Başta yüz binlerce Türk gencini evladı bilip onlara yol gösteren Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi olmak üzere, vatanımız için hayırlı evlatlar yetiştiren tüm babaların #BabalarGünü kutlu olsun. 🇹🇷
Ne AB,
Ne BM,
Ne de AP tanırız.!
Türk Devletine ve Türk milletine hiç bir güç yaptırım uygulayamaz.!
İstedikleri kadar Ülkü Ocaklarını hedef alsınlar.
MHP ve Ülkü Ocakları Türk milletinin son siperi, yeri geldiğinde namluda ki son kurşunu, aşılmaz, yıkılmaz Son Burcudur.!
Bölünmesin diye millet, baki kalsın diye devlet, bu milli seferberlikte saf tutacaksınız.
Türkiye’nin ihtiyacı olan budur. Türk gençliğine yakışan da budur.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır.
Cümle âlem bilsin ve duysun ki Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında; mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki; kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükûnete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Zengezur koridoru dedik ama ismini doğru koyalım. Bu hat “Turan Koridorudur.”
Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın anahtarıdır.🇹🇷
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Bizim gözümüzde her Türk genci endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanettir.
Her evladımız, tek başına milli servetimizdir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Davamızın Bilge Kağan'a dayanan binlerce yıllık bir kökü, bir aklı, bir fikri, bir iradesi, bir ülküsü ve yön verici bir lideri var.
O yüzden biz diyoruz ki Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Atatürk, Başbuğ Alparslan Türkeş ve Liderimiz Devlet Bahçeli bir çizgidir.
Bu çizgi, Türk milliyetçiliğinin en doğru yol haritasıdır. 🇹🇷
Gönlünün maverasında Türklüğün mukaddes hazinesini taşıyan.
Aslı Türk, Sözü Türk, Aklı hep Türkiye olan,
Gölgesinde büyüyüp yetiştiğimiz,
Türk Dünyasının Bilge Lideri Sn. Devlet Bahçeli Beyfendiyi Cenab-ı Allah başımızdan eksik etmesin inşallah.
Ah hafızasız Ümit Özdağ ah…
Zafer Partisi Genel Başkanı sıfatını taşırken bir de “Devlet Bahçeli, çok uzun süre MHP genel başkanlığı yaptı. Derin bir bilgi ağı var. Siyasette taktik anlamda ciddi bir ustalığı var ve söyledikleri ciddiye alınmalı” demiştin.
Siyaseti iğrenç hale getirerek Türkiye’yi yarım asırdır bela olmuş terörden kurtarma stratejilerinin önüne ABD ve İsrail misyoneri gibi geçmeye çalışmayın.
Sayın Devlet Bahçeli’nin olduğu yerde Türk milletinin varlığına ve geleceğine bir yanlış olur mu?
“Olur” diyen kim varsa ya akıl hastası, ya şeref fukarası ya da emperyalistlerin Truva atıdır.
@Yildiraycicek9
📌 Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin, iç cepheyi tahkim etmek ve “Terörsüz Türkiye” hedefini gerçekleştirmek adına ortaya koyduğu tarihi irade ve milli birlik çağrısına rağmen, CHP içerisinde Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde kümelenen ve toplumsal gerilimi artırmayı siyaset tarzı hâline getiren çevrelerin son dönemdeki tutumları dikkat çekmektedir. Özellikle son bir aydır izlenen kutuplaştırıcı söylem ve eylemler, siyasi ve sosyal hayatı gereksiz bir şekilde dar boğaza sürüklemektedir.
Bu iç tartışmaların oluşturduğu atmosferden cesaret alan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ise Türk devletine ve Türk milletine yönelik meydan okuyucu açıklamalarını artırdığı görülmektedir. Sanki Türkiye kendi içinde meşgulken fırsat doğmuş gibi hareket eden bu çevreler, bölgede alan kazanmaya yönelik heveslerini açıkça ortaya koymaktadır.
Ancak unuttukları bir gerçek vardır: Türkiye Cumhuriyeti, iç siyasi tartışmalar ne olursa olsun, devlet aklıyla hareket eden, milli menfaatleri söz konusu olduğunda tek yürek olabilen büyük bir devlettir. Tarih boyunca Türk milletinin birlik ve kararlılığı karşısında sonuç alamayanlar, bugün de aynı akıbetle karşılaşacaklardır.
Meydanı boş bulduğunu zanneden Yunanistan yönetimine hatırlatmak gerekir ki; Türkiye’nin gücü yalnızca ordusundan değil, gerektiğinde vatanına sahip çıkacak milyonlarca evladının yüreğinden gelmektedir. Türk milletinin iradesini ve devletinin kudretini yanlış hesaplayanlar, geçmişte olduğu gibi bugün de büyük bir yanılgının içinde olduklarını er ya da geç göreceklerdir.
Ocakta yaşayan ülkü şuurunun, Ülkücü yüreklerde taşınan sevdanın ve dava neferlerine istikamet veren iradenin sahibi Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
İslam alemi ve cümle insanlık bugün ağır imtihanlardan geçerken bayramların kıymeti ve mahiyeti katlanmaktadır. Gönül ve kültür coğrafyalarımızda mazlumların ahı göğe yükselmekte; Tahran’da ve Gazze’de çaresiz kadınların, boynu bükük çocukların, mahzun yaşlıların gözyaşları insanlığımızı sınamaktadır.
Nice Müslüman şehirlerde bayram sabahlarında hüzünler sevinçleri, kayıpların hatırası kavuşmaları, yarınların üstüne çöken endişe bulutları huzur arayışlarını gölgelemektedir.
Masumların üzerine yağan bombalar, yıkılan yuvalar, öksüz ve yetim kalan yavrular, evlat acısıyla yürekleri dağlanan ana ve babalar, çağımızın en ağır imtihanlarından biridir.
Böylesi bir çağda Kurban Bayramı’nın bize söylediği söz daha açıktır: İnsan, yalnızca kendi huzurunu inşa etmekle değil; komşu coğrafyanın acısını gördükçe, mağdurun çığlığına kulak verdikçe, garibin suskunluğundan anladıkça, kimsesizin duasına nail oldukça insandır.
Bireyden millete, milletten devlete sirayet eden bir silsile ile bugün Türkiye Cumhuriyeti’ne düşen tarihi sorumluluk da bu derin medeniyet hikmetinden ayrı düşünülemez.
Türkiye Cumhuriyeti; bölgemizde yükselen her gerilim karşısında sağduyuyu, sükûneti, diplomasiyi, adil ve kalıcı barış maksadını sürdürmeye; tarihi ve kültürel mirası ile büyük devlet sorumluluğunun tabii gereği olarak kararlılıkla devam edecektir.
Yeryüzünde zulmün baki kalmayacağına, haksızlıkların sonsuza kadar hüküm sürmeyeceğine, mazlumun ahının yerde kalmayacağına iman ediyoruz.
Annesinin şen gülüşleriyle değil bomba sesleriyle uyanan bir çocuğun gözyaşı, evladını bağrına basmak yerine toprağa veren bir annenin bakışı, ailesini koruyamamanın ağırlığı altında ezilen bir babanın çaresiz bakışı; çağların en gür hitabından daha tesirli, en pahalı taçlarından daha ağır, en sert ordulardan daha sarsıcıdır.
Bu mübarek Kurban Bayramı’nda dualarımız; yalnız kendi milletimizin, kendi yurdumuzun, kendi hanelerimizin huzuru için değil; hakkı çiğnenenlerin esenliğe erişmesi, zulme mahkûm edilenlerin emniyete kavuşması, beşeriyetin erdemle yeniden ihya olması üzerinedir.
Bu duygu ve düşüncelerle; aziz şehitlerimizin muhterem ailelerinin, kahraman gazilerimizin, aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin ve gönül coğrafyalarımızdaki bütün kardeşlerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.
Bayram vesilesiyle, sevdiklerine ve ailelerine kavuşmak için yollara düşecek vatandaşlarımızın sağlıkla, huzurla ve güven içinde ulaşmalarını diliyorum.
Rabbim kestiğimiz kurbanları kabul, dualarımızı makbul, kardeşliğimizi daim eylesin.
Bayramımız; gönüllerimize dirlik, hanelerimize düzen, milletimize dayanışma, devletimize devam, mazlum coğrafyalara derman getirsin.
Kurban Bayramımız mübarek olsun.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, gönüllerin yumuşadığı, kardeşlik bağlarının kuvvetlendiği; fedakarlığın ibadetten, paylaşmanın imandan, vefanın ihlastan filizlendiği mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın huzuru ve şükrü içerisindeyiz.
Kurban; nefsin terbiyesi, kalbin tezkiyesi, ruhun tekamülü, mülkün hakiki malikinin Cenab-ı Allah olduğunun idraki ve mümin kimsenin bu idrakle kardeşinin derdine ve duasına iştirak etmesidir.
Kurban; teslimiyetle takvayı, tevazuuyla tevekkülü, tefekkürle teberruyu aynı mana ikliminde buluşturan kutlu bir ibadettir.
Kurban; Hz. İbrahim’in sadakatinde sınanan imanın, Hz. İsmail’in teslimiyetinde tecelli eden rızanın ve Cenab-ı Hakk’ın rahmetiyle kemale eren ilahi hikmetin kutlu hatırasıdır.
Bugün bir bayram olarak gönüllerimizi bir araya getiren bu büyük imtihan, insana; sahip olduklarının emanet olduğunu, kulluğun özünde kanaatin ve itaatin bulunduğunu, Hakk’a yakınlaşmanın ise ancak sebat ve samimiyetle mümkün olduğunu hatırlatmaktadır.
Bayramlar, milletimizin kadim irfanında yalnızca aynı sofrada buluşulan sevinç günleri değil; aynı zamanda nefis muhasebesi, kalp murakabesi, düşküne merhamet ve dostla muhabbet günleridir.
Dargınlıkların son bulduğu, kırgınlıkların tamir edildiği, sofraların genişlediği, duaların semaya yükseldiği bu mübarek günler; bizi birbirimize bağlayan manevi harcın ne denli sağlam olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bugün bizlere düşen, bayramın manasını yalnızca kendi hanelerimize hapsetmemek; bu mübarek iklimi yetimin başını okşayan ele, yoksulun sofrasına uzanan lokmaya, yaşlının duasını alan güler yüze, yalnızın kapısını çalan muhabbete dönüştürmektir.
Çünkü bayram, yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır. Bayram, yalnızca varlık içinde şükredenlerin değil; yokluk içinde sabredenlerin de hatırlanmasıdır.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli