Güneş ışığı tansiyonu düşürüyor
Ultraviyole A ışığının ciltteki nitrik oksit (NO) depolarını harekete geçirerek dolaşıma NO salınımını artırdığı ve bunun kan basıncını düşürdüğü bulundu.
Bu olay D vitamini sentezinden bağımsız ortaya çıkıyor.
D vitamini takviyesi alanlarda güneşlenenlerdeki gibi tansiyon düşüklüğü gerçekleşmiyor. https://t.co/eeNwS8tJyC
KALP KRİZLERİNİ ÇOK ÖNCEDEN TAHMİN ETMENİN BİR YOLU
Kısaca FAI adıyla bilinen damar çevresi yağ endeksi azalmasının kalp krizinden ölüm riskini bilinen diğer risk faktörlerinin üzerinde ve ötesinde belirleyebileceği tespit edildi.
FAI, önemli koroner arterleri çevreleyen yağ depolayan hücrelerdeki iltihabı gösteriyor.
Enflamasyon ne kadar fazla ise bunun da o kadar agresif tedavi edilmesi gerekiyor.
https://t.co/BNEqqOnHia
Küba Akciğer kanserine karşı geliştirilen VAXIRA isimli ilacı tanıtı.
BATI'nın 200.000 Dolarlık tedavisinin yanında fiyatı sadece 5.000USD!!!
DÜNYANIN EN MAFYATİK SEKTÖRÜ İLAÇ SEKTÖRÜ, ÖRGÜTÜ DE FED'DİR BİLİYORSUNUZ!
Ne dersiniz Küba saldırısının ardında ilaç sektörü mü var?
Yaşlılarımızın gözü aydın!
Yaşlanan diz kıkırdağını gençleştiren devrim niteliğinde bir tedavi yolda.
Stanford Medicine araştırmacıları, “gerozim” olarak adlandırdıkları 15-PGDH enzimini inhibe ederek yaşlı farelerde diz kıkırdağını kalınlaştırdı, eklem fonksiyonunu belirgin şekilde iyileştirdi ve travma sonrası osteoartriti büyük ölçüde önledi. Mevcut kıkırdak hücrelerini (kondrositleri) genç bir duruma yeniden programlayan bu yöntem, hem enjeksiyon hem de oral ilaçla etkili oldu.
İnsan kıkırdağı üzerinde de olumlu sonuçlar veren çalışma, eklem protezlerini geciktirebilecek veya tamamen önleyebilecek tarihin en umut verici yaklaşımlarından biri gibi duruyor.
Tıp dünyasında bu yılın en heyecan verici bekleyişlerinden biri: Retatrutide.
Faz-3 sonuçları dört gözle beklenen bu molekül, sadece rekor düzeyde zayıflatmakla kalmıyor; karaciğer yağlanmasını da tabiri caizse kökünden temizliyor. Faz-2 çalışmalarında, sadece 24 haftada karaciğer yağlanmasını %81-82 oranında azaltmayı başardı. Daha da çarpıcısı; hastaların %85’inden fazlasında karaciğer yağ seviyesi tamamen normale döndü.
Bu, metabolik hastalıklarda çığır açıcı bir gelişme olabilir.
Gözler 2026 son çeyreğinde. Eğer sonuçlar beklendiği gibi gelirse, karaciğer yağlanması artık zor bir süreç olmaktan çıkıp, hedeflenmiş bir tedaviyle tamamen geri döndürülebilir bir tabloya dönüşecek.
🇷🇺💉Rusya'da kanserle mücadelede tarihi adım: İlk kez bir hastaya kanser aşısı yapıldı
Rusya Sağlık Bakanlığı, 'Neoonkovak' adlı kişiselleştirilmiş mRNA aşısını ilk kez bir hastada kullanarak klinik süreci başlattı
👇İşte bu devrim niteliğindeki gelişmeye dair ayrıntılar:
💉Aşı ilk olarak 2021'den bu yana cilt kanseriyle mücadele eden ve hastalığı lenf düğümlerine sıçrayan 60 yaşındaki bir hastaya uygulandı
💉Bağışıklık tedavisine rağmen hastalığı ilerleme riski taşıyan vakalarda bu yeni mRNA aşısı en etkili kontrol aracı olarak görülüyor
💉Preklinik çalışmalarda aşı, ana tümör odağını yok etmede yüzde 100, metastazları engellemede ise yüzde 90 başarı sağladı
💉Hayvanlar üzerindeki testlerde alınan çarpıcı sonuçlar, kişiselleştirilmiş aşıların kanserle mücadelede yeni bir dönem başlatacağını gösteriyor
Kolalı içecekler alkolden daha zararlı!
UK Biobank verileriyle yapılan çalışmada, şekerli ve diyet içeceklerin (Coca-Cola, Diet Coke vb.) karaciğer yağlanması riskini artırdığı bulundu.
Çalışma, alkolle bir kıyaslama yapmıyor ama bu içeceklerin 7' den 70' e her yaşta insan tarafından çok yaygın içildiği dikkate alındığında meşrubatın insanlara verdiği toplam zararın alkolden çok daha fazla olduğu söylenebilir.
https://t.co/LQbAMwpdKW
Özellikle kadınlar arasında çok yaygın olan ve daha ziyade Hashimoto Hastalığı olarak bilinen kronik otoimmün tiroidit, ömür boyu ilaç tedavisi gerektiren bir hastalık olarak kabul ediliyordu.
Son senelerde, düşük seviyeli lazer terapisi (LLLT) veya fotobiyomodülasyon ile hastaların yarıya yakınının tiroit hormonu ilaçlarını azaltması hatta bazılarının tamamen bırakmasının mümkün olabileceği anlaşılıyor.
Isı üretmeyen düşük doz (miliwatt seviyesinde) yakın kızılötesi ışık (genellikle 830 nm dalga boyu) kullanılıyor.
Metodun bilinen hiçbir ciddi yan etkisi yok ve maliyeti de uygun.
Ömür boyu ilaç kullanmak istemeyenlere tavsiye edilebilir.
Alzheimer hastalığına bağlı demansta Türkiye’ye gelen yeni bir ilacı hastamız kullanmaya başladı.
Oğlunu bile tanıyamayan ileri seviyede olan hastamızla beraber ilacı biz de ilk defa deneyimledik. Sonuçları merakla bekledik.
Veeeeee…
Oğlunu hatırlayamayan hastamız onu tanıdı. 🥹
Bugün bizim için bayram tadında oldu. 💃💕
Umarım kalıcı ve pozitif etkileri devam eder. Takipteyiz…
Nörologlarınızdan daha detaylı bilgileri alabilirsiniz.
Japonya, dünyada bir ilke imza attı.
Laboratuvarda özel olarak üretilen kök hücrelerle (iPS hücreler):
• Ağır kalp yetmezliğinde hasarlı kalp dokusunu onarmayı hedefleyen bir kalp kası yaması onaylandı.
• Parkinson hastalığında kaybolan dopamin üreten beyin hücrelerini yerine koymak için yeni hücre tedavisi resmen onaylandı.
Bu hücreler, erişkin hücrelerin yeniden programlanmasıyla elde ediliyor. Yani vücudun kendi dokusunu kullanarak iyileşme hedefleniyor.
GÜNDE 1 ELMA BİLE KALP KRİZİNDEN KORUYOR
🍎4 hafta günde bir elma yiyen 40-60 yaşlar arasındaki sağlıklı insanlarda ‘okside-LDL-kolesterol’ ün yüzde 40 azaldığı tespit edildi.
🍏Kalp-damar hastalıklarının esas sebebi olan aterosklerozun kanda LDL-kolesterol yüksekliği ile uzaktan yakından alâkası olmadığını (kalp krizi geçirenlerin yarısının kolesterolü normal sınırlardadır), gerçek ‘suçlunun’ ‘okside kolesterol’ olduğunu ‘statin meftunları’ bile kabul ediyor.
https://t.co/atpL3sB9E6
1 milyar insan Google Maps’i sadece yol tarifi için kullanıyor. Oysa içinde öyle özellikler var ki, Maps artık bir navigasyondan ziyade bir Yapay Zeka asistanı. 🧠
📌 Mutlaka kaydedin, lazım olur.
İşte işinize en çok yarayacak gizli özellikler:
Yaşlanan kıkırdağı yeniden oluşturabilecek ve eklem kireçlenmesini (artroz) tersine çevirebilecek bir atılım gerçekleştiren Stanford bilim insanları, yaşlı teyzelerle amcaların kabusu olan bu hastalığı kökünden bitirmeye çok yakın.
65 milyar$’lık diz ve kalça protezi piyasası son mu buluyor?
“Stanford Medicine” araştırmacılarının yaptığı yeni bir çalışma, yaşlanma ve travma nedeniyle aşınan diz kıkırdağının yeniden oluşabileceğini gösteren bulgular ortaya koydu.
Araştırmacılar, yaşla birlikte artan ve “doku onarımını güçleştiren bir proteini (15-PGDH)” engelleyen bir tedavi geliştirdi. Tedavinin yaşlı fareler üzerinde uygulanması sonucu, dizlerindeki kıkırdağın yeniden gelişme gösterdiği tespit edildi.
Bu tedavi aynı zamanda diz yaralanmaları sonrası “arktoz” (eklem iltihabı) oluşumunu da engelliyor. İnsan dokusu üzerinde yapılan deneylerde de benzer şekilde sağlıklı ve fonksiyonel kıkırdağın yeniden üremeye başladığı görüldü. Tespit edilen bulgular, gelecekte bu tür eklem sorunlarında,ameliyat yerine ilaç veya enjeksiyonla kalıcı tedavi ihtimalini güçlendiriyor.
Geleneksel kireçlenme (osteoartrit) tedavileri sadece ağrı yönetimine ve protez eklem operasyonlarına odaklanırken; bu yeni yaklaşım, problemin kaynağını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Kıkırdak hasarını tersine çevirildiği ve yeniden yapılandırıldığı moleküler esaslı bir tedavi yöntemini ortaya koyan araştırma; eklem rahatsızlıklarından muzdarip milyonlarca insan için bir umut ışığı….
(Kaynak: Aging human cartilage can regenerate when a key protein is blocked
Stanford University –School of Medicine
2025)
Öğrenciyken bir genel cerrahi hocamız eskiden en fazla yaptıkları ameliyatın ülser nedeniyle mide ameliyatı olduğunu ancak mide koruyucu ilaçların çıkmasından sonra artık neredeyse hiç ülser kaynaklı mide ameliyatı yapmadıklarını söylemişti.
Stanford üniversitesi bilim insanlarınca yapılan çığır açan buluş da: 15-hidroskiprostaglandin dehidrojenaz enzimini baskılamanın farelerle insan dokusunda kıkırdak dokusunun yeniden büyümesini sağlayıp osteoartriti (eklem kireçlenmesi) tersine çevirdiği bulunmuş.
Henüz klinik araştırması yapılmamış olsa da bu ilk veriler umut verici.
İnşallah yakında diz ve kalça protezi ameliyatları da tarihe karışacak.