Von der Goltz: “Türk’te devrimci bir yetenek yoktur; askerî okullarda bile tamamen sadık, yüksek düşüncelere müsaade etmeyen bir zihniyet mevcuttur.”
O sırada;
Binbaşı Enver Bey: 1908'de Haziran sonunda Tikveş'ten dağa çıkarak köy köy gezip vaziyeti anlatarak toplu yeminlerle halkı İttihatçı yaptı.
Kolağası Resneli Ahmed Niyâzi Bey: Kânûn-ı Esâsî'nin ilanı parolasıyla 3 Temmuz 1908'de Resne'den 200 arkadaşıyla dağa çıkarak günlerce açlık susuzluk ve asi ilan edilip öldürülme tehlikesiyle Makedonya dağlarında faaliyet yürüttü.
Kolağası Ohrili Eyüp Sabri Bey: Dağa çıkan Resneli Niyâzi Bey ve çetesine yardım etti. Ohri Millî Alayı'nı teşkil ederek 21 Temmuz'da kendisi de dağa çıktı. İstedikleri verilmezse "gözleri kamaştıracak hadiseler olacağını" beyan ederek Yıldız Sarayı'nı tehdit etti.
BİZ ENVER'İZ YAPMADIĞIMIZ BİR ŞEY İÇİN ÖZÜR DİLEMEYİZ
"Tehcir için başlatılan imza kampanyasına, imza atacak mısınız?" sorusuna, bütün Türk milletinin cevabını Arzu ENVER hanımefendi vermiş;
"Ben Enver'im özür dilemem."
İTTİHATÇILAR VE OSMANLI VURGUSU
"İttihatçılar 10 yılda devleti yıktı"ifadesi bomboş bir önermedir. Tarihi sadece sonuçlara bakarak değerlendirmedir. Herşey güllük gülistanlıkmış da bir grup çıkmış "hadi biz bu devleti yıkalım"demiş gibi kabul etmektir.
İttihatçıların savaşın başında ilk yaptıkları şey Yeşilköy'deki Rus anıtını havaya uçurmak. İngiltere'den alacakları dönemin en gelişmiş süperdretnotlarının adları da mı bir şey söylemiyor size? Sultan Osman, Reşadiye ve planlanan Fatih Sultan Mehmet. Almanya'dan gelen Goben savaş gemisine bile verilen isim Yavuz Sultan Selim. Diğeri ise Midilli'nin de Osmanlı olduğu vurgusunu taşıyor. Avrupa cephelerine asker gönderilirken bile Osmanlı vurgusu var. Mehter marşlarını yeniden ortaya çıkarmak, İstanbul'un fethini kutlamaya başlamak yani sembolik de olsa Osmanlının parlak dönemlerine ait olayları yeniden kolektif hafızaya almak. Bu kişiler mi Osmanlı'yı yıkmaya çalışıyormuş?
Yine yazayım.
Çarlık Rusya Emperyalizmi suçlu değil! İngiliz emperyalizmi suçlu değil! Fransız emperyalizmi suçlu değil, daha savaş başlamadan İngilizlerle Mısır'da görüşmeye başlayan, İngilizlerin kendilerini aldatacakları ortaya çıkmasına rağmen İstanbul'la işbirliği yapmayan, Medine'yi bile kuşatan Şerif Hüseyin ve hempaları suçlu değil, Taşnaklar suçlu değil! Kapitülasyonlar suçlu değil!
Ama İttihatçılar suçlu, darbe yaptılar devleti yıktılar öyle mi?
Ne kadar basit bir yorum!
Tarih sadece sonuçlara bakılarak değerlendirilemez.
#1DSnotları
Hatasıyla savabıyla vatanı için yaşayıp şehit oldu. Makedonya dağlarında eşkıya takibiyle başlayan hikayesi, İttihat ve Terakki'yi Rumeli'de örgütlemesiyle devam etti. Türk'ün, Müslüman'ın onurunu korumak için II. Abdülhamid idaresine baş kaldırıp Makedonya dağlarına bu sefer hürriyetin istihsali için dağa çıktı. "Hürriyet kahramanı", olarak 31 Mart İsyanı'nı bastırmak için Hareket Ordusuna katılması askerlerde büyük coşku yaratmıştı. Trablusgarp'a Osmanlı hükümeti tarafından ordu gönderilemezken, "yakalanırsak bizi Osmanlı'ya itaat etmeyen asiler olarak tanıtın" diyerek 40 kadar İttihatçıyla kızgın çöllere gidip yerli halkı örgütleyip İtalyanları sahil şeridine hapsetti. Edirne'nin istirdadında büyük rol oynadı, Balkan Harbi'nde bozguna uğrayan Osmanlı Ordusunda köklü reformlar yaptı. Cihan Harbi'nde Harbiye Nazırı idi. Çanakkale Savaşı onun döneminde kazanıldı. Sarıkamış faciası bu dönemde yaşanacaktı. Mondros'tan sonra kendisini meçhul sona götürecek gemiye binerek Kırım üzerinden Almanya'ya gitti, buradan Moskova'ya geçerek Sovyetlerle görüştü. Burada Anadolu hareketine yardımı olabilecek hamlelerde bulundu, İslam İhtilal Cemiyetleri kuruldu ve Bakü'de yapılan Doğu Halkları Kongresinde söz aldı. Sonradan Ruslarla arası açılacaktı, son kertede Buhara'ya ardından Ruslara karşı Basmacıları örgütlemek için Duşanbe'nin ilerisindeki kışlaklara geçti. Duşanbe'nin Rusların eline geçmesiyle birlikte Belcuvan'a geçti. 4 Ağustos 1922'de askerlerle bayramlaşırken bir Rus baskınına uğradı, otuz kadar atlının önünde Çegan Tepesi'nde Ruslarla giriştiği çarpışmada şehit oldu.
Şükrü Hanioğlu'nun dediği gibi; "...Enver Paşa’nın maceracılık boyutlarına varan hareketleri konusunda yorumda bulunulurken içinde yaşadığı çağın da bir maceracılar çağı olduğu hesaba katılmalıdır."
Ruhu şad olsun. Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.
Enver
20’li yaşlarında çetelerin korkulu rüyası,
25 yaşında İttihatçı,
27 yaşında Hürriyet Kahramanı,
30 yaşında Trablusgarp Kahramanı,
32 Yaşında Edirne Fatihi,
Harbiye Nazırı,
Başkumandan Vekili
…
Bir 4 Ağustos günü;
41 yaşında Türkistan’da şehit…
Bir Kumuk Türk’ünün sesinden şiir;
Enver Paşa'nın şehadet tutanağı
"Pek mukaddes bir maksat peşinde Buhara'da Belh-i Cevan Vilâyeti'nde Çegan adlı mahalde 4 Ağustos 1922'de Kurban Bayramı'nın ikinci cuma günü öğle vaktine yakın bir zamanda Çegan topraklarına kanını akıta akıta kahramanca şehadete nail olmuştur."
"Mesela Manastırlı İsmail Hakkı Sırat-ı Müstakim dergisinde yayımlanan bir makalesinde İttihat ve Terakki'yi desteklemeyi, Âl-i İmran 3/103 ve Enfâl 8/46 gibi birlik ve beraberliği emreden ayetlere; bu cemiyete muhalif zihniyeti desteklemeyi ise Âl-i İmran 3/105 ve Mü'minûn 23/53 gibi tefrikadan sakınmayı emreden ayetlere dayandırdı."
Mustafa Öztürk - Kur'an'a Çağdaş Yaklaşımlar
Polislerin canları pahasına teröristlere müdahalesi sırasındaki bu vurdumduymazlık ve yavşaklık adliyenin değil sosyolojinin konusu olmalı. Bu insanlar hangi ara bu kadar duyarsız oldular, bunun nedenlerini sorgulamalıyız!
https://t.co/JrABhDrFIn
Be Utanmaz Adi Mahlukatlar 😡😡🤬🤬
İsrail Konsolosluğuna Terör saldırısı olurken
Plazadan kahkaha ve alaycı yorumlarda bulunan karaktersizler ‼️
Kimliklerinin tespit edilip haklarında umarım işlem başlatır @istanbul_EGM