Her gün insanlığımızdan utanmak için o kadar çok sebep varken, biz yine de aynı yüzsüzlükle hayata riyakâr olarak yeniden başlıyoruz.
Bu utanç bize emaneti verene kadar yeter zaten...
Youtube kanalımı aktif hale getirdiğimden bu yana neredeyse iki yıl olacak.
Eylül Ayında 110 bini geçen toplam görüntüleme, izlenme saatindeki artış ile gayet iyi bir ayı geçirdim hamdolsun. Uzun videolarımda 10 bini ilk kez geçen videolarım oldu. Bir canlı yayın 20 bine yaklaştı.
Ne kadar devam edebilirim bilmiyorum ama devam ettiğim son ana kadar üzerinde çalışmadığım hiçbir konuyu anlatmayacağım.
https://t.co/Oy5wGkGbdM
Bundan dört ay önce, ortalıkta "kardeşlik" naraları atanların Habil mi, yoksa Kabil mi olduğunu sorgulamıştım.
Bu uyarıları sıkça yapıyorum; zira Erdoğan’ın ilmek ilmek işlediği bu siyasi hareketi şahsi mirası zannedip at koşturanlar var. İşin acı yanı, başarısız olduklarında utanmadan suçu Erdoğan’a atacak kadar cahil bir özgüvene sahipler.
Mücadeleye ilçelerden, yani yerelden başlanmalıdır. İlçelerin sosyolojisiyle oynanıyor; halkta karşılığı olmayan antipatik figürler siyasi harekete zarar veriyor. Sırf kendilerini onaylasın diye düşük profilli isimleri, adeta şahsi ilişkiler müdürlüğü gibi kadrolara yerleştirdiler.
Sayın Erdoğan’ın emeğini babasının malı gibi görenlere geçit verilmemelidir. Bu dönem listelerde kâğıt üstünde değil, sahada gerçek liyakati görmek şart olmuştur. Geçmişte acı tecrübeler mevcuttur.
Yükün en büyüğü il başkanlarımızdadır. Allah yardımcıları olsun.
Etliye sütlüye karışmama dönemi artık bitti.
Vizyonsuz olanlar oyun dışına çıksın.
Erdoğan siyaseti üzerinden prim yapanlar ayıklansın!
Memleketçilik yapanlar, siyasi zemini babasının malı gibi görenler silkelensin!
Herkese kardeş naraları atanlar HABİL mi? KABİL mi? olduğu söylensin!
Eğer bir yapı finansal güveni çökertip, piyasaları işlevsiz hale getirerek devleti ve ekonomiyi krizin eşiğine sürüklüyorsa, bunun adı sadece dolandırıcılık değildir.
Bu, finansal araçlar kullanılarak kurgulanmış bir FON DARBESİ teşebbüsüdür.
Aynı metodoloji burada da devreye sokulacak mıydı?
• Kamuoyunun tanıdığı siyasi ve bürokratik figürler vitrine konulacak,
• Sistem dışı ve astronomik getiriler vaat edilerek büyük kayıt dışı paralar toplanacak,
• Kurumsal yapılara ve bankacılık sistemine duyulan güven hedef mi alınacaktı?
Ülkemizin gündemini meşgul etmiyor beyEFENDİ!
500 bin insanın cebini ilgilendiriyor!
Ülke ekonomisine verilen zararı ve bunu çekecek olan 85 milyonu ilgilendiriyor!
Pişkinliğe bak…
AK Parti’nin içinde büyümüş; çocukluğunu, gençliğini ve yetişkinliğini Erdoğan’ın davasına amasız, fakatsız adamış biri olarak şunu söylemek istiyorum:
Bugün milletin “AK Partiliyim” demek yerine “Erdoğancıyım” demeye başlamasının sebeplerinden biri; parti içerisinde yaşanan rant kavgaları, makam hesapları ve para hırsıdır.
Erdoğan’ın yıllardır ortaya koyduğu siyasi mücadeleye en büyük zararı, onun adını kullanarak kendi menfaatinin peşine düşenler veriyor.
Bu yüzden tepeden tırnağa, iğneden ipliğe kapsamlı bir temizlik ve ciddi bir özeleştiri artık gerekiyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler gibi AK PARTİ kurucularının ve davamıza samimi bir şekilde hizmet edenlerin duygularına tercüman oldu.
“AK Parti, adı gibi AK bir partidir, ismiyle müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez.
Bu harekete emek vermiş hiç kimseye haksızlık, vefasızlık etmeyiz fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz”
(Recep Tayyip Erdoğan)
AK PARTİ İstanbul teşkilatının kurucusu olarak şunu ifade etmek isterim:
Yarım asırlık mücadeleyle, milyonlarca garip gurabanın duası, davamızın kadim müdavimlerinin alınteri, sessiz yığınların fedakarlıklarıyla bu günlere geldik.
Milletimizin maddi manevi kazanımlarına hiç kimsenin zarar verme hakkı yoktur. İster siyaset aleminde, ister kamuda, ister iş dünyasında, ister sanatta ister sporda…
Makamlar Ülkemize ve Milletimize hizmet için vardır. Bizler bir ideal üzerine yetiştirildik, siyaseti de ALLAH’ın rızasına uygun ve ibadet aşkıyla yaptık.
Makamları; SALTANAT ARACI olarak görenlere bu hareketin içerisinde yer yoktur. Birilerinin alınterinin üzerine oturrmak bir HAKKIN gasbıdır.
Ülkemize ve Milletimize samimi duygularla hizmet edenlerin, Mazlum Coğrafyalarda yaşayan milyonların ümidini kırmaya hiç kimse tevessül edemez, edenlerde kapının önüne bırakılmalıdır.
Yarım asırlık yürüyüşümüzde bu davanın çilesini çekenler göz ardı edilemez, son dönemlerde makam mevki sahibi olanlar malesef kerameti kendilerinde aramaktadırlar, testten geçmeyenlere mevki makam teslim edilmemeli.
Son olarak derimki; Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesine, feraset ve basiretine inancımız tamdır. 25 yıllık AK PARTİ döneminde dalgalı ve fırtınalı denizlerde GEMİ’yi sağ selim her dönem limana ulaştırmıştır.
Bizler AK PARTİ teşkilat mensupları olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın ayak izlerini takip ederek yürümek mecburiyetindeyiz.
Kamuda; hangi makamda olursa olsun tüm yöneticilerde aynı hassasiyeti taşımak zorundadır.
AK PARTİ’nin varlığı; 86 milyonun ortak geleceğidir… @Akparti #AKPARTİ
Buraya uzun uzun görüş yazmayacağım. Fatma Betül Sayan’ın fon işlemleri konusundaki düşüncelerim videodadır.
Hiç kimse kimseye dönüp neden tepki gösteriyorsun diye sormamalı.
Dikkat etmesi gereken vatandaşlar değil siyasetçiler. Vatandaş hesap sorar. Vatandaş verdiği oyunun karşılığını sorar.
Değer verip, mesaj kutumu soru yağmuruna tuttuğunuz için müteşekkirim. Demek ki zihinlerinizde “adil” bir yerde kalmışız.
Değerli hissettirdiniz. 🤲🏻