Peygamber Sevdalıları Esenyurt Temsilciliği’nin düzenlediği ‘6-8 Ekim’den Aksa Tufanına’ programına katıldık.
Bu buluşma, 6-8 Ekim’in acı hatıralarını unutmamak ve Gazze direnişinin haklı mücadelesine ses olmak adına çok anlamlıydı.
Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Peygamber Sevdalıları Esenyurt Temsilciliği’nin düzenlediği “6-8 Ekim’den Aksa Tufanına” adlı programına katıldık.
Tarihimizin acı olaylarını unutmamak, Filistin direnişinin haklı mücadelesine ses olmak adına anlamlı bir buluşmaydı.
Emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Ramazan kardeşliktir...
Ramazan boyunca İstanbul'umuzun sair bölgelerinde il gençlik kolları teşkilatımız sahada çalışmalarını sürdürmekte.
Teravih sonrası halkımıza yaptığımız ikramlardan...
📍Arnavutköy | 📍Esenyurt
İlçe Başkanı ve teşkilatı olarak, Cihan Grup A.Ş. sahibi Cihan Yanmaz’ın abisi Ercan Yanmaz’ın düğün törenine katıldık. Genç çiftimize huzurlu ve hayırlı bir ömür diliyor, ilçemizdeki birlik ve kardeşlik ruhunun pekişmesini temenni ediyoruz.
Emin oğlu baklavaları’na Hayırlı Olsun
Bugün Bağcılar eminoğlu baklavalarının açılışına kat��ldık. Furkan kardeşim ve kıymetli ailesine bu yeni girişimlerinden dolayı tebriklerimizi ilettik. Esenyurt ilçe Başkanımız @omerkyn34 , Gençlik Kolları Başkanımız @kasimavci47
Esenyurt olarak, İstanbul olarak, TÜRKİYE OLARAK 🔽
Ülkemde siyonist istemiyorum! ❌
Partimiz #HÜDAPAR 'ın Kanun teklifine destek ol! ✅
Farkındalık çalışmaları kapsamında HÜDA PAR Esenyurt Teşkilatı olarak birçok noktada dikkat çekici sticker çalışması yaptık.
#ülkemdesiyonististemiyorum
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın düzenlediği 7. Din Şûrası' nın açılış programına iştirak ettik.
Üç gün sürecek toplantılar sonucunda alınacak kararların bütün İslam Ümmeti için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Toplumun en önemli sorunlarının başında gelen, toplumun yozlaşma ve değerlerinden uzaklaşarak manasız/amaçsız bir yaşamı ilke edinen nesildir. Önlenemeyen madde bağımlılığı ile birlikte korkunç olayların yaşanması gittikçe olağan bir hal almaktadır.
Eşini, çocuğunu, annesini, babasını katledebilecek seviyeye gelen hazin olayların yaşanması bunların bir sonucudur.
İnsanı temele alan, nesli ıslah edecek adımlar atmak hepimizin görevidir.
Dün yaşanan ve 8 kişinin ölümüne neden olan olaydan hepimizin ders çıkarması gerekmektedir.
Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın ilçemiz Esenyurt Temsilciği tarafından organize edilen "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar - Said Bin Zeyd" konulu Sahabe Hayatları programına, Genel Başkan Yardımcılarımız Sayın Abdullah Aslan ve Sayın Mahmut Şahin ile birlikte katılım sağladık.
Yusuf Tutak hocamızın mükemmel anlatımlarından istifade ettiğimiz programda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın İstanbul’da organize ettiği güzel bir programa iştirak ettik.
Bugün, Sahabe-i Kiramın örnek yaşamlarına kulak vererek kendimizi yeniden inşa etme fırsatına sahibiz.
Esenyurt’ta düzenlenen ve Hz. Said bin Zeyd’in hayatını konu alan program, bize imanın gücünü, teslimiyetin derinliğini ve istikrarın önemini bir kez daha hatırlattı.
Yusuf Tutak Hocamızın enfes anlatımıyla Hz. Said bin Zeyd’in (Radiyallahu anhu) hayatını, mücadelesini yeniden dinledik, istifade ettik. Allah razı olsun.
Sahabe-i Kiramın yolunu takip ederek ahlakımızı güzelleştirmeye, kardeşlik duygularımızı pekiştirmeye ve dünya meşgalesinde ahireti unutmamaya ihtiyacımız var.
Bu kıymetli programa emek veren Peygamber Sevdalıları Vakfı’na ve katılım gösteren herkese teşekkür ediyorum.
Rabbim, bizlere sahabe misali bir duruş ve sadakat nasip eylesin.
Evladı PKK/DEM tarafından kaçırılan Diyarbakır annesi, derdini gözyaşı eşliğinde Genel Başkanımız Sn.Zekeriya Yapıcıoğlu’na iletti.
Çocuğumu kaçırıp dağa çıkaranlar ‘Kayyım hırsızlıktır’diyor. Evimi yaktılar ciğerimi kopardılar.
Ne pahasına olursa olsun bu halka sahip çıkacağız
HÜDA PAR ailesi olarak büyümeye devam ediyoruz.
HÜDA PAR bir medeniyet okuludur.
İlkeleri insanlığın kurtuluş ilkeleridir.
Yolu adil bir sistemi kurma yoludur.
Partimizi tanıdıkça sevenler, teveccüh gösterenler, yol arkadaşımız, dava kardeşimiz olma yolunda bize katılıyorlar.
Yeni üyelerimizi kutluyor, istikametten ayırmaması için Allah'a dua ediyoruz.
#HÜDAPAR
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, çocukları PKK tarafından kaçırıldığı gerekçesiyle HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde ‘evlat nöbeti’ gerçekleştiren aileleri ziyaret etti.
Siyonist İsrail’in Filistin halkına yaptığını
PKK Kürdistan’da kendi halkına yapmıştır.
İşte PKK’nın kanlı tarihi…
PKK'nin Kuruluşu ve İlk Yıllar (1978-1980)
PKK'nin katliam dolu tarihi, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal yapısında önemli bir yer tutmaktadır. PKK’nin kuruluşu, 1978 yılında gerçekleştiği kabul edilmektedir. Özellikle bu dönem siyasi taleplerin yükseldiği bir süreçtir.
PKK'nin Kuruluşu ve İlk Yıllar (1978-1980)
PKK, 27 Kasım 1978’de Abdullah Öcalan ve 21 arkadaşı tarafından kuruldu. Bu grup, önceki yıllarda marjinal sol görüşler etrafında toplanmış olan bir dizi marjinalin birleşmesiyle kurulmuştur. Kuruluşun temel amacı, “Kürt halkının ulusal özgürlüğünü sağlamak” ve sosyalist bir toplum inşa etmekti. Bu dönemde, PKK’nin ideolojik çerçevesi Marxizm-Leninizm ekseninde şekillendi. İlk yıllarda, PKK’nin faaliyetleri sınırlıydı; propagandaya yönelik çalışmalara odaklanıldı. Ancak, bu dönemde kurucular kurulu üyeleri arasında fikir ayrışması başladı. Bu ayrışma öyle bir hal aldı ki PKK’yi kuran 22 isimden 13’ü örgüt tarafından hain ilan edildi. Hain ilan edilen isimlerden kimini PKK infaz ederken kimi de PKK’nin henüz işin başında çizgi değiştirmesini kabullenmeyip kendi sonunu getirdi. Kurucular kurulu üyesi Mazlum Doğan kendini asarken Hayri Durmuş Diyarbakır cezaevinde açlık grevinde öldü.
Kurucularının %60’ı hain ilan edilen örgütün kurucular kurulu üyelerinden şu anda sadece Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Öcalan kalmıştır.
PKK, kuruluşunun ilk yıllarında ve sonrasında farklı ses çıkaran herkes kurucular kurulu üyesi de olsa “hain” ilan edilecek ve “infaz” emri verilecekti. Öyle ki, PKK iç infazları artık örgütün bir stratejisi haline geldi. PKK şimdiye kadar en az 15 bin üyesini iç infazla “hain”diyerek infaz etti. Bu yönüyle PKK, dünyada en fazla iç infaz yapan örgütlerden biri haline geldi.
PKK, bu iç infazları kendi kitlesine meşru göstermek için fikirsel bir altyapı arayışına girdi. Normalde kurucular kurulu üyelerinin çoğunun fikri altyapısı birbirinden farklı olmasına rağmen bu iç infazların meşrulaştırılması için Marksist-Leninist düşünce benimsendi. Bu düşünceye göre “toplumun selameti için bireylerden vazgeçilebilir” Böyle olunca tabana verilecek tek bir cevap birçok sorunun cevabı olacaktı. Hiç kuşkusuz bu cevap PKK için sihirli bir söz haline gelmiş “hain” cevabıdır. Bu sihirli sözcük örgütün ana propagandası haline gelecek ve örgüt her sıkışıklıkta bu sihirli sözcük ile kitlesinden gelecek tepkileri yatıştıracaktı.
Bu dönemde PKK'nin ideolojik söylemi de değişime uğradı. Sadece Kürt ulusal kimliği üzerinden değil, aynı zamanda sosyalist ve anti-emperyalist(!) bir perspektifle de kendini ifade etmeye başladı. Hiç şüphesiz bu ideolojik söylemin değişime uğramasının en temel sebebi örgütün yurt dışına açılmak istemesidir.
Marksist-Leninist düşünce ile Doğu Bloğu’nun desteği hedeflenirken sosyalist ve anti-emperyalist düşünce ile batı Bloğu hedeflenmiştir. Düşünsel anlamda kendi içinde yeni bir jargon çıkaran örgütün propagandası yurt içinde etkili olmaya başlarken yurtdışında çok ilgi çekici olmadı. Zira benzer düşüncelere sahip örgütler Türkiye dışında istenilmediği kadar vardı.
PKK, bu sıkışmışlıktan kurtulmanın çarelerini ararken 1980 darbesi, PKK için tam bir fırsata döndü. 12 Eylül 1980 darbesi ile beraber PKK, yurtdışı desteklerini çekmek için yeni bir süreç başlatacak. Kürt halkının özgürlüğü kazanma adına çıkmış olduğu yolda yeni bir değişim sürecini devreye sokacak ve kendini kullanışlı bir aparat haline getirmenin ilk adımlarını atmaya başlayacaktı.