vize verirken avrupa: türkiye fakir bir ortadoğu ülkesi çok tehlikeli insanlar
üniversiteye başvururken avrupa: türkiye zengin bir g20 ülkesi o yüzden burs murs veremeyiz
ortalama kira ücreti: 30 bin tl
aylık kreş ücreti: 35.000 tl
ortalama maaş: 30.000 tl
ben: ekonomik sebeplerden dolayı doğum oranları düşüyor.
aile bakanlığı: hayır süpürge reklamlarından dolayı düşüyor.
Süreç devam ederken istediklerini yapıyorlar. Sonra zaten geri dönmüyor. Kurumların umurunda da değil. Yapıyorlar. Alanı katletmiş nasıl geri dönecek bu yağma? Neden izin verdiniz yapımına?
Yabancılara satış açık ise, Türkiye Filistin olma yolunda ilerliyor demektir.
Ekonomiyi batır, sonra ülke topraklarını sat, ne güzel devran ne güzel memleket değil mi İngiliz Mehmet?
@alicimuratt Her neslin hatta her bireyin başarısı farklıdır. Kimi evlenmeyi başarı görür kimi şirket kurmayı kimi kafa rahat yaşamayı. Ev alamadığımız doğru ama onların hayal edemedikleri şeyleri başardık. Bu benim için başarı
İnsanlar "Ben çalıştığım halde niye evimi, arabamı alamıyorum" demiyor artık. O aşama çoktan geçildi. İnsanlar "Çalıştığım, emek verdiğim halde niye istediğimi yiyemiyorum, giyemiyorum, kiramı ödemekte zorlanıyorum? Neden çocuğuma et, meyve yediremiyorum" diye soruyor.
Avrupa'ya gitmek isteyen milyonlarca insan, senelerdir bir yazılım mafyasına haraç ödüyordu.
Adı vize ücreti değil. Adı, gücü elinde tutanın saltanat sefasıydı resmen.
Ve bu düzen kendiliğinden çatlamadı. Bir süredir biliniyordu, Canan Coşkun ve İbrahim Haskoloğlu gibi gazeteciler inatla üstüne gidiyordu. İkisi de susturulmaya çalışıldı ama azimle devam edilince, ülkemizde bile bir şeylerin değişebileceğini gördük sayelerinde.
Senelerdir bize yaşatılanı düşünün, randevu açılıyor, biz daha sayfayı göremeden bir yazılım saniyede yüzlerce kez deneyip hepsini kapıyor. Uyumayan, yorulmayan bir makineyle yarışıyoruz ve kaybediyoruz, her alanda... Sonra o randevular bize yüzlerce euroya geri satılıyor.
Ama asıl mesele bottan derin. Sistem en baştan, hepimizi bir aracıya muhtaç bırakacak şekilde kurulmuş. Bot sadece o boşluğu nakde çeviren araç.
Teknoloji kimsenin elinde silah olmamalı ama oluyor. Yapay zeka ölçeğinde bu işler çok daha tehlikeli bir hal alabilir. Sokaktaki başıboşluk dijital dünyaya da taşınırsa gerçekten çok daha zor durumda kalırız.
Bu yalnızca bizim ülkemizin sorunu da değil. Ama herkesin sadece kendi çıkarını düşündüğü bir dönemde, insan ister istemez karamsarlığa kapılıyor.
Yine de o gazetecilerin yaptığı tam olarak şunu kanıtlıyor: bir tek kişinin inadı bile koca bir çarkı durdurabiliyor. O yüzden hem bu işin peşini bırakmayan gazetecilere destek olmalı, hem de kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.
Birey olarak bir şeyin peşine düşmek, sandığımızdan çok daha büyük bir şeyi değiştirebilir.