Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, vize şirketleriyle ilgili yeni iddialarda bulundu:
"Bu şirketler Adalet ve Kalkınma Partisinin bazı milletvekilleriyle, bazı bakanlarıyla -eski, yeni milletvekilleriyle ve bakanlarıyla- ilişkileri olan şirketler; bu kadar açık söylüyorum, bunu bütün Türkiye duysun, bütün dünya duysun.
Gelin hep beraber bunun üzerine gidelim.”
@ebugargamelyeni Valimize dokunduk.
Yandaş Gazeteciye dokunduk.
Sadece chp değil, hukuksuz olan başja partiyede butlan atadık.
Gördüğünüz gibi Akın Gürlek sonderece hukuka ve ADALETE bağlı bir bakan.
Güven kazandığına göre,
Mansur Yavaş’a dokunduğunda da ses çıkaramazsınız. Çünkü adil biri.😉
Vücudunuzda tam 7 oktilyon atom var.
Yani 7'nin yanına eklenmiş 27 sıfır.
Bu sayı tek başına inanılmaz gelebilir ama gerçek bundan çok daha tuhaf.
Çünkü aslında neredeyse tamamen "boşluktan" ibaretsiniz.
Eğer vücudunuzdaki tek bir atomun çekirdeğini bir bilye boyutuna getirseydik, etrafında dönen elektron yüzlerce metre uzakta olurdu.
Geriye kalan her şey devasa bir hiçlik.
Peki o zaman dokunduğumuz şeyleri nasıl hissediyoruz?
Bir duvara dokunduğunuzda ya da birine sarıldığınızda, aslında onlara asla gerçekten "değmezsiniz".
Hissettiğiniz şey katılık değil.!
Atomlarınızın elektron bulutları ile karşı tarafın elektron bulutlarının birbirini elektromanyetik kuvvetle itmesidir.
Siz sadece kusursuz bir itme kuvvetini hissediyorsunuz.
Üstelik şu an "benim" dediğiniz o beden kalıcı da değil.
Her nefeste, her yudum suda ve her lokmada milyarlarca yeni atom alıyor, eskilerini çevreye bırakıyorsunuz.
Birkaç yıl önceki atomlarınızın büyük kısmı şu an dünyada başka yerlerde. Siz sürekli yenilenen bir akışsınız.
Ve en çılgın kısmı: Bu atomların geçmişi.
Şu an bu yazıyı okurken akciğerlerinize çeken oksijen, bir yıldızın çekirdeğinde pişti.
Damarlarınızda dolaşan demir, bir süpernova patlamasıyla evrene saçıldı.
Vücudunuzdaki hidrojen ise Güneş Sistemi'nden bile yaşlı; doğrudan Büyük Patlama'dan kalma.
Gökbilimcilerin "Biz yıldız tozundan yapılmışız" demesi edebi bir benzetme değil, tamamen fiziksel bir gerçek.
İnsanı özel yapan şey atomların kendisi değil.
O atomların milyarlarca yıllık evren hikayesinin sonunda bir araya gelip, şu an bu cümleyi anlayabilecek bir bilinci oluşturmuş olması.
— Uzaktan Gelen
Vücudunuzda tam 7 oktilyon atom var.
Yani 7'nin yanına eklenmiş 27 sıfır.
Bu sayı tek başına inanılmaz gelebilir ama gerçek bundan çok daha tuhaf.
Çünkü aslında neredeyse tamamen "boşluktan" ibaretsiniz.
Eğer vücudunuzdaki tek bir atomun çekirdeğini bir bilye boyutuna getirseydik, etrafında dönen elektron yüzlerce metre uzakta olurdu.
Geriye kalan her şey devasa bir hiçlik.
Peki o zaman dokunduğumuz şeyleri nasıl hissediyoruz?
Bir duvara dokunduğunuzda ya da birine sarıldığınızda, aslında onlara asla gerçekten "değmezsiniz".
Hissettiğiniz şey katılık değil.!
Atomlarınızın elektron bulutları ile karşı tarafın elektron bulutlarının birbirini elektromanyetik kuvvetle itmesidir.
Siz sadece kusursuz bir itme kuvvetini hissediyorsunuz.
Üstelik şu an "benim" dediğiniz o beden kalıcı da değil.
Her nefeste, her yudum suda ve her lokmada milyarlarca yeni atom alıyor, eskilerini çevreye bırakıyorsunuz.
Birkaç yıl önceki atomlarınızın büyük kısmı şu an dünyada başka yerlerde. Siz sürekli yenilenen bir akışsınız.
Ve en çılgın kısmı: Bu atomların geçmişi.
Şu an bu yazıyı okurken akciğerlerinize çeken oksijen, bir yıldızın çekirdeğinde pişti.
Damarlarınızda dolaşan demir, bir süpernova patlamasıyla evrene saçıldı.
Vücudunuzdaki hidrojen ise Güneş Sistemi'nden bile yaşlı; doğrudan Büyük Patlama'dan kalma.
Gökbilimcilerin "Biz yıldız tozundan yapılmışız" demesi edebi bir benzetme değil, tamamen fiziksel bir gerçek.
İnsanı özel yapan şey atomların kendisi değil.
O atomların milyarlarca yıllık evren hikayesinin sonunda bir araya gelip, şu an bu cümleyi anlayabilecek bir bilinci oluşturmuş olması.
— Uzaktan Gelen
Türkiye’de hayranlarıyla buluşan Güney Koreli aktör Lee Min-Ho, türbanlı bir hayranıyla sahnede balon patlattı.
Bir an saçı görünecek diye içim içimi yedi.!