Uyarıyoruz…
Ülkemizi İsrail, ABD ve Suudi Arabistan’ın yanında Yemen savaşına sokamazsınız!
“Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kimler getirdi? Yemen şu anda ne durumda? On binlerce insan Yemen'de ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan, siz önce bunların hesabını verin.”
2019’daki bu sözlerin sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı, şimdi aynı Suudi Arabistan’ın yanında Yemen’e karşı bir savaşta yer almak üzere son derece hevesli açıklamalar yapıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yemen tarafından Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu iddia ederken, “sözümüzün eriyiz” deyip, “Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz” ifadesini kullanıyor.
Öncelikle Hakan Fidan ve AKP iktidarına hatırlatıyoruz.
Meclis’e getirme zahmetinde dahi bulunmadığınız Mekke Anlaşması vesilesiyle, TBMM'den bir karar çıkarmadan Yemen’e karşı saldırıların parçası olamazsınız.
Eğer cesaretiniz varsa anlaşma ve savaş kararını Meclis’e getirin ve halkımızın gözünün içine bakarak “evet” oyu kullanın da görelim.
Ülkemizi Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insanlık dışı, işgalci ve baştan aşağı hukuksuz saldırılarının parçası yapamayacaksınız.
Yeni Osmanlıcı iktidarın, Osmanlı’nın “Yemen hafızasını” diriltmeye çalışmasına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye'yi Suudi Arabistan, İsrail ve ABD'nin Yemen'de işlediği suçun ortağı yapamayacaksınız..
Halkımız, İsrail ve ABD saldırganlığına karşı direnen Yemen halkını katledecek bir onursuzluğun parçası olmayacak, bunu sakın aklınızdan çıkarmayın!
Yeni Yüzyılda Cumhuriyet Olacaksa;
TKP İLE GÖREV BAŞINA!
Türkiye Komünist Partisi tam 106 yaşında, ülkemizi esir alan karanlığı defetmek için mücadele ediyor!
Sesimizin ulaştığı her emekçiyi, yurtseveri ve cumhuriyetçiyi safları sıklaştırmaya, Türkiye Komünist Partisi'nde örgütlenmeye davet ediyoruz.
Yaşasın TKP!
Yaşasın Sosyalist Cumhuriyet!
15 Temmuz darbe girişimi dar anlamıyla başarısız oldu. Kanlı, küstah, riyakar bir şebekenin çok katmanlı hamlesi boşa düştü. Ancak süreci öncesi ve sonrasıyla bir bütün olarak ele aldığımızda ortada ne yazık ki bir başarı var.
Fethullahçılar Cumhuriyetçi birikimi paralize etmek için misyon üstlenmişlerdi bir, Türkiye’yi NATO ve ABD çizgisinde tutmakla görevliydiler iki. Buralarda bir başarısızlık gören var mı bugün?
1990’lardan itibaren en yetkili kurum ve kişiler tarafından himaye edilen, düzenin ideolojik, ekonomik ve siyasi dinamiklerine şekil veren, hâlâ “geri kalan kadrolarından nasıl yararlanırız” diye kafa patlatılan CIA beslemesi bir fesat hareket sadece 15 Temmuz’da çuvalladığı için nasıl “başarısız” sayılabilir ki?
soL Haber yeni hesabıyla X’te
NATO Zirvesi’yle birlikte soL Haber, sistematik bir baskıyla karşı karşıya. Yaklaşık 17 yıldır kullandığımız X hesabımız, Türkiye’de erişime engellendi.
Ayrıca, soL Haber hakkında “kamu düzenini bozmayı hedefleyen provokatif paylaşımlar yaptığı” isnadıyla soruşturma başlatıldığına dair iddialar dile getirilmeye başlanmıştır.
soL, bu baskılara karşı hukuki alanda gerekli adımları atmak üzere hazırlıklarına başlamıştır.
soL Haber’e yönelik, “toplumsal kaos amaçlamak” gibi suçlamaların hiçbir gerçekliği olmadığı açıktır. Aksine suçlamayı yöneltenlerin haksızlık ve zayıflıklarını örtmek üzere bu iddialara başvurdukları anlaşılmaktadır.
Kamuoyunu, dostlarımızı, okurlarımızı soL’la dayanışmaya çağırıyoruz.
En önemli dayanışma, soL’a abone olmak, bizzat omuz vermektir.
soL’u susturma girişimi başarısızlığa mahkumdur.
Sesimizi yükselteceğiz. Sizin desteğinizle. Hep birlikte.
➡️ https://t.co/cNqf9iJVWs
🔴Koç istedi, hepsi yan yana dizildi: AKP, MHP, CHP bir araya geldi, TKP protesto etti
Koç Holding'in 100. yılı nedeniyle Ankara'daki ATO Congresium'da düzenlenen etkinlik, siyasi partilerinin geçit törenine döndü.
Düzen partileri, düzenin "büyük patronu" etrafında birleşirken, ATO Congresium'un önünde ise TKP'nin protestosu vardı.
https://t.co/PsyiH2iWzr
100 yıllık hırsızlığın, Koç’un karşısına dikildik!
Halkımız büyük bir yoksulluk içindeyken Koç Holding’in 100. yılı dolayısıyla Ankara’da kutlama yapan sömürücüler, karşılarında bu ülkenin komünistlerini, yurtseverlerini buldular.
AKP, CHP ve MHP dahil tüm patron partilerinin liderleri, cumhuriyet ve emekçi düşmanı bu düzenin sahiplerinden Koç’un kutlamasında önlerini ilikleyerek yer aldı.
O "kutlamaların" önünden seslendik: Bu ülkede karşınızda önünü iliklemeyenler var. Sözümüz söz: Halktan çaldığınız her şeyi devletleştireceğiz!
NATO, ölüm ve onursuzluktur!
Yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm!
🔴5 Temmuz'da NATO karşıtı büyük mitingte buluşuyoruz!
AKP Temmuz ayında NATO zirvesi için Ankara'da hayatı durdurmaya hazırlanıyor. Kurulduğundan beri dünyanın her yerinde halklara kan kusturan bu uğursuz örgüt Ankara'daki zirvede Türkiye'nin savaş ve yıkım planlarının daha fazla içine çekileceği bir yeniden yapılanmaya gidecek. NATO'nun emperyalist planlarına ve Türkiye üzerinde yaptıkları hesaplara yine Ankara'da dur denmelidir.
Halkımızı 5 Temmuz günü NATO zirvesi öncesinde emperyalistlere kuvvetli bir uyarı için büyük NATO karşıtı mitingde buluşmaya davet ediyoruz. Mitingde bir araya gelecek yurtseverler "NATO, ölüm ve onursuzluktur; yaşasın barış, bağımsızlık ve sosyalizm" diyerek NATO'cu emperyalistlere Türkiye'nin de dünya halklarının da sahipsiz ve çaresiz olmadığını gösterecektir.
Türkiye Komünist Partisi’nin Özgür Özel ve arkadaşlarına, bir bütün olarak CHP’ye dönük değerlendirmeleri ortadadır. Hiçbir ideolojik, siyasal yakınlığımız olmadığını her defasında tekrarlamak durumunda değiliz. Ayrıca kimseye kefil de olmayız. Ancak…
Şu anda “hukuken” CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkan olarak kabul etmemiz de, yalnız bugün değil gelecekte de imkansızdır.
Bu “atama” işlemi iktidar olanakları kullanarak bir başka parti tarafından gerçekleştirilmiştir. AKP diğer partileri doğrultu ya da yönetici tayin edemez. Kendi meşruiyeti bu kadar zedelenmiş bir partinin siyaset alanını tasarlama girişimleri, bu girişimlere ortak olanların da meşruiyetini sıfırlar.
CHP tabanının bu operasyonu kabullenmeyeceği açıktır. Bir siyasi parti programı, örgütsel yapısı ve toplumsal ağırlığı ile bir bütündür. Daha önce birçok adımı kendi partisinin tabanındaki hoşnutsuzluklara rağmen dayatıp yoluna devam eden Kılıçdaroğlu’nun bu defa şansı yoktur.
Bizi en fazla ilgilendiren ise siyasi partilerin iç dinamiklerine müdahalenin önünü tamamen açan bu uygulamanın toplum tarafından kararlılıkla mahkum edilmesidir. Bu büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Protesto gösterilerine katılımın az ya da çok olmasının bu aşamada bir önemi bulunmamaktadır.
AKP, medyasından vekiline, bürokratından trolüne başka partilere akıl ve yön verme konusunda kendini kaybetmiş durumdadır. Yandaş köşe yazarları sürekli olarak muhalif parti ve siyasetçilere not vermektedir. Burada siyaset alanının daraltılması isteğinin yanı sıra kadar ideolojik ve kültürel bir sorun da vardır. Her şeyin sahibi olma dürtüsü iktidar için artık bir davranış kalıbı haline gelmiştir. CHP tabanının bunu kabullenmemesi iyi bir şeydir.
İlginç olan, AKP’nin diğer partileri kendisine benzetmeye çalıştıktan sonra kendi alanında beliren rakiplerden şiddetle rahatsız olmasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenler bu açıdan çok öğreticidir.
Velev ki, Kılıçdaroğlu yönetimi tutsa, parti AKP’yle uyumlu bir biçimde güçlenip ona rakip haline gelse, iktidar aynı operasyonu ona da çekecektir. Ancak bu imkansızdır. Kılıçdaroğlu’nun da bunun farkında olduğu ve CHP’nin yönetilmesinden çok yönetilemez hale gelmesi doğrultusunda adımlar attığı görülmektedir.
Biz CHP gerçeklerini siyasal ve ideolojik zeminde halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken, Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkanı olarak görmemiz mümkün değildir.
Parti binasına polis marifetiyle girmeyi göze alacak kadar kendini kaybetmiş biri CHP’yi yönetemeyeceğine göre iktidar bir süre ana muhalefetsiz bir siyasi yapıyla yola devam etmeye karar vermiş demektir. Bu da toplumsal açıdan kendi altındaki halıyı çekmekten başka bir anlam ifade etmez. Bunun sonuçları zaman içinde ve sürprizlerle kendini gösterecektir.
Beri yandan CHP yönetimine “dışarıdan” akıl veren çok. Ancak anlaşılmayan nokta kafalardaki “direniş” hattı için CHP’nin uygun bir zemin sunmadığıdır. Özgür Özel ve arkadaşlarının eli tarihsel, sınıfsal, ideolojik ve de hukuki açıdan bağlıdır. Bu bağın çözülmesi imkansızdır.
1 Mayıs'ta emekçiler Sosyalizm ve Cumhuriyet diyerek yürüdü!
🔴İşçi sınıfının siyasetin her yanına el koyduğu, örgütlendiği, sözünü yükselttiği 1 Mayıs'lar için TKP ile iletişime geçin, kol kola girelim!
ülkesinin içerisine bile isteye sokulduğu karanlığa bir kere bile itiraz etmemiş, o karanlığın mimarlarıyla mütemadiyen dirsek teması içerisinde olmuş, o mimarlar tarafından da taltif edilmiş, el üstünde tutulmuş birine dünyanın hiçbir yerinde aydın ya da entelektüel denmez.
Depremde memleketi yıkılmış biri olarak; dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu hatırlamak için! Omuz verenlerin anısına... #6subat2023#deprem#hatay#osmaniye#maraş
Bugün ülkemizin içine düştüğü ağır karanlığa, yoksulluğa isyan eden tüm dostlarımızla Ankara’da bir araya geldik.
Bu karanlığı hep birlikte sonlandırıp ülkemizi aydınlık günlere taşıyalım.
#TKPyeKatıl
https://t.co/R28q4gEpSz