SANTIAGO’DA TÜRK VATANDAŞLARIMIZLA BİR ARAYA GELDİK…
Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (PARLATİNO) ve And Grubu olarak, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiğimiz Şili’nin başkenti Santiago’da yaşayan Türk vatandaşlarımızla bir araya geldik.
Şili’de yaşayan vatandaşlarımıza Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un selamlarını ilettik. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta, gönülleri ve dualarıyla Türkiye’ye bağlı yaşayan vatandaşlarımızla hasret giderdik; onların Şili’deki hayatlarını, beklentilerini ve karşılaştıkları sorunları dinledik.
Şili’de yaklaşık 1.000 Türk vatandaşımız yaşıyor. Büyük çoğunluğu ticaret ve çeşitli iş alanlarında faaliyet gösteren vatandaşlarımız, Türkiye ile Şili arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel bağların güçlenmesine de önemli katkılar sunuyor.
Yurt dışında yaşayan her bir vatandaşımızı Türkiye’nin gönüllü birer temsilcisi ve ülkemizle bulundukları ülkeler arasındaki dostluk köprüsünün bir parçası olarak görüyoruz. Santiago’daki buluşmamız da bu açıdan bizim için son derece kıymetli ve anlamlı oldu.
Şili’deki bütün Türk kardeşlerimize gönülden teşekkür ediyor; özellikle bizleri muhteşem “Meze” restoranında ağırlayan, Şili’nin tanınmış şeflerinden biri olarak televizyon programlarında Türk mutfağını başarıyla tanıtan, ülkemizin ve kültürümüzün Şili’deki gurur vesilesi değerli Onur Erdemir Bey’e misafirperverliği için ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Türkiye’nin mutfağını, kültürünü ve misafirperverliğini Santiago’dan Şili’ye taşıyan bu güzel gönül köprüsünün daha da güçlenmesini diliyoruz.
🇹🇷 Türkiye’mizin selamını dünyanın dört bir yanındaki vatandaşlarımıza taşımaya, gönül bağlarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.
SANTIAGO’DA MÜSLÜMAN TOPLUMUN TEMSİLCİLERİYLE BİR ARAYA GELDİK…
Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (PARLATİNO) ve And Grubu olarak, resmi temaslarda bulunmak üzere bulunduğumuz Şili’nin başkenti Santiago’da, Şili’de yaşayan Müslüman toplumun temsilcileriyle Şili İslam Merkezi’nde bir araya geldik.
Cuma namazımızı Santiago’daki Mescidüs Selam Camii’nde eda ettikten sonra, Şili’de İslam’ı ve Müslüman toplumu temsil eden kardeşlerimizle bir araya gelerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un ve Müslüman Türk milletinin selamlarını ilettik.
Şili İslam Merkezi Başkanı Sayın Abdullah Saud ve Başkan Yardımcısı Sayın Muhammed S. Rumi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmamız, son derece samimi, sıcak ve duygusal bir atmosferde geçti.
Görüşmelerimizde; Şili’deki Müslüman varlığının güçlendirilmesi, Müslüman toplumun birlik ve bütünlüğünün korunması, farklı kökenlerden gelen Müslümanların ortak değerler etrafında dayanışmasının geliştirilmesi ve Türkiye ile Şili Müslüman toplumu arasındaki gönül bağlarının daha da güçlendirilmesi üzerine değerlendirmelerde bulunduk.
Şili’de yaşayan Müslüman kardeşlerimizin, binlerce kilometre uzakta olmalarına rağmen İslam’ın evrensel kardeşlik ruhunu yaşatmaları ve gelecek nesillere aktarmaları bizim için ayrıca büyük bir anlam taşıyor.
Türkiye olarak dünyanın neresinde olursa olsun gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin yanında olmaya, ortak değerlerimiz etrafındaki bağlarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz.
Bu güzel buluşmada bizi gönülden karşılayan Abdullah Saud ve Muhammed S. Rumi başta olmak üzere Şili İslam Merkezi’nin kıymetli mensuplarına teşekkür ediyorum.
NİZİP’İN ÂŞIK VEYSEL’İ HAFIZ NURİ VE MÜDÜR BEYİN YEŞİL KÜRKÜ…
Çocukluk yıllarımda elinde sazı, dilinde sözü, ruhunda özü ilk gördüğüm insandı Hafız Nuri.
Nizip İslim Sayın İlkokulu’nda Anneler Günü kutlamalarına hazırlanırken müdür ve öğretmenlerimizin çaldığı tek kapı, Hafız Nuri’nin kapısı olurdu. Nizip’teki maruf ve müsemma lakabıyla “Kör Nuru”nun kapısı..
Anneler Günü’ne yaklaşık bir ay kala sazıyla zuhur eder, bizi o heyecan dolu güne sazıyla, sözüyle ve özüyle hazırlardı.
İslim Sayın İlkokulumuzun sınıflarından sesi ve kulağı güzel, müzik kabiliyeti olan öğrencileri seçer; repertuvarındaki türkülerden okutulacak parçaları belirler ve hangi türküyü kimin solo kimlerin koro okuyacağına kendisi karar verirdi.
1978 yılının anneler günü yaklaşıyordu. Hafız Nuri baharın gelişi gibi şen şakrak belirdi okulumuzda.
Bu kez “Müdür Beyin Yeşil Kürkü” türküsünü okutmayı özellikle çok istiyordu. Türkü, inişleri ve çıkışları olan, detone olma tuzakları barındıran ve pürüzsüz bir okuyuş gerektiren oldukça zor bir parçaydı.
Nitekim yaklaşık 20 kişilik, kızlı erkekli seçilmiş sesi güzel öğrenci arkadaşlarımızı tek tek denemeye başladı. Kendisi sazını çalıyor, arkadaşlarımız da türküyü söylemeye çalışıyorlardı. Ancak herkes bir yerinde mutlaka detone oluyor ve pes ediyordu.
Ve sonunda sıra bana geldi.
“Nasıl olsa beni de beğenmeyecektir.” diye düşünerek, oldukça kaygısız ve endişesiz bir şekilde okumaya başladım.
Hafız Nuri:
“Tamam öğretmenim, nihayet bulduk!” dedi.
Sesimi ve okuyuşumu beğenmişti.
Bir anda beni aldı bir stres…
Sesimi beğenmişti ve eğer “Müdür Beyin Yeşil Kürkü” bana kalacak olursa, bütün davetlilerin karşısına geçip türküyü solo olarak ben okuyacaktım.
Hafız Nuri, “Hadi bir daha tekrarlıyoruz Ali.” deyince, ikinci kez okumaya başladım. Fakat bu defa, sırf solo söylemekten kurtulmak için bile isteye türküyü bozdum ve kendimi detone ettim.
Hafız Nuri, son umudunu da yitirmiş olmanın üzüntüsüyle:
“Öğretmenim, bu da olmadı.” dedi.
İlkokul öğretmenimize dönerek:
“Sanırım bu kürk işinden vazgeçeceğiz.” dedi ve “Müdür Beyin Yeşil Kürkü” parçasını rafa kaldırdı.
Kimi karakterler vardır ki bir şehrin adeta azizleridirler. Şehre ve ahaliye ruhlarını, muhabbetlerini katar; çevrelerini ve toplumlarını iyileştirir, güzelleştirir, ve zenginleştirirler.
Hafız Nuri, Nizip için böylesine müstesna bir karakter ve semboldü.
Benim yaşlarımda olan her Niziplinin hayatında mutlaka bir “Kör Nuru” hatırası vardır.
Kör Nuru, Nizip’imizin Âşık Veysel’iydi…
Ve ben malesef Âşık Veysel’imizin irtihal haberini Şili’de bugün aldım.
İçimden bir şeyler eksildi adeta.
Belki çok görmedim, belki kendisiyle çok karşılaşmadık. Ama her gün karşılaştığımız onlarca insandan çok daha yakındı sanki.
Zaten hep öyle değil midir?
Asıl olan, insanlarla aramızdaki bedensel ve fiziksel yakınlığımız değil; ruhsal yakınlığımız ve mesafemiz değil midir?
Ruhsal olarak yakınsanız, bir insanı kaybetmiş olma hissi sizi Atlantik Okyanusu’nun ötesinde, Pasifik sahillerinde bile rehin alabiliyor.
Ruhsal yakınlığınız yoksa Nizip’te “Kör Nuru”ya komşu olsanız ne ifade eder ki?
Şimdi siyasetin o hiç bitmeyen, insanı içine alan ve zaman zaman körleştiren hızlı akışı içerisinde bir gün frene basıp Hafız Nuri ile bir araya gelerek:
“Nuri abi, o gün ‘Müdür Beyin Yeşil Kürkü’nü bile isteye okumamıştım. Hadi çal da sana o gün yaşattığım hayal kırıklığını ve üzüntüyü telafi edeyim. Gör bak, nasıl okuyormuşum.” diyemediğim için çok pişmanım.
Benzer karakterler varsa şehrinizde bu pişmanlığımı bir değerlendirin derim.
Nizip’imizin Âşık Veysel’i Hafız Nuri’yi rahmet ve minnetle anıyorum.
Makamı âli, mekânı cennet, kabri pür nur olsun.
Ailesine, sevenlerine ve bütün Nizipli hemşehrilerime başsağlığı diliyorum.
Ruhu şad, makamı âli olsun.
AMİN…
İsrail Gazzeli çocukların uçurtmalarına da yasak getirmiş…
Uçurtmayı uçuran ve yükselten rüzgarın gücü değil, uçurtmanın rüzgara olan direnci ve direnişidir. Filistinli çocukların İsrail barbarlığına ve soykırımına direnişi de Filistin davasını uçup yüceltecek biiznillah.
Milad-ı Nebi’nin 1501. Yıl dönümünü kutluyor; Asya’dan Afrika ve Avrupa’ya, Latin Amerika ve Karayipler’e kadar milletimiz, ümmetimiz ve tüm insanlık için kutlu bir asrın doğumunu diliyorum.
#miladınebi
TÜRKİYE - ŞİLİ İLİŞKİLERİMİZDE TARİHİ VE STRATEJİK YENİ BİR DÖNEM
TBMM Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (PARLATİNO) ve AND Grubu olarak Şili’de gerçekleştirdiğimiz resmî temaslar kapsamında, Şili Senato Başkan Vekili Sayın Iván Moreira ile Şili Senatosu’nda bir araya gelerek önemli ve son derece samimi değerlendirme ve istişarelerde bulunduk.
Sayın Moreira ile iki önemli hususta görüş ve fikir birliğine vardık.
Görüşmelerimizde Sayın Moreira’ya;
Şili’nin Türkiye’ye kendi gözleriyle bakması, kendi kulaklarıyla dinlemesi ve kendi kalbiyle yaklaşması gerektiğini,
Bölgede ve Şili’de aktif olan Ermeni diasporasının, 100 yıllık kadim Türkiye-Şili dostluğunu zehirlemesine izin verilmemesi gerektiğini,
Diasporanın 1915 olaylarını istismar ederek bu konuyu Latin Amerika’daki varlık sebeplerinden biri hâline getirdiğini; bu durumdan Ermenistan halkı ve yönetiminin de rahatsızlık duyduğunu,
Latin Amerika ve Şili’deki Ermeni diasporasının son iki seçimde Paşinyan karşıtlarını finanse edip desteklemesine rağmen Paşinyan’ın seçimleri kazandığını,
Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme yönünde adımlar attığını, sınır kapılarının karşılıklı olarak açılması ve Türk hava sahasının Ermenistan uçuşlarına açılması gibi adımlar atıldığını,
2005 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1915 olaylarıyla ilgili iddia sahibi tüm tarafların katılımıyla, tarihçi ve bilim insanlarından oluşan uluslararası bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmasını ve tüm tarafların konuya ilişkin arşivlerini açmasını önerdiğini; ancak taraflardan hiçbirinin bu öneriye yanaşmadığını,
Dolayısıyla Şili-Türkiye ilişkilerinin üçüncü taraflarca istismar edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini,
Ayrıca savunma sanayii alanında Şili ile eğitim, know-how transferi, ortak üretim ve satış konularında iş birliği yapabileceğimizi,
Şili’nin Pasifik Okyanusu’na açılan yaklaşık 4.000 kilometrelik bir kıyı şeridine sahip olduğunu ve bunun Şili açısından kritik bir güvenlik, denetleme ve savunma ihtiyacı oluşturduğunu,
Türkiye’nin insansız, silahlı ve silahsız hava araçlarının yanı sıra, insansız silahlı ve silahsız deniz araçları da ürettiğini; insansız deniz savunma ve denetleme sistemlerimiz konusunda da Şili ile iş birliği
yapabileceğimizi ifade ettim.
Şili Senato Başkan Vekili Sayın Iván Moreira ise;
1915 olayları meselesinin artık Şili açısından kapandığını ve bu konunun bir daha gündeme gelmeyeceğini,
Bu konunun bundan böyle Şili-Türkiye ilişkilerini zehirlemesine izin vermeyeceklerini,
Şili’nin savunma sistemleri konusunda İsrail’e bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığı Türkiye ile iş birliği yaparak azaltmak ve çeşitlendirmek istediklerini,
Türkiye’nin, Türk halkının ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin ve Gazze konusundaki duruşundan duydukları memnuniyeti
dile getirdi.
Görüşmelerimizin sonunda Sayın Iván Moreira, Türkiye’ye ve Türk halkına duydukları sevginin bir nişanesi olarak şahsıma Şili Senatosu’nun Dostluk Madalyası’nı takdim etti.
Şili Senato Başkan Vekili Sayın Iván Moreira’ya, Şili Senatosu’na ve kardeş Şili halkına, aziz milletimiz ve temsil ettiğimiz TBMM adına şükranlarımızı sunuyoruz.
@TBMMresmi@ivanmoreirab@TC_SantiagoBE@MFATurkiye
Diriliş Postası’nda kaleme almış olduğum “Anadolu” şiirimi Arif Emre kardeşim şiir gibi sesiyle yudum yudum seslendirmiş, soluk soluk okumuş…
Sesine, gönlüne ve ruhuna sağlık Emre Bey kardeşim…
TBMM Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (PARLATİNO) ve AND Grubu olarak Şili’de gerçekleştirdiğimiz resmî temaslar kapsamında, Santiago’da bulunan Mustafa Kemal Atatürk Kolejini ziyaret ederek öğrenciler ve okul yönetimiyle bir araya geldik.
Anadolu’nun çocuklarının Şilili çocuklara selam ve sevgilerini ilettik. Anadolu’nun çocuklarıyla Latin Amerika’nın çocuklarının aslında birbirlerinden hiç farklı olmadığını; hepimizin Âdem’in çocukları olduğunu, masumiyetlerimizin ve tebessümlerimizin aynı olduğunu anlattık.
Millî marşımızın Şilili çocuklar tarafından okunmasını gururla izledik.
Atlantik’in ötesinde, Büyük Okyanus’un (Pasifik Okyanusu) kıyılarında, Latin Amerika’da semaya yükselen İstiklâl Marşımızı Şilili çocuklarla birlikte biz de gururla okuduk.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@TC_SantiagoBE
GAZİANTEPSPOR İLE ŞİLİ LIGA DE PRIMERA’DA (SÜPER LİG) MÜCADELE EDEN TARİHİ FİLİSTİN KULÜBÜ CLUB DEPORTIVO PALESTINO’YU KARDEŞ KULÜP YAPIYORUZ.
Şili’nin 1920 yılında Filistin’den göç etmiş Filistinliler tarafından kurulan en eski futbol kulüplerinden Club Deportivo Palestino’nun Başkan Yardımcısı Sayın Fernando Awad ve kulüp yöneticileriyle Şili’nin başkenti Santiago’da bir araya geldik.
Kendilerine Gaziantepspor Başkanımız Sayın Memik Yılmaz’ın selamlarını ve sevgilerini ileterek, kendileri için hazırlattığımız Gaziantepspor formalarını hediye ettik.
Temaslarımızdan son derece memnuniyet duyduklarını ifade eden Deportivo Palestino Futbol Kulübü Başkan Yardımcısı Sayın Fernando Awad, Gaziantepspor ile kardeş kulüp olmaktan büyük mutluluk duyacaklarını ifade etti.
Gaziantepspor ile Club Deportivo Palestino arasında kurulacak kardeş kulüp ilişkisinin, Türkiye ile Şili arasındaki dostluğun yanı sıra Gaziantep ile Şili’deki Filistin toplumu arasındaki gönül bağlarını da daha da güçlendireceğine inanıyoruz.
FİLİSTİN KULÜBÜ (DEPORTIVO PALESTINO) TARİHİ
1920 yılında Şili’ye göç eden Filistin toplumu tarafından kurulan Club Deportivo Palestino, Santiago de Chile’nin La Cisterna bölgesinde faaliyet göstermektedir. 1955 ve 1978 yıllarında Şili Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanan kulüp, sportif kimliğinin yanı sıra Şili’deki Filistin diasporasının tarihini, kültürünü ve aidiyetini yaşatan önemli bir sembol niteliğindedir.
Kulübün Filistin halkıyla olan bağı, sportif faaliyetlerin ötesinde sosyal ve kültürel çalışmalarla da sürdürülmektedir. 2016 yılında Palestino futbol takımı ilk kez Batı Şeria’yı ziyaret etmiş, Filistinli taraftarlarla ve çeşitli kurumlarla bir araya gelmiştir. Dönemin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Palestino’yu Filistin halkının “ikinci millî takımı” olarak nitelendirmiştir.
2025 yılında kulüp, Beytüllahim yakınlarındaki Aida Mülteci Kampı’nda bulunan Aida Youth Center ile resmi iş birliği anlaşması imzalamış; spor malzemeleri, sportif faaliyetler, sosyal projeler ve kültürel bağların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Kulüp, Filistin’de yaşanan gelişmeleri de yakından takip etmekte ve Filistin halkına yönelik dayanışmasını çeşitli sembolik uygulamalarla ortaya koymaktadır. 2025 yılında Gazze’de yıkılmış bir yapının bulunduğu noktaya ait koordinatları taşıdığı belirtilen gerçek bir taşı özel bir flamaya dahil ederek, Gazze’deki yıkımın ve Filistin halkıyla dayanışmanın sembolik bir ifadesini oluşturmuştur.
Palestino, 2025 yılı itibarıyla 8,926 milyar Şili pesosu gelir elde etmiş ve toplam 130 personel istihdam etmiştir. Aynı dönemde sosyal medya takipçi sayısını 1,5 milyonun üzerine çıkararak Şili’de Colo-Colo ve Universidad de Chile’nin ardından dijital takipçi bakımından üçüncü sıraya yükselmiştir.
Bugün Club Deportivo Palestino, futbolun ötesinde, Şili ile Filistin arasındaki tarihsel ve kültürel bağların canlı tutulmasında önemli bir rol oynayan, Filistin kimliğini uluslararası alanda görünür kılan güçlü bir spor ve diaspora kuruluşu olarak öne çıkmaktadır.
@CDPalestinoSADP@GaziantepFK@TFF_Org@27MemikYilmaz
İSRAİL ORTADOĞU’YU İBRAHİM, LATİN AMERİKA’YI İSHAK ANLAŞMALARI ÜZERİNDEN ETKİSİZLEŞTİRİP ŞEKİLDENDİRİYOR…
PARLATİNO ve AND Grubu heyetleri olarak Şili’nin başkenti Santiago’da sürdürdüğümüz temaslar kapsamında, Filistin Devleti’nin Şili Büyükelçisi Sayın Vera Baboun ve Şili’deki Filistin diasporasının liderlerinden Sayın Maurice Khamis Massú ile bir araya gelerek istişare ve değerlendirmelerde bulunduk.
Latin Amerika’daki en güçlü Filistin diasporası Şili’de bulunuyor. Yaklaşık 500 bin kişilik Filistin kökenli nüfusuyla Şili’deki Filistin toplumu, özellikle ticari ve ekonomik alanda son derece etkin bir konuma sahip.
Filistinliler tarafından 1920 yılında kurulan futbol kulübü Club Deportivo Palestino, bugün Şili Süper Ligi’nin güçlü takımlarından biri olarak Filistin kimliğinin ülkedeki en önemli sembollerinden biri olmayı sürdürüyor.
Filistin diasporası Şili’de spor, ticaret ve kimlik üzerinden güçlü bir toplumsal varlık inşa etmiş durumda. Bu varlık ve Filistin davasına yönelik toplumsal destek, bugün İshak Anlaşmaları üzerinden yürütüldüğünü değerlendirdiğimiz siyasi ve jeopolitik girişimlerin tehdidi altında bulunuyor.
İsrail Orta Doğu’yu İbrahim, Latin Amerika’yı İshak Anlaşmaları üzerinden etkisizleştirip şekillendiriyor…
İsrail, Orta Doğu’da İbrahim Anlaşmaları üzerinden yürüttüğü siyasi operasyonla bir hegemonya oluşturmak isterken, dünyanın en güçlü Filistin diasporasına sahip Latin Amerika bölgesindeki yönetimleri ise İshak Anlaşması üzerinden kendi hegemonyası altına almaya ve Filistin davasını baskılamaya çalışıyor.
Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık tarihinin en acımasız ve vahşi soykırımının ardından, uluslararası arenada yüz yıldır oluşturduğu “mazlum” algısının “zalim” algısıyla yer değiştirmesi üzerine İsrail, uluslararası itibarını ve algısını yeniden şekillendirmek ve soykırım davalarından kurtulmak istiyor. Bu amaçla İsrail, Filistin algısının ve diasporasının en güçlü olduğu Latin Amerika ülkelerinde, İsrail karşıtı ve Filistin yanlısı yönetimleri ABD iş birliğiyle devirmek ve değiştirmek peşinde.
İshak Anlaşmaları ile Latin Amerika ülkelerinin büyükelçiliklerini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımalarını hedefleyen İsrail, bu anlaşmalar üzerinden bölgede;
1.İsrail karşıtlığını ortadan kaldırmayı,
2.Gazze soykırımına ilişkin algıyı ve soykırımın bıraktığı izleri silmeyi,
3.Filistin yanlısı yönetimleri baskılamayı ve değiştirmeyi,
4.Bölgenin su, bakır, kömür, nadir elementler ve benzeri stratejik kaynakları üzerinde hâkimiyet kurmayı
hedefliyor.
Şili’nin Santiago şehrinde bulunan ve Türkiye desteği ile gönüllülerden oluşturulmuş, sayın cumhurbaşkanımız ve hanımefendi tarafından da ziyaret edilmiş Türkiye İtfaiye teşkilatını ziyaret edip bilgi aldık.
Türkiye-Şili ilişkilerimizin 100. yılında tarihi bir temas daha… 🇹🇷🇨🇱
PARLATİNO ve AND Grubu Başkan ve üyeleri olarak Şili’deki resmi temaslarımız kapsamında, Şili Dışişleri Bakan Vekili Sayın Patricio Torres ile bir araya geldik.
Görüşmemizde; ticaret ve yatırımlar, güvenlik, bilim ve teknoloji, Antarktika iş birliği, eğitim ve kültür başta olmak üzere Türkiye-Şili ilişkilerimizi daha da derinleştirebileceğimiz alanları ele aldık.
Ayrıca parlamentolar arası diplomasinin, ülkelerimiz arasındaki siyasi diyaloğu güçlendiren ve karşılıklı güveni pekiştiren önemli bir köprü olduğunu vurguladık.
Türkiye ve Şili arasında 100 yıllık diplomatik ilişkilerimizi, önümüzdeki yüzyıla taşıyacak yeni bir stratejik iş birliği perspektifiyle güçlendirmeye kararlıyız.
TBMM PARLATİNO ve AND Grubu heyetimizle Şili’nin başkenti Santiago’dayız. 🇹🇷🇨🇱
Santiago Büyükelçiliğimizde Büyükelçimiz Sn. Ahmet İhsan Kızıltan ve kıymetli çalışma ekibiyle bir araya geldik.
Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde küresel vizyonumuz doğrultusunda Latin Amerika ile güçlenen bağlarımızı, yürüttüğümüz temasları ve Türkiye-Şili ilişkilerinin geleceğini kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Nazik ev sahiplikleri ve yakın ilgileri için Sayın Büyükelçimize ve elçilik mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
#TBMM #PARLATİNO #Şili #Santiago #Türkiye
@TC_SantiagoBE@MFATurkiye
ŞİLİ SENATOSU'NDAN ŞAHSIMIZA ANLAMLI ONUR: ŞİLİ DOSTLUK MADALYASI TEVDİ EDİLDİ
Şili’nin başkenti Santiago’da, Şili Senatosu tarafından şahsımıza tevdi edilen Şili Dostluk Madalyasını (Medalla de la Amistad del Senado de Chile) , Şili Senato Başkan Yardımcısı Sayın Senatör Iván Moreira’nın elinden teslim aldık.
Türkiye ile Şili arasındaki köklü dostluğu, halklarımız arasındaki kardeşlik bağlarını ve parlamentolar arası iş birliğimizi taçlandıran bu kıymetli nişanı, ülkemiz ve milletimiz adına büyük bir onurla kabul ettik. Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler açılımı doğrultusunda, parlamenter diplomasi kanallarını en aktif şekilde işleterek kıtalararası dostluk ve iş birliği köprülerini daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
ŞİLİ SENATOSU DOSTLUK MADALYASI
Şili Senatosu Dostluk Madalyası (Medalla de la Amistad del Senado de Chile), Şili Ulusal Kongresi’nin üst kanadı olan Senato tarafından, iki ülke arasındaki parlamentolar arası diyaloğun geliştirilmesine, dostluk köprülerinin güçlendirilmesine ve çok taraflı iş birliğine üstün katkı sağlayan yabancı devlet adamlarına, diplomatlara ve parlamenterlere takdim edilen en saygın kurumsal taltiflerden biridir.
Madalyanın Anlamı ve Diplomatik Önemi:
Parlamenter Diplomasinin En Üst Düzey Temsili:
Şili Senatosu tarafından verilen bu nişan, yalnızca bireysel bir takdir değil; Türkiye ile Şili parlamentoları arasındaki kurumsal bağların, karşılıklı güvenin ve ortak vizyonun somut bir tescilidir.
Latin Amerika ile Stratejik Yakınlaşma:
Şili, Türkiye’nin Latin Amerika bölgesinde Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ilk ülke konumundadır. Bu madalya, köklü diplomatik ilişkilerin yasama organları nezdinde en güçlü şekilde teyit edildiğini gösterir.
Çok Taraflı Diyaloğun Gücü:
Bölgesel parlamenter platformlar (PARLATINO, And Parlamentosu vb.) ve ikili temaslar üzerinden yürütülen temasların, kıtalararası stratejik iş birliğine dönüştüğünün sembolik bir göstergesidir.
@TBMMresmi@Senado_Chile@ivanmoreirab