İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr ’nin dikkatine sunuyoruz...
Emniyet teşkilatını kölelik düzeni ile yönetmeye çalışmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
Ortada ne bir doğal afet, ne bir savaş, ne de olağanüstü bir durum var...
Zafiyet oluşmasın gibi içi boş ve soyut mazeretlerin arkasına sığınarak, "ikinci bir emre kadar" diyerek ucu açık 12/12 zulmünü polisin tepesine bindirmek yönetim beceriksizliği değilde nedir...?
Anayasa’yı, kanunları ve insani çalışma şartlarını hiçe sayıp polisin pestilini çıkararak emniyet sağlanmaz Sayın Bakanım...
Polisi robot, aile hayatını ve psikolojisini değersiz gören bu keyfi anlayış açıkça hukuka ve insan onuruna aykırı değil midir...?
Sayın Bakan, personelin sırtına yüklediğiniz bu angaryayı derhal geri çekin lütfen...
KOLLUK-DER olarak: Polisin sahipsiz olmadığını, bu hukuksuz emirlerin de keyfi yönetim anlayışınızın da sonuna kadar karşısında duracağımızı özellikle ifade etmek istiyoruz...
Lütfen bu sesimize kulak verin ve bu hukuk dışı işlemin önüne geçin...
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM@tcvanvaliligi@VanEmniyet
İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa ÇİFTÇİ bu rezil uygulamayı görmüyor mu...?
Kendi oğlunu işletmelerin kapısına fedai gibi dikseler buna razı gelir mi...?
@mustafaciftcitr
Devletin polisini meyhanelerin, galericilerin kapısına fedai gibi dikmek ne demektir?
Birde mekan sahipleri polise amirlik taslıyormuş, racon kesip müdürlerle tehdit ediyormuş...
Bu rezalete derhal son verin...!!! KOLLUK-DER
Gazi Mecliste tarihi bir utanca şahitlik ediyoruz.
Biz tarihin doğru tarafında ve bir avuç inanmış Türk olarak BURADAYIZ.
Kimler kimlerle yana yana
Gör bunları ey Milletim.
İçişleri Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği 15 Temmuz genelgesinde, 15 Temmuz’un “dünya demokrasi tarihine kurucu ve sarsılmaz bir dönüm noktası olarak kazındığı” ifade edilmektedir.
Sayın Bakan’a soruyoruz: Neyi kurdunuz?
Bu devletin kuruluşu bellidir. Türkiye Cumhuriyeti; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının önderliğinde, Kurtuluş Savaşı ve milletin iradesiyle 29 Ekim 1923’te kurulmuştur.
Kurucu irade tektir, millidir ve tartışmaya kapalıdır.
Kurucu önder Atatürk’tür.
15 Temmuz gecesi milletimiz, tanklara ve uçaklara karşı Cumhuriyet’i savundu. Anayasal düzeni savundu.
Yani 15 Temmuz yeni bir şey kurmamış; 1923’te kurulanı korumuştur.
15 Temmuz’a “kuruculuk” atfetmek, Cumhuriyet’in kuruluşunu paranteze almak, tarihimizi 2016’dan başlatan ikinci bir hikâye yazmaya heveslenmek demektir.
Milli Eğitim Bakanı’nın “neyden kurtulduk” diyerek Kurtuluş Savaşı’nı müfredattan çıkarma girişiminin hemen ardından gelen bu ifade, devletin resmi dilinde kurucu hafızanın adım adım aşındırıldığını göstermektedir. Buna izin vermeyeceğiz.
Mülki İdareden gelen Sayın Bakan’dan beklentimiz açıktı:
Teşkilatı bilen bir isim olarak Bakanlığı daha iyi çalışan bir kurum, ülkeyi daha güvenli bir yer haline getirmesi.
Üstelik Sayın Bakan bir polis babasıdır. Bu yönü ile bizim nezdimizde kendinden önceki tüm bakanlardan pozitif olarak ayrışmaktadır.
Polisin, jandarmanın çilesini evladı sebebiyle bizzat yaşamış bir isimden beklenti, bugüne kadar bu koltukta oturan bütün bakanlardan çok daha fazlaydı.
İşte tam da bu yüzden, polisin ve jandarmanın özlük hakları konusunda atılmayan her adım, geçen her gün bu hayal kırıklığını biraz daha derinleştirmektedir.
Sayın Bakan’ın gündeminde polisin ödenmeyen fazla mesaisi yok; genelgelere tarih yazma hevesi var. Gündeminde jandarmanın ağır çalışma koşulları yok; odalara asılacak semboller var. Oysa İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan kişinin asli görevi bellidir:
Polisimizin fiilen çalıştığı her saatin karşılığının ödenmesi. Haftalık çalışma sürelerinin insani sınırlara çekilmesi; art arda gelen nöbetlerin, iptal edilen izinlerin, görev yerinde geçen bayramların son bulması. Her biri teşkilat için ayrı bir yara olan polis intiharlarının nedenlerinin dürüstçe araştırılması ve önlenmesi. Jandarma personelinin ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi. Polisin sendika hakkının nihayet tanınması.
Sayın Bakan’a hatırlatmak isteriz: Bir İçişleri Bakanı’nı kalıcı kılan, koltukta oturduğu sürenin uzunluğu değildir.
Kalıcılık; polisin alın terinin karşılığını ödemekle, dağda kar altında görev yapan jandarmanın hakkını teslim etmekle, bu ülkeyi her yurttaş için daha güvenli ve daha özgür bir yer haline getirmekle kazanılır.
Duvara asılan fotoğraflarla, genelgeye sıkıştırılan tarih tezleriyle değil.
Cumhuriyet’in kurucu değerlerini, Atatürk’ün mirasını ve kolluk kuvvetlerinin haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Tarih yazmaya heveslenenlere de tarihin nasıl yazıldığını 1923’ü kuranlardan öğrenmelerini tavsiye ederiz. #PoliseFazlaMesai
🔹 Türk polisi haftada çoğu zaman 40 saatin değil, 60-80 saatin üzerinde çalışmaktadır.
🔹 Bayramda, tatilde, gecede, gündüzde görev başındadır.
🔹 Buna rağmen fazla çalıştığı saatlerin karşılığında herhangi bir fazla mesai ücreti alamamaktadır.
🔹 Emek varsa karşılığı da olmalıdır.
#PoliseFazlaMesai
5 milyon devlet memuruna fazladan çalıştığı her saatin ücretini kuruşu kuruşuna ödeyipte
Türk Milletinin huzuru için gece gündüz çalışan polis memurlarına vermemek büyük haksızlık
#PoliseFazlaMesai 🇹🇷
Son İçişleri Bakanı @mustafaciftcitr 'nin Polise verdiği vaadin üzerinden 1️⃣0️⃣5️⃣ gün geçti, 4️⃣4️⃣ Polis Canına kıymış durumda, birtek somut adım yok.
#PoliseNeYaptınız
Koskoca İl Emniyet Müdürü ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı makamında bulunan insanlar, neyin suç neyin suç olmadığını dahi bilmeden koşa koşa gidip şikâyetçi oluyor. Sonuç ne oluyor?... BERAAT...
Üstelik 45.000 TL vekâlet ücreti, yine bu devletin ve bu milletin sırtına yükleniyor...
Bu hak mı...? Bu adalet mi...?
Canını dişine takarak çalışan, kıt kanaat geçinen ve kazancından vergisini ödeyen vatandaşlarımız; hukuku bilmeyen, liyakatten uzak kişilerin egolarının ve hırslarının bedelini ödemek zorunda mıdır..?
Bu hak değildir, bu adalet değildir...
Kamu zararına neden olan bu tür işlemlerin bedeli milletin sırtına yüklenmemelidir. Bu 45.000 TL, hukuka aykırı veya dayanaksız işlem ve başvurular nedeniyle kamu zararına sebebiyet verdiği hukuken tespit edilen sorumlulardan tahsil edilmelidir. Kamu zararının bedelini millet değil, buna sebep olanlar ödemelidir...
Son İçişleri Bakanı @mustafaciftcitr 'nin Polise verdiği vaadin üzerinden 1️⃣0️⃣3️⃣ gün geçti, 4️⃣4️⃣ Polis Canına kıymış durumda, birtek somut adım yok.
#PoliseNeYaptınız
HEP SÖZ VERİLDİ, PEKİ SONUÇ?
Onlarca yıldır her gelen bakan polise söz verdi. Hepsi geldi geçti.. polisin özlük hakları konusunda hiç bir iyileştirme yapılmadı..
- Yine söz veriliyor..
- Tutulması için ne bekleniyor acaba merak ediyoruz.
Oysa polise ceza vermeyi düzenleyen kanunu 1 gecede çıkardılar. Ama özlük haklarını onlarca yıldır ne hikmetse bir kanunla çıkaramadılar..
#poliseneyaptiniz #polis
Adana Milletvekili
@sadullahkisacik
"Polislerimizin bekleyecek zamanı kalmamıştır.
Bir an önce getirin Polis Meslek Kanunu Polislerimizin sorunlarını elbirliği ile çözelim #PoliseNeYaptınız