Aksa Tufanı'nın mimarıydı!
Bantla tutturulmuş bir silahla, 370 işgalci teröriste karşı tam 6 saat tek başına mücadele etti.
Kahramanca çarpışarak şehit düşen Komutan Yahya Sinvar’a, devrin Cafer-i Tayyar’ına selam olsun!
Tarihten Bir Kesit: Adolf Hitler'in Konuşması
Yahudiler hiçbir yerde değiller; ama her yerde varlar!! Şuan Almanya'da iseler, yarın Belçika'da veya dünyanın başka yerlerindedirler.
Bu yüzden hepsinin öldürülmesini emrettim. Ancak birkaçı sağ kalsın; gelecek nesiller bilsin ve yargılasınlar diye...
Onlar hayvan tabiatlı insanlardır. Dünyayı yok etme ve ona sahip olma konusunda garip düşüncelere sahiptirler. Sanki bütün coğrafya onların özel mülküdür!
Müthiş bir haber var;
Cemil Tugay’ın Ak Parti’ye katılmasından sonra;
Gezi Darbesinin ön saflarında yer alan sözde tiyatrocu Levent Üzümcü isimli şahıs, İzmir Belediyesi Tiyatro Sanat Yönetmenliğinden istifa etmiş!
İsabetli olmuş, ballı maaşa veda!
Berna Laçin’in dedesi Selanik göçmenidir.
Dedesi, Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesi kapsamında Selanik’ten göç ederek Türkiye’ye gelmiştir.
Berna’nın bahsettiği işgal, dedesinin anavatanı olan Yunanistan tarafında yapılmıştır.
Bu kafa, İzmir’i Yunanistan bugün işgal etmeye kalksa bayram ilan eder o günü.
Bu paylaşımından dolayı hakkında soruşturma başlatılmış. Bu kadının tek paylaşımı bu değil ki! Onlarca böyle yalan yanlış paylaşımı var.
Savcılarımızdan ricam, hesabını topluca sorsunlar.
Gazze Şifa Hastanesi önünde yayın yapan, Çin Devlet Televizyonu CGTN muhabiri:
▪️"Kendi gözlerimle gördüm ki, 5 yaşın altında kafası olmayan en az 10 Filistinli çocuk vardı."
Akşama not düşelim.
Bir esnaf kardeşimizden gelen mektup.
“Selamünaleyküm Metin Abim,
Senden bir ricam var: Bu sesimizi, konunun muhataplarına duyurur musun?
Sayın Hazine ve Maliye Bakanım,
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanım,
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlarda ayakta kalmaya, üretmeye ve istihdam sağlamaya çalışan küçük esnafımızın yaşadığı sıkıntıları sizlere iletmeyi bir sorumluluk biliyorum. Bu çağrı, sahanın ve sokağın sesidir.
Bugün küçük esnaf, daralan piyasa ve artan maliyetler nedeniyle borcunun anaparasını ödemekte dahi zorlanıyor. Buna bir de yıllar içinde biriken faiz ve gecikme yükleri eklenince, ödenebilir durumdaki borçlar içinden çıkılması güç rakamlara ulaşıyor. Örneğin 900 bin liralık bir SGK ya da vergi borcunun faiz ve gecikmelerle 2 milyon 900 bin liraya çıkması, esnafın ödeme gücünü aşan ağır bir yük hâline geliyor. Anaparayı ödemekte zorlanan bir esnaftan, borcun katlanmış hâlini ödemesini beklemek ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmıyor.
Burada ciddi bir adalet ve güven meselesi de ortaya çıkıyor. Devletine güvenerek faturasını kesen, kirasını kayıt altında tutan, yanında işçi çalıştırıp SGK primini ödemeye gayret eden esnaf; kayıt dışı çalışanlarla aynı piyasa şartlarında rekabet ederken, biriken borçların ağırlığı altında eziliyor. Bu tablo, vatandaşın zihninde şu soruyu doğuruyor: “Dürüstçe kayıt tutmak ve yükümlülüklerini yerine getirmek neden bu kadar ağır bir bedel hâline geliyor?”
Vergi ve sosyal güvenlik sisteminin güçlü, düzenli ve sürdürülebilir olması elbette hepimizin ortak hedefidir. Ancak düzenlemeler, esnafın gerçek ödeme gücünü ve ülkemizin mevcut piyasa şartlarını da gözetmelidir. Esnafımız yalnızca işletmesini ayakta tutmaya değil, akşam evine ekmek götürmeye de çalışıyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmişte halkın ve esnafın arasında bulunarak sorunları doğrudan dinlemesi, vatandaşımıza güven veriyordu. Bugün ise vatandaşın sesinin karar vericilere ulaşmakta zorlandığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Bu mesafenin kapanması ve sahadan gelen sesin doğrudan duyulması gerekiyor.
Sizlerden beklentimiz; küçük esnafın borçlarını ödeme gücüne göre yeniden ele almanız, faiz ve gecikme yüklerini makul seviyelere indirecek adil bir yapılandırma imkânı sunmanızdır. Borcunu ödemek isteyen esnafa sürdürülebilir taksit seçenekleri sağlanmalı; üretmeye ve istihdam oluşturmaya çalışan işletmelerin yaşaması için kolaylık gösterilmelidir.
Esnafı borç yükü altında ezmek değil, ayakta tutmak; üretimi, istihdamı ve devletle vatandaş arasındaki güveni korumak esas olmalıdır. Küçük esnaf yaşarsa şehirlerimiz, mahallelerimiz ve ekonomimiz de güçlenir.
Cenab-ı Allah kimsesizlerin, alın teriyle geçinmeye çalışan esnafımızın ve gayret eden bütün vatandaşlarımızın yardımcısı olsun.”
Koskoca adam. Ülkeyi mi yönetsin? Dışarıyla mı uğraşsın? Tehditlere cevap mı versin? Teşkilatlara nizam mı versin? Bu adamın omzundan yük alın. Bir yük de siz olmayın. Ona yoldaş olun. Arkasından vurmayın.
🔴 Şapka çıktı kel göründüü!
Anahtar Partililerin, kesip kırpıp sosyal medya da Yavuz Agiralioglu'nu kurtarmaya çalıştıkları videonun orjinali budur.
Bakın bakalım, Agiralioglu 50 saniye boyunca başörtülülere nasıl saldırıyor?
#ÖzürdileYavuzAgirAlioglu
Karabağ savaşını Ermenistan mı kazandı?
Azerbaycan'da başörtüsü resmen yasakladı. 28 Şubat kafası heryerde kaybetmeye mahkumdur!
Sen de kaybedeceksin Aliyev efendi!
Sudanlı çocuk, annelerinin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağlıyor; biri gözyaşları arasından fısıldıyor: "Anne, ne olur bana cevap ver! Ben çok yoruldum...Kardeşim acıktı... Bizi yapayalnız bıraktın... Vallahi yapayalnızım..."
Dünya, RSF'nin bu masum çocuklara karşı işlediği korkunç suçlara paylaş, tanık olsun.
#Sudan #SaveSudan #FreeSudan #Haber