Belgesel'e emeği geçen herkese; Can Atalay'ın arkadaşlarına, onların adına yapımcılığı üstlenen ve
yurtiçinde ve yurtdışıda 48 gösterime belgeseli bizzat ulaştıran Av.Kemal Aytaç abime, yönetmen Zeynep Erpamir ve Volkan Evcim'e, belgesele sesini katan sevgili yoldaşım Barış Atay'a, gösterimi için emek harcayan, zaman ayırıp izleyen,
destek veren katkı sunan tüm dostlara teşekkür ederim.
Filmi aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/Plu5kwz41V
“Başıma bişey gelirse, intihar demeyin” demişti Fatma Çelik.
Başına çok şey geldi; 8 yaşındaki kızı istismar edildi, kendi çocukken istismar edildi, failiyle evlendirildi.
Kızıyla birlikte ölü bulundu, olayla ilgili kimse yargılanmadı.
Sesini bile duymadılar. Kimi korumak için?
FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde yeniden şampiyon olarak başarılarına bir yenisini ekleyen A Milli Kadın Voleybol takımımızı yürekten kutluyoruz.
Ülkemizin kız çocuklarına ilham olacak nice zaferlere…
11 yıl önce Suruç'ta IŞİD tarafından katledilen 33'leri saygıyla anıyor ve mücadelelerini selamlıyoruz. Katliamın hesabı sorulana ve tüm failler cezalandırılana kadar adalet mücadelemiz sürecektir.
HÂHÂ: Ölmeyen Bir Ses
Antakya coğrafyasındaki Arap Alevileri arasında özellikle kadınlar tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan “hâhâ” geleneği, Samandağ’da düzenlenen bir atölyede yeniden hayat buldu. Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında bir araya gelen kadınlar, “hâhâ”ların nasıl söylendiğini, kafiye düzenini ve taşıdığı anlamları anlattı.
Genellikle düğünlerde ve kına gecelerinde söylenen hâhâlar; kadınların sevinçlerini, dileklerini ve dertlerini dile getirmelerinin yanı sıra deprem sonrası kamulaştırma, el koyma ve kadın mücadelesi gibi güncel sorunların aktarılmasında da aracılık ediyor.
Temmuz 2026 | Samandağ/Hatay
Tutuklanan İstanbul Şube başkanımız Av. Ezgi Önalan, şube üyelerimiz Av. Yunusemre Işık ve Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla yarın gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm üye ve meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
🗓️ 16 Temmuz Perşembe
⏰ 12.00
📌 İstanbul Adliyesi
Yapay Zekâ Şirketleri Sahafları Boşaltıyor ve Kitapları Yok Ediyor
Avrupa’daki sahaflardan tonlarca roman ve kurgu dışı eser ABD’ye gönderiliyor. Bunun arkasında ise büyük olasılıkla yapay zekâ şirketleri bulunuyor. Bu şirketler, basılı kitapları dil modellerini eğitmek için veri kaynağı olarak kullanıyor; kitapları taradıktan sonra ise imha ediyor. Böylece önemli bir kültürel miras da ortadan kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.
Mayıs ayının başından itibaren Almanya’daki bir çevrim içi sahaf, her gece saat 03.00 ile 05.00 arasında çok sayıda sipariş almaya başladı. Siparişler otomatik olarak ve son derece sistemli biçimde veriliyordu. Durumu fark eden sahaf, meslektaşlarıyla iletişime geçti. Kısa süre içinde diğer sahafların da aynı durumla karşılaştığı ortaya çıktı. Sahafların kullandığı çevrim içi forumlarda benzer bildirimler giderek artıyordu.
https://t.co/GCucL3sCSi
Memlekette de benzer bir hafızasızlaştırma var. Cumhuriyet arşivi "dijitalleştiriyoruz" diye işlevsiz hale getirildi, kelime arayamazsın. Keza Milliyet arşivi de öyle. İstanbul Üniversitesi'nin gazete arşivi var ama 1950'lere kadar. Hürriyet'in dijital arşivi var ama açık değil.
Haluk Levent; Bahis, Kara Para Aklama ve Örgüt üyeliği iddiaları ile ilgili gözaltına alındı ve hemen linçlemeler başladı. Ardından da eş zamanlı olarak Kızılay’ı öven paylaşımlar geldi.
Aklımda bazı sorular var;
Bahis, Dernek parası ile oynandı ise 5 yıllık dönemde İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası bu işlemleri nasıl tespit edemedi?
AHBAP’ın parası bir bankada olduğuna göre buradaki 900 milyon TL’lik bahis işlemi, bu uzun sürede neden Şüpheli İşlem bakımından ilgili bankaların dikkatini çekmedi?
Kara Para Aklama var deniyorsa, TCK 282’ye göre bir ÖNCÜL SUÇ olması gerekir. Depremzedelere yardım için bireylerden ve kurumlardan toplanan varlıklar, normal koşullarda Suç Geliri olamayacağına göre nasıl Aklama iddiası gündeme gelebildi?
Aklama iddiasında bulunuluyorsa, MASAK, 5549 sayılı Kanunu’na göre Aklama raporu düzenlemiş midir?
@abakingurlek@memetsimsek@mustafaciftcitr@eczozgurozel@kerimrota@ComezTurhan
Anılarımızın ve yaşamımızın içine sızan o ince karanfile, umudun yeşerten sesine, hüznünden isyan doğurtan yüreğine, yürüdüğümüz yollardaki ışığına binbir selamla.
Güle güle sevgili Ahmet Telli.
“19’unda kaldı Ali…”
Gezi Parkı eylemleri sırasında Eskişehir’de polisler ve eli sopalı kişiler tarafından darp edilerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz, ölümünün 13. yılında mezarı başında düzenlenen törenle anıldı.
10 Temmuz 2026 | Antakya/Hatay