Fransada otobüste klima yok diye şöför bayılıp kaza yapmış.. bizim urfada adanada klimasız otobüsü direkt hurdalığa çıkarırlar aq size gelişmiş ülke diyenin
Bursa'da bir vatandaşın eşi, ev almak için biriktirdikleri 1 kilogram altını yanlışlıkla çöpe attı.
1 kilogram altının bugünkü değeri: 6 milyon 130 bin TL
7 sene aynı şirkette çalıştım. istanbul’un bir ucundan diğer ucuna tüm toplu taşıma araçlarını kullanıyordum. 09:00’daki mesaiye yetişmem için evden 07:00’de çıkmam gerekiyordu. şimdi düşünüyorum da, bu gerçekten delilik. insanın 4 saatinin yolda geçmesi delilik.
Kalan akıl sağlığımı ve iç huzurumu korumak için mümkün mertebe yetişkin insanlardan uzak durmaya çalışıyorum. Çünkü çoğu kalbiyle bağını koparmış, içindeki çocuğu öldürmüş, mutsuz ve memnuniyetsiz insanlar. Dünyaya kapılmışlar. Bu yüzden tercihim çocuklar, hayvanlar ve doğa.
Garaja iniyorum - 3de yer yok. Çünkü - 2 yi adamlar kedi barınağına çevirmiş. Her yer kedi maması ve yavru kedi. Herif orda kedi besliyor, arabası pislenmesin diye arabasını - 3 e koyuyor. Yahu bıktım bu heriflerden. Al evinde besle madem bu kadar seviyorsun. Garaj barınak mı?
Usta oyuncu Haluk Bilginer'in "Babam öldü ama sahneye çıktım" diyenlere yerin dibine soktuğu o sarsıcı tespiti:
🔷 "The show must go on" yani "Şov devam etmeli" lafı kadar aptalca bir laf yoktur.
🔷 Bu, Anglo-Sakson kapitalizminin uydurduğu, "Sen çalışmaya devam et, paralar gelsin" diyen acımasız bir yalandır.
🔷 Efendim neymiş, "Babam öldü ama acımı içime gömüp yine de sahneye çıktım..."
🔷 Halt etmişsin sen!
🔷 Çıkmamalıydın!
🔷 Senin baban ölmüş yahu, bir insanın yaşayabileceği en büyük acı.
🔷 Daha ötesi var mı?
🔷 Benim babam ölecek ve ben o gece sahnede insanları güldürüp soytarılık edeceğim?
🔷 Yok öyle bir dünya.
🔷 O tiyatro perdesi o gün kapanmalı!
🔷 Biz dünyanın en önemli, en kutsal işini falan yapmıyoruz.
🔷 Alt tarafı oyunculuk bu.
🔷 Hiçbir tiyatro oyunu, hiçbir şov insan hayatından ve insan acısından daha değerli olamaz.
Alt komşu sürekli “evinize giren çıkan belli değil” diye beni darlayıp duruyordu. Hep nazikçe savuşturdum. O da sürekli doz yükseltti. Sonunda “bak yarın toplanır bu evden çıkarım, burayı da tinercilere kiraya veririm onlarla uğraşırsın.” dedim. O günden beri sessiz.
Hayatımda verdiğim en iyi karar sessiz kalmaktı. Kanıtlayacak hiçbir şeyim yok. Kimseyi harika bir insan olduğuma ikna etmeye çalışmıyorum. Bozmadığım bir şeyi tamir etmeye çalışmıyorum. Kimsenin değerimi görmesi için mücadele etmiyorum. Ne yaparsanız yapın, sorumluluk size ait. Umarım pişman olmazsınız. Bana gelince, özgür ve huzurlu bir şekilde yoluma devam ediyorum.
Güllüoğlu’nda büyük bardak çay sipariş eden bir vatandaş, çayının küçük bardağa sığdığını görmesi üzerine yaşadığı şaşkınlığı paylaştı.
🔹 “Küçük bardak 48 TL, büyük bardak 58 TL.”
🔹 “Dolandırıldık.”
FİLİSTİN kana bulanırken ya da İRAN bombalanırken Netanyahu ve Trump için söylenmedik söz bırakmayanlar, sabahın köründe meydanlara-köprülere çıkıp bağrışanlar şimdi Trump’ın ve güttüğü NATO’nun ülkemize geliyor olmasından ‘gurur’ mu duyuyorlar?