FATMA BAŞKAN NE Mİ YAPMIŞTI?
TÜGVA’ya 25 yıllığına tahsis edilen yurdun protokolünü iptal etti.
Ensar protokollerini sonlandırdı.
Araç kiralama saltanatına son vererek İzmit’e 400 araçlık hizmet filosu kazandırdı.
Yok pahasına kiralanan alanları tek tek halka geri verdi.
Belediyeyi müteahhitlere, kiralama şirketlerine ve çıkar çevrelerine bağımlılıktan kurtardı.
Yedi yılda dışa bağımlılığı yüzde 60 azalttı.
İzmit’in kaynaklarını bir avuç çevreye değil, İzmit halkına kazandırdı.
❓️ Eren bey, peki kim bu imar plansızlığına, aykırılığına Mart 2024'e değin olur vermiş, onaylamış.. Hukuki sorumluluk yok mu? Mesele halk mağrudiyeti mi, rant uğrun hukuka aykırılık mı? @erenalibingol
AK Parti rozeti taktığınızda Tuzla sorunsuz, kent kültürüne yakışır bir ilce olacak mı?
#SinemDedetaşYalnızDeğildir
Başkanımıza sahip çıkmak için bugün (31 Temmuz Cuma) saat 12.00’de Kartal Anadolu Adalet Sarayı’nda buluşuyoruz.
Tüm Üsküdarlılar ve İstanbullular davetlidir.
Faslı göçmenler İspanya anakarasına (Avrupa'ya) geçmedi. Sebte (Ceuta) Kuzey Afrika kıyısında, Melila ile birlikte İspanya'ya bağlı özerk kent ve ikisi de Schengen kapsamında değiller. Avrupa'nın sağcı medyasında (Sanchez'i zor duruma düşürmek için) özellikle bu ayrıma dikkat etmeden haberler yapıldığını gördüğüm için yazdım. Bizde de haritaya bakmadan haber yapanlar varsa uyarı olsun
❓️Üsküdar örmeğinde zamanı, mekanı, arsa parseli, rakamı belirsiz şekilde verildiği iddiasıyla mı? Sadece itirafçı beyanlarıyla mı?
Ve "siyasi operasyon" meselesinde; FETÖ'cülerce sanki muhalefet ile birlikte hareket edeceklermiş beyanları ardından MHP'den böylesi bir çıkış gelmesi iki cephe açılması anlamına mı geliyor? FETÖ'cülük ve rüşvet/yolsuzluk iddiası ile iki cephe açıldı YENİ Parti aleyhine sanki?
Üsküdar iradesine sahip çıkıyor.
Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunmak adına tüm Üsküdarlıları 30 Temmuz Perşembe günü saat 19.00’da Üsküdar Sahili Marmaray çıkışında buluşup, hep birlikte belediye binamıza yürümeye davet ediyoruz.
Adalet için yürüyoruz!
Halkın iradesinin hiçe sayılmasına karşı, gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş’a sahip çıkmak için Üsküdar’da buluşuyoruz.
🗓️30 Temmuz | 19.00
📍Üsküdar Meydan
Anlamadım:Yıllardır AKP ye seçim zaferi yüzü göstermemiş, ha deyince yüzbinlerle meydana dolan İzmir seçmeni, Başkan bey AKP ye geçeceğim diyor da buna sessiz mi kalıyor?
Cemil Bey’in bunu aklından bile geçirememesi gerekir.
Hiç mi çekinmez İzmir seçmeninden?
Ne diyor seçmen?
Adını koyalım.. Bu görüntüler ortaya çıkmıyor, belirli medya kuruluşlarıyla paylaşılıyor. Adli süreç için tedbir amaçlı polis kamerası görüntüleri nasıl oluyor da adli dosya dışına hemen sızabiliyor? Bunun hukuki yaptırımı yok mu? @mustafaciftcitr@TC_icisleri
Tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, hapishanede bilincini kaybedip bayıldı. Türker’in avukatı ağırlaşan kalp rahatsızlığı nedeniyle müvekkilinin hastaneye sevk edilmesini ve başka hapishaneye gönderilmemesini talep etti. Türker, İBB davasındaki duruşmada, yaşadığı çıplak aramayı ve savcının kendisine “Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin” dediğini anlatmıştı.
Almanya/Stuttgart Devlet Operası'nın 10 Nisan 2027'de sahnelemeyi planladığı "Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" operası sıradan bir sanat etkinliği değil.
Bunu bizzat operanın resmî tanıtım metni ortaya koyuyor. Tanıtımda Atatürk'ün "otoriter güç iddiası", milliyetçilik, sürgün, şiddet ve tarihsel suçlar ekseninde ele alınacağı, Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce bir anlatı kurulacağı açıkça belirtiliyor.
Almanya'nın böyle bir operayı sahneye koyması iyi niyetli değildir.
İki ayrı dünya savaşına ve milyonlarca masum insanın ölümüne neden olmuş; 1945'ten sonra ABD tarafından işgal edilmiş, bugün dahi dış politikada tam bağımsız hareket etmekte zorlanan, Kuzey Akım sabotajının hesabını bile soramayan Almanya'nın sözde sanatçıları çökmüş bir imparatorluğun enkazından emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı vererek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, kulu vatandaş, ümmeti millet yapan uçurumun kenarında Orta Asya'ya sürülmeyi bekleyen ülkeyi laik ve çağdaş bir devlete dönüştüren Mustafa Kemal Atatürk'ü hangi tarihî ve ahlaki üstünlükle bir operada yargılamaya kalkmaktadır?
Üstelik bu girişim tesadüf değildir. Son yirmi yılda Atatürk, Türkiye'de özellikle genç kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmiş, milletin Atasına bağlılığı her ortamda görünürlüğünü artırmış ve aynı ilgi Avrupa'daki Türk gençliği arasında da hızla güçlenmiştir.
Tam da bu dönemde Atatürk'ün tarihsel mirasını "otoriterlik" ve benzeri kavramlarla yeniden tanımlamaya çalışan bir opera sahneye konulmak istenmektedir.
Almanya'nın uzun yıllardır Türkiye'yi etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden değerlendiren, PKK'ya yönelik yaklaşımı ve geçmişte "Anadolu Federal İslam Cumhuriyeti" gibi Türkiye'nin bütünlüğünü tartışmaya açan projelerin dolaşıma girdiği siyasi atmosfer de hatırlandığında, bu opera yalnızca sanatsal bir çalışma olarak görülmemelidir.
Aşağıda gösterilen tanıtım afişi bile operanın librettosunun ip uçlarını şimdiden veriyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü temsil etmek yerine, tarihî gerçeklikle hiçbir bağı olmayan anonim ve kimliksiz bir figür tercih edilmiş. Bu bir estetik seçimden öte, tarihî şahsiyeti bilinçli biçimde sembolleştirip yeniden kurgulama girişimidir. Aynı anlayış, tanıtım metninde Atatürk'ü "otoriter güç iddiası" üzerinden okumaya çalışan sakat yaklaşımın görsel yansımasıdır. Kısacası eser sahnelenmeden verilen mesaj belli. Amaç tarih anlatmak değil, tarihi yeniden yorumlamaktır.
Türk kamuoyu bugüne kadar Ermeni, Pontus ve benzeri iddialar üzerinden üretilen film, belgesel ve kültürel kampanyalara tepki göstermiştir.
Bu konuda da sosyal medyada ve Almanya'da yaşayan vatandaşlarımız tarafından gereken tepki süreci başlatılmıştır. Ancak bu devam ettirilmelidir.
Sosyal medyada güçlü ve demokratik bir kamuoyu oluşturulmalı, Stuttgart Operasının bu eseri sahnelememesi için meşru ve hukuki zeminde her vatandaş sorumluluk almalıdır.
🔴 İki gün önce, butlan CHP’sinin Düzce İl Başkanlığına atadığı Kenan Akın’ın, il binasına kapıyı kırarak girdiği ve beraberindekilerle birlikte Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’na ait pankartları indirip çöpe atmışlardı.
• Ortaya çıkan yeni görüntülerde ise, önceki dönem CHP Düzce İl Başkan Yardımcısı ve Özgür Özel destekçisi olduğu belirtilen bir kadın ile diğer partililerin, Kenan Akın’la gerginlik yaşadığı görülüyor.