak değildir.
Hasta insanların yeri cezaevi değil, hastanedir.
Çünkü yaşam hakkı, herkes içindir.
Cezaevinde 1412Hasta
Mehmet Parlak Sincan Cezaevi'nde tutuklu.
Denetimli serbestlik hakkı verilmesine rağmen verilmiyor.
Böbrek nakli hastalığı bulunan Parlak acilen tahliye edilmemektedir.
Cezaevinde 1412Hasta
Hüküm
İddiayı en güçlü haliyle test ettim: cemaat medyası içinde bir grup, Gülen’in darbe reddini bilerek yaymadı iddia buydu. Hayatta kalan ve görünen Twitter kayıtlarında bu iddianın karşılığı yok.
Karşılığı olmadığı gibi, kayıtlar da tam tersini gösteriyor. Bağımsız karar veren medya organları kınamayı 02 :40’ta yaymaya başladı — Gülen’in kendi resmî aygıtından yedi saat önce. Kınama kırk sekiz saatte 55 hesapta dolaştı; on bir kanallı, en az dört dilli bir diaspora ağı devredeydi; hat iki hafta boyunca beş aşamalı bir haber takibi olarak sürdü ve uluslararası röportaj turuyla taçlandı.
Cemaat cephesi, korpusun onda birini üreterek Türkiye kurumsal medyasının altı katı erişim aldı. Erişimin motoru ise kurumlar değil, tabanın gönüllü işçiliğiydi — Fuat Baran, Hayreddin Tuğ, Dr. Kudret ve benzerleri.
İddianın zayıf hali — “bir kısmı kınamayı öne çıkarmak yerine kendi tezini işledi” — kısmen doğrulanıyor ve isim isim gösterilebiliyor: Tokak gece 03:19’dan itibaren “tiyatro”, Vatandaş sabah “mizansen”, Uslu öğlen şartlı destek. Ama bu gizlemek değil, farklı bir yayın hattı kurmaktır.