Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılayımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı.
7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı, aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti.
Ateşkes sonrası başlattığı Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor.
Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor.
Gazze’nin yanı sıra, siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır.
Milletvekili oğlunu derhal polise teslim etmelidir.
Hakkında gözaltı kararı bulunan Oğuzhan Beker’in, milletvekili dokunulmazlığı bulunan babası CHP Ankara milletvekili Adnan Beker’in konutunda saklandığı tespit edilmiş.
Bu husus kabul edilemez!!
Milletvekili dokunulmazlığı; oğlu suç işlemiş ise asla kullanılamaz.
Hem ahlaka, hem yasaya, hem de siyasi olgunluğa aykırıdır.
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor.
Biz asla bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek istemiyoruz.
Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.
NTV muhabirinden Alman Başbakan'a tarihî tokat!
"2. Dünya Savaşı sırasında Yahudi soykırımına imza atarak tarihin yanlış tarafında duran Almanya, Filistin'de Müslüman soykırımı yapan İsrail'i destekleyerek yine tarihin yanlış tarafında mı yer alacak?"
🔴 Suriye’de Esed rejiminin cezaevlerinde 23 yıl tutulan Mehmet Ertürk:
Açlıktan hamam böceği yiyorduk. Kedi eti yedik, kurt eti yedik.
Sürekli hakaret ve küfür ediyorlardı.
‘Allah canımızı alsın kurtulalım’ diyorduk.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meydan okumayı yaptığında ciddiye almayanlar vardı. Hepsi mağlup oldu.
İnanıyorun ki bunun da gereğini Allah’ın izniyle yapacak. Rabbim bizi bu sözün hakkını verenlerden eylesin. Âmin.
Serdar Tuncer: "Gazze'deki yaşananlara kızdığımız için bazı ürünleri boykot ediyoruz. Siz dediniz ki; 'Bu çok Müslümanca bir şey değil, boykot...'"
Sâdettin Ökten: "Ben boykot etmiyorum. Başka bir şey..."
Serdar Tuncer: "Ne o efendim?"
Sâdettin Ökte: "Müstağni kalıyorum. Boykot İngilizce bir kelime. B-O-Y-C-O-T-T. Ben boykot etmiyorum. Boykotta şu var; 'Ben onu istiyorum ama şu şu sebepten almıyorum.' Hayır, ben onu istemiyorum. Ben ondan müstağniyim."
Bir süredir muhalefet mahallesinde ilginç bir tartışma dönüyor.
Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada yalnızlaştığını söyleyenler, bugün Türkiye'nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını görünce bu kez farklı bir tez ortaya atıyor: "ABD Erdoğan’ı destekliyor."
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa asıl mesele, yıllardır karşı çıkılan politikaların sonuç vermiş olması mı?
Hatırlayalım...
Türkiye sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanması oluşturulurken Erdoğan yönetimi askeri operasyon kararı aldı. O günlerde Batı medyasının manşetleri de, içerideki muhalefetin açıklamaları da büyük ölçüde aynı çizgideydi.
Libya tezkeresi Meclis'e geldiğinde "Türkiye'nin ne işi var orada?" denildi.
Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesi sürerken birçok kesim gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar eleştirildi.
Suriye konusunda ise Ankara'nın güvenlik kaygıları küçümsendi.
Ancak bugün dönüp tabloya baktığımızda farklı bir gerçeklikle karşılaşıyoruz.
Türkiye, sahada ve masada etkili bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.
Libya'da denklemin dışında değil.
Karabağ'da Azerbaycan zaferle çıktı.
Suriye'de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetleri artık göz ardı edilemiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Ankara, hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen ender başkentlerden biri olmayı sürdürüyor.
İşte bazı çevrelerin açıklamakta zorlandığı nokta tam da burası.
Çünkü yıllarca başarısız olacağı söylenen politikalar sonuç üretmiş durumda.
Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey dostluklar ya da düşmanlıklar değildir. Kalıcı olan güç dengeleridir.
Bugün Washington'ın, Avrupa'nın ya da bölgedeki diğer aktörlerin Türkiye'nin tezlerine daha fazla kulak vermesi bir sempati meselesi değil; ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçekliğin sonucudur.
Devletler güçlü gördükleri aktörlerle çalışır, sonuç alan liderleri dikkate alır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yıllarda inşa ettiği etki alanı da tam olarak buradan kaynaklanıyor.
Kriz anlarında risk alabilmesi, uluslararası baskılar karşısında geri çekilmemesi ve uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemesi onu sıradan bir siyasi figür olmaktan çıkarıp küresel ölçekte etkili bir lider konumuna taşıdı.
Bugün gelinen aşamada ise yeni bir hedef öne çıkıyor:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu.
Yıllardır Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmak istenen istikrarsızlık kuşağına karşı verilen mücadele, artık daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası hâline gelmiş durumda.
Terör örgütleri üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan senaryoların önemli ölçüde bozulduğu görülüyor.
Bu nedenle mesele sadece güvenlik politikası değildir.
Mesele, Türkiye'nin kendi geleceğini başkalarının planlarına göre değil, kendi önceliklerine göre şekillendirme iradesidir.
Belki de bazı çevreleri rahatsız eden asıl gerçek budur.
Çünkü ortaya çıkan tablo, yıllardır anlatılan "Türkiye kaybediyor" hikâyesiyle değil; Türkiye'nin sahada ve diplomaside elde ettiği kazanımlarla açıklanabiliyor...
AK PARTİ, CHP, MHP, İYİ PARTİLİ BELEDİYELERDEN MİLYONLARCA LİRA KEDİ VE KÖPEK YEMİ ALAN AMA DEVLETE ORANTILI ŞEKİLDE VERGİ BEYANINDA BULUNMAYAN ŞİRKETLER-2
2013 yılında Nuri Gündüz tarafından "ASRAN İNŞAAT EĞİTİM TURİZM HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" unvanıyla kurulan şirket, 27 Mayıs 2020 tarihinde dikkat çekici bir isim değişikliğine giderek faaliyetlerini "A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" adı altında sürdürmeye başladı. Şirketin isim değişikliğinin ardından belediyeler tarafından açılan kedi ve köpek yemi ihalelerinde önemli bir pay elde ettiği görülüyor.
Kamu İhale verilerine göre şirket, 2020-2025 yılları arasında belediyeler ve kamu kurumlarından toplam 136 milyon 483 bin 268 TL tutarında kedi ve köpek yemi ihalesi aldı. Bu tutarın siyasi dağılımına bakıldığında, ihalelerin 68 milyon 883 bin 358 TL'lik bölümünün CHP'li belediyelerden, 63 milyon 246 bin 483 TL'lik bölümünün AK Partili belediyelerden, 1 milyon 286 bin 200 TL'lik bölümünün MHP'li belediyelerden, 393 bin 280 TL'lik bölümünün İYİ Partili belediyeden, 1 milyon 721 bin 947 TL'lik bölümünün kayyum atanan belediyelerden ve 952 bin TL'lik bölümünün ise Artvin İl Özel İdaresi'nden geldiği görülüyor.
Şirketin özellikle son iki yılda AK Partili belediyelerden aldığı ihalelerde belirgin bir artış yaşandığı dikkat çekiyor. AK Partili belediyelerden elde edilen toplam 63 milyon 246 bin 483 TL'lik ihale tutarının 36 milyon 452 bin 776 TL'lik kısmı son iki yıl içerisinde gerçekleşti. Bu dönemde şirketin en yüksek tutarlı sözleşmeleri 23 milyon 785 bin 151 TL ile Isparta Belediyesi ve 12 milyon 667 bin 625 TL ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ihaleler oldu.
Öte yandan şirketin kamu ihalelerinden elde ettiği iş hacmi ile vergi beyanları arasındaki ilişki de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. 2020-2025 yılları arasında toplam 136 milyon 483 bin 268 TL tutarında yalnızca kedi ve köpek yemi ihalesi alan şirketin vergi levhalarında yer alan kurumlar vergisi beyanlarına göre; 2020 yılında 51 bin 149 TL matrah ve 12 bin 572 TL tahakkuk, 2021 yılında 103 bin 535 TL matrah ve 25 bin 883 TL tahakkuk, 2022 yılında 316 bin 753 TL matrah ve 72 bin 853 TL tahakkuk, 2023 yılında 1 milyon 294 bin 845 TL matrah ve 323 bin 711 TL tahakkuk, 2024 yılında 2 milyon 413 bin 254 TL matrah ve 603 bin 313 TL tahakkuk, 2025 yılında ise 7 milyon 954 bin 826 TL matrah ve 1 milyon 988 bin 706 TL tahakkuk beyan edildiği görülüyor.
Şirketin kamu kurumlarıyla yaptığı sözleşmeler 2026 yılında da devam ediyor. İhale kayıtlarına göre A Z Destek Hizmetleri ve İhtiyaç Ürünleri Eğitim Turizm Yem Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 2026 yılının Ocak ayından bugüne kadar toplam 40 milyon 88 bin 67 TL tutarındaki ihalelerin sözleşmesini imzalamış durumda. Bu rakam, şirketin son yıllarda kamu kurumlarından aldığı kedi ve köpek yemi ihalelerindeki ağırlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
🔴 Hint muhabir İslamı seçen Ayuş Malik'i sıkıştırmaya çalışıyor:
- Müslümanlar pislik içinde ve fakir. Müslüman mahallelerine gidin her yer çöp.
- O zaman siz neden Müslüman Körfez ülkelerine taşınma hayalleri kuruyorsunuz? Lütfen aramızdaki sevgi ve saygıyı koruyalım.
- Baban çok zengin. Ailen seni mirastan mahrum ederse ve 'git fakirler gibi yaşa' derse ne yapacaksın?
- Nasibimde olan bana gelecektir. Çalışır, kazanırım. Elhamdülillah, bedenim var çalışırım; olmazsa aklım var. Bir şekilde rızkım yazılmışsa bana ulaşacaktır. Bu yüzden böyle şeyler hakkında endişe etmem.
Erdogan: "85 years ago, silence in the face of Hitler led to 80 million deaths. Today, the same mistake is being repeated.
Gaza Butcher Netanyahu and his cabinet are committing genocide - and the world is watching with the same silence"
Kanala abone olur ve videoyu paylaşırsanız memnun olurum...
KEDİ VE KÖPEK YEMİ İHALELERİ ALAN VE DEVLETE ORANTILI VERGİ BEYANINDA BULUNMAYAN ŞİRKETLER SERİSİ:
1-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ŞİRKETİ: 100 Milyonluk İhale Trafiği ve Çarpıcı Mali Gerçekler
https://t.co/gkxLRpBntn