İMAMOĞLU AKIN GÜRLEK İLE TELEFON GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI:
"Ben kendisini aradım. İki hafta sonra aradım bunları yaşattıktan sonra. Gün gibi hatırlıyorum, kayıtlarımda da var. Çıkarttım istedim yani, İBB'nin kayıtlarında da var.
En fazla 23'ü 24'ü, Cumhuriyet Bayramı'ndan bir hafta önce, bu günlerde tam iki sene önce. Telefonu bende yok, kendisini aradım.
Peki kendisi telefonunu açtı, dedim ki 'Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.' Tanımıyorum çünkü telefonunu bir yerden aldılar protokolde. Çok çok tiz bir sesle 'Buyurun efendim' dedi.
Ben dedim, 'Bu tür müdahaleleri görüyorum ve sizden randevu istedim, 1 hafta 10 gündür randevu vermiyorsunuz. Niçin vermiyorsunuz?" dedim. "Çok yoğunum.'
'Bakın' dedim, 'Sizi İstanbul Valisi ziyarette, teamül gereği İstanbul Valisinden sonra ziyaret etmesi gereken kişi benim". "İstanbul yargısının en fazla hizmet aldığı kurumdur İstanbul Büyükşehir Belediyesi'
'Buradaki yargı mensupları da bilir, savcısından hakimine, arabalarından tahsisten servislerine kadar başka hizmetlerine varıncaya kadar en çok hizmet aldıkları kurumdur.'
'Dedim ben sizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak aramıyorum ha!' dedim yani. 'Ne demek yani, yoğunsunuz, bende gelip yarım saat ne oluyor ne bitiyor diye sohbet edip, hayırlı olsun demekte başka bir niyetim yok.'
'Hani bir iki hafta içinde hallederim' dedim, 'Bak hala siz dalga geçiyorsunuz' dedim. Yine o hiç unutmadığım kulağımda duran tiz sesiyle taklit yapmayacağım burada.
'E ben hemen çözmeye çalış çözmek değil, bana ya dedim bu hafta randevu verin ya da vermeyin". "Bu kadar net'.
Ve akabinde, akabinde özel kalemle görüşerek bayağı uğraştılar 1,5-2 gün. Hiç unutmuyorum, çarşamba günü 30 Ekim'e randevu verdi. Saati de belli, kayıtla var.
Ve 28 Ekim 29 Ekim'de Coşkulu Cumhuriyet Bayramı'nı kullandık, kutladık. 30 Ekim sabahı o kişi Esenyurt Belediyesine operasyon yaptı.
İşte, bir gün önce de o randevuyu iptal etti. Talep ettim bir gün sonra da Esenyurt'a operasyon yaptı."
#ibbdavası
Polemik ve açıkça saflaşma artık kaçınılmaz görünüyor. Halk Tv, DEM Parti'yi sürekli itham ediyorken sessiz kalınması işe yaramıyor.
Akşener'in politikası sürdürülüyor.
İktidara bağırıp, çağırıp sonrasında iktidara geçenler yıllardır sözünde ve durduğu yerde duran DEM Parti'yi itham ediyor...
Tugay gibiler, Çelebi gibiler, Çerçioğlu gibiler...
İktidara bağırmaları onu eleştirmek için değil beni görün ve alın demek için...
Adamın kafa toplumdan bir milenyum falan ileride. Bir de utanmadan laz müteahhitle ynı kefeye koyuyorlar Seloyu. Türk solunun alayını topla Selodaki taşşağın yüzde beşi etmez
Kayyımlardan bihaber ya da onlara zımnen destek duygusu taşıyan sözde solcu, ulusalcı kesim, İzmir’in belediye başkanının parti değiştirmesine “işgal” diyor.
Bir de “Vanlı, yok Tuncelili…” diyerek Kürt demeye getiriyor.
Topuklu Efe Mardinli miydi?
Kayyım atamalarını destekleyenler bize gasp nedir, işgal nedir dersi vermeye kalkışmasın…
İki hafta sürmez, tebrik için kapısında dizilirler.
Çok gördük bunlardan …
Türkiye’de gerçekten Erdoğan’ı oturduğu yerden kaldırma niyeti olan, buna talip iki siyasetçi gördük 25 senede.
Biri Demirtaş’tı, diğeri İmamoğlu, bedelini ödediler, ödüyorlar
Davanın açılması ara mahkemeler istinaf şu bu derken en az 2-2,5 sene sürer. Hiç acele etmeye gerek yok. Ev sahipleri ve emlakçılar genel olarak orospu çocuğudur onları anlamaya çalışmaya gerek yoktur. İstisnalar da kaideyi bozmaz.
Orospu çocuğu şeytan mı çıkarıyorsun çocuktan sikerler böyle doktoru da müdahaleyi de hala saçma sapan yok ebeveynleri çok sakin bizimkiler olsa bilmem ne diye diye yorum yapanlar var
Almanya’da yaşayan bir Türk, arabasını kısa süreliğine park ettikten sonra Alman komşusunun yaptığını gösterdi:
“Sana gel Almanya'da yaşamanın nasıl olduğunu göstereyim. Şu aracı şuraya beş dakikalığına park ettim. Şuna bak! Şunu hemen... Komşu terörü gerçekten var ya! Yukarıdaki herif...
Arabanızla park yasağı olan bir yerde duruyorsunuz, garaj kapısını ve girişi kapatıyorsunuz. Arabanın fotoğrafları çekildi ve zabıtaya ihbar edildi.
Yani o kadar işsizler ki yukarıdaki... Sen eve git abi, bu aracı görüyorsun, Word dosyası aç, yaz bunu. Yazıcıdan çıkar, kağıdı kesmiş biri ikiye. Aracın sileceğini kaldır, buraya koy. Zabıtaya yaz, şikayet et aracı bir de. Neymiş efendim? Araç beş dakika burada kaldı diye. Gerçekten çok işsizler ya. Wirklich. Yani sinirlenmemek elde değil ya.”
Kaynak: ig/thelevent_
🔴 Şanlıurfa'lı Sanatçı Ferhat Göçer: Kürtçe Müziklerin, Türkçe'ye Çevrilmesini Olumlu Buluyorum!
➡️ Kürtçe müzikler de telif hakkı konusunda tarihi bir fırsat!
➡️ Bu ülkede söylenen bütün farklı dildeki şarkıları haklarını koruma altına alacağız!
2016’dan beri cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş bugün 53 yaşında.
43 yaşında özgürlüğünden mahrum bırakıldı, 10 yılı parmaklıklar ardında geçti.
Doğum günü kutlu olsun. Özgür, eşit ve adil yarınlarda kutlayacağı günlere.
Cezaevine girdiğinde 43 yaşındaydı.
53 yaşına girdi.
Süreç raporunda bile tahliye edilmesine dair tüm partiler imza attı, “AİHM ve AYM kararları uygulansın” denildi.
4 Kasım 2026’da tam 10 yıl olacak.
Demirtaş neden tahliye edilmiyor?
salih müslim, hem bir entelektüel hem de bir devrimciydi. halkının özgürlüğü için kavga verdi, bir gün olsun baş eğmedi. oğlu şervan gencecik yaşında kobani'de ışid'e karşı savaşırken toprağa düştüğünde; “oğlum onurunu ve halkını savunurken öldü. her şeysiz yaşayabiliriz, ama onursuz asla” diyordu.
onuruyla gelip geçti bu dünyadan salih müslim. suphi nejat'la, arnavut rıfat'la, arin mirkan'la yan yana duracak sonsuz özgürlük içinde huzur bulsun ruhu.