Bir ilişkiye girip hiçbir şeyinizden vazgeçmek istemiyorsanız, hiçbir konuda esnemek istemiyorsanız, zaman ayırmak yük gibi geliyorsa ve karşınızdaki insanın ihtiyaçlarını fazla beklenti olarak görüyorsanız ilişkinin yalnızca size sunduğu güzel tarafları istiyorsunuzdur. Sevilmek, ilgi görmek, yanında birinin olması, yakınlık ve paylaşım istiyorsunuzdur ama bunların karşılığında gereken emeği, zamanı ve sorumluluğu almak istemiyorsunuzdur.
Bırakmak bir yenilgi değil; zihnin tanıdık acılara tutunma alışkanlığını kırıp ağır yükleri sırttan indirme cesaretidir. Bizi asıl yoran şey yaşadıklarımız değil, geride kalması gerekenlere hala sıkı sıkıya tutunma çabamızdır.
Carl Jung’un belirttiği gibi iyileşmek, kırılan bir vazoyu tamir edip eski halimize dönmek değil geçmişi serbest bırakabilmektir. Gerçek dönüşüm; geçmişle savaşmayı kesmek, kurban rolünden çıkmak ve kırılgan yanlarımızı kabullenmekle başlar.
ben kırıldığımda giderim. manen ve bedenen nerede olduğumun hiçbir önemi yok. kabuğuma çekilir ve ortamı terk ederim. bu bana daha güvenli geliyor. vicdanen daha rahat hissediyorum. sanırım hep de böyle olucam, çünkü aksini yapamıyorum. belki de yapmak istemiyorum
Sevgilisinden hoslanmayan insanlarin bahaneleri beni benden alıyor. Kimse size dakika başı mesajlasilsin demiyor. Gün içinde ara ara sevgiline yazasin gelmiyorsa orada bi sıkıntı yok mudur sizce de? Sırf yalniz kalmamak için sevgili olduğunuz için size garip gelebilir tabi normal
İnsanlar ne kadar kötü. Sakin sakin yaşamaya çalışma çabanızı illaki baltalıyorlar. İlla diş göstermenizi, illa sizin de zarar verebilir biri olduğunuzu ispatlamanızı istiyorlar. Kardeşim ben senin gibi pislik olmadan yaşamaya çalışıyorum neden bırakmıyorsun?
Dışarı çık psikolojine iyi gelir diyolar ya çok gülüyorum.Dışarı bi çıkıyosun öküz gibi bakan keko barzo tipler,zombi gibi bakıp kitlenen yaşlılar,üstüne üstüne gelen estetikten yoksun çirkin binalar, iğrenç kokan insanlar,gürültü,sigara kokusu.Aynen knk çok iyi geldi dışarısıxd
Kurumsal iş yaşamında, hayatta kalma uğraşının %50’si işini yapmak, diğer %50’si etrafındakilerin kişilik patolojileriyle, ilkel savunma mekanizmalarıyla, aralarındaki güç ve çıkar çatışmalarıyla baş etmektir.