İSTANBUL BAROSU HEDEFTEKİ MESLEKTAŞLARININ YANINDA
148 yıldır fikir, dayanışma ve eylem birliğiyle savunma mesleğine yönelen her türlü saldırıya karşı duran İstanbul Barosu olarak, hukuksuz tutuklamalarla hedef alınan meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılması talebiyle İstanbul hukuk kurumlarıyla birlikte Çağlayan Meydanı’ndan seslendik.
Savunma mesleğinin sesi kısılırsa, toplumun sesi kısılır. Makbul avukat ve makbul baro olmayacağız, susmayacağız. Hedef alınan meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
🔴İstanbul'da NATO tutuklularına kötü muamele gösterildi ve önlerinde 'pasta kesildi' iddiası: Şikayet üzerine savcılık inceleme başlattı
📌Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi öncesi İstanbul’da tutuklanan dokuz kişi, gözaltı sürecinde yer alan polisler hakkında “kötü muamele" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
📌Polislerin, gözaltındaki kişiler tutuklandıktan sonra önlerinde pasta keserek kutlama yaptıkları da öne sürüldü.
https://t.co/JSFhwzofQg
Ekonomik ve fiziki saldırılarla öğretmenlerimize zulmetmelerini kabul etmiyoruz!
Özlük hakları için mücadele eden Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın yürüyüşüne izin vermeyerek öğretmenleri işkenceyle gözaltına alan devlet ve emniyet yetkilileri açıkça suç işlemektedir!
"Savunma Susmadı, Susmayacak"
Avukatlar, ÇHD İstanbul Şubesi (@CHDistanbulsb_) Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri avukat Yunusemre Işık ve Doğa İncesu'nun NATO operasyonunda tutuklanmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti.
Hukuk kurumları adına ortak basın açıklaması ÇHD Genel Sekreteri Av. Çiğdem Akbulut (@CigdemAkbuIut) okudu.
🔺️"Emperyalizme Karşı Direnen Halkların Savunmanlığını Yapmak Suç Değil, Görevdir!
🔺️Tutuklu Meslektaşlarımıza Özgürlük!"
"Emperyalist savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen toplantısı bitti. Günler boyunca emperyalizme gösterilen “yüksek misafirperverlikten” bize kalan ise aylardır sürdürülen gözaltı ve tutuklamalar, ev baskınları, fiili olağanüstü hal ve katillerin rahatı için halka kapatılan sokaklar oldu.
Tutsak edilen onlarca insanla birlikte ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri Av. Doğa İncesu, Av. Kürşat Bafra, Av. Semra Demir ve Av. Yunusemre Işık da keyfi biçimde gözaltına alındı ve tutuklandı.
Faşizmin her yeni saldırısında hedef gösterilen savunma pratiğimiz, bu kez de NATO için hedef alındı.
Meslektaşlarımıza yöneltilen mesnetsiz suçlamalarla dolu soruşturma dosyaları her aşamada avukatlık mesleğine ve savunma makamına bir saldırı olarak tarihe not edilmiştir.
Evleri şafak vakti basılarak ters kelepçe uygulanan ve işkenceye maruz bırakılan meslektaşlarımıza; müvekkilleri ile olan görüşmeleri, tahsil ettikleri vekalet ücretleri, takip ettikleri davalar sorulabilmiş, yargı pratiğinde defalarca çiğnenen “avukatın müvekkil ile özdeşleştirilemeyeceği” temel ilkesi bir kez daha ayaklar altına alınmıştır.
Baro başkanı dahil olmak üzere meslektaşlarıyla olan görüşmeleri sorularak mesleki faaliyetleri kriminalize edilmiştir.
Hazırlanan soruşturma dosyalarında sorulan mesnetsiz soruları dinlediğimizde, bildiğimiz gerçeği bir kez daha gördük.
Ortada bir yargı süreci yok, meslektaşlarımızın politik kimliklerinin ve avukatlık pratiklerinin hedef alındığı bir siyasi saldırı ile karşı karşıyayız.
Emperyalist savaş örgütü NATO’nun katilleri her bölgenin bir yemeğiyle saraylarda sömürge valisi gibi ağırlanırken; her geçen gün yoksullaşan, ayın sonunu getiremeyen, kaynakları yağmalanan, sömürü koşullarında çalıştırılan milyonlar karnını güçlükle doyurmakta, borçlanarak yaşamaya mahkum edilmektedir.
Hakkında yakalama emri çıkardıkları, kırmızı bültenle aradıkları Netenyahu’nun en büyük suç ortağı olan soykırımcı Trump’ı yetki sahasında soruşturmaya cesaret edemedikleri için Ankara’da ağırlayanlar,
Gazze için işlevsiz hamaseti sürdürmektedir. Epstein dosyalarının çocuk istismarcıları Türkiye’ye geliyor diye fiili olağanüstü hal ilan edilmesi utanç vesikasıdır.
Meslektaşlarımızın avukatlık pratikleri tam da bu sömürü düzenine ve emperyalizme karşı ezilen halkların safında durmaktan ibarettir.
Şahidiz ki tutuklanırken bile müvekkillerini savunmak için görev başındaydılar.
Hapishanelerde, adliyelerde, hastanelerde ve karakollarda direnişlerini sürdürdüler.
Emperyalizme karşı direndikleri için hapsedilen tüm siyasi tutsaklar ve halkın savunmanlığını üstlendiği için tutuklanan bütün meslektaşlarımız özgürlüğüne kavuşana dek mücadelemize devam edeceğiz!
Ne avukatlık pratiğimizden, ne de anti-emperyalist kimliğimizden bir milim bile sapmayacağız.
Tüm tutuklu meslektaşlarımızı faşizmin elinden alacağız!
Tutuklu meslektaşlarımıza özgürlük!
Savunma susmadı, susmayacak!
Devrimci avukatlar onurumuzdur!
NATO’dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın!
Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak!"
Adalet İçin Hukukçular, Avukatlar Sendikası, Boyun Eğmeyen Hukukçular, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, EHP’li Avukatlar, Kartal Hukukçular Derneği, Katılımcı Avukatlar, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar,
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, SOL Hukuk, Sosyal Hukuk,Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı
"Savunma Susmadı, Susmayacak"
Avukatlar, ÇHD İstanbul Şubesi (@CHDistanbulsb_) Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri avukat Yunusemre Işık ve Doğa İncesu'nun NATO operasyonunda tutuklanmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kemal Aytaç (@AYTAKaytac):
"Son dönemlerde özel olarak Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Şube Başkanımız Ezgi Önalan, Yunusemre Işık ve Doğa İncesu tutuklandılar.
Ancak son birkaç aylık süreci ele aldığımızda, özellikle avukatların hiçbir belge, bilgi, herhangi bir şekilde bir suç işlemedikleri halde gözaltına alındıklarını ve tutuklandıklarını görüyoruz.
Arkadaşlarımız, meslektaşlarımızın işledikleri herhangi bir suç yoktur.
Hukuk ve demokrasiyi savunmaktan başka, emperyalizme karşı çıkıp, savaşa karşı çıkıp barışı savunmaktan başka bir suçları yoktur.
Peki ortada bir suç var mıdır? Evet, bir suç vardır.
Hepsi suç işliyorlar.
Bugün yaptıkları tutuklamalar, bugün yaptıkları işlemlerin hepsi mesnetsizdir, delilsizdir, belgesizdir, haksızdır.
Buradan söylüyorum: günü geldiğinde, yeri geldiğinde hiçbir şey yerde kalmaz. Devran döner, dönecektir; bu devran mutlaka dönecek!
Döndüğünde de kimler suç işliyorsa, kim ahlaka, kanuna, yasaya aykırı iş yapıyorsa bunun hesabını mutlaka soracağız.
Hiç kimse bundan azade değil.
Biraz geçmişe dönüp bakın, bunun cevabını bulursunuz.
Tek bir isim veriyorum.
Tek bir isim veriyorum: Zekeriya Öz nerede?
Bir zamanlar başbakanın zırhlı arabasını verdiği, özel olarak önüne koyduğu, kral muamelesi gören Zekeriya Öz nerede? Ne yapıyor?
Bugün de, bugün de insanları, bugün de avukatları, meslektaşlarımıza bu haksız uygulamaları yapan emniyet görevlisi, savcı, yargıç kim varsa, onlar da Zekeriya Öz'ün durumuna düşmek durumundalar. Ve mutlaka bu duruma düşecekler, bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Meslektaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Meslektaşlarımızın işledikleri herhangi bir suç yoktur.
Herhangi bir belge, delil de yoktur. Bunu tutuklayanlar, tutuklatanlar da bilmektedir.
Ama bunu bilmelerine rağmen nasıl bir vicdan, nasıl bir akıl, nasıl bir insanlık, nasıl bir duygu içindelerse bu haksızlığı, bu suçu işlemektedirler.
Sözümü şöyle bitiriyorum: Onlara lanet olsun."
"Tutuklanma gerekçesi;
500 liralık duruşma ücreti"
Avukatlar, ÇHD İstanbul Şubesi (@CHDistanbulsb_) Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri avukat Yunusemre Işık ve Doğa İncesu'nun NATO operasyonunda tutuklanmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti.
İstanbul Barosu (@istbarosu)
Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ekim Bilen Selimoğlu (@ekimbilen):
"Geçtiğimiz hafta İstanbul Barosu olarak iki mensubumuz Ezgi Önalan ve Yunusemre Işık'ın sorguları için adliyedeydik,
kendilerinin yanındaydık ve sorgularına bizzat yönetim kurulu üyeleri olarak da katıldık.
Orada kendilerine yöneltilen soruları, "kuvvetli suç şüphesi" dedikleri delilleri inceledik ve dosyanın bomboş bir dosya olduğunu gördük.
Şöyle ki; dosyada delil dedikleri şey, meslektaşların müvekkilleriyle yaptıkları telefon görüşmeleri ve içeriği dahi olmayan telefon görüşmeleri.
Hepsinin vekaletnamesini sundular, müvekkilleri olduklarını ispat ettiler.
Diğer meslektaşlarıyla olan telefon görüşmeleri ve yine müvekkillerinden aldıkları cüzi miktarda paralardan ibaret.
Örgüt üyeliğini gerektirecek dosyada bırakın kuvvetli suç şüphesini, en ufak bir basit iz, emare dahi dosyada bulunmamakta.
Orada şunu, yargılayanlara söyledik: İstanbul Barosu'nda 68.000 avukat var.
Siz eğer avukatla müvekkillerini özdeşleştirirseniz, müvekkillerinin yargılandığı dosyalardan, soruşturmalardan avukatlarını da bu şekilde sorumlu tutarsanız,
İstanbul'da 68.000 avukatı istediğiniz zaman gözaltına alabilir ve tutuklayabilirsiniz.
Türkiye'de avukatlık yapmanın hiçbir güvencesi yoktur.
Hiçbir mesleki güvence, hukuk güvenliği, savunma hakkı yoktur. Bunu yapmayın.
Bunu delil olarak, kuvvetli suç şüphesi olarak sayamazsınız diye bunu defalarca İstanbul Barosu olarak beyanlarımıza geçirdik.
Fakat ne yazık ki meslektaşlarımız... Ezgi Önalan, ÇHD İstanbul Şube Başkanı, meslektaşlarından aldığı 500 liralık piknik ücretleri, kahvaltı ücretleri nedeniyle; Yunus Emre, genç, yoksul bir avukat, tevkillle yani diğer meslektaşlarından aldığı bir defalık duruşma ücretleriyle geçimini sağlamaya çalışan bir avukat, bunu kendisi beyan etti.
Diğer avukatlardan aldığı 500 liralık, 1000 liralık duruşma ücretleri, tevkil ücreti dediğimiz duruşma ücretleri burada delil olarak kendisine soruldu.
Bunu yapmayın!
İstanbul'da on binlerce avukat var bu şekilde. Yoksul avukat var, genç avukat var, işçi avukat var, işsiz avukat var.
Bunu yapmayın.
Bunu yaparsanız bütün avukatları bu şekilde tutuklayabilirsiniz.
Bu imkanı kolluğa, savcılığa, bu imkanı tanımayın dedik.
Ancak ne yazık ki sulh ceza hakimliklerine bunu dinletemedik ve iki meslektaşımız geçtiğimiz hafta tutuklandılar.
Biz İstanbul Barosu olarak her zaman meslektaşlarımızın yanında olacağız.
İtirazımızı, dayanışmamızı, isyanımızı büyüteceğiz, güçlendireceğiz ve meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Her iki meslektaşımız ve diğer tutuklu meslektaşlarımızı alana kadar, mücadeleye, onların yanında olmaya devam edeceğiz."
"Aslında kestiğiniz kendi sesiniz, bizim sesimiz değil."
Avukatlar, ÇHD İstanbul Şubesi (@CHDistanbulsb_) Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri avukat Yunusemre Işık ve Doğa İncesu'nun NATO operasyonunda tutuklanmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti.
İstanbul Barosu (@istbarosu)
Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren (@avleylasuren):
"Değerli basın mensupları, değerli meslektaşlarım, kıymetler yurttaşlar; benden önce basın açıklamasını yapan bütün meslektaşlarımın belirttiği üzere, savunma tutuklu durumda.
İstanbul Barosu olarak her açıklamamızda belirttiğimiz üzere, Anayasa madde 13 ve madde 19 gereği hiçbir sebep yokken meslektaşlarımız tutuklu.
Avukatlar, Avukatlık Kanunu'nun gerektirdiği aşamalar geçirilmeden evlerinde, sokakta ya da ofislerinde gözaltına alınıp, günlerce tutulup, ondan sonra Çağlayan ya da Anadolu Adliyesi'nde tutuklanmakta.
Özellikle son yapılan Ezgi ve Yunus Emre ve Doğa arkadaşımızda müvekkilleriyle görüşmeleri bile suç gibi gösterilmekte.
Değerli basın mensupları, sizlerden daha çok bizi videoya alan bir meslek var: sevgili emniyet mensupları.
Ve ben şüpheli ölüm çalışan bir avukat olarak biliyorum ki en çok intihar vakaları da yine emniyet mensuplarında maalesef.
Bu sebeple biz avukatlar olmasak, değerli emniyet mensupları, o şüpheli ölümleri araştıracak kimse yok.
Basının her haber paylaştığında, o haberler yüzünden Kayhan gibi, İsmail Arı gibi, Alican gibi, Pınar gibi basın emekçileri tutuklandığında, yine savunma onların sesleri oluyor.
Ya da kadınlar ve çocuklar birlikte öldürüldüğünde, yine savunma mesleği onların sesi oluyor.
İşte bu sebeple, biz avukatlara ayrıcalık istemiyoruz.
Biz yurttaşların sesi olan savunmanın ancak anayasa ve kanun çerçevesinde gözaltına alınabileceğini ve tutuklanacağını söylüyoruz.
Aslında kestiğiniz kendi sesiniz, bizim sesimiz değil.
Bu nedenle, şu an hapishanede olan Can Atalay, Ezgi, Yunus Emre, Doğa, Sezin ve Fırat ve Mehmet Pehlivan ve bunun gibi birçok isim aslında sizin sesiniz ve kendi sesinizi tutukluyorsunuz
İstanbul Barosu olarak 148 yıldır olduğu gibi, her yerde, herkes için, her zaman adalet demeye devam edeceğiz.
Savunmanın sesi olmaya devam edeceğiz çünkü 148 yıldır tek yaptığımız bu. Her zaman söylediğimiz gibi; makbul avukatlar, makbul barolar olmayacağız.
Meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz."
Avukatlar, NATO operasyonunda tutuklanan meslektaşları için Çağlayan Adliyesi önünde sloganlarla yürüdü.
"Savunma Susmadı, Susmayacak"
Avukatlar, ÇHD İstanbul Şubesi (@CHDistanbulsb_) Başkanı Av. Ezgi Önalan, ÇHD üyeleri avukat Yunusemre Işık ve Doğa İncesu'nun NATO gerekçesiyle tutuklanmasını Çağlayan Adliyesi önünde protesto etti.
İstanbul Hukuk Kurumları ile birlikte Şube Başkanımız Av. Ezgi Önalan ve NATO operasyonları kapsamında tutuklanan tüm üyelerimize özgürlük şiarıyla Çağlayan Adliyesinde basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
Savunmaya Özgürlük!
Savunmaya özgürlük!
İstanbul Hukuk Kurumları ile birlikte yarın Şube başkanımız Av. Ezgi Önalan, şube üyelerimiz Av. Yunusemre Işık ve Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla Çağlayan Adliyesinde gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
Tutuklanan İstanbul Şube başkanımız Av. Ezgi Önalan, şube üyelerimiz Av. Yunusemre Işık ve Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla yarın gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm üye ve meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
🗓️ 16 Temmuz Perşembe
⏰ 12.00
📌 İstanbul Adliyesi
ÇHD İstanbul Şube Sekreteri Av. Özge Serdar ve Şube Yönetim Kurulu üyesi Av. Yağmur Kavak bianet’e hak ihlallerinin belgelenmesi, gazetecilik-hukuk örgütleri işbirliği ve toplumsal hafızanın korunması odaklı haber için değerlendirmelerde bulundu.
🔴 Çağdaş Hukukçular Derneği: Hukuk işlemiyorsa mücadele de değişmek zorunda
👉🏼 @chdgenelmrkz1, hukuki mücadelenin mahkeme salonlarının yanı sıra toplumsal hafızanın korunması, hak ihlallerinin görünür kılınması ve gazetecilikle kurulacak dayanışmayla güçlendirilebileceğini savunuyor.
https://t.co/1WyPh2M658
Şube üyemiz Av. Saruhan Efe Kadaifçi Dilovası İşçi Katliamı duruşmasında sarf ettiği sözler sebebiyle sanıklar tarafından şikayet edilmişti. 14 Temmuz’da Kandıra Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.
Katledilen işçilerin hesabını soran avukatları değil katilleri yargılayın!
Evleri basılarak işkenceyle gözaltına alınan ve siyasi saiklerle tutuklanan ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Ezgi Önalan ve şube üyeleri Av. Yunusemre Işık ile Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla yapılacak basın açıklamasına tüm üye ve meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
BASIN AÇIKLAMASI ÇAĞRISI
Tutuklanan meslektaşlarımıza özgürlük şiarıyla yarın saat 12.00’de Çağlayan Adliyesi önünde yapacağımız basın açıklamasına tüm meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
🗓️ 16 Temmuz Perşembe (Yarın)
⏰ 12.00
📌 İstanbul Adliyesi C Kapısı
Savunmaya özgürlük!
ÇHD İstanbul Şube başkanı Av. Ezgi Önalan, şube üyeleri Av. Yunusemre Işık ve Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla yarın Çağlayan Adliyesinde gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.
NATO zirvesi öncesi ve süresince İstanbul’da gerçekleşen tutuklamalara ilişkin hapishaneler raporunu tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Emperyalistlere ve işbirlikçilere karşı mücadele eden siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılsın!
1/2
Savunmaya özgürlük!
İstanbul Hukuk Kurumları ile birlikte yarın Şube başkanımız Av. Ezgi Önalan, şube üyelerimiz Av. Yunusemre Işık ve Av. Doğa İncesu’ya özgürlük şiarıyla Çağlayan Adliyesinde gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm meslektaşlarımızın katılımını bekliyoruz.