"İyilikle aldatılmak" kötülükten daha kötü.
Diğer dümdüz kötü zaten. Hayalkırıklığı, kullanılmışlık ve aptal yerine konulma öfkesi yaşatmıyor.
Ve böyle olayların en kötü tarafı her tür iyilik, yardım, gönüllülük hareketlerine karşı upuzun bir güvensizlik şüphesi bırakması artık.
“İnsan insanı yarasından tanır” derler. Çünkü insan başına gelmemiş hadiseler hususunda bilgece fikirlere sahipken kendi takıldığı badireler de ise acemi ve ürkektir. Aynı yerden incinmemiş birinin muhatabını samimiyetle anlaması ince bir dikkat ve iyi bir niyet gerektirir. İnsanın içindeki gurbet çoğu kez, herkesin olayları kendi kalbinin rengine ve bakışına göre tartmasından ötürüdür.
Bu çağda insanın en büyük ihtiyaçlarından biri samimi bir simaya denk gelmesidir. Nezaketini koruyan, samimi yaklaşan, vefalı, bir hatada yüz çevirmeyen insanlar bu zamanın en güzel nimetlerindendir.
Seni unutsalar da sen unutma.
Seni kırsalar da sen affet.
Güzel olan ne varsa sen o tarafta ol.
Yüreğinde iyilik ve merhamet barındıranların karşısına daima iyi insanlar çıkar. En azından kötülük düşünmediğin için kalbinde bir ağırlık olmaz.
Fani hayatta elde edemediklerin için de asla üzülme. Çünkü dünyada sevgi adına gönlünü şiirden bir bahçeye dönüştürenlerin, ötelerde altından ırmaklar akan cennet bahçeleri yurtları olacaktır.
“Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir.” ayetini hatırla ve sahip olduğun nimetleri düşün. Belki de farkında olmadan çok güzel bir hayatın içindesin.
Zerre miskal iyiliğimiz olsa bile Yüce Allah onu karşımıza çıkaracak ve bizleri sevindirecektir. Bunu asla unutma.
At gözlüğüyle dolaşıp kendi dünyasından başka bir dünya bilmeyen insanların oluşturduğu kirlilikten kurtulmanın yolu, onları dinlemek değil; onları dünyana almamaktır.
Demem o ki; hayatı sessiz ve sakin yaşa, incinmekten kurtulursun. Az konuş, çok dinle; gereksiz eleştirilerden kurtulursun. Sevgini ve saygını koru; pişmanlıklardan kurtulursun. Vefa göster, insanların yanında ol; vicdanına hesap vermekten kurtulursun.
Onlar ne yaparsa yapsın, sen iyilik elbiseni giy. Çünkü iyilikten uzak geçen bir hayat, içi boş bir hayattır.
Güzel ve dolu dolu yaşamak istiyorsan gereksiz eleştirilere takılma. Başkalarının müdahalesine açık alanlar bırakma. İnsanlarla ilgili beklentilerini azalt; fakat yapacakların ve ulaşmak istediklerin konusunda hedeflerini yüksek tut.
Geleceğe daima ümitle bak. Olmadığını düşündüğün zamanlarda azimle duaya sarıl. Gerçek dostları unutma, yüreğini yoranlardan ise uzaklaş. Kendinin farkına var, fakat kibirlenmeden dik dur. Etrafına sevgi ve neşe saç.
Unutma; etrafındaki gereksiz kalabalıklar yüzünden gerçek dostları göremiyor olabilirsin. Başkaları için yüreğini tüketirken, gerçekten sevmen gereken insanlara yeterince zaman ayıramıyor olabilirsin.
Hayat öylesine sahteleşti ki bazen neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmek zorlaşıyor. Bu yüzden dertlenme; sakin ol, duygularını kontrol et ve mantıklı düşün.
Kim sarıyorsa yaranı, onunla açma aranı.
Kim yormuyorsa yüreğini, bil onun değerini.
Kim her zaman yanında oluyor, sana destek veriyorsa; onu ara, bul ve kaybetmemeye çalış. Kalabalıklar içinde bile olsa...
Bazen geri çekilip insanları seyretmek istersin. Kim dost, kim değil görmek istersin. Bazen sadece dinler, konuşulanları anlamaya çalışırsın. Ne kadar samimi, ne kadar yapmacık olduklarını fark etmek istersin.
Bazen de tüm dünyaya kapatırsın kapılarını. Bakalım kim çalacak, kim gerçekten merak edecek diye beklersin.
İnsanların uluorta konuşmalarına, her şey yolundayken büyük sözler söylemelerine aldanmamak gerekir. En çok ihtiyaç duyduğun zamanda seni terk etmeyenleri de her ne olursa olsun terk etmemek gerekir. Çünkü insanların gerçek niyetleri ve karakterleri zor zamanlarda ortaya çıkar.
İşin özeti; pimi çekilmiş bir bomba gibi yaşamadan önce, kiminle yola çıktığına çok ama çok dikkat et.
“Kendi kendine ettiğin âdem,
Bir yere gelse edemez âlem.”
Ez cümle; insanın kendi kendine ettiğini, b��tün âlem bir araya gelse ona yapamaz.
Bir insanın yalnızca davranışlarını değiştirerek geleceğini değiştirebileceğini fark etmesi, hayatındaki en büyük keşiflerden biridir.
“Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve ahiret için yararlı işler yaparsa, ona mutlaka güzel bir hayat yaşatacağız ve yaptıklarının karşılığını daha güzeliyle vereceğiz.”
Bu ilahi müjde, yüreğindeki yıldızları harekete geçirsin.
Geleceğimizi bugün yaptıklarımızla inşa ediyoruz. Yarın “Keşke...” dememek için o gün bugündür. Bugün; iyilikleri, güzellikleri ve umutları çoğaltma günüdür.
Neden eski eşyalarını atıyorsun da eski düşüncelerinden vazgeçmiyorsun?
Bu sözü hatırla ve şunu anla: Bir şeylere bakış şeklini değiştirirsen, baktığın şeyler de değişmeye başlar.
Kendine Bir İyilik Yap kitabımdan...
zamanla anlayacaksın ki hayatında karşılaşacağın en büyük sınav devam edebilmektir.iyilik yapmaya devam edebilmek,sevmeye devam edebilmek
kalbini temiz tutmaya devam edebilmektir..
“Allah’ım bana anlayışlı ve anlaşılır insanlar ver. Beni anlayışlı ve anlaşılır kıl. Beni dünyada anlamlı yaşayan bir insan eyle. Anlamsız işlerle meşgul etme. Anlamsız şeylerle ruhumu yormama izin verme. Allah’ım aldığım kararlarda beni hayırlısıyla güçlü kıl.”
Asla peşinden koşmamanız gereken iki şey vardır: gerçek arkadaşlar ve gerçek aşk.
Çünkü gerçekten size ait olan, siz koşsanız da koşmasanız da bir yolunu bulur ve gelip sizi bulur. Bunun için kendinizi tüketmenize, birilerine kendinizi anlatmaya çalışmanıza, olduğunuzdan farklı biri gibi davranmanıza gerek yoktur. Gerçek bir arkadaş, sizi sadece iyi gününüzde değil, en dağınık hâlinizde de tanır ve yine de yanınızda kalır. Ona ulaşmak için çabalamak zorunda hissetmezsiniz; araya mesafe girse bile bağ kopmaz. Konuşmasanız da bilirsiniz, o bağ oradadır.
Gerçek aşk da öyledir. İçinde huzur vardır, acele yoktur, telaş yoktur. Sürekli bir şeyleri kanıtlamak zorunda kalmazsınız. Sevilip sevilmediğinizi sorgulamazsınız mesela… Çünkü hissedersiniz. Sizi yoran, sürekli eksik hissettiren, acabalarla dolu bir şeyin adı aşk değildir zaten. İnsan bazen farkında olmadan yanlış yerlerde mücadele verir. Biraz daha sabredersem olur, biraz daha çabalarsam düzelir diye düşünür. Ama bazı şeyler ne kadar uğraşırsanız uğraşın sizin değildir. Ve bunu kabul etmek, çoğu zaman vazgeçmekten daha çok olgunluk ister.
O yüzden kendinizi kimseye anlatmak zorunda kalmadığınız, sevginin ve dostluğun doğal aktığı yerleri seçin. Sizi olduğunuz gibi kabul eden insanların yanında kalın. Çünkü hak eden hiçbir şey, sizi kendinize yabancılaştıracak kadar zorlamaz.
Her insan, bir diğerinin emaneti.
Kimse kimsenin sahibi değil. Eş, dost, arkadaş, komşu, akraba, iş arkadaşı vs. herkes birbirinin emaneti.
Bazen kısa vadeli, bazen bir imtihan süreli, bazen bir ömürlük, bazen ahretlik.
Hayat bize bir insanı emanet ettiğinde ona nasıl davrandık?
Bir tek Allah'a yük olmazsın şu kâinatta; sığındığın her kapıda vefasızlığa mahkûmsun.
İnsan bazen derdini anlatacak, yükünü paylaşacak bir omuz arar. Fakat çoğu zaman insanlar sınırlıdır; anlayamaz, yorulur ya da bir noktada geri çekilir. Bu da kalpte kırgınlık ve yalnızlık hissi bırakır.
Oysa Allah'a yönelen bir kalp hiçbir zaman yük olmaz. Çünkü O, kullarının her hâlini bilir, her duayı duyar ve kimseyi geri çevirmez. İnsanlar yorulabilir ama Allah asla yorulmaz; insanlar unutabilir ama Allah asla unutmaz.
Kur'an-ı Kerim'de ez-Zümer Suresi'nin 53. ayetinde "Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin." buyrulur. Bu ayet, Allah'ın kapısının her zaman açık olduğunu hatırlatır.
Bu yüzden kalbini en çok Rabbine aç. Çünkü O'nun kapısında vefasızlık yoktur, reddedilmek yoktur. Ve insan en çok da oraya sığındığında gerçek huzuru bulur.
Rabbim, dünyamı kolaylaştır. Hoşnut olacağın bir kulluğu bana kolaylaştır. Hayatıma güzeli yakınlaştır, çirkini uzaklaştır. Yeniden başlamak istediğim ne varsa, beni mutlu bir başarıya ulaştır. Ümit ettiğim dualarımı sana teslim ediyorum, hayallerimden de güzel haliyle dualarımı yaşamayı ihsan eyle🤍
sadelikle, onurla kendi başının çaresine bakmaya çalışmak ve yaşamın tüm zorluklarına rağmen dünyanın güzelliklerini kaçırmayıp onlara hayran olabilmek, hayret etme duygusunu yitirmemek, merakı diri tutabilmek.
"yaşadım diyebilmek için"
Bazen sadece Allah'a bırakman yeterlidir. Göreceksin ki Allah'a bıraktığın kaybolmaz, unutulmaz. Bir sayfa kapanır, yeni sayfalar açılır. Kaybını unutturacak nasipler doğar. Zamanla karanlığın yok olduğunu ve aydınlığın sana nasıl kapı açtığını göreceksin, Allah mahrum etmesin
Kırılmam asla, dediğin yerden kırılır, kanmam dediğin yerde kandırılırsın. Kendinden emin olduğun zamanlarda hataya daha yakınsın. Yeryüzünde muhkem bir satıh yok; her iddianda ayakların altından kayar zemin. Ne ân ne de akıbet kesin. Haddini bilmek, iddia etmekten daha emindir.