Bir insan düşünün ki; hayatı o kadar muntazam, o kadar sözü senet… Görünmeyince “uyuyordur” denmiyor, “gecikmiştir” ihtimali de yok, “başına iş gelmiştir” kesinliği var. Arkada bırakılan miras budur işte; mal değil, iman. Allah rahmet eylesin, mekânlarını cennet eylesin. Her Müslümana böyle şahsiyet dolu, îman dolu bir ömür bahşetsin…
Sözleriyle Türkiye'nin gündemine oturan Diyarbakırlı çocuk bir kez daha İLKHA’ya konuştu.
“Tanındığım için değil, Gazze tekrar gündeme geldiği için çok mutlu oldum.”
Bu çocuğun böyle konuşmasına sebep olan şeyi söylüyorum; ev gündemi. Anne baba sürekli bu mevzuda teyakkuzda belli ki. Sofrada bunlar konuşulmuş. Mevzilerini mevzuları belirlemiş. Allah cennetinde buluştursun bu aileyi.
https://t.co/D9lup5sckq
Üniversitelerde dindarlık artıyor dediğimde linçlenmiştim ama bahsettiğim buydu. Ben namaza giderken kafede oturmayı tercih eden arkadaşlarıma siz kılmazsanız yanarsınız gibi koşullandırma yapmıyorum. Benim düzenli namaza gitmem ve bu düzenin hayatımdaki başarıyı arttırıyor olması diğerlerini de buna çekiyor. Bu artık popülarite oluşturuyor. “Zamanı çok verimli kullanıyorsun” diyen arkadaşlarıma sebebin günümü namaz vakitlerine göre şekillendirmem olduğunu anlattığımda onlarda buna çekiliyorlar. Ki hatta bunu anlatan tweet attığımda dahi bana bu konuda özelden yazan çok insan oldu. Aileler farketmezken çocuklar geleneksel din anlayışını terk ediyor olabilir ama günün sonunda elit bir dini inanç oluşturuyorlar, Elhamdülillah.
Bugün üniversiteden bir hocamla konuştuk. “Kendinde çok emeğin var, bu kadar mütevazı olma” dedi. Saatlerce konuştuk ama o cümlenin etkisinden çıkamadım. “Kendimde çok emeğim var”..
Merhumenin kuzeni, kardeşi olarak yorumlar ve alıntılar beni çok duygulandırdı hayır duada bulunan herkesten Allah razı olsun ablam bambaşka biriydi Mevla mekanını cennet eylesin
Bunu şöyle sürdüreyim. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde "Siz usanmadıkça Allah usanmaz" buyurur. Usanmayın. Hareket edin. İsteyin. Dua edin. Her zaman inanın. Hiçbir zaman zerre umutsuzluğa düşmeyin. Zahiren en umutsuz anınızda bile açın elinizi. O isteyince olmazlar olur.
Tam da hayatımın hiç yolda gitmediğini ve acaba imanım da ya da ettiğim dualar da mı sıkıntı var diye düşünürken bu yazı ya denk gelmek de Rabbimin bir hikmeti.Çok şükür Allahım iyiki sana inanmak var.
Özel talepler için bazı sûreleri okuma meselesine dair bir perspektif sunmak istiyorum. Zannediyorum bu konu hakkındaki bütün işkâlleri çözecektir.
Bundan yaklaşık 10 sene önce hanım hafıza kartını kaybetmiş evde arıyordu. Serçe parmağın tırnağı kadar küçücük bir şey biliyorsunuz. İçerisinde kendisi için önemli veriler vardı. Elektrik süpürgesinin torbasını söküp didik didik etmeye varana kadar aramadık yer bırakmadı. Neticede ümidi kesip aramayı bıraktı.
Aradan bir kaç ay zaman geçti, ne lazım olduysa baktım yine kartı arıyor. Bir yandan da Rahmân Sûresi okuyordu. Ben kendisinden bunu bir kaç defa duymuştum ama kitaplarda kaybolan bir şeyi bulmak için Rahmân Sûresi okunacağına dair bir şey görmemiştim. Hâlâ da görmüş değilim. Duymuş bir yerden, hem okuyor hem arıyor. Tabi ben çok üzerinde durmadım masamın başında ders hazırlıyorum, o evin yüzünde dört dönüyor. Hiç ihtimal de vermiyorum bulacağına; kaç ay geçmiş üzerinden ve ev kaç kere süpürgeyle çekilip dökülmüş.
O sırada tam kapının yanında duran kitaplıkta bir kitap benim dikkatimi celp etti. Kargo ücretsiz olsun diye son aldığım kitaplarla birlikte sipariş vermiştim kütüphanemde bulunsun diye ve hiç de incelememiştim. Bir anlık refleksle kalktım o kitabı raftan aldım, yerime oturdum ve incelemeye koyuldum. Ben sayfalarını karıştırırken "Buldum" diye bir ses yükseldi. Bir baktım elinde kart ve tam karşımda her gün onlarca defa geçtiğim odamın eşiğinde. Bu nasıl olur?
Şaşkın şaşkın bizim hanım keramet mi gösterdi diye bir şok yaşarken, bir elimdeki kitaba bir de aldığım rafa baktım. O an aklıma geldi ki aslında ben onu aylar önce yerde görmüş, ayak üstü kaybolmasın diye kitaplıkta rastgele bir kitabın üstüne koymuş geçmiştim ama unutmuşum, hiç farkında bile değilim. Kalkıp da o kitabı raftan aldığım esnada kart yere düşmüş, ben görmedim ama aramakta olan hanım onu buldu.
Olaya bakar mısınız? Hanımın okumasıyla birlikte oturduğum yerde bir şey beni tahrik etti, o kitaba dikkat kesildim, kalktım ve bana o an hiç lazım olmayan -hatta bugüne kadar da hiç lazım olmayan- bir kitabı raftan aldım böylece kart yere düştü ve hanım onu buldu.
Yaşamadan inanması güç bir olay ama ben bunu bizzat yaşadım. Bu olaydan sonra tekrar araştırdım Rahmân Sûresi okumanın böyle bir tesiri var mı diye ama hiç bir rivayet bulamadım.
Anladım ki samimiyetle ve ısrarla yapılan duanın böyle bir tesiri vardır. Bütün bilim, fizik kanunları aksini söylese bile ben bunu yaşadım. O an bir güç beni yerimden kaldırıp o kitabı almaya sevk etti. Onun için samimiyetle yapılan duanın gücüne inanırım, siz de inanın. Gerek Rasûlullah Efendimizden rivayet edilen, gerek alimlerimiz tarafından tecrübe ve tavsiye edilen dua ve zikirleri samimiyetle ve itikat ederek okuyanlar faydasını görürler bi'iznillah.
Gerek evlilik için belli dua, sûre ve zikirler, gerek rızık için belli dua, sûre ve zikirler tecrübe ve tavsiye edilmişse kişinin samimiyetle bunları okumasında "duasına mukaddime kılmasında" bir sakınca yoktur. Samimiyeti oranında Allah indinde karşılık görür. Yeter ki hadis olmayan ve tecrübe ile sabit olan bu gibi bilgileri "hadis" diye paylaşmayalım.
"Kul sıkışmadan Hızır yetişmez" derler ya, aslında kul sıkıştığı zaman samimiyetle dua ettiği için, bütün imkanları zorladığı için Hızır yetişiyor/ duası kabul oluyor. Mesele bu. İnanarak, samimiyetle ve ısrarla isteyene Allah verir, vermezse geciktirir ya da daha hayırlısını verir, bundan hiç şüphe etmiyorum. Dualarınızda yer bulmak ümidiyle. Selâm, hidâyete tâbi olanlara...