Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Selam olsun yüreğinde kor ateş taşıdığı halde yanındakilere zemzem olanlara.. Bizim duruşumuzda tarafımızda her zaman sizin olduğunuz tarafdır... @mansuryavas06@uzunoglunevzat@atila_celik06
Size atılan iftiraya saygısızlığa verdiğiniz tepkiden dolayı kendi suçlarını bastırıp sizi suçlu gibi göstermeye çalışıyorlar. Düzenleri bozuk olabilir Ama siz bu bozuk düzende hep dik durmayı tercih ettiniz. Bir neslin son UMUDUSUNUZ. @mansuryavas06#mansuryavas
Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ilkesi ve hepimizin ortak değeri bellidir: Hukukun üstünlüğü.
Bu ilke zedelendiğinde bundan yalnızca bir kişi değil, 86 milyon yurttaşımız zarar görür.
Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen Tayfun Kahraman’ın hâlâ özgürlüğünden mahrum bırakılması; yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, hukuk devletinin yarınlarına dair hepimizi kaygılandıran bir tablodur.
Unutulmamalıdır ki: Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır.
Bu, tartışmaya açık bir konu değil; Anayasa’nın açık hükmüdür.
Sadece bu değil…
Tutuklu yargılamanın istisna olması gerekirken neredeyse “esasa” dönüştüğü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bugün maalesef başta belediye başkanlarımız olmak üzere hemen hemen herkes tutuklu yargılanmaya devam ediyor.
Son olarak Gazeteci Fatih Altaylı hakkında verilen tutukluluğun devamı kararı da ülkemizin hukuk standartlarının her geçen gün daha fazla aşındığını göstermektedir.
Bugün yaşananlar; kimliği, mesleği, siyasi görüşü ne olursa olsun her vatandaşın yarın aynı endişeyi taşıyabileceği bir ortam yaratmaktadır.
Türkiye’nin uluslararası hukuk endekslerinde 118. sıraya gerilemesi de bu gerçeğin acı bir göstergesidir.
Adalet bir gün herkese lazım olacaktır.
Bunu asla unutmamalıyız.
Mansur Yavaş için verilen soruşturma iznine halkın tepkisi..
Osman Gökçek gelsin de sabahleyin burada görsün! Babasından çektiğimizi şimdi kendisinden çekiyoruz..
SALTANATI BİTER ONUN!!
Emekli engelli vatandaş:
“Çorbamıza el koydular! Adam gibi adam Mansur Yavaş fakire, fukaraya çorba dağıtıyor diye soruşturma açtılar!
Dar gelirli öğrenciye bir kaşık çorbayı çok gördüler!”
Tüm Türkiye izlesin bu haksızlıkları !
Yazıklar olsun!
Üniversiteli genç: “Hayatımdaki en güzel ezogelin çorbasını Hacettepe münazara turnuvasında içtim.”
Bal olsun, bal olsun 😊
İyi ki varsın ADAM 🫶 @mansuryavas06 🇹🇷
@ankarakecis Öyle fake hesaplardan yazmayla olmuyor bu işler oturduğun yerden klavye de tuşa basıp milletinin karısını kızını ağzına alirken dikkat et keçi. gel madem bu yazdıkların Doğru o kadar kendine güveniyorsun bide yüzüme söyle. O kadar delikanlıysan tabi.
Her türlü yardımı yapıyor. Fakirlerin yanında, öksüzlerin yanında, emeklilerin yanında parti ayırmaksızın. Ben Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyorum.
@mansuryavas06 🇹🇷
Ankara halkı 25 yıl sonra bir değişiklik yaptı. Bu değişiklikten sonra çok memnun kaldı ki Türkiye rekoru kırarak %60’ın üzerinde bir oyla beni tekrar göreve getirdi. @mansuryavas06 🇹🇷
📍Kilis
Bugün geldiğimiz noktada, yaptığımız çalışmalar ve siyasi tutumumuz nedeniyle herkes bizim belediyecilik anlayışımızı konuşuyor. Herkes ‘Mansur Yavaş Belediyeciliğini’ konuşuyor.
Bu da benim en büyük onurum, torunlarıma bırakacağım en büyük mirasımdır. @mansuryavas06 🇹🇷
Mansur Yavaş:
“Ben bir Türk Milliyetçisiyim, Atatürkçüyüm. Çizgim belli bunu her yerde söylüyorum.
'Keşke Yunan kazansaydı' diyen, ilk dört maddeyi tartışan, Türk Milli Takımı'nın yenilmesini arzu eden insanlarla yan yana gelemeyiz.”
Cumhuriyet’in 102. yılında, fenerlerimizle Ankara’yı aydınlatıyoruz!
📍 Saat 19.00’da Zafer Genç Akademi açılışımızın ardından Mareşal Atatürk Anıtı’ndan 1. Meclis’e uzanan büyük ‘Cumhuriyet Yürüyüşü’nde buluşuyoruz.
Tüm hemşehrilerimi bekliyorum! 🇹🇷