Türkler için Apocu harketi eleştirmek "kolay" olabilir ama devlete zaten muhalif olan Kürtler için Apocu hareketi eleştirmek hiç de kolay değildir. Hakkınızda onlarca aşağılayıcı dedikodu yapılır ve bu hareketin etki alanlarında yer bulmanız artık imkansız hale gelir.
@XilourisEfe Sanmıyorum, M.Kemal'in tasarrufu daha çok. İlginç bir nokta da şu; 27 Mayıs'ı yapanlar bu günü Hürriyet Bayramı ilan ettiler. 23 Temmuz da, Hürriyet ya da Milli bayram olarak kutlanıyordu. Abdulhamid ile Menderes'i benzettiler; çok açık.
@lafemmerevolte_ Evren, Fenerliydi zaten. Fenerbahçe, İTC'nin takımı. O çizgi kurumsal olarak TSK tarafından sürdürüldü. Son 10-15 yılda bu değişmiş olabilir; tam bilemiyorum. 90'larda Fener tribünlerinde, "Ordumuz sizi dağlardan, Fenerbahçe sahalardan silecek" diye pankart asmışlıkları da var.
@M_insanoglu Bir zamanlar Ö. Halk'ta kallavi yazılar yazardı. Ciddi ciddi teorisyen geçinirdi. Muhtemelen C. Yüce ya da başkalarının yazdığı yazılardı; eskilerde vardı bu hastalık. Burda gördük, cümle kurmaktan aciz biri.
olmalı. Türkleşme meselesi ise tartışmaya açık. Bu esas olarak beylikler döneminde, yani 1300'lerde gelişiyor. Yoksa yıkılana kadar da Selçuklu saray dili Farsça.
Bu tez Anadolu'da Fars etkisi açısından önemli. Konya'da kaçgın ve sürgün bir Selçuklu hanedanlığı kurulduğunda, Anadolu nüfus olarak çok ıssızlaşmıştı (nedenleri uzun uzun incelenebilir). Hanedanlık bir kaç kuşak yeniden İran'a dönme hayaliyle yaşadı. Bunun imkanı pek
Carole Hillenbrand'ın kitabının sonuna doğru, çok ilginç bir tez ortaya atılıyor ve Anadolu'nun islamlaşmasında İranlıların rolü üzerinde duruluyor; 1220 ile 1250 arasında İranlı rafine bir zümre tarafından bu gelişmenin temellerinin nasıl atıldığından bahsediliyor. Sonuçta Fars değil de Türk olunmasının nedeni ise askeri gücün daima Türk olmasına bağlanıyor. Ortaçağın ilk Medreseleri Orta Anadolu'da kuruluyor. Konya bölgesinde bir düzine Medrese var. 30 yıllık bu dönemde Fars el işçileri, filozofları, devlet memurları vd. sonu gelmiş Selçuklu'nun devlet geleneğini sürdürüyor.
Yazar, Türk tarihçilerin, bu çok önemli İran etkisini görmezden geldiklerini yazıyor. Anadolu Selçuklularını merak edenlere önereceğim bir kitap. Yaklaşık 400 sayfa, son bölümde resimli makaleler var...
Bu dönemde özellikle zanaat ve ticaret için gelenlerin (buna sarayda memurluk yapanları da eklemek lazım) çoğunun kaynağının İran olduğunu düşünmek gerekir. Mevlana gibi Belh'li (bugün Afganistan'da) birini binlerce kilometre ötedeki Konya'ya getiren de bu organize göç hareketi
@gnelihavalnh İşin gerçeği hala, dur bakalım ne olacak diye bir bekleme hâli var. Yazı buna iyi bir cevap aslında ve muhatabı halk değil, direkt örgütlü yapı. Tuzak, kısır döngü, paradoks belirlemeleri çok önemli bence.
Rahmetli babam öfkeyle anlatırdı. 70-80'lerde bazı dedeler, şu ya da bu nedenle karakola çağrıldıklarında, nizamiyede ayakkabılarını çıkarıp öyle girerlermiş karakola. Muhattapları da ya baş çavuş ya da teğmen, fazlası değil.
Sevgili bazı Alevi dedeleri, sevgili bazı Cemevi başkanları!
Neden bir "kravatlı" ya da "takım elbiseli" görünce bu kadar eğilip-bükülüyorsunuz? Sıkılmasanız pir postuna da oturtacaksınız bunları!
Demek ki ya kendi tarihinizden bihabersiniz ya da sizin artık o tarihin içinde bir yeriniz kalmamış.
Bu inanca duyduğum saygı gereği ne yazık ki söylemek zorundayım:
YAZIK SİZE, ÇOK YAZIK!
BU İNANCI KARİYER KULÜBÜ HALİNE GETİRENLERE BUYRUK'UN DİLİYLE SESLENECEK OLURSAM; "MİSLİYLE GÜNAH YAZILIR" UMARIM !
bunu benimsiyor ve Apocular ismi bütün iyi çağrışımlarıyla kullanılmaya başlıyor. Hırsız anlamına gelen yavuzun, zaman içinde yiğit, mert anlamına dönüşmesi gibi bir durum.
Dilde anlam kaymasının güzel bir örneği aslında. Apocular, gerçekten de grubun dışında, ona karşıt çevrelerin kullandığı bir adlandırma. Daha çok küçümseme, bir siyasi yapıyı çete gibi adland��rma amacıyla kullanılıyor. Mesela Aydınlık arşivine bakılsa bu hemen görülür.Ama halk
MAZLUM DOĞAN’ın mahkeme savunmasından bir bölüm;
MAZLUM DOĞAN - Ben ifademi iki bölümde vermek istiyorum. Birincisi, gerçekten de iddia edildiği gibi parti üyesiyim. Bu nedenle partiye yönelik suçlamalar aynı zamanda partinin diğer üyeleri ...
DURUŞMA HAKİMİ - Şimdi bak. İlk defa parti mensubu olduğunu, ne zaman partiye girdiğini, neden girdiğini izah ettikten sonra suçlamalara, yani ne diyeceksen söyle ilk defa yerini bilelim. Ona göre cevap ver.
MAZLUM DOĞAN - Benim ifademin, kişisel ifademin iyi anlaşılabilmesi için öncelikle partinin kuruluşu, amaçları vesaire hakkında bazı bilgiler vermem gerekecek. Bu bilgiler doğrultusunda benim ifadem gerçek yerine oturtulabilir.
Şimdi iddianamedeki bazı şeyler üzerinde pek durmayacağım. Daha önce eğer ifade vermiş olsaydım, Diyarbakır grubu ile beraber, üzerinde durma gereğini hissedebilirdim. Ancak, benden önce ifade veren bazı arkadaşlar bu noktalarda konuştukları için yeniden konuşmaya gerek görmüyorum.
DURUŞMA HAKİMİ - Kısaca değin. Çok kısaca. Bir kaç cümle ile.
MAZLUM DOĞAN - Evet. o noktalara katıldığımı ifade edeceğim veya ...
DURUŞMA HAKİMİ - Hangi noktalara kat��lıyorsun, hangilerine katılmıyorsun? Çok kısa değin.
MAZLUM DOĞAN - Evet. Şimdi, genel olarak hareket Türkiye kamuoyunda, resmi basın tarafından, yayın organları tarafindan Apocular diye tanıtılmaktadır. Halk arasinda, bizim dışımızdaki çesitli Türkiye'deki sol gruplar ve Kürdistan'daki burjuva milliyetçi hareketler tarafindan böyle adlandırılmaktadır. Oysa bir siyasal organizasyonun bir kişinin adıyla lanse edilmesi doğru bir şey değildir. Aslinda gerçekte de böyle degil. Adı üzerinde bir partidir ve adi da Partiya Karkerên Kurdistan'dir. Daha çok Apocular diye lanse edilmesi Kürt burjuva milliyetçileri tarafindan yapılmıştır. Bu, kastın yani sira bir de Kürdistan halkinin köylü anlayisindan kaynaklaniyor. Halk, örnegin CHP'yi Ecevit'le özdeslestirir, AP'yi Demirel'le özdeslestirir vs. gibi. Bizde de böyle olmustur. Hareketin Önderlerinden, yol göstericilerinden Abdullah arkadasin adi dolayisiyla burjuva milliyetçilerinin ve devletin resmi yayin organi da dahil, çesitli yayin organlarinin da tesvikiyle veya katkisiyla hareket, halk arasinda Apocular olarak yayginlastirilmis ve tanitilmistir. Gerçekte Apocular degil, adi üzerinde, bir siyasal partidir.
Sol'un zindan, savaş, direniş, ölüm; her şeyi ama her şeyi romantize etmesi bir hastalıktı; geçmedi. Buna mizah da eklendi, çok şükür. Gülmek devrimci bir eylemdir, gülüşümüzü çalamazsınız filan demek muhatabınızı korkutmuyor, geriletmiyor. Mizah yapılmasın değil; yapılsın tabii
En çok da Demirtaş savundu. Attığı paylaşımlar duruyor. Tabii esas bu kararlar nasıl alındı, o tartışılmalı. Onun hesabını da ancak Sayın Öcalan sorar; gerçeklik bu maalesef. Sezgin şu an Amed'in en popüler vekili. Ne denilse boş.
örgütlemek, direkt onların tabanına, sempatizanlarına dokunmak lazım. Ittifaklara hep, Türk Solu da Türkleri örgütler, toparlar, gözüyle bakıldı ama bunu yapmıyorlar, yapamıyorlar. DEM Türkleri de örgütlemeden Türk Solu'nun doğru bir çizgi tutturması çok zor.
Sanırım burda Kürtleri kullanmadan ziyade, kentleşmiş Kürt gençliğini gözüne kestirme var daha çok. T. Solu maalesef oldum olası Türklere hitap edemedi. Alevi (Kürt-Türk) sosyolojisi içine kendini hapsetti. Ittifak yapılır mı; yapılır. Ama madem öyle deyip Türk gençlerini de
Erkan Baş, Kürt bir adayı desteklemeyeceklerini söylüyor. Bunu söylerken ‘Kürt’ demekten imtina edip Türk solunun bir kısmının Kürtlere örtülü tepeden bakma şımarıklığıyla ‘ana dili Kürtçe olan’ ifadesini kullanıyor.
2018 seçiminden beri hep söyledim: TİP, Meclis’e girebilmek için Kürtlerle ittifak yapar, Kürt seçmeni kullanır ve yeterince güç kazanınca da Kürtlerin asıl talepleriyle araya mesafe koyar!
Bu yüzden onlarla seçim ittifakı yapılmasına ilkesel olarak karşı çıktım (ve bu yüzden bazı TİP'lilerle ve bazı TİP sevici DEM'lilerle aram açıldı).
Her seçimde biz mücadele ettik, onlar kazandı!
Erkan Baş'ın son çıkışı bundan sonra Kürtlerin özgüvenle kendi siyasal çıkarlarına ve adaylarına odaklanması getektiğini tekrar göstermiştir.
@praksisyan Çok konuşup, yazıp çizip hiç bir şey söylememek bu tip Kürt aydınlarının bir özelliği ve evet, Türk aydınının çiğ bir taklidi. Okuyunca, dinleyince o bir şeylere öykünme hali insanı hem utandırıyor, hem de içini şişiriyor. F.A ayrıca çok itici bir tip. Tam bir PR eleman.