Zafer Partisi genel başkan yardımcısının çıkıp AKP'li eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya'ya "yalnız değildir" diye destek atması gerçekten komedinin son noktası! Muhalefet olacaksınız ama iktidarın eski figürlerine siper olacaksınız. Tam anlamıyla müptezel bir siyaset!
Halkın tenceresi kaynamazken, bir avuç şahsı 'yalnız bırakmayacağız' diye kalkan oluyorsunuz. Asıl bu halkı yalnız ve çaresiz bırakan, bu talan düzeninin ta kendisidir!"
�� "Yıllardır bu ülkenin iliğini kemiğini kuruttunuz, utanmadan bir de mağdur edebiyatı yapıyorsunuz. Ne bu düzeniniz ne de koruma kalkanınız halkın öfkesini gizleyemez!"
Memleketi ekonomik krizle, adaletsizlikle baş başa bırakanlar yalnız kalsa ne olur, kalmasa ne olur? Asıl yalnız olan bu milletin ta kendisidir, hesabını da ilk seçimde soracaktır!"
İsterseniz halki uyandirmak mi lazim?
@fatiheryilmaz0
Halk ekonomik krizle, sefaletle boğuşurken bu iktidarı ve aktörlerini koruyanlara 'yalnız değil' demek, bu ülkenin namuslu insanlarına hakarettir. Asıl yalnız olan, bu iktidarın politikaları yüzünden açlığa mahkûm edilen milyonlardır!"
Kısacası "bizi soyuyorlar" akp nin hırsızlardan birisi, Hırsızlığı AKP hükumetin de ve RTE öğrencisi olduğunuz icin AKP den Hırsızlığı öğrenmiştir.
@fatiheryilmaz0 Yıllardır bu ülkenin kaynaklarını sömüren, adaleti bitiren bir zihniyeti hâlâ savunmak hangi akla hizmettir? Halkın sırtına binen yükü görmezden gelip bu savunmaları yapmak toplumsal vicdanla alay etmektir."
@fatiheryilmaz0 zekasız bir insan oldugunu farkında mısınız?
“Devlet kurumlarına sızma, usulsüz işlemler ve örgütsel bağlantılar gibi son derece ağır iddialar ortaya atılıyorsa, kamuoyunun slogan değil somut delil, isim, tarih ve hukuki süreç görmeye hakkı var. ‘Önemli bulgulara ulaşıldı’ demek tek başına hiçbir şeyi kanıtlamaz. Kim ne yaptı, hangi delile dayanılıyor, kimler hakkında hangi adli işlem uygulandı? Bunların açık ve hukuka uygun şekilde ortaya konulması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletiyse, hesap verebilirlik ve şeffaflık herkes için aynı olmalıdır. Suç varsa hukuk önünde gereği yapılsın; yoksa insanların örgüt veya suçlamalar üzerinden hedef gösterilmesine izin verilmesin. Devlet ciddiyeti, sadece sert açıklamalar yapmakla değil, delilleri ve hukuki süreci şeffaf biçimde ortaya koymakla gösterilir.”
22 kişi hakkında adli işlem başlatılması, 5 kişinin gözaltına alınması veya 16 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılması, henüz bu kişilerin suçlu olduğu anlamına gelmez. Suçluluğu mahkeme kararı belirler. Eğer ortada gerçekten devlet kurumlarına yönelik casusluk, usulsüzlük ve örgütsel yapılanma varsa, bunun bütün delilleri ve hukuki süreci kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır. Devletin gücü; suçlamaları yüksek sesle dile getirmesinde değil, delilleri ortaya koymasında ve hukuku herkes için eşit uygulamasındadır. ‘Milli güvenlik’ ve ‘örgüt’ ifadeleri, somut delillerin yerine geçmemelidir. Kim suçluysa hukuk önünde hesabını versin; kim suçsuzsa da sırf bir soruşturmanın parçası olduğu için kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesin. Hukuk devleti ancak bu şekilde anlam kazanır.
- Sizler AKP nîn pisliği icinde yasiyorsunuz..
DEVLETİMİZİN MALİ İSTİHBARAT AĞINA YÖNELİK CASUSLUK FAALİYETİ YÜRÜTENLER HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKTİR!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; FETÖ başta olmak üzere devletimizin kurumlarına sızmaya, kamu kaynaklarını ve kritik bilgi sistemlerini örgütsel amaçlarla kullanmaya teşebbüs eden yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen “Siyasal veya Askerî Casusluk” soruşturmasında; Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında (MASAK) kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi’ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşılmıştır.
Soruşturmada, 2012-2018 yılları arasında MASAK’ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin tespitlere ulaşılmıştır.
Yapılan incelemelerde; EMİS yazılımının 2012 yılından itibaren AGMLAB A.Ş. tarafından geliştirildiği, bu şirket ile MRD A.Ş. ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata A.Ş. arasında ortaklık ve yönetim ilişkileri bulunduğu, şirketlerin bazı ortaklarının FETÖ/PDY’nin askerî ve bilişim mahrem yapılanmalarında üst düzey sorumluluk üstlendiklerine ilişkin bulgular elde edilmiştir.
Bu kişiler arasında örgütün Deniz Kuvvetleri, bilişim, savunma sanayii ve Jandarma mahrem yapılanmalarında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği tespit edilen isimlerin bulunduğu; bunların önemli bir bölümünün 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinde veya hemen sonrasında yurt dışına çıktığı belirlenmiştir.
EMİS üzerinde yapılan teknik incelemelerde ise Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi’ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakıldığı ve ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ile bazı bakanlara ilişkin sorgulamaların gerçekleştirildiği belirlenmiştir.
Sistemdeki bazı kayıtların bütünlüğüne ilişkin şüpheli durumlar ile bazı veri alanlarının sonradan silinmiş olabileceğine yönelik teknik bulgulara ulaşılmıştır; yönetici yetkisine sahip (admin) kullanıcıların işlemlerinin geriye dönük denetlenmesini sağlayacak log (işlem) kayıtlarının ise tutulmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu bulgular; FETÖ/PDY’nin yalnızca devlet kurumlarına personel üzerinden sızmadığını, devletimizin en kritik mali istihbarat sistemlerinin bilişim altyapısı üzerinde de yapılanarak vatandaşlarımızın kritik mali verilerine erişim imkânı elde etmiş olabileceğine ilişkin son derece ciddi bir tabloyu ortaya koymaktadır.
Soruşturma kapsamında bugün İstanbul merkezli ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda; aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlamıştır. Şüphelilerden 5’i yakalanarak gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu belirlenen 16’sı hakkında siyasi ve askeri casusluk suçundan yakalama kararı çıkartılmış, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.
Soruşturma kapsamında AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.’ye mahkeme kararıyla el konulmuş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. İlgili dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan üç eski başkanın da adli makamlarca ifadelerine başvurulacaktır.
Bu son derece önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve operasyonu ba��arıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.
Devletimizin kurumlarına sızan, kritik bilgi sistemlerimizi örgütsel amaçlarla kullanmaya çalışan ve millî güvenliğimizi hedef alan FETÖ/PDY yapılanmasına hukuk önünde hesap sormaya devam edeceğiz.
Selahattin Demirtaş için özgürlük istiyoruz.
Farklı düşünceler suç değil, siyasi görüşler düşmanlık sebebi değildir. Hukukun ve adaletin herkes için eşit olduğu, insanların düşünceleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılmadığı bir Türkiye istiyoruz.
Özgürlük, adalet, demokrasi. 🕊️
#SelahattinDemirtaş #Özgürlükİstiyoruz
Çok kıymetli sizi dinlemek, sohbet etmek. Ne mutlu birlikte olmak. Tekrar hoş gelmişsiniz @SelcukMizrakli
Darısı diğer beklediğimizin, tüm tutsaklarımızın başına.
“Terörle mücadele kanunlarının askıya alındığını sanıyorsan büyük bir yanılgı içindesin. Fakat her taziye ziyaretini, her Kürt vatandaşın acısını veya her toplumsal olayı otomatik olarak ‘PKK propagandası’ diye yaftalamak da ciddi bir sorumsuzluktur. Hukuk varsa delil üzerinden konuşulur; insanların cenazesi ve acısı üzerinden siyasi gerilim üretilmez.
Pkk şehîdlerimiz icin ve ailelerine saygi gostermelisiniz. Ben pkk sempatizanı olduğum halde siz şehitlerimizin ailelerin taziyelerine saygi gostereceksin
Ayrıca ‘yüzlerce şehit ve gazi verdik’ diyerek başka bir halkın eğitim dili üzerinde söz sahibi olduğunuzu düşünmek kabul edilebilir değil. Bir ülkede hangi dilde eğitim verileceğine o ülkenin halkı ve kurumları karar verir. Türkiye’nin Suriye’deki her gelişmeye kendi çıkarları doğrultusunda müdahale etmesini istemek, Kürtlerin haklarını savunmak değildir.
Kürt halkı hiçbir zaman boyun eğmedi egmiyecegiz..
Pkk özgürlük savascilarimizin da guclu bir orduya sahiptir. AKP Hükümeti yendik ve kazandik
“Kürt halkını sürekli siyasi söylemlerinizin malzemesi yapmaktan vazgeçin. Suriye’de yaşayan Kürtlerin haklarını savunmak başka bir şey, ‘Türkçe eğitim kaldırıldı, neden müdahale etmiyorsunuz?’ diyerek başka bir ülkeye müdahale çağrısı yapmak bambaşka bir şeydir. Kürtlerin hakları sizin için gerçekten önemliyse, bunu savaş ve müdahale çağrıları üzerinden değil, insan hakları, özgürlük, eşitlik ve demokratik temsil üzerinden konuşun.
Gerçekten halkı düşünüyorsanız, Kürtleri yalnızca siyasi tartışmalarda kullanacağınız bir slogan olmaktan çıkarın. İnsanların canını, eğitimini ve geleceğini siyasi hesaplarınıza alet etmeyin. Eleştiri yapacaksanız yapın; fakat çözüm diye savaş, müdahale ve çatışmayı göstermek yerine demokratik ve barışçıl çözüm yollarını konuşun. Kürt halkının hakları da Türk halkının hakları da herhangi bir hükümetin lütfu değil, insanların temel haklarıdır.”
Kürt halki bir millettin, Kürt halkı AKP hükumetine ve DAÎŞ'Ê karsisinda dimdik duran bir millettir..
Suriye rejimiyle hareket eden El-Bekkare Aşireti’ne bağlı silahlı grup, Heseke Tugayı üyesi Kürt savaşçı Sîpan Hiznî’yi evinden gözaltına alarak IŞİD yöntemlerini andıran şekilde katletti
Grup, Sîpan Hiznî’nin katledilme anlarını videoya alarak, Kürtleri katliamlarla tehdit etti
Türkiye Cumhuriyeti adına konuşanların görevi alkışlanacak cümleler kurmak değil, ilkeli ve tutarlı bir dış politika ortaya koymaktır. Netanyahu’yu eleştirmek yetmez; aynı cesareti Türkiye’nin yanlışlarını sorgularken de gösterebilmek gerekir
Turk devletine iyi bir politik öğretmek lazim
Hadi ya şaka yapıyorsun. Gülesim geldi gerçekten.
İsrail’e yönelik sert cümleler kurmak kolay. Asıl mesele, aynı ilkeli tavrı Türkiye’nin kendi politikalarında da gösterebilmek. Dış politika hamasetle değil, tutarlılıkla yürütülür. Halk artık yüksek perdeden konuşma değil, gerçek bir devlet politikası görmek istiyor.
İsrail’e yönelik sert cümleler kurmak kolay. Asıl mesele, aynı ilkeli tavrı Türkiye’nin kendi politikalarında da gösterebilmek. Dış politika hamasetle değil, tutarlılıkla yürütülür. Halk artık yüksek perdeden konuşma değil, gerçek bir devlet politikası görmek istiyor.
Sayın Hakan Fidan, “zalim zulmüyle tarihe gömülecek” diyorsunuz. Peki Türkiye’nin kendi dış politikasındaki çifte standartlar ne olacak? Dünyaya adalet dersi vermeden önce aynı adalet ölçüsünü her yerde uygulayın. Söz çok,
tutarlılık nerede?
Zalim zulmüyle beraber tarihe gömülecek” demek kolay. Peki aynı hassasiyet kendi coğrafyamızdaki siviller, savaşlar ve hukuksuzluklar söz konusu olduğunda neden yok? Dış politikada slogan değil, tutarlı bir duruş görmek istiyoruz. İnsan hakları herkese lazımdır
Açıkçası Hakan Fidan ve turk devletine güvenilmez. Turk devleti barbardir.
Yorumlarınızı girmeyi beklerim