@omerbolatTR Sayın bakan, dün Konya’da BİM’de yumurta 169 liraydı, bugün 99 a düşmüş, teşkilatın ne iş yapıyor, bu yumurta 99 a kurtarıyorsa niye 169 a satılıyor, niye denetlenmiyor,
Bir günde %41,5 fiyat mı iner. Ekmeğimizi ite köpeğe yem ediyorsunuz. Rica ediyorum istifa edin.
@Ahmetfree2 Ahmet bey, dün BİM’den yumurta aldım 169 Liraydı. Bugün 99 liraya inmiş. Yav bu yumurtayı 99 TL’ye satıp kar edebiliyorsan, bre ecdadını soyunu sopunu sevdiğimin BİM’i bunu niye 169 dan satıyorsun. Tamam biz gerizekalıyız anladıkta sizde az onun bunun sevgili evladı değilsiniz
Gerçek, çarpıcı, film tadında ama hiç duymadığınız bir hikaye izlemek isterseniz; “Albert Glock’u kim öldürdü?” şimdi YouTube’da yayında.
Bu videoyu izleyin ve izlettin.
Link aşağıda 👇
What is Greece actually aiming for by arming the islands and making 12-mile claims?
How do international law and precedent decisions refute Greece's claims?
Dünyaya haklı tezlerimizi anlatmaya devam inşallah. 👇
https://t.co/bJvTufHSzO
@Uyghur_Report Çinliler Türkleri çok doğru okumuşlar, zayıf yerimizden vurarak çok başarılı bir algı operasyonu yapmışlar. Ve nerdeyse hepimiz düştük bu tuzaga
📌Avrupa'nın stok krizi, ABD'nin masaya dönme çabası ve sahadaki gerçeklik.
📌Rusya-Ukrayna savaşında en kritik dönem şimdi başladı!
@fikirsancisi_ yazdı...
https://t.co/OZSNvMqfta
Jerusalem Post:
"Yunanistan'dan bir heyet yarın İsrail'e giderek, hava savunma sistemleri tedariği için 3.6 milyar dolarlık anlaşma imzalayacak."
Bu kadarla da kalmayacak!
İsrail'in, Yunanistan ve GKRY'ni nasıl esir aldığına dair tüm ayrıntıları @M5Dergi'ye yazmıştım 👇
@ogzhn_uyg Oğuzhan bey, Savunma sanayi yatırımları deniz kenarı şehirlerde kurulması riskli değil mi? Nerdeyse her hafta karadenizden İHA çıkıyor. Komşu ülkeler Rusya Ukrayna vb. Neden Anadolu’nun içleri değilde deniz kıyısı
🔴BUGÜNE IŞIK TUTAN GERÇEK!
👉🏿İngilizler çuvallar dolusu altın dağıtarak ve "Hilafet'i size getireceğiz" yalanı atarak Arapları Osmanlı'ya karşı ayaklandırmaya çalışırken, Sultan Abdülhamid Han'ı devirerek devlet yönetimini gasp eden bu İttihatçılar da bütün gücüyle Arap düşmanlı yapıyordu.
👉🏿İngilizlerden maaş aldığı ortaya çıkan Cemal Paşa, Suriye ve Filistin'de Arapçayı yasaklamış; Türkçe mecburiyeti getirmişti.
👉🏿Anadolu'da hâlâ devam eden siyah köpeklere "arap" adı verme iğrençliği, İttihatçıların onlarca ırkçı uygulamasından biridir.
👉🏿Bu ırkçı İttihatçıların günümüzdeki versiyonları da aynı ırkçılığı devam ettirmektedir.
👉🏿Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu asırlık Haçlı Siyonist oyununu bozmaya çalışırken Arap düşmanlığı yapanlar bu ırkçılardır.
🔻Çirkin oyunu anlamak için videoyu sonuna kadar izleyin👇
https://t.co/hSpAVOtW3j
🔻Vahim ayrıntılar ve belgeler:👇
https://t.co/9trUU6FVVU
@NuhAlbayrak@MustafaEkkin Üstad, Türkiye’de kim olduğu net olmayan bir kaç adamdan bir taneside Enver paşa. Bu adam iyi mi Kötü mü Cahil mi Saf mı Sabatay mı Müslüman mı Türk mü Kim hocam bu adam.
ŞİMDİ ANLADINIZ MI ESAT’I NEDEN DESTEKLEDİKLERİNİ?
PKK’dan sonra örgütün Suriye kolu PYD de kendini feshetti. Böylece ülkemizin 50 yıldır en büyük sorunu olan bölücü terör parantezi kapanmış oldu. Örgütün ideolojik yoldaşlarının gözyaşları içinde bir tarih kapandı.
Şimdi tüm varlığını PKK’ya borçlu olan ırkçılar, 30’lu yılların ilkel ideolojisine saplanıp kalanlar, sömürgecilerin eşiğinde ikbâl arayanlar yasta.
Bir türlü anlam veremiyorlar PYD’nin tasfiyesine. Binlerce tır silahla donatılmış, kimi zaman ABD’nin, kimi zaman Rusya’nın ama her daim emperyalistlerin tam desteğini alan bir yapı nasıl olur da Erdoğan’ın çabalarıyla son bulur?
Nasıl olur da çözümün “İslam kardeşliğinde” olduğunu söyleyen bir lider yarım asırlık kavganın sonunda zaferini ilan edebilir?
Oysa bölücülükle mücadele ancak tek parti iktidarının faşizan yöntemleriyle, köylerin yakılıp yıkılmasıyla ve CHP’nin Suriye’deki ikizi Baas diktatörlüğünün yaşamasıyla mümkün olabilirdi.
Türkiye’nin ve Suriye’nin son 60 yılını darbelerle şekillendiren karanlık zihniyet aynı yerden beslenip, aynı kirli masalı tekrarlayıp durdu.
PKK’lılar ve PYD’liler silahlarını yakıp, nasıl oldu da bu necis oyundan çekildiler?
Cevap açık: Çünkü kendilerini himaye edenler mağlup oldu.
PKK, Türkiye’de kurulduktan hemen sonra Hafız Esat’ın Suriye’sine yerleşmiş, burada kök salmıştı. Sadece PKK’ya değil, neredeyse tüm sol terör örgütlerine kucağını açan Baas Partisi olmuştu. Arap ırkçısı, Türkiye düşmanı bu Sosyalist Parti sayesine örgüt Türkiye sınırını tam 40 yıl mesken tuttu.
Önce ideolojik babası Sovyet Rusyası’ndan, sonra Irak’ı yok edip kendisine alan açan ABD’den destek alan örgütün kesintisiz hamisi ise Esat rejimiydi. Bu köhne rejime karşı Suriye halkı ayaklandığında yüzbinlerce insanın ölümü pahasına tüm efendileri seferber olup, rejimi ayakta tutmaya çalıştılar.
Rusya’dan ABD’ye, İran’dan mezhepçi fanatiklere kadar Suriye’de cinayet işlemeyen kimse kalmadı. Tek istedikleri katil Baas rejiminin devam etmesiydi. Çünkü habis planları ancak bu rejimin ayakta kalmasına bağlıydı.
Türkiye’de CHP’nin önderliğindeki 6’lı masanın seçimlerde “Suriyeliler defolsun” kampanyası yürütmesinin maksadı buydu.
Eğer Türkiye Esat’ın meşruiyetini tanır ve Suriyeli mültecileri ölüme gönderebilirse Baas devam edecek, PKK-PYD yaşayacak ve bölgedeki kaos sürdürülebilecekti.
Cumhurbaşkanlığı makamını dahi kaybetmeyi göze alıp bu çirkin planı bozan Erdoğan oldu. “Ne katil bir rejimi kabullenir ne de tek bir mazlumu zalime teslim ederim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dirayeti olmasaydı böylesi bir devrim gerçekleşemezdi.
Sadece Türkiye’de değil, Suriye’de ve tüm bölgemizde bölücülük defteri kapandı.
Tüm ümidini Esat’ın varlığına bağlayanlar ise hüsrana uğramış durumda.
Esat gitti, PKK bitti.
Esat’ın ülkemizdeki kimisi sağcı, kimisi solcu, kimisi ise İslamcı görünen yoldaşları ise çaresizlik içinde yaşanan bu büyük devrimi anlamaya çalışıyor.
Suriyeliler defolsun diyerek PKK-Baas ideolojisine hizmet edenleri önce Öcalan terk etti. Diğeri ise sığındığı Moskova’da son günlerini yaşıyor.
Cumhurbaşkanımız ise Devlet Bahçeli’yle birlikte Malazgirt’te bin yıl önce toprağa atılan Kürt-Türk-Arap kardeşliği tohumunun yeşerttiği bahçeden dünyaya sesleniyor.
Nusretin gerçek sahibine hamd olsun.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 29 Ağustos 2026, Cumartesi.
Hesabım kapalıyken hesabı kapatılan Tamar Tanrıyar ile ilgili düşüncelerim.
Hesabımın fetö'cü kafirler tarafından ve twitter'ı arkalarına destekçi olarak alıp kapattırdıkları 3 ay içinde yaşanan olaylardan önemlilerinden bir tanesi de Tamar tanrıyarın ortaya koyduğu ve çok ilginç bir şekilde AK Parti'nin içine sızan fetö ve Eipstein bağlantılı, bir takım basın gruplarından münafık siyasilere kadar uzanan bir ihanet zincirini ortaya koyacağını söylemesi üzerine, devletin içindeki tüm güçlerini kullanarak geçici bir süre için susturmayı başaran müptezeller, kendilerine yapılacak operasyonu bir süreliğine geciktirmeyi başarmışlardır.
Bu konuda özellikle AK Parti'nin içindenmiş gibi gözüken içinde çok önemli isimlerinde yer aldığı ve basında sosyal medyada, malum örgütlenmeyi hararetle savunan ve Tamar Tanrıyar aleyhinde hakaret ve küfre varan birtakım beyanatlarla kendilerini açık eden, hepinizin bildiği yapılanmaları ve isimleri not edin.
Onların tamamı çok uzun olmayan bir vadede ihanet şebekesi içinde ifşa olacaklar.
Özellikle Tamar Tanrıyar'a iftira ve küfürlerle saldıran Bu grubun çok büyük bir kuyruk acısı söz konusu.
O da Tamar'ın fetö'nün bu ülkedeki en büyük projesi olan CHP ve özellikle CHP'yi İstanbul'un hırsızı ve yancısının eline geçirme projesini bu kadın birçok erkeğin gösteremeyeceği bir yüreklilikle resmen dinamik deyip en büyük projelerini çökertmiştir.
Ve işin tehlikeli bir başka boyutu ise en büyük projelerinin çöktüğünü gören içimize sızan bir takım münafıkların ifşasına dönük ikinci büyük plandı.
Fetö'nün malum firari dansözleri olan sözcülerinin de ifade ettiği gibi CHP'den sonra ucuz rakıcı ekip tarafından kurulan partiyi desteklerken söyledikleri "artık bizim de bir partimiz var" sözü açıkça bunun bir beyanıtıdır.
Aynı zamanda bu ihanet şebekesi Bir iki gün önce yazdığım Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sonrası için fetö'nün "saray sultası" iftirasını haklı çıkarmaya dönük faaliyetin odağında bulunan bu yapılanma kendilerini ifşa edecek hiçbir şahıs veya yapılanmaya hayatları pahasına da olsa müsaade etmeyecekler.
Özellikle o saray sultası tezini haklı çıkarmak için mücadele eden grubun içi inanılmaz isimlerle dolu. İçlerinde kendilerince alim olarak cilalayıp sundukları fetö'nün devamı niteliğindeki ve yobazlığı ile meşhur taliban ve el-kaide benzeri bir düşünce akımına mensup olan, tıpkı fetö gibi bölgesindeki zengin iş adamlarını tasmalı köpeği yaparak güçlenen/güçlendirilen, ilahiyatlara İmam hatipleri karşı çıkıp ilahiyatlı profesörlerin toplantılarını basacak kadar yobaz ve terörize aşağılık bir grup oldukları halde kendilerini "alimlerin başkanı" olarak gösterdikleri grup üzerinden çok önemli siyasi isimlerin de destek vererek "Erdoğan sonrası Türkiye'yi karıştırmak için devletin üst aklına rağmen kendi kıt akıllarıyla bu devlete kendi atayacakları ve düşük zekalarıyla bunu devlete ve millete yedirecekleri zannıyla"
Erdoğan'a çok yakın gözüken bazı isimleri "devletin iradesinin önüne koyarak fetö'nün emellerini gerçekleştirmeye çalışan" bu aşağılık grup bir şekilde Tamar Tanrıyar'ın da radarına girmesi ilginçtir.
Ama bilmedikleri şey bu Yüce devletin istihbaratıyla ve tüm etkili kurumlarıyla bu ihanet şebekesine de yakında büyük bir operasyon yapacağıdır.
Bu devletin her seferinde kafirleri tuzağına düşürdüğü çok etkili bir stratejisi vardır
Çok iyi ölüye yatar...